<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/655 E.  ,  2025/5686 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/655<br>Karar No : 2025/5686 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yapı Endüstri San. Tic. A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirketin uhdesinde bulunan ... sayılı maden ruhsatının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca 05/02/2017 tarihi itibarıyla iptal edilmesine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 05/02/2007 tarihinden itibaren uhdesinde bulunan ... sayılı maden ruhsatının, Maden Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca vadesi geçmiş borcu bulunmadığını gösterir evrakın ibraz edilememesi nedeniyle iptaline karar verilmiş ise de, davacı şirket hakkında iflas erteleme talebiyle açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı davasında ihtiyati tedbir kararı verildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 6352 sayılı Kanun ile değişik halinin "Erteleme kararının etkileri" başlıklı 179/b maddesinde; 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere bütün takiplerin duracağının ve başlamamış olanlara da başlanılamayacağının açıkça belirtildiği, yine dava konusu işlemin dayanağı olan Maden Kanunu'nun 24'üncü maddesinde düzenlenen vadesi geçmiş borcun bulunmamasına ilişkin hususun 6183 sayılı Kanun hükümlerine dayandığı, bu durumda işlem tarihinde yürürlükte bulunan İcra İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Maden Kanunu'nun dayanak hükmü birlikte incelendiğinde, iflas erteleme talebiyle açılan davada hakkında ihtiyati tedbir kararı verilen davacı şirketten, ruhsat talebinin uzatılabilmesi için talep edilen belgenini ibraz edilemediği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 179. maddesi gerekçesinden anlaşılacağı üzere, iflas erteleme müessesesinin mali durumunun düzeltilmesi mümkün olan şirketler hakkında uygulanacağı ve 6183 sayılı Kanun'dan kaynaklanan alacaklar dahil tüm alacakların takibinin duracağı mevzuat gereği olduğundan Maden Kanununa ilişkin yükümlülüklerin de bu kapsamda değerlendirilmesinin gerektiği, öte yandan iflas erteleme davasının sonucuna göre hareket edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, belgenin sunulmaması üzerine Maden Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca dava konusu işlemin tesis edilerek ruhsatın iptal edildiği, davacı şirket hakkındaki iflas ertelemesi kararı bulunmasının feshe engel teşkil etmediği, buna dair mevzuatta bir düzenleme olmadığı, emredici hüküm gereği işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Davacı şirket tarafından, 05/02/2007 tarihinde yürürlüğe giren maden işletme ruhsatının süre uzatımı için 30/01/2017 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunulması üzerine davalı idarece ruhsatın vadesi geçmiş borcu bulunmadığına dair belgenin ibrazı halinde temdit talebine olur verilerek davalı idarece davacıya ... tarih ve ... sayılı yazı ile vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belgenin sunulması aksi halde para cezası uygulanacağına dair yazı gönderilerek söz konusu yazının 20/09/2017 tarihinde davacıya tebliği edildiği, istenilen belgenin sunulmaması üzerine ... tarih ve ... sayılı yazı ile istemin tekrarlanarak bu yazının da 27/12/2017 tarihinde KEP ile davacıya tebliği edildikten sonra belgenin sunulmaması üzerine de Maden Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca dava konusu işlemin tesis edilerek ruhsatın iptal edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İşletme Ruhsatı ve madenin işletilmesi" başlıklı 24'üncü maddesinin 2'inci fıkrasında; (dava konusu işlem tarihindeki haliyle) "Ruhsatların süre uzatım taleplerinde; ruhsat süresinin bitiş tarihinden en geç altı ay öncesine kadar, 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şartıyla Genel Müdürlüğün bütçesine gelir kaydedilmek üzere işletme ruhsat taban bedeli yatırılarak, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış işletme projesi ve aktif edilmiş tebligata esas kayıtlı elektronik posta adresinin (KEP) veya kurumsal elektronik tebligat sistemi (e-Tebligat) adresinin ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Aksi hâlde talep reddedilir ve ilgili saha ihalelik saha konumuna getirilerek ihale yolu ile ruhsatlandırılır. Genel Müdürlükçe proje üzerinde veya mahallinde yapılan/yapılmış inceleme sonucunda tespit edilen, projedeki teknik eksiklikler ve süre uzatımı talebinde bulunulan ruhsata ilişkin vadesi geçmiş ruhsat harcı, ruhsat bedeli, çevre ile uyum teminatı ve Devlet hakkı gibi mali eksiklikler Genel Müdürlük tarafından ruhsat sahibine iki ay içerisinde bildirilir, eksiklikler yapılan bildirimden itibaren üç ay içinde tamamlanır. Eksikliklerini verilen sürede tamamlamayanlara 31.054 TL idari para cezası uygulanır. Ruhsat süresinin sonuna kadar eksikliklerin tamamlanmaması durumunda ruhsat süresi uzatılmaz ve bu alanlar başka bir işleme gerek kalmaksızın ihalelik saha konumuna getirilerek ihale yolu ile ruhsatlandırılır. Talebin kabul edilmemesi hâlinde yatırılan işletme ruhsatı taban bedeli iade edilmez. Süre uzatım talebinin uygun görülmesi hâlinde ise en geç ruhsat süre sonundan itibaren bir ay içinde işletme ruhsatının süresi, işletme ruhsatının süresinin bitim tarihinden itibaren uzatılır. Ruhsat süresi dolan ruhsat sahalarında maden işletme faaliyetleri yapılamaz." hükmü yer almaktadır. <br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 6352 sayılı Kanun ile değişik halinin "Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin iflâsı" başlıklı 179'uncu maddesinde; "Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin borçlarının aktifinden fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Şu kadar ki, idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya da alacaklılardan biri, şirket veya kooperatifin malî durumunun iyileştirilmesinin mümkün olduğuna dair bir iyileştirme projesini mahkemeye sunarak iflâsın ertelenmesini isteyebilir. Mahkeme projeyi ciddî ve inandırıcı bulursa, iflâsın ertelenmesine karar verir. İyileştirme projesinin ciddî ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunludur. Mahkeme, gerekli görürse idare ve temsille vazifelendirilmiş kimseleri ve alacaklıları dinleyebilir. İflâsın ertelenmesi talepleri öncelikle ve ivedilikle sonuçlandırılır." hükmüne, "Erteleme tedbirleri" başlıklı madde 179/a'da; "Mahkeme, iflâsın ertelenmesi isteminde bulunulması üzerine, envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarını onaylanması için derhal bir kayyım atar; ayrıca şirketin ve kooperatifin malvarlığının korunması için gerekli diğer önlemleri alır. Kayyımın atanmasına ilişkin karar, kayyımın mahkemece belirlenmiş görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları ve iflâsın ertelenmesine ilişkin talep 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usul ile mahkeme tarafından ilân ve ticaret siciline tescil ettirilir. Mahkeme bu arada erteleme talebini karara bağlar. İflâs ertelenmişse kayyım her üç ayda bir şirketin projeye uygun olarak iyileştirme gösterip göstermediğini mahkemeye rapor eder, mahkeme bu rapor üzerine veya gerek gördüğünde alacağı bilirkişi raporuna göre, erteleme istemini değerlendirir ve iyileştirmenin mümkün olamayacağı kanaatine varırsa erteleme kararını kaldırır." hükmüne, "Erteleme kararının etkileri:" başlıklı madde 179/b'de; "Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticarî işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Aynı Kanun'un Geçici 14'üncü maddesinde ise; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan iflâsın ertelenmesi ve konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur. (...)" hükmü yer almaktadır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İflas ertelemesinin amacı doktrinde farklı görüşlerle açıklanmıştır. Bu görüşlerden biri, erteleme kararının sermaye şirketi ve kooperatifin yararına olduğu, bir diğer görüş, burada ilk planda alacaklıların çıkarının korunduğu, diğer bir görüş ise, hem alacaklıların hem şirketin korunduğudur. Yargıtay uygulamalarında, erteleme kararının hem borca batık şirketin hem de alacaklıların yararına olduğu kabul edilmektedir. İflasın ertelemesinin şartları ise, sermaye şirketi veya kooperatifin borca batık durumda olması, borca batıklığın mahkemeye bildirilmiş olması, alacaklıların iflasın ertelenmesi halinde iflasın derhal açılmasına nazaran daha kötü duruma düşürülmemiş olması, iyileştirme projesi ve bu projenin ciddi ve inandırıcı olduğunu gösteren bilgi ve belgelerin mahkemeye sunulması gerektiği, iyileştirme projesinin mahkemece ciddi ve inandırıcı bulunması gerektiği vb, bu şartlardan, borca batık olma, şirketin iyileşmesinin mümkün olması, fevkalade mühletten yararlanılmamış olması, alacaklıların haklarının korunması yani, iflas erteleme kararının alacaklıların haklarını iflasa göre daha kötü duruma sokmaması gerektiği, iflas ertelemenin maddi (esasa ) ilişkin şartlarıdır. Kısacası, iflas erteleme talebinde bulunan şirket hakkında iflas erteleme kararı verilebilmesi için öncelikle o şirketin borca batık durumda olması, sunulacak ciddi ve inandırıcı bir iyileştirme projesi kapsamında şirketin mali durumunu düzeltebileceğine dair somut veriler ileri sürmesi ve fevkalade mühletten yararlanmamış olması gerekir.<br>Davacı şirket hakkında iflas erteleme talebiyle açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı davasında 25/04/2016 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiği, sonrasında ise ... tarih ve K:... sayılı kararı ile iflasın ertelenmesine karar verildiği, ancak ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. <br>Uyuşmazlıkta ise; temdit talebinde bulunması üzerine davalı idarece davacıya ... tarih ve ... sayılı yazı ile vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belgenin sunulması aksi halde para cezası uygulanacağına dair yazı gönderildiği ve söz konusu yazının 20/09/2017 tarihinde davacıya tebliği edildiği, istenilen belgenin sunulmaması üzerine ... tarih ve ... sayılı yazı ile istemin tekrarlanarak bu yazının da 27/12/2017 tarihinde KEP ile davacıya tebliği edilmesine karşın davalı idarece verilen sürelerde eksiklikleri tamamlayamadığı, bunun aksine yönelik olarak ise davacı tarafından herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı görülmüştür.<br>Bu itibarla, iflas davası devam eden davacı tarafından 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belgenin sunulamadığı görüldüğünden dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 13/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

ruhsat