<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/53 E.  ,  2025/5085 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/53<br>Karar No : 2025/5085 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bursa ili, ... ilçesi hudutları dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan S:... sayılı II-(a) grubu maden arama ruhsatına ilişkin olarak, 15/02/2010 tarihinde işletme ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddi ile ruhsatın süre bitim tarihi olan 23/02/2010 tarihi itibarıyla iptal edilerek, ihalelik durumuna getirilmesine ilişkin tesis edilen Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin işletme ruhsatı başvurusunda bulunduğu tarihteki mevzuat hükmünde, işletme ruhsatı düzenlenebilmesi için vadesi geçmiş borcun bulunmadığını gösterir belgenin aranmadığı, davacıya ait arama ruhsatının davalı idarenin hukuka aykırı işlemiyle iptali ve bunun üzerine devam eden yargılama süreci içerisinde mevzuat hükmünde yapılan değişiklik nedeniyle anılan belgenin işletme ruhsatı düzenebilmesi için bir şart olarak öngörüldüğü, davacı şirketin her ne kadar kazanılmış bir hakkı olmasa da 15/02/2010 tarihli başvurusunun, bu tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılması noktasında haklı bir beklentisinin olduğu, ayrıca işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükmüne göre işletme ruhsatının düzenlenmesi konusunda da mutlak bir kamu yararının bulunmadığı, hukuki güvenlik ilkesi gereğince başvuru tarihindeki mevzuat hükmüne göre ruhsat başvurusunun sonuçlandırılması gerekirken, aksine tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile görülen yargılamada, davacı ruhsat sahibi şirketin 20/02/2007 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde arama faaliyet raporunu davalı idareye vermediğinden ruhsat teminatının irat kaydedildiği, teminatın tamamlanması hususunda ruhsat sahibine yazılan ve 24/03/2009 tarihinde davacıya tebliğ edilen ... tarih ve ... sayılı yazının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde teminat tamamlanmadığından söz konusu ruhsatın iptal edildiği, ancak söz konusu işlemin anılan mahkemece iptali üzerine ruhsatın yeniden yürütülmeye devam edildiği, davacı şirkete, talepte bulunduğu işletme ruhsatının verilebilmesi için 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca aranan şartların bulunması ve istenilen belgelerin eksiksiz olarak davalı idareye verilmesi gerektiği, ancak, davacının eksikliklerini tamamlamaması nedeniyle aynı Kanun'un 24. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ruhsat iptal edilerek ihalelik duruma getirildiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Bursa ili, ... ilçesi sınırları dahilinde 20/02/2007-22/02/2010 tarihleri arasında geçerli S... sayılı II (a) grubu maden arama ruhsatı bulunan davacı şirket tarafından, 15/02/2010 tarihinde işletme ruhsatı talebiyle davalı idareye başvuru yapıldığı, ancak davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle, 20/02/2007 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde arama faaliyet raporu verilmediğinden bahisle arama ruhsatının iptal edildiği, söz konusu işleme karşı açılan dava sonucunda,... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan karar üzerine davalı idarece ruhsat hukuku devam ettirilerek, davacının işletme ruhsatı başvurusunun yeniden değerlendirmeye alındığı, projeye ilişkin teknik eksiklikler tespit edilmesi üzerine ... tarih ve E-... sayılı yazı ile eksikliklerin giderilmesinin istendiği, sonrasında ... tarih ve ... yazı ile davacı şirketten, işletme ruhsat bedelinin yatırılması ve vadesi geçmiş borcun bulunmadığını gösterir belgenin verilmesinin istenildiği, yapılan inceleme neticesinde, vadesi geçmiş borcun bulunmadığını gösterir belgenin süresi içinde verilmediğinin tespit edildiği, ... tarih ve ... sayılı yazı ile tekrar eksikliğin tamamlanmasının istenildiği, eksikliğin tamamlanmadığının tespitiyle dava konusu işlemin tesis edilerek 13/11/2018 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 168. maddesinde "Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir" düzenlemesi yer almaktadır.<br>3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hali ile) 24. maddesinde; "I. Grup (b) bendi ve II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için ihale bedelinin yatırılmasından itibaren iki ay içinde, diğer maden grupları için arama ruhsat süresi sonuna kadar, yetkilendirilmis tüzel kisilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış isletme projesi ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verilir. Proje ile birlikte projenin uygulanabilmesi için gerekli olan mali yeterliliğine iliskin belgeler ve genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına isletme ruhsat taban bedelinin yatırıldığına dair belgenin Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur. Aksi hâlde talep reddedilir.<br>Projedeki teknik eksiklikler, 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmis borcun bulunmadığına iliskin belge ve isletme ruhsat bedeli yapılan bildirimden itibaren üç ay içinde tamamlanır. Eksikliklerini verilen sürede tamamlamayanlara 20.000 TL idari para cezası uygulanarak süre üç ay daha uzatılır. Bu süre sonunda eksikliklerini tamamlamayanların talepleri kabul edilmez ve yatırılan isletme ruhsat bedeli iade edilir. Taleplerin uygun görülmesi hâlinde bir ay içinde isletme ruhsatı düzenlenir. Süre uzatım islemlerinde birinci fıkra ve bu fıkra hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.<br>Bu madde uyarınca, idari yargı yerlerinde dava konusu edilen işlemlerin, maddede sayılan hususlar yönünden hukuki denetime tabi tutulması ve bu denetim yapılırken, dava konusu edilen idari işlemlerin tesis edildikleri tarihteki duruma göre hukuka uygun olup, olmadıklarının incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.<br>Maden mevzuatı gereği, maden işletme ruhsatı düzenlenebilmesi için dava konusu işlem tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hali ile ancak 6183 sayılı Kanun'un 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun bulunmaması şartıyla Genel Müdürlüğün bütçesine gelir kaydedilmek üzere işletme ruhsat taban bedeli ve işletme ruhsat bedeli yatırılarak, yetkilendirilmiş tüzel kişilerce maden mühendisinin sorumluluğunda hazırlanmış işletme projesi ve bu projenin uygulanabilmesi için gerekli olan mali yeterliliğine ilişkin belgelerin ve aktif edilmiş tebligata esas kayıtlı elektronik posta adresinin (KEP) veya kurumsal elektronik tebligat sistemi (e-Tebligat) adresinin ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğe verilmesi ile mümkün olup, ruhsat bedelinin yatırıldığı tarih itibarıyla da tüm evrakların geçerli olması gerekmektedir. <br>İdare Mahkemesince, davacı şirketin işletme ruhsatı başvurusunda bulunduğu tarihteki mevzuat hükmünde, işletme ruhsatı düzenebilmesi için vadesi geçmiş borcun bulunmadığını gösterir belgenin aranmadığı, davacıya ait arama ruhsatının davalı idarenin hukuka aykırı işlemiyle iptali ve bunun üzerine devam eden yargılama süreci içerisinde mevzuat hükmünde yapılan değişiklik nedeniyle anılan belgenin işletme ruhsatı düzenebilmesi için bir şart olarak öngörüldüğü, davacı şirketin her ne kadar kazanılmış bir hakkı olmasa da 15/02/2010 tarihli başvurusunun, bu tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılması noktasında haklı bir beklentisinin olduğu, ayrıca işlem tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükmüne göre işletme ruhsatının düzenlenmesi konusunda da mutlak bir kamu yararının bulunmadığı anlaşılmakta olup, hukuki güvenlik ilkesi gereğince başvuru tarihindeki mevzuat hükmüne göre ruhsat başvurusunun sonuçlandırılması gerekirken, aksine tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de; davalı idarenin...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararını uygulama noktasında, yürürlükteki mevzuatı dikkate alarak işlem tesis etmesi gerektiği şüphesizdir.<br>Davalı idarece yargı kararının uygulanması kapsamında, davacının dosyasında evrak eksikliği bulunduğu tespiti üzerine eksikliklerin giderilmesinin istenmesini müteakip, davacı tarafından belirtilen eksiklikler giderilmediğinden bahisle ... tarih ve E... sayılı yazı ile 3213 sayılı Kanun'un 24. maddesine istinaden ilgili eksikliklerin tamamlanması için üç aylık süre verildiği, daha sonra... tarih ve ... sayılı yazı ile aynı Kanun'un 13 ve 24. maddelerine istinaden 21.925,00-TL idari para cezası verilerek ilgili eksikliklerin tamamlanması için daha önce verilen sürenin üç ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, davacı tarafından verilen süreler içerisinde de ilgili eksikliklerin tamamlanamadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, idare hukukunun temel prensipleri doğrultusunda, dava konusu işlemin tesis edildiği andaki hukuki duruma göre yargısal denetimin yapılması ve işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekliliği karşısında, davacı tarafından gerekli yükümlülükler süresinde tamamlanmadığından, davalı idarece tesis edilen işletme ruhsatının iptaline dair işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 27/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br>KARŞI OY :<br>(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olduğundan, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenler anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat