<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/1667 E. , 2025/3110 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1667<br>Karar No : 2025/3110 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Yer Hizmetleri A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Havaalanları ile şehir merkezleri arasında yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan davacı şirketin, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ... tarihli ... genelgesi kapsamında tarafına verilen yetkiye istinaden Samsun Çarşamba Havalimanı-Çarşamba Şehir Merkezi ve Samsun Çarşamba Havalimanı-Samsun Şehir Merkezi (Atakum-Bafra) arasında taşıma hizmeti yapmak amacıyla şirkete ait araçlar için güzergah ve durak izni verilmesi talebiyle yaptığı 28/12/2015 tarihli başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, anılan işlem nedeniyle taşıma faaliyetinin durduğu 01/01/2016 tarihi ile iptal kararının en son uygulanabileceği 21/10/2017 tarihi arasında taşımacılık faaliyetinde bulunamaması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 927.296,00-TL tazminatın idareye başvuru yapıldığı tarih itibarıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin hukuka aykırı olarak tesis ettiği işlemiyle davacı şirketin, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından kendisine verilen taşımacılık yapma yetkisini kullanabildiği fakat davalı idarenin tarafına güzergah ve durak yeri tahsis etmemesi sebebiyle bu yetkiyi kullanamayarak taşımacılık faaliyetini durdurduğu, 01/01/2016 tarihi ile iptal kararının en son uygulanabileceği 21/10/2017 tarihi arasında taşımacılık faaliyetini gerçekleştiremediği ve söz konusu işlem sebebiyle davacının kendisine ait araçlarla taşımacılık faaliyetinde bulunamayarak bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere belirtilen tarih aralığında 361.943,07-TL kârdan yoksun bırakıldığı anlaşıldığından, hukuka aykırı işlemiyle hizmeti kusurlu işleten davalı idarenin, anılan işlem sebebiyle davacının uğramış olduğu 361.943,07-TL zararı yasal faiziyle birlikte davacıya ödemesi gerektiği sonucuna varılarak, davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne, hükmedilen 361.943,07-TL tazminatın davanın açıldığı 25/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, bu miktarı aşan 565.352,93-TL'lik tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: davalı idarenin yargı kararıyla hukuka aykırılığı ortaya konularak iptal edilen güzergâh ve durak izni verilmesi isteminin reddine dair işlem nedeniyle oluşan davacı zararlarının davalı idarece karşılanması gerektiği tartışmasız ise de, davalı idarenin anılan hukuka aykırı işlemi olmasaydı davacının hangi güzergâhta görevlendirileceği, Samsun Çarşamba Havalimanı ile Samsun şehir merkezi arasındaki yolcu taşıma işinin ne kadarlık kısmının davacı tarafından üstlenileceği ve ne şekilde bir faaliyette bulunulacağı belirli olmadığı gibi yargı kararı gereği daha sonra görevlendirildiği güzergâhta da hiç faaliyette bulunmadığından davalı idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle davacının uğradığı zararın miktarının tespiti mümkün olmadığından, bu haliyle somut veriler bulunmaksızın tahmine ve varsayıma dayalı olarak davacı şirketin davalı idarenin işlemi nedeniyle uğranıldığı tespit edilen 927.296,00-TL zararın tazminine karar verilmesi isteminin kabulüne imkan bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin faaliyetlerine 01/01/2016 tarihi ile 21/10/2017 tarihleri arasında hukuka aykırı bir biçimde mani olduğunda bir tereddüt bulunmadığı, davalı idarenin iptal davasında karara bağlanan ve kesin hüküm halini alan esasa dair tartışmayı tekrar canlandırma gayreti içinde olduğu, iptal edilen işlemin tekrar sorgulanmasının ve bu durumun tam yargı davasında dinlenilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ilk UKOME toplantısında bir güzergâh belirlendiği ifade edilmekteyse de, söz konusu güzergâhın iptal davası kararı üzerine belirlendiği, mahkeme kararıyla iptal edilen işlem nedeniyle oluşan zararlarının karşılanması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından havaalanları yer hizmetleri A grubu çalışma ruhsatı verilen davacı ... A.Ş. (...)'nin, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile aralarında Samsun/Çarşamba Havalimanı da olmak üzere bazı havalimanlarında yolcu taşıma hizmetine ihtiyaç duyulduğunun bildirildiği, bu değerlendirme uyarınca davacının "Samsun Havalimanı-Samsun ve Çarşamba Şehir Merkezi" arasında ve bunların aksi yönünde yapılacak taşımalar için yolcu taşıma hizmeti verme konusundaki talebinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararıyla değerlendirilerek davacıya, Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğünün "Havayolu + Karayolu Kombine Yolcu Taşımaları" konulu 24/07/2009 tarihli (2009/KUGM-23/YOLCU) sayılı Genelgesinin "Ortak ve Diğer Hükümler" başlıklı 4. maddesinin (ı) bendi uyarınca 31/12/2016 tarihine kadar süreli olarak Havalimanları/Havaalanları ile şehir merkezleri ve aksi yönde yapılacak taşımalarda faaliyet göstermek üzere yetki verildiği, sonraki süreçte Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacı şirkete 31/12/2016 tarihine kadar süreli olarak verilen taşıma yetkisinin 31/12/2017 tarihine kadar uzatıldığı, davacının tarafına verilen bu yetkiye istinaden Samsun Çarşamba Havalimanı-Çarşamba Şehir Merkezi ve Samsun Çarşamba Havalimanı-Samsun Şehir Merkezi (Atakum- Bafra) arasında taşıma hizmeti yapmak amacıyla şirkete ait araçlar için güzergâh ve durak izni verilmesi talebiyle davalı idareye yapmış olduğu 28/12/2015 tarihli başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddedildiği, söz konusu zımnen ret işleminin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve "Bu durumda, havaalanı yer hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan havaalanları ile yerleşim yerleri arasında yapılacak taşıma hizmetlerinin yürütülme şekil ve esasları ile izinleri belirlemek hususunda Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın esas yetkili olduğu, belediyelerin yetkisinin ise Bakanlığın devrettiği yetki ölçüsünde sınırlı bulunduğu anlaşıldığından, davalı belediyece yapılan ihaleyi kazanamayan davacı şirketin bu ihale kapsamında taşıma hakkı bulunmasa da, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının (2009/KUGM-23/YOLCU) Genelgesi ve yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri kapsamındaki yetki kullanılarak davacıya 31/12/2016 tarihine kadar yolcu taşıma izni verildiği ve bu izin uyarınca davalı idarenin sadece güzergâh ve durak yeri belirleme yetkisi bulunduğu hususu dikkate alındığında, Bakanlık tarafından yetkilendirilen davacının kendisine verilen yetki doğrultusunda Samsun/Çarşamba Havalimanı ile Samsun-Çarşamba şehir merkezi ve bunların aksi istikametinde taşıma hizmetinde bulunabilmesi için davalı idare tarafından davacı şirkete ait araçlar için güzergâh ve durak izni verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir." gerekçesiyle davacı şirketin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 24/07/2009 tarihli 2009/KUGM-23/YOLCU genelgesi kapsamında tarafına verilen yetkiye istinaden Samsun Çarşamba Havalimanı-Çarşamba Şehir Merkezi ve Samsun Çarşamba Havalimanı - Samsun Şehir Merkezi (Atakum- Bafra) arasında taşıma hizmeti yapmak amacıyla şirkete ait araçlar için güzergâh ve durak izni verilmesi talebiyle yapmış olduğu 28/12/2015 tarihli başvurusunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, anılan iptal kararının 21/09/2017 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, bu karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun da ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, bahse konu Mahkeme kararının uygulanması amacıyla davacı şirket tarafından güzergâh ve durak yeri tahsis edilmesi amacıyla 03/10/2017 tarihli dilekçeyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, anılan başvuru üzerine Samsun Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Daire Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezinin ... tarih ve... sayılı kararıyla; davacı şirket araçlarına "31/12/2017 tarihine kadar Çarşamba Havalimanı'ndan Samsun Ordu Karayolu üzerinden yolda indirme-bindirme yapmadan Çarşamba Otogarı, Çarşamba Havalimanında Samsun Ordu Karayolu üzerinden yolda indirme-bindirme yapmadan Canik Çevreyolu Üst Viyadükten Samsun Otogarı" güzergâhının güzergâh ve durak yerinin tahsisi üzerine, taşıma faaliyetinin durduğu 01/01/2016 tarihi ile iptal kararının en son uygulanabileceği 21/10/2017 tarihi arasında taşımacılık faaliyetinde bulunamaması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 927.296,00-TL zararının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış; "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." kuralına yer almıştır.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve kusurun ispatı" başlıklı 50. maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." ; 51. maddesinde, "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler(..)." kuralına yer verilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "İdari dava türleri şunlardır: (...) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, (...)" kuralı yer almıştır. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Uyuşmazlığın; havaalanları ile şehir merkezleri arasında yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan davacı şirketin, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın tarafına verilen yetkiye istinaden Samsun Çarşamba Havalimanı-Çarşamba Şehir Merkezi ve Samsun Çarşamba Havalimanı-Samsun Şehir Merkezi (Atakum-Bafra) arasında taşıma hizmeti yapmak amacıyla şirkete ait araçlar için güzergâh ve durak izni verilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun davalı idare tarafından cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin yargı kararıyla hukuk aleminden kaldırılana kadar geçen süre nedeniyle ve dolayısıyla yargı kararının uygulanamamış olması nedeniyle davacı şirketin maddi tazminat (mahrum kalınan kâr) talebinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. <br> Benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak 11/01/2023 tarih ve B. No: 2019/39236 sayılı Anayasa Mahkemesi kararında, Anayasa'nın 138. maddesinin, idare mahkemesinin iptal kararının gereğinin idareler tarafından kendiliğinden yerine getirilmesini zorunlu kıldığı, idarenin hizmet kusuru olduğu ve hükmedilen zarar ile idarenin işlemi arasında nedensellik/illiyet bağı bulunduğu durumlarda kategorik olarak herhangi bir zarar değerlendirmesi yapmadan zararın meydana gelmeyeceğinin kabul edilmemesi ve maddi zarar kavramının oldukça dar bir biçimde yorumlanmaması gerektiği, bir yargı kararının uygulanamaması neticesinde oluşan bütün zararların giderilmesi gerektiği, bir mahkeme kararının idare tarafından uygulanmasının fiilen imkânsız olması durumunda ise telafi edici bir mekanizma olarak kişinin zararlarının karşılanması gerektiği, davacının maddi zararlarının mal varlığındaki eksilme ile sınırlı tutulmaması gerektiği vurgulanmıştır. (AYM, Kaçmaz Danışmanlık Reklam Organizasyon Tekstil Otomotiv ve Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2019/39236, 02/12/2019, K.T. 11/01/2023, §52-59) <br> Tam yargı davaları 2577 sayılı Kanun'da tanımlanmakla birlikte, davaların nasıl yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı, idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararların nasıl hesaplanacağı ve hüküm altına alınacağı Kanun'da düzenlenmemiştir. Bu bakımdan, idare hukukunun birçok alanında olduğu gibi, idarenin sorumluluğuna ilişkin ilkelerin de yargı kararları ve özellikle Danıştay içtihatlarıyla geliştirilmektedir.<br> Bu çerçevede zarar, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmedir. Zarar kavramı, doğrudan-dolaylı, olumlu-olumsuz, mevcut-müstekbel-muhtemel, fiili-mahrum kalınan kâr-normatif zarar olarak birçok ayrıma tâbi tutulmaktadır. Fiili zarar, mal varlığının aktifinde bir azalma veya pasifinde bir artma olması hâli, yoksun kalınan kâr ise ileride ortaya çıkması muhtemel, mal varlığının aktifindeki artmanın veya pasifindeki azalmanın engellenmesi olarak tanımlanmaktadır. (M. Kemal Oğuzman, Nami Barlas, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.II, 11. Baskı, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2014, s.,40.) <br> Yoksun kalınan kârın hesaplanmasındaki zorluğu dikkate alan kanun koyucu 6098 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrasında, hâkime olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri dikkate alarak hakkaniyete göre yoksun kalınan kârı serbestçe takdir etme imkânı tanımıştır. <br> Bu çerçevede, İdare Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davacının 2016 yılı öncesi tek başına faaliyet gösterdiği Samsun Çarşamba Havalimanı ile Samsun şehir merkezi (Atakum, Bafra) arasındaki güzergâhtaki yolcu sayılarından ve elde ettiği kârdan hareket edilerek bulunan tutarın, söz konusu güzergahta davacının faaliyet gösteremediği 01/01/2026-21/10/2017 tarihleri arasında yolcu taşımacılığı hizmetinin devam ettiği ve bu hizmetin en az bir firma tarafından yürütüldüğü düşünülerek davacı da faaliyette bulunsaydı her iki firmanın yarı yarıya elde edeceği toplam kâr olarak alınarak, bulunan tutarın yarısı olan (361.943,07-TL/2) 180.971,53-TL'nin davacının işlem nedeniyle oluşan zararı olarak kabulüyle, davanın, bu tutara ilişkin kısmının kabulü yolunda hüküm kurulması gerektiği, aksi durumun hukuka aykırılığı ortaya konulmuş davalı idare işlemleri nedeniyle oluşan zararların tazmininin imkânsız kılınması anlamına geleceği sonucuna ulaşılmıştır. <br> Bu itibarla maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen de reddine dair Samsun 2. İdare Mahkemesi kararına yönelik davalı idare istinaf isteminin kabulü ile, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. Kesin olarak 20/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br><br><br><br></font></p></body></html>
ruhsat