<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1541 E. , 2025/5684 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/1541<br>Karar No : 2025/5684 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Turizm Tic. İnş. A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Burdur ili, Bucak ilçesi sınırları dahilinde ... ruhsat numaralı ll-b grubu maden işletme ruhsat sahibi olan davacı tarafından, ruhsat sahasından üretilerek sevk edilen 23.058,63 ton mermerin genel müdürlüğe beyan edilmediği gerekçesiyle hesaplanan devlet hakkının beş katı tutarında 1.811.762,70-TL idari para cezası ve yapılan üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle 62.743,00-TL idari para cezası verillebihe ilişkin ... tarih ve E... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; evrensel bir hukuk kuralı olan "Ne Bis İn İdem" prensibi uyarınca, suç teşkil eden bir fiile tek bir ceza tayin edilmesi eğer bir fiil ile kanun veya kanunların değişik hükümleri ihlal edilmişse, bu durumda en ağır cezayı gerektiren kanun hükmü uygulanması gerektiği, kural olarak, ceza verilmesine neden olan eylemlerin birbirini izlemesi, bu eylemlerin içiçe geçmiş olması, eylemlerin aynı süreç ve zaman diliminde gerçekleşmiş olması ve eylemler arasında kopukluk olmaması, ihlallerin tek bir eylem olarak değerlendirilmesini zorunlu kılmakta ve böylece yaptırımlar birleştirilerek tek bir ceza uygulanması gerektiği, bir fiil ile birden fazla kabahat işlenmesi halinde yalnızca en ağır cezanın verilmesi gerektiği ve bir fiile karşılık birden fazla ceza verilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacının ürettiği madenin idareye bildirilmemesine yönelik tek bir fiiline karşılık 3213 sayılı Kanun'un 10. ve 12. maddeleri kapsamında iki ayrı idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca, 23.058,63 ton traverten üretilerek idareye bildirilmemesi nedeniyle söz konusu maden miktarı üzerinden hesaplanan devlet hakkının 5 katı tutarında 1.811.762,70 TL (362.352,54 x 5) idari para cezası verilmiş ise de, anılan üretim dolayısıyla davacıya 362.352,54 TL devlet hakkı tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkemenin ... tarih ve E... sayılı kararıyla söz konusu devlet hakkının hukuka aykırı olarak belirlendiği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına ve sonrasında ... tarih K:... sayılı kararla iptal edildiği görüldüğünden, 1.811.762,70 TL idari para cezası, üretilen madene yönelik tahakkuk ettirilen devlet hakkı esas alınarak hesaplandığından ve anılan devlet hakkı tahakkukuna ilişkin işlemin de iptaline karar verildiğinden, 1.811.762,70 TL idari para cezasında bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ruhsat sahasından 23.058,63 ton maden sevk edildiği halde genel müdürlüğe beyan edilmediği, üretime başlama tarihinden tetkik tarihine kadar izin alanı içinden 65.210,42 m³ ve izin alanı dışından 6.614,80 m³ olmak üzere toplam 71.825,22 m³ hacim boşaltıldığı, ocak veriminin izin alanı için % 20 olarak izin alanı dışından %1 olarak hesaplandığı, madenin yoğunluğunun 2.7 ton/m³ olduğu, Burdur ili Bucak ilçesi 2017 yılı ortalama ocak başı satış fiyatının % 14,47 yeniden değerleme oranında arttırılarak hesaplama yapıldığı, belirlenen devlet hakkının 5 katı tutarında 1.811.762,70 TL idari para cezası ve gerçek dışı beyanda bulunulması nedeniyle 62.743,00 TL idari para cezası verildiği, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, işlemlerin tesis gerekçesi olan rapor ile işlemlerin açıkça hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Davacı Burdur ili, Bucak ilçesi sınırları dahilinde ... ruhsat numaralı ll-b grubu mermer madeni işletme ruhsat sahibi olup, ruhsat sahası ... tarihinde ... Mermer şirketinden davacı şirkete devredilmiştir. Ruhsat sahasında 06/08/2018 tarihli mahallinde denetim sonucu hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru raporunda; ruhsat sahibi firmanın ruhsat başlangıcından ölçüm anına kadar sahadan izin içi ve izin dışı toplam 71.825,22 m3 hacim boşaltılması tespit edildiği, ocak veriminin izin alanı için % 20, izin alanı dışından %1 olarak hesaplandığı, madenin yoğunluğunun 2.7 ton/m3 alındığı, Burdur ili Bucak ilçesi 2017 yılı ocak başı satış fiyatı 4 kalite mermerin ortalaması esas alınarak 264 TL/ton bulunarak bu fiyata 2018 yılı enflasyon artış oranı olan 14,47 arttırılarak 302,20-TL/ton belirlendiği, devlet hakkı oranın % 4 alındığı, ruhsat sahası ormanlık alanda kaldığından bahisle de % 30 ek devlet hakkı alınarak (83.619,82-TL) toplamda 362.352,24-TL devlet hakkı tahakkuk ettirilmesinden sonra dava konusu işlemle, ruhsat sahasından üretilerek sevk edilen 23.058,63 ton mermerin genel müdürlüğe beyan edilmediği gerekçesiyle hesaplanan devlet hakkının beş katı tutarında 1.811.762,70-TL idari para cezası ve yapılan üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle 62.743,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. <br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir.<br> 5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.<br> Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır.<br> 3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanun madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler." hükmüne, aynı Kanun'un "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 4. fıkrasında (dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan hali ile), "Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde bildirilmeyen miktar için madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.<br> Aynı Kanun'un 10. maddesinin 7. fıkrasında ise; (dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan hali ile) "...) Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-7164/10 md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir. (...) Bu Kanuna göre; (...) e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi, (...) haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmü bulunmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi de uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır.<br>Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır. <br>Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinin 7. fıkrasında yer alan karşılığında idari para cezası yaptırımı öngörülen ve yasaklanan davranışın, "gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi" olduğu anlaşılmaktadır. Aktarılan bu kanunî tanım uyarınca, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi halinde ihlâl ortaya çıkacaktır. Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edileceğini ancak, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi halinde ise kanun koyucu tarafından ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verileceği öngörülmüştür.<br> 12. maddesinin 4. fıkrasında ise; yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası düzenlenmiştir. Üretim ve sevkiyatın bildirilmemesi halinde ayrı bir yaptırım uygulanması öngörülmüştür.<br>Her iki maddede de genel olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirim yapılmaması halinde yaptırım uygulanması öngörülmüş ise de; 12. maddesinin 4. fıkrasında yapılan üretim ve sevkiyatın bildirilmemesi nedeniyle oluşan devlet hakkı kaybı esas alınırken , 10. maddesinin 7. fıkrasında ise; genel olarak idarenin teknik ve mali konularda gerçek dışı beyanda bulunulması halinde idari yaptırım uygulanması öngörülmüştür. <br> Bu nedenle, tüm açıklamalardan hareketle, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, sözü edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Uyuşmazlıkta; avacı şirket tarafından 23.058,63 ton traverten üretilerek satılmasına rağmen idareye bildirilmediği gerekçesiyle 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca üretilen maden üzerinden hesaplanan devlet hakkı tutarının 5 katı tutarında 1.811.762,70 TL (362.352,54 x 5) idari para cezası verildiği, yine söz konusu üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 10. maddesi uyarınca 62.743,00 TL idari para cezası verilmiştir.<br>Bu durumda, yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu idari para cezalarının dayanağı olan kanun maddeleri arasında fikri içtima bulunmadığı sonucuna varıldığından Bölge İdare Mahkemesince her iki idari para cezası için fiilin sübut bulup bulmadığı konusunda ayrı ayrı inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken "Ne Bis İn İdem" ilkesi ve Kabahatler Kanunu'nun 15.maddesi uyarınca, bir fiil ile birden fazla kabahat işlenmesi halinde yalnızca en ağır cezanın verilmesi gerektiğinden bahisle verilen dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olup olmadığı değerlendirilirken, davacının uhdesindeki ruhsat sahasından üretilerek sevk edilen 23.058,63 ton mermerin genel müdürlüğe beyan edilmediği gerekçesiyle hesaplanan devlet hakkı tutarı olan 362.352,54-TL nin ödenmesinin istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik kararı temyizen inceleyen Dairemizin 26/12/2023 tarih ve E:2020/7564 K:2023/7835 sayılı onama kararının da göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 13/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
ruhsat