<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3832 E. , 2025/1692 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3832<br>Karar No : 2025/1692 <br> <br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL ) ... İşletmeleri Anonim Şirketi<br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... ... 15- ...<br>16-...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Manisa ili, Alaşehir ilçesi, ... Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Antimon Madeni Açık Ocak İşletmesi" projesi ile ilgili olarak 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Manisa Valiliğince verilen ve... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.<br><br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; proje tanıtım dosyasında yer alan jeolojik değerlendirmelerin genellikle saha gerçekleriyle uyumlu olmakla birlikte, hidrojeolojik değerlendirmelerin önemli eksikler içerdiği, bu nedenle projenin çevresel etkilerinin en aza indirilmesi yönünden yeterli görülmediği, dava konusu etkinlik kapsamında açık ocak madenciliğiyle sahadan sıyrılma, kazılma, delme, patlatma yoluyla önemli miktarda malzeme alınarak yükleme ve taşıma etkinlikleri yapılacağı; dağ, yamaç, vb. yerlerde çukurlar açılacağı, oluşturulacak stok ve pasa depolama sahalarıyla yüzey topoğrafyasının değiştirileceği, tüm bu etkinliklerin yüzey ve yer altı sularını olumsuz etkileme potansiyelinin bulunduğu, kütlesel toz emisyonlarının eksik hesaplanmış olması nedeniyle projenin çevre üzerinde oluşturacağı etkilerin öngörülmesine olanak sağlanmadığı ve Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği açısından uygunsuzluk içerdiği, Evrenli içme suyu sondajının memba tarafında kalan tesisin, asit maden drenajı risklerinin değerlendirilmemiş olduğu, madencilik faaliyetleri sonucu ormansızlaştırılma nedeniyle yağışların yüzeysel akışa geçerek yer altı suyunun fakirleşmesine, su kalitesi ve miktarının bozulmasına neden olabileceği göz önünde bulundurulduğunda 3 yıllık süreyle çalıştırılacak bir madenin kamu yararına uygun olmayacağı, proje alanının eğimli olması nedeni ile mevcut orman varlığının madencilik faaliyeti ile bütünlüğünün bozulacağı, amenajman plan verilerine göre bölgedeki orman varlığının toprak koruma amacına yönelik olduğu, bu nedenle Antimuan Madeni Açık Ocak İşletmesi faaliyetinin, ormancılık çalışmaları açısından sakıncalı olduğu, davaya konu bölgenin orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğü, faaliyetin öncelikle habitatın doğrudan kaybı, bozulması ve parçalanması nedeniyle ekosistemin bozulmasına neden olacağı, faaliyetin bölgenin flora, fauna ve biyolojik çeşitliliği üzerinde olumsuz etki yaratacağı, karasal memeliler üzerindeki potansiyel etkileri, gen akışına engel oluşturabilecek habitat bozulması ve parçalanmasını ve yol ölümlerini beraberinde getireceği, ekosistemin trofik (beslenme) düzeninin bozulmasına yol açacağı, proje tanıtım dosyasında proje sahası içindeki ve çevresindeki omurgasız hayvan faunasının belirlenmediği, nadir ve önemli türler ile ilgili tedbirlerin alınmadığı, projeden kaynaklı habitat kayıpları, habitat parçalanması ve bölünmesine karşı gerekli tedbirlerin alınmamış olduğu, dava konusu projenin yüzey ve yer altı suyunun beslenmesi üzerinde olumsuz etki gösterme tehlikesinin bulunduğu, bölgedeki içme ve tarımsal kullanım suyu yetersizliği göz önüne alındığında, hazırlanan proje tanıtım dosyasında söz konusu etkinliğin olası çevresel etkileri ile bölge tarımını besleyen su kaynaklarına etkisini önlemek açısından yeterli düzeyde tanıtılmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; bilirkişi raporuna taraflarınca yapılan itirazların dikkate alınmadığı, ÇED sürecini yürüten davalı idarenin, ilgili mevzuat kapsamında yetkili, karar verici ve uygulayıcı olmadığı; bu bağlamda, proje alanı ile ilgili tarım mevzuatı, yer altı ve yer üstü su kaynaklarının kullanımına yönelik olarak ilgili mevzuat kapsamında yetkili ve sorumlu idarelerden görüşlerin alındığı, bilirkişi heyeti tarafından hukukilik denetimi değil, yerindelik denetimi yapıldığı, madencilik işletmelerinin, kaynağın bulunduğu alanda faaliyet göstermesinin bir zorunluluk olduğu, tarım ve hayvancılık konusunda ilgili kurumdan olumsuz bir görüş verilmediği, ziraat mühendisi bilirkişinin değerlendirmelerinin afaki ve mesnetsiz olduğu ileri sürülmektedir.<br> 2- Davalı yanında müdahil tarafından; dava konusu proje kapsamında elde edilecek cevherin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulmayacağı, davalı yanında müdahil şirket bünyesinde bulunan Tokat ili, Turhal ilçesindeki işletmeye tüvenan olarak nakledileceği, sahada kalıcı biçimde depolama yapılmayacağı, proje kapsamında sağlık koruma bandı bırakılmasına yönelik tedbire yer verildiği, yöre halkının istihdamına katkı sağlanacağı, ilgili kurumlardan olumlu görüş alındığı, bilirkişi raporunda hatalı tespitlere yer verildiği, proje tanıtım dosyasının "Hidrojeoloji ve Hidroloji Değerlendirme" başlığı altında yer alan kısmında yüzey ve yer altı sularına etkilerin detaylı olarak ele alındığı; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından projenin devam etmesinde sakınca olmadığına dair görüş alındığı; cevherin topoğrafyadan sökülmesi için gevşetme patlatma çalışmasının yapılmasının madencilik faaliyetleri açısından zorunlu olduğu, aksi bir uygulamanın mümkün olmadığı; projenin flora ve fauna üzerindeki etkileri konusunda arazi çalışmalarının yapıldığı, bu çalışmalar neticesinde, flora ve fauna açısından endemik türler, mutlaka korunması gereken türler ile yaygın türlerin tespit edildiği, ilgili kurum tarafından tedbirlerin alınması kaydıyla çed sürecinin devam ettirilmesinde sakınca bulunmadığının görüş yazısında bildirildiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı yanında müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:<br><br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY: <br> Manisa ili, Alaşehir ilçesi, ...Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Antimon Madeni Açık Ocak İşletmesi" projesi ile ilgili olarak 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Manisa Valiliğince ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararı tesis edilmiştir.<br> Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. ..." hükmüne yer verilmiştir. <br> 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına; 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1'deki listede yer aldığı projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." kuralına yer verilmiştir.<br> Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, "Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi, tarihi çevreler ve sit bölgelerini etkileyecek su tabanı değişiklikleri (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri. Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Projenin iklim üzerindeki etkisi (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü) ve projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği. c) İklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet veya kaza riski, ç) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, Bölüm IV:Kümülatif Çevresel Etki Değerlendirme, Bölüm V: Çevresel ve Sosyal Eylem Planı; V-1: Çevre İzleme Planı V-2: Sürdürülebilirlik Planı (Sıfır Atık Planı, Trafik Yönetim Planı, Sera Gazı Azaltım Planı, Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı vb.), Bölüm VI Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı ile Paydaş Katılım Planı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, c) Paydaş Katılım Planı, Bölüm VII Notlar, Kaynaklar ve Ekler 1-Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, 2-Proje için seçilen yerin koordinatları, 3-Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, 4-Faaliyet alanında yetkili müşavir firma tarafından yer incelemesi yapıldığını gösterir tutanak, 5-Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler, 6-Vekâletname, İmza Sirküleri ve Ticari Sicil Gazetesi" şeklinde düzenlemeler yer almıştır. <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için hazırlanacak, Proje Tanıtım Dosyasında, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek, doğal kaynakların kullanımı, projenin yeri ve etki alanının mevcut çevresel özelliklerinin (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), Ek-5'te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinin dikkate alınarak korunması gereken alanların belirtilerek, projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.<br> Uyuşmazlığın çözümü için yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; İdare Mahkemesince "proje tanıtım dosyasında yer alan jeolojik değerlendirmelerin genellikle saha gerçekleriyle uyumlu olmakla birlikte, hidrojeolojik değerlendirmelerin önemli eksikler içerdiği, bu nedenle projenin çevresel etkilerinin en aza indirilmesi yönünden yeterli görülmediği, dava konusu etkinlik kapsamında açık ocak madenciliğiyle sahadan sıyrılma, kazılma, delme, patlatma yoluyla önemli miktarda malzeme alınarak yükleme ve taşıma etkinlikleri yapılacağı; dağ, yamaç, vb. değiştirilerek çukurlar açılacağı, oluşturulacak stok ve pasa depolama sahalarıyla yüzey topoğrafyasının değiştirileceği, tüm bu etkinliklerin yüzey ve yer altı sularını olumsuz etkileme potansiyelinin bulunduğu, kütlesel toz emisyonlarının eksik hesaplanmış olması nedeniyle çevre üzerinde oluşturacağı etkilerin öngörülmesine olanak sağlamadığı, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği açısından uygunsuzluk içerdiği, Evrenli içme suyu sondajının memba tarafında kalan tesisin, Asit Maden Drenajı risklerinin değerlendirilmemiş olduğu, madencilik faaliyetleri sonucu ormansızlaştırılma nedeniyle yağışların yüzeysel akışa geçerek yer altı suyunun fakirleşmesine, su kalitesi ve miktarının bozulmasına neden olabileceği göz önünde bulundurulduğunda 3 yıllık süreyle çalıştırılacak bir madenin kamu yararına uygun olmayacağı, proje alanının eğimli olması nedeni ile mevcut orman varlığının madencilik faaliyeti ile bütünlüğünün bozulacağı, amenajman plan verilerine göre bölgedeki orman varlığının toprak koruma amacına yönelik olduğu, bu nedenle Antimuan Madeni Açık Ocak İşletmesi faaliyetinin, ormancılık çalışmaları açısından sakıncalı olduğu, davaya konu bölgenin orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğü, faaliyetin öncelikle habitatın doğrudan kaybı, bozulması ve parçalanması nedeniyle ekosistemin bozulmasına neden olacağı, faaliyetin bölgenin flora, fauna ve biyolojik çeşitliliği üzerinde olumsuz etki yaratacağı, karasal memeliler üzerindeki potansiyel etkileri, gen akışına engel oluşturabilecek habitat bozulması ve parçalanmasını ve yol ölümlerini beraberinde getireceği, ekosistemin trofik (beslenme) düzeninin bozulmasına yol açacağı, proje tanıtım dosyasında proje sahası içindeki ve çevresindeki omurgasız hayvan faunasının belirlenmemiş olması, nadir ve önemli türler ile ilgili tedbirlerin alınmadığı, projeden kaynaklı habitat kayıpları, habitat parçalanması ve bölünmesine karşı gerekli tedbirlerin alınmamış olduğu, dava konusu işlem ile yüzey ve yer altı suyunun beslenmesi üzerinde olumsuz etki gösterme tehlikesinin bulunduğu, bölgedeki içme ve tarımsal kullanım suyu yetersizliği göz önüne alındığında, hazırlanan proje tanıtım dosyasında söz konusu etkinliğin olası çevresel etkileri ile bölge tarımını besleyen su kaynaklarına etkisini önlemek açısından yeterli düzeyde tanıtılmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değil" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.<br> Bu durumda; dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde "madencilik faaliyetleri sonucu ormansızlaştırılma nedeniyle yağışların yüzeysel akışa geçerek yer altı suyunun fakirleşmesine, su kalitesi ve miktarının bozulmasına neden olabileceği göz önünde bulundurulduğunda 3 yıllık süreyle çalıştırılacak bir madenin kamu yararına uygun olmayacağı"na yönelik değerlendirme yapılmış ise de; dava konusu projenin antimon madeni açık ocak işletmesine yönelik olduğu dikkate alındığında, projenin ömrü ile bağlantı kurularak projenin gerçekleştirilmesinde kamu yararı bulunmadığı sonucuna varılamayacağı değerlendirilmektedir. Bu bağlamda; temyize konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde dava konusu projenin çevresel ve hidrojeolojik etkileri ile orman varlığı ve flora-fauna elemanları üzerindeki etkilerine yönelik yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen eksiklik ve yetersizlikler nedeniyle, proje tanıtım dosyasının kusurlandığı; dolayısıyla belirtilen konularda proje tanıtım dosyasında yer verilen bilgi, taahhüt ve önlemlerin bu haliyle yeterli kabul edilemeyeceği anlaşılmakta olup; temyize konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde proje tanıtım dosyasını kusurlandırdığı belirtilen hususların giderilebilmesi, başka bir ifadeyle, projenin revize edilerek Mahkeme kararının gereklerinin yerine getirilebilmesi halinde, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümlerine istinaden yeniden başvuru yapılabileceği sonucuna varılmaktadır.<br> Bu itibarla; dava konusu işlemde hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz istemlerinin reddine,<br> 2. Temyize konu ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının Üye ...'in esas yönünden, Üye...'ın gerekçe yönünden karşı oyları ve oyçokluğuyla yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, 17/03/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY : <br> Dava; Manisa ili, Alaşehir ilçesi, ... Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Antimon Madeni Açık Ocak İşletmesi" projesi ile ilgili olarak 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 17. maddesi uyarınca Manisa Valiliğince verilen ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br> Mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin, uyuşmazlık konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına esas proje tanıtım dosyasını kusurlandırıcı nitelikte olmadığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, proje tanıtım dosyasında dava konusu projenin çevresel ve hidrojeolojik etkileri ile orman varlığı ve flora-fauna elemanları üzerindeki etkileri konusunda temyize konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususlarda eksiklik ve yetersizlik bulunduğu ve bu konularda proje tanıtım dosyasında yer verilen bilgi, taahhüt ve önlemlerin yeterli kabul edilmeyeceği yolunda görüş bildirildiği görülmekte ise de; dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki proje tanıtım dosyasında, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri ile bu konuda alınacak önlemlerin yeterli düzeyde belirlendiği, proje tanıtım dosyasının "Jeoloji", "Hidrojeoloji ve Hidroloji Değerlendirme" "Flora ve Fauna" başlıkları altında detaylı bilgi, önlem ve taahhütlere yer verildiği; ilgili kurumlar tarafından projenin yapılmasına yönelik olumsuz görüş bildirilmediği, projenin çevreye olası olumsuz etkilerinin kabul edilebilir seviyede olduğu ve taahhüt edilen önlemlerin yeterli olduğu sonucuna varılmış olup; Manisa ili, Alaşehir ilçesi, ...Mahallesinde, davalı yanında müdahil şirket tarafından yapılması planlanan "Antimon Madeni Açık Ocak İşletmesi" projesi ile ilgili olarak Manisa Valiliğince verilen dava konusu... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararında hukuka aykırılık bulunmadığından; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozularak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirilerek onanmasına dair Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.<br> <br>(XX) KARŞI OY : <br><br> Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından; temyiz istemlerinin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirilerek onanmasına dair Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.<br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
ruhsat