<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/2962 E.  ,  2025/1585 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/2962<br>Karar No : 2025/1585 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Çankaya İlçe Sağlık Müdürlüğünün 26/01/2016 tarihli yazısı ile davacıya bildirilen Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli ve ...sayılı işleminin, davacının Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Caddesi, No:...adresinde bulunan muayenehanesinin faaliyetinin 1 (bir) ay süre ile durdurulmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Daha önce, dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2019/3914, K:2021/4185 sayılı kararıyla bozulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, anılan bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, muayenahenin faaliyetten meni konusunda işlem tesis etme yetkisinin Sağlık Bakanlığına ait olduğu, öte yandan muayenehanelerde yapılabilecek işlemlerin Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin Ek.13 sayılı listesinde tahdidi olarak sayıldığı, ancak söz konusu çizelgenin iptali istemiyle açılan davada Danıştay tarafından çizelgenin iptaline karar verildiği, lazer uygulamalarının güzellik merkezlerinden dönüşmeyen muayenehanelerde yapılmasını sınırlayan bir hükmün bulunmadığı, yine muayenehane ruhsat başvurusunda bulunulurken muayenehanede lazer cihazlarının bulunduğu ve uygulanan tedavilerin idareye beyan edildiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, güzellik merkezinden dönüşmeyen muayenehanelerde Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamındaki işlemlerin yapılamayacağı, bu kapsamda davacıya ait muayenehanede lazer epilasyon cihazı bulundurulması ve uygulanması olanağı bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olan davacının Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Caddesi, No:... adresinde bulunan muayenehanesi hakkında yapılan şikayet üzerine başlatılan inceleme neticesinde düzenlenen 10/08/2015 tarihli inceleme raporunda, "muayenehanede lazer epilasyon cihazı bulundurulduğu ve hastaların tedavisinde uygulandığı, muayenehanenin güzellik merkezinden dönüşen muayenehane olmadığı, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik gereği bu tip muayenehanelerde lazer epilasyon cihazı bulundurulmasının ve uygulanmasının mümkün olmadığı, muayenehanede yetkisiz olarak davacı ve yanında çalışan personel tarafından hasta D.K.'ya lazer epilasyon uygulaması yapıldığı" yönünde tespite yer verilmiştir. <br>Bu tespit üzerine, Ankara Valiliği tarafından tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ve Yönetmeliğin eki Ek-6 Müeyyide Formu'nun 27. satırı uyarınca davacıya ait muayenehanenin faaliyetinin 1 (bir) ay süre ile durdurulmasına ve idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.<br>Anılan Valilik işleminin, Çankaya İlçe Sağlık Müdürlüğünün 26/01/2016 tarihli işlemi ile davacıya tebliği üzerine, işlemin muayenehane faaliyetinin 1 (bir) ay süre ile durdurulmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle görülen dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği belirlenmiştir.<br> 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.<br> Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak çıkarılan ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Uyulması gereken diğer hususlar" başlıklı 31. maddesinde, "(1) Sağlık kuruluşu işletenleri ile mesul müdürleri, aşağıda belirtilen hususlara uymak zorundadır: ... <br> (c) Sağlık kuruluşunda, adlarına çalışma belgesi düzenlenmeyen sağlık çalışanları görev yapamaz. ...<br> (h) Sağlık kuruluşundaki herhangi bir faaliyet alanı veya birim, yetkisi olmayan kişiler tarafından kullanılamaz. ..." kuralına; anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-6 Müeyyide Formunun -dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- 27. satırında, "Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırılık halinde; 1. tespitte, sağlık kuruluşu, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu kapsamda yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğunun tespiti halinde ilgili birimin  faaliyeti bir ay süreyle  durdurulur, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur." kuralına yer verilmiştir.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde; Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin ise, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 19. maddesinde; diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, işyerinin kapatılması, ruhsat veya ehliyetin geri alınması ve kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonması gibi yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı olduğu hükmü yer almıştır.<br>Aynı Kanun'un 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinde ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı belirtilmiştir.<br> 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-6 Müeyyide Formunun -dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- 27. satırı, "Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırılık halinde; 1. tespitte, sağlık kuruluşu, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu kapsamda yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğunun tespiti halinde ilgili birimin  faaliyeti bir ay süreyle  durdurulur, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur." şeklinde iken, 16/01/2024 tarih ve 32431 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle, anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-6 sayılı Form başlığıyla birlikte değiştirilmiş, "Muayenehane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Formu" başlıklı Ek-6/C sayılı formun 30. satırında "Muayenehanede; yetkisiz kişilerce (hekim dışı sağlık meslek mensubu, çalışma izni olmayan yabancı uyruklu sağlık meslek mensubu, sağlık meslek mensubu olmayan kişiler, tabip unvanı kazanmamış intörn, stajyer öğrenciler ve ilgili mevzuat hükümlerine göre sağlık tesisinde çalışma yetkisi ve gerekli izinleri bulunmayan sağlık çalışanları vb) sağlık hizmeti sunuluyor mu?" sorusuna karşılık, "Anılan Yönetmeliğin 31. maddesinin birinci fıkrasının (ç),(ğ) ve(h) bendinin ihlali halinde, 1. tespitte, sağlık tesisinin bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası verilir. Sağlık tesisinin faaliyeti beş gün süreyle durdurulur ve ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur." hükmü getirilmiştir.<br><br>Buna göre; 16/01/2024 tarihinden önce dava konusu işlemin tesisine neden olan eylemin müeyyidesi, 1. tespitte, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idari para cezası verilmesi ve bu kapsamda yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğunun tespiti halinde ilgili birimin faaliyetinin bir ay süreyle durdurulması, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması iken, 16/01/2024 tarihinden sonra aykırı davranışların müeyyidesi, 1. tespitte, sağlık tesisinin bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası verilmesi ve sağlık tesisinin faaliyetinin beş gün süreyle durdurulması, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması şekline dönüştürülerek muayenehaneler için uygulanacak idari para cezasının oranı yönünden olmasa bile faaliyetin durdurulmasına ilişkin süre yönünden lehe düzenlemeye gidilmiştir.<br>5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 19. maddesindeki emredici hüküm gereği bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, işyerinin kapatılması, ruhsat veya ehliyetin geri alınması gibi idari yaptırımları düzenleyen mevzuatta bu Kanunun zaman bakımından uygulamaya ilişkin genel hükümlerine uygun değişiklik yapılması gerekmesine rağmen ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin mevzuatta zaman bakımından uygulamaya ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Ancak cezai niteliği ağır basan bu tür idari yaptırımların dava konusu edilmesi halinde, Kabahatler Kanunu'nun anılan hükümlerinin gözardı edilerek ceza hukuku ilkelerinden biri olan lehe kanun uygulamasından davacıların mahrum edilmesinin de düşünülemeyeceği açıktır.<br>İncelenen uyuşmazlıkta, 23/04//2015 tarihinde bir kişi tarafından Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezine (SABİM'e) bir ihbar dilekçesi gönderildiği, söz konusu dilekçede; şikayetçi D.K. tarafından, davacıya ait muayenehanede öncesinde beş seans lazer uygulaması yaptırdığı, altıncı defa gittiğinde kendisine işlem yapan uzman kişinin değiştiği, yerine farklı bir kişinin işe başladığı, yeni başlayan kişinin konusunda uzman ve eğitimli olduğunun beyan edildiği, ancak söz konusu kişinin seans başlangıcında dozu ayarlayamadığı, dozunun nasıl ayarlanması gerektiğini kendisinin tarif ettiği, sonrasında lazer epilasyonun yüzünde patladığı ve yüzünde kızarıklıkların meydana geldiği, bunun ardından lazer uygulaması yapan kişinin belge ve sertifikalarını görmek için ilgili birim yöneticisine başvurduğu, fakat yetkili kişinin, lazer uygulaması yapan kişinin belgelerinin olduğunu ancak işe yeni başladığı için belgelerin ellerinde olmadığını beyan ettiği, daha sonra ise lazerin yüzünde patlaması neticesinde yüzünde oluşan kızarıklığın yanık olduğunu gördüğü ve yüzünün bu sebeple kabuk bağladığı belirtilerek, ilgili birimde görevli lazer uygulaması yapan kişinin sağlık personeli olmadığı ve lazer salonlarında mevzuata aykırı olarak lazer ve foto epilasyon yapılıp yapılmadığının belediyeler ile koordineli olarak denetlenmesi, mevzuata aykırı işlemlerin yapıldığının tespiti halinde Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması yönünde yapılan ihbar sonrası başlatılan inceleme neticesinde düzenlenen 10/08/2015 tarihli inceleme raporunda, "muayenehanede lazer epilasyon cihazı bulundurulduğu ve hastaların tedavisinde uygulandığı, muayenehanenin güzellik merkezinden dönüşen muayenehane olmadığı, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik gereği bu tip muayenehanelerde lazer epilasyon cihazı bulundurulmasının ve uygulanmasının mümkün olmadığı, muayenehanede yetkisiz olarak davacı ve yanında çalışan personel tarafından hasta D.K.'ya lazer epilasyon uygulaması yapıldığı" yönünde tespite yer verilmiş, bu tespit üzerine, Ankara Valiliği tarafından tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlem ile, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 31. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi ve Yönetmeliğin eki Ek-6 Müeyyide Formu'nun 27. satırı uyarınca davacıya ait muayenehanenin faaliyetinin 1 (bir) ay süre ile durdurulmasına ve idari para cezası uygulanmasına karar verilmiş, anılan Valilik işleminin, Çankaya İlçe Sağlık Müdürlüğünün 26/01/2016 tarihli işlemi ile davacıya tebliği üzerine, işlemin muayenehane faaliyetinin 1 (bir) ay süre ile durdurulmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi istemiyle görülen dava açılmıştır.<br> Davacıya ait muayenehanede yetkisiz kişi tarafından sağlık hizmeti sunulduğu tüm dosya içeriği ile sabit olmakla birlikte, bu eylemin karşılığı olarak 1. tespitte, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idari para cezası verilmesi ve bu kapsamda ilgili birimin faaliyetinin bir ay süreyle durdurulmasına ilişkin müeyyideyi içeren hükümde,1. tespitte, sağlık tesisinin bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası verilmesi ve sağlık tesisinin faaliyetinin beş gün süreyle durdurulması şeklinde faaliyet durdurma yönünden lehe bir düzenlemeye gidildiğinden ve yukarıda belirtilen gerekçeyle davacının lehe uygulamadan faydalandırılması gerektiğinden davaya konu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Bu durumda; davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesince lehe düzenleme getiren Yönetmelik değişikliği de dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>

ruhsat