<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/3794 E.  ,  2025/938 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/3794<br>Karar No : 2025/938 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Beton İmalat Makina Elektrik İnşaat Taahhüt İşleri İthalat İhracat Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının, uhdesinde bulunan S:... sicil numaralı maden işletme ruhsatlı sahada işlettiği II (a) grubu kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisinin faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasının ve Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; E:... sayılı dosyada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu sunulan bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarının değerlendirilmesiyle, davacının ruhsat sahasının bir kısmının Alan-3 olarak belirlenen I. Derece arkeolojik sit alanında, bir kısmının da III. Derece arkeolojik sit alanında kaldığı, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla Şanlıurfa ili, Haliliye ilçesi, ..., ..., ..., ..., ... Mahalleleri ile Eyyübiye ilçesi, Karaali Mahallesi sınırlarında Alan-1, Alan-2, Alan-3 ve Alan-4 bölgelerinde Tek Tek Dağları Mezar Yapıları I. Derce Arkeolojik Sit Alanlarının, yine aynı bölgede Tek Tek Dağları Neolotik Dönemi III. Derce Arkeolojik Sit Alanlarının tesciline, tescil fişinin uygun olduğuna ve söz konusu alanlara sit alanıdır şerhi konulmasına ilişkin Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve 345 toplantı, ... karar numaralı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiğinin görüldüğü; ... tarih ve ... sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararında; III. Derece Arkeolojik Sit alanlarının koruma - kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlar olduğu, bu alanlarda, belediyesince veya valilikçe inşaat izni verilmeden önce ilgili müze müdürlüğü uzmanları tarafından sondaj kazısı gerçekleştirilerek sondaj sonuçlarının bu alanlarla ilgili varsa kazı başkanının görüşleriyle birlikte müze müdürlüğünce koruma kuruluna iletilip kurul kararı alındıktan sonra uygulamaya geçilebileceği, koruma kurullarının, sondaj kazısı yapılacak alanlara ilişkin genel sondaj kararı alabileceği, bu alanlardan, taş, toprak, kum vb. alınmayacağı, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocaklarının açılmayacağı, toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmeyeceğine karar verildiği ve bu kararın halen yürürlükte olduğu, bu durumda, dosya kapsamının ilgili mevzuatla birlikte değerlendirilmesinden; davacının ruhsat sahasının III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak tescil edilen bölgede kaldığı, dava konusu işlemin dayanağı olan ve söz konusu alanın III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak ilan edilmesine ilişkin olan Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının Mahkemece hukuka uygun bulunarak anılan işleme karşı açılan davanın reddine karar verildiği, davacının söz konusu alanda bulunan ruhsat sahasında koruma - kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebileceği, ancak bu alanlardan taş, toprak, kum vb. alınamayacağı, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocaklarının açılamayacağı, toprak, cüruf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemin, davacının uhdesinde bulunan ... sicil numaralı maden işletme ruhsatlı sahada işlettiği II (a) grubu kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisinin faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin I. ve III. derece arkeolojik sit alanına yönelik olduğu, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ve krokiler incelendiğinde davacıya ait ruhsat sahasının küçük bir kısmının da I. derece sit alanında kaldığının görüldüğü, ancak İdare mahkemesince davacının ruhsat sahasının III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak tescil edilen bölgede kaldığından bahisle III. derece sit alanına yönelik inceleme yapıldığı, I. derece sit alanına ilişkin değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden kararın tamamen kaldırılarak yeniden inceleme yapılmasına karar verildiği; dava konusu işlemin davacının ruhsat sahasının I. Derece Arkeolojik Sit alanını kapsayan kısmı yönünden; istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Dava konusu işlemin davacının ruhsat sahasının III. Derece Arkeolojik Sit Alanını kapsayan kısmı yönünden incelenmesinden ise; dava konusu uyuşmazlıkta, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile Tek Tek Dağları Mezar Yapıları I. Derece arkeolojik sit alanı ile Tek Tek Dağları Neolotik Çağ Yerleşimleri III. Derece arkeolojik sit alanı ilan edildiği, sonrasında dava konusu işlem ile de hali hazırda bu sınırlarda bulunan taş ocaklarının faaliyetinin durdurulmasına karar verildiği, bu işlemin dayanağı olan ve söz konusu alanların sit alanı olarak belirlenmesine ilişkin işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddi yolunda verilen Kararın, bu karara karşı yapılan istinaf talebi sonrasında Dairelerinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile dava konusu işlemin "Alan-1 (53252,93 m²), Alan-2 (439643,68 m²), Alan-3 (277773,66 m²) ve Alan-4 (24219,57 m²) bölgelerinin Tek Tek Dağları Mezar Yapıları I. Derece Arkeolojik Sit Alanı" Olarak Tesciline ve I. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına İlişkin Kısmı Yönünden davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılması sebebiyle istinaf isteminin reddine karar verildiği; dava konusu işlemin "Tek Tek Dağları Neolitik Dönemi III. Derece Arkeolojik Sit Alanı (52.991.609,60 m²)" Olarak Tesciline ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına İlişkin Kısmı Yönünden ise; kararın bu kısmının kaldırılarak iptaline karar verildiği, bu durumda; dava konusu işlemin dayanağı olan ... tarihli, ... sayılı Kararın, davacının ruhsat sahasını da kapsayan alanın III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesine ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına İlişkin kısmının Dairelerinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin dayanağının iptal edildiği, davacının faaliyetinin durdurulmasının sebebinin bu alanların sit alanı olarak tescil edilmesinin olduğu, iptal kararı ile bu sebebin ortadan kalktığı, bu nedenle de, davacının II (a) grubu kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisinin III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak belirlenen alanda faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kısmının da iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin davacının ruhsat sahasının III. Derece Arkeolojik Sit Alanını kapsayan kısmında kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisinin faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, anılan kısım yönünden işlemin iptaline, dava konusu işlemin davacının ruhsat sahasının I. Derece Arkeolojik Sit Alanını kapsayan kısmı yönünden ise istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Şanlıurfa Müze Müdürlüğünün 01/07/2021 tarihli uzman raporunda; Tek Tek Dağları zirvelerinde ve eteklerindeki taş ocaklarının çalışma sahasında yer alan çok sayıda Roma Dönemine tarihlendirilen Tümülüs mezarların tespit ediliği, Karahantepe ören yerine tek giriş sağlayan Asri Mahallesinde 4 adet taş ocağının bulunduğu, 3'ünün faaliyetlerini yürüttüğü, diğerinin faaliyetinin durdurulduğunun tespit edildiği, Karahantepe, Harbetsuvan, Senem Mağaraları ören yerlerine bağlanan tek noktada olması açısından ivedililikle tescil işlemlerinin yapılması, taş ocaklarının yapmış olduğu doğa tahribatının biran önce engellenip milli parklar sınırına dahil edilmesi gerektiğinin belirtildiği, Unesco Dünya Miras Listesinde yer alan Göbeklitepe'nin Karahantepe ile çağdaş olduğu, devam eden kazılarla birlikte Karahantepe ve çevresinde bulunan diğer Neoloitik merkezlerin de Unesco sürecine dahil olmasının olası olduğu, Dünya Miras Sözleşmesi Uygulama Rehberinin 179. maddesi hükmünde belirtilen hususlara göre taş ocaklarının verdiği zararların Karahantepe ve çevresinin Unesco sürecini olumsuz etkileyeceğinin belirtildiği, Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. ...'un alana ilişkin yazısında bölgeye ilişkin detaylı bilgilere yer verilerek, ülkemizin kültürel mirasında ciddi kayıplar verilmemesi için milli park sınırının genişletilmesi gerektiğinin belirtildiği, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı gereği Şanlıurfa Müze Müdürlüğü uzmanlarınca yapılan kazı ve temizlik çalışması sonucu hazırlanan 16/08/2021 tarihli Raporda, bahse konu mezar yapılarının Şanlıurfa İli, Haliliye ilçesi, Asri mahallesi kırsalında ve Karahantepe Örenyeri güzergahı üzerinde yer alan Tek Tek dağlarının zirve noktalarında yer aldığı, geniş bir alanı kapsayan Roma dönemine tarihlendirilen mezar yapılarının Tümülüs şeklinde olup günümüzde ve kendi dönemlerinde gerek defineciler ve gerekse de doğal iklim şartları neticesinde tahribatlar geçirdiği, alanda Müdürlük uzmanları tarafından iki adet mezar yapısında kazı ve temizlik çalışması yapıldığı, kazı çalışmalarında uzunluğu yaklaşık 2 metre olup genişliği ise tahribatlar oluştuğundan net olarak anlaşılmamakla beraber tahminen 1 metre genişliğinde 2x1 metre çapında olan mezarlık alanların içerisi yaklaşık 1 metre derinliğinde kazıldığı, ana kayaya ulaştıktan sonra kazı işlemlerinin sonlandırıldığı ve asıl mezar kısmının duvar örgülerinin ortaya çıkarıldığı, doğu batı ekseninde olan mezar yapılarının güney duvar örgülerinin sağlam olduğu, kuzey bölümünde yer alan duvar örgüleri ise muhtelif sebeplerden dolayı tahribatlar geçirerek yıkılmış bir şekilde mezar yapısının içlerinde yer aldığının belirtildiği, Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından yapılan kazı ve temizlik çalışması neticesinde mezar yapılarına ilişkin güncellenen harita ile kurum görüşlerinin istenildiği, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazılarında, söz konusu alan içerisinde II-A grubu işletme izinli saha ve 15 adet ihalelik girişimli saha olduğunun belirtildiği, alanın arkeolojik sit potansiyelinin belirlenmesiyle Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı Kararı ile Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, ..., ..., ..., ..., ... Mahalleri, Eyyubiye İlçesi, Karaali Mahallesi, Tek Tek Dağlarının bir kısmının zirve noktalarında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından tespit edilen "Tek Tek Dağları Mezar Yapıları (Alan 1, Alan 2, Alan 3, Alan 4) olarak adlandırılan alanın I. Derece Arkeolojik sit alanı ve Tek Tek Dağları Neolitik Çağ Yerleşmeleri III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak tesciline karar verildiği, Şanlıurfa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında arkeolojik sitte bulunan Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme tesislerinin faaliyetlerine izin verilip verilmeyeceğinin Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünce değerlendirilmesi gerektiği, faaliyet izni verilmesi durumunda Geçici Faaliyet Belgesi ve Çevre İzin başvurularının değerlendirilmesinin istenildiği, buna ilişkin 19/01/2022 tarihli inceleme raporunda belirlenen koruma kullanma koşullarında ve geçiş dönemi yapılaşma esaslarındaki şartlar sebebiyle ilgi yazıda görüş istenen alanlara geçici faaliyet belgesi ya da çevre izni verilmesinin uygun olmayacağı, ayrıca hali hazırda faaliyette olan taş ocaklarının ise bu belirlenen şartlar doğrultusunda I. ve III. derece arkeolojik sit alanına zarar vereceğinden durdurulması gerektiğinin belirtildiği, dava konusu işlem ile kültür varlıklarının tahribatının engellendiği, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile I. ve III. derece arkeolojik sit olarak tescil edilen alana ilişkin yeni ÇED ve çevre izni verilmesi talebinin reddedildiği Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına Şanlıurfa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı başvurusu ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna itirazda bulunulduğu, itiraza ilişkin  Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile itirazın reddedilerek Kurul Kararının uygun bulunduğu, Çamlıdere Jandarma Karakol Komutanlığına (... tarih ve ... sayılı yazı) Haliliye ilçesi, Asri Mahallesi, Tek Tek Dağları Mevkiinde, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanununa muhalefet edildiğine ilişkin ihbarların geldiği, yer tespiti ve sit ilanının olup olmadığının tespit edilmesine ilişkin ilgili Müze Müdürlüğünden alanında uzman bilirkişlerin tayin edilmesinin talep edildiği, ilgili kolluk güçlerinin talebi doğrultusunda Müze Müdürlüğü uzmanlarının alanda yaptığı incelemelerde Tek Tek Dağlarının I. ve III. derece arkeolojik sit sınırları içerisindeki alanlara ilişkin Yetimoğlu Kum Ocağı tarafından kültür varlıklarının tahrip edildiği ve Savcılığa Kültür ve Tabiat Varlığına zarar verildiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulduğu, Jandarma Komutanlıklarının bölgede gerçekleştirilen faaliyetler esasında kültür varlıklarına zarar verildiği gerekçesiyle birçok ihbar alındığının belirtildiği, yapılan incelemeler doğrultusunda ihbarların asılsız olmadığının anlaşıldığı, izinsiz uygulama ve müdahalelerin mevzuata aykırı olduğu, 11/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğu, bir alanın, III. derece arkeolojik sitlerin sit olarak tescil edilmesi için net bir kültür varlığı gözetilmesinin gerekmediği, kültür varlıklarının çıktığı ve çıkması muhtemel olan yerlerin korunması gerektiği, tampon bölge görevi gördüğü, alanda tespit edilen dini noktalar gibi değişik mimari fonksiyonlara sahip yapı elemanlarının tespit edilebileceği ve potansiyel olarak yüksek veri sağlayan alanın ve Göbeklitepe ve Karahantepe gibi dini formatla düzenlendiği düşünülen kültür varlıklarının olabileceği, bu tarz kültür varlıklarının da birer devlet malı niteliği taşıdığı ve yok edilmesinin kamu zararı olarak değerlendirilebileceği bu sebeple kamu yararı gözetildiğinden III. derece arkeolojik sit ilanının iptal edildiği kararın dayanağı olduğu belirtilen bilirkişi raporunun bu dosyada kendilerine tebliğ edilmediği, Bölge İdare Mahkemesi kararının, işlemin iptali yolundaki kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi, İdare Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY: <br> Davacı şirketin, Şanlıurfa İli, Merkez, ... Köyünde uhdesinde bulunan 99.95 hektarlık alana sahip ve ruhsat süresi 25/09/2018-25/09/2028 tarihleri arasında olan ... sicil numaralı II (a) grubu maden işletme ruhsatlı sahada kalker madenine ilişkin üretim ve işletme faaliyetleri devam ederken, anılan, maden işletme ruhsatlı sahayı da kapsayan alanda Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararıyla Alan-1, Alan-2, Alan-3 ve Alan-4 bölgelerinin Tek Tek Dağları Mezar Yapıları I. Derece Arkeolojik Sit Alanı" olarak tesciline ve I. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır şerhi konulmasına, 52.991.609,60 m² alanın da Tek Tek Dağları Neolitik Dönemi III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tesciline ve III. Derce Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına ve bu alanların koruma ve kullanma şartlarına ilişkin esasların belirlendiği, Şanlıurfa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile söz konusu alanda bulunan kalker ocağı ve kırma eleme tesisleri ile sit alanı sınırları içerisinde henüz faaliyete geçmemiş diğer tesislere geçici faaliyet belgesi ya da çevre izni verilmesinde 2863 sayılı Yasa kapsamında sakınca olup olmadığının sorulması neticesinde, dava konusu işlemle, sit alanı sınırları içerisinde yeni ÇED ve çevre izni verilmesinin uygun olmadığına, hali hazırda bulunan taş ocaklarının faaliyetlerinin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın davacı şirketin maden işletme ruhsatlı sahada işlettiği II (a) grubu kalker maden ocağı ve kırma eleme tesisinin faaliyetinin durdurulmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 63. maddesinde, "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır..." hükmüne yer verilmiştir.<br>2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde Kültür varlığı; "Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar", Sit; "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır" şeklinde tanımlanmış, "Devlet malı niteliği" başlıklı 5. maddesinde; "Devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar ile özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda varlığı bilinen veya ileride meydana çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir." hükmüne, "Tespit ve tescil" başlıklı 7. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur...Tespit ve tescil ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne, "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde; "Yedinci maddeye göre tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir..." hükmüne, "İzinsiz Müdahale ve Kullanma Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır" hükmüne, "Yetki ve yöntem" başlıklı 10. maddesinde; "her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." hükmüne, "Kararlara uyma zorunluluğu" başlıklı 61. maddesinde; "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır..." hükmüne yer verilmiştir.<br> 13/03/2012 tarihli, 28232 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; (a) Arkeolojik sit; "İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanları" şeklinde; (i) bendinde Korunma alanı: "Taşınmaz kültür varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alanlar" olarak tanımlanmış, Yönetmeliğin "Tespit ve tescil işlemlerinde değerlendirme kıstasları" başlıklı 4. maddesinin 1/(d) bendinde; Arkeolojik sitler için; yazılı bilgilere, sathi kalıntılara veya bilimsel araştırmalara dayanması; çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar veya topoğrafik açılardan yeterli niteliklere sahip olması, 1) Birinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent kalıntıları ile yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş; taşınmaz kültür varlıklarına ait kalıntılar ve buluntuların veya bunu destekleyen taşınır kültür varlığı buluntularının yoğun olarak yer aldığı alanlardan olması, 2) İkinci Derece Arkeolojik Sitlerde; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini kısmen yansıtan yerleşim alanları ve sosyal yaşama konu olmuş alanlardan olması; ancak Birinci Derece Arkeolojik sitler kadar yoğun kültür varlığı kalıntı ve buluntusuna sahip olmayan veya kısmen modern yerleşme birimleri ile de doku bozulmaları görülen arkeolojik alanlardan olması, 3) Üçüncü Derece Arkeolojik Sitlerde; ender rastlanan buluntulardan ve/veya bilimsel araştırmalar, çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar sonucunda kültür varlığı veya kalıntısı bulunma olasılığı olan alanlardan olması veya Birinci ve İkinci Derece Arkeolojik Sitlerle etkileşim içinde ve bu alanların korunmasında uzun ya da kısa vadede kamu yararı olan alanlardan olması" düzenlemesine yer verilmiş, yine Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun 05/11/1999 tarih ve 658 no'lu İlke Kararında da; "Arkeolojik Sit: İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlardır." şeklinde tanımlanmış, III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak tescil edilen alanlarda, taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocaklarının açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine karar verilmiştir. <br>4434 sayılı Kanunla uygun bulunan, 05/08/1999 tarihinde imzalanan, Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin "Arkeolojik Mirasın Tanımı" başlıklı 1. maddesinin 1. bendinde ise; "İşbu Sözleşmenin (gözden geçirilmiş) amacı, Avrupa’nın ortak anı kaynağı olduğu kadar, bilimsel ve tarihî araştırma gereci olarak da arkeolojik mirası korumaktır." denilmiş, 3. bendinde ise; "Yapılar, inşaatlar, mimari eser grupları, açılmış sit alanları, taşınır varlıklar, diğer tür anıtlar ve bunların çevresi, ister toprakta, ister su altında bulunsunlar, arkeolojik mirasa dahildir." hükmüne yer verilmiş, "Mirasın Kimliğinin Saptanması ve Koruma Önlemleri" başlıklı 2. maddesinin (ii) bendinde; "Maddî izlerin gelecek kuşaklar tarafından incelenmek üzere korunması için, toprak üstünde ya da su altında görünür bir kalıntı olmasa bile, arkeolojik rezerv alanları oluşturulması," arkeolojik mirasın korunması amacıyla tarafların uygulamaya koymayı taahhüt ettiği yasal rejimler arasında sayılmış, Anıtların ve Yerlerin Korunması ve Restorasyonuna İlişkin, Türkiye Cumhuriyetinin de taraf olduğu 1964 tarihli Venedik Tüzüğünün "Tanımlar" başlıklı 1. maddesinde; "Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanında belli bir uygarlığın, önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan kentsel ya da kırsal bir yerleşmeyi de kapsar. Bu kavram yalnız büyük sanat eserlerini değil, ayrıca zamanla kültürel anlam kazanmış daha basit eserleri de kapsar." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Yine 21/06/2005 tarih ve 25852 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Bulunduğu Alanlarda Madencilik Faaliyetleri üst başlıklı 9. Bölümünde düzenlenen; "Madencilik faaliyetleri sırasında kültür ve tabiat varlığına rastlanması" başlıklı 50. maddesinde "Madencilik faaliyetleri esnasında kültür ve tabiat varlıklarına rastlanması halinde maden ruhsat sahibi, kültür ve tabiat varlığının olduğu alandaki faaliyetini geçici olarak durdurarak en geç üç gün içinde en yakın müze müdürlüğüne, mülki idare amirliğine veya Genel Müdürlüğe bildirir. En geç on gün içinde ilgili bakanlık ve Genel Müdürlük elemanlarından oluşacak bir heyet yerinde incelemelerini yapar. Yapılan inceleme sonucu, hazırlanan raporlar göz önünde bulundurularak o alandaki faaliyetin durumuna ilişkin ilgili kurulca karar verilir. " düzenlemesine, "Kültür ve tabiat varlıklarının zarar görmesi" başlıklı 51. maddesinde; "Madencilik faaliyetleri esnasında korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bilerek yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına sebebiyet veren veya kültür ve tabiat varlığına rastlanıldığında haber vermeyen ruhsat sahiplerine ait alanlardaki faaliyet durdurularak Kanun ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri uygulanır. " düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Öncelikle belirtmek gerekir ki; işbu dava dosyasının, Dairemizin E:2024/1368 sayılı dosyasında kayıtlı olan, Şanlıurfa İli, Haliliye İlçesi, ..., ..., ..., ..., ... Mahalleri, Eyyubiye İlçesi, Karaali Mahallesi, Tek Tek Dağlarının bir kısmında "Tek Tek Dağları Mezar Yapıları (Alan 1, Alan 2, Alan 3, Alan 4) olarak adlandırılan alanın I. Derece Arkeolojik sit alanı ve Tek Tek Dağları Neolitik Çağ Yerleşmeleri olarak belirtilen alanın III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak, Kurulca hazırlanan ekli 1/50000 ölçekli haritada koordinatlarıyla gösterildiği şekilde tesciline, Tek Tek Dağları Mezar Yapıları (Alan 1, Alan 2, Alan 3, Alan 4) I. Derece ve Tek Tek Dağları Neolitik Çağ Yerleşmeleri III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Koruma ve Kullanım Koşullarının belirlenmesine ilişkin Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararının iptalinin istenildiği dava dosyası ile birlikte incelendiği, söz konusu dava dosyasında; Dairemizce; arkeolojik sit alanlarının tespit ve tescili için; çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlara dayanma ve topoğrafik açıdan yeterli olma şartlarının yeterli olduğu, mevzuatın öngördüğü şekilde, Üçüncü Derece Arkeolojik Sitlerin tespiti ve tescilinde; ender rastlanan buluntulardan ve/veya bilimsel araştırmalar, çevresel gözlemler ile bilimsel varsayımlar sonucunda kültür varlığı veya kalıntısı bulunma olasılığı olan alanlardan olması veya Birinci ve İkinci Derece Arkeolojik Sitlerle etkileşim içinde ve bu alanların korunmasında uzun ya da kısa vadede kamu yararı olan alanlardan olmasının arandığı, üzerinde çalışma yapılan alanın birinci veya ikinci derece arkeolojik sit alanları ile etkileşim içerisinde olması ve uzun yada kısa vadede korunmasında kamu yararı olması durumunda dahi üçüncü derece arkeolojik sit alanı olarak tescil için yeterli görüldüğü, bilimsel varsayımlar sonucunda kültür varlığı veya kalıntısı bulunma olasılığı olan alanlardan olduğu belirtilen, I. Derece arkeolojik sit alanı olarak tespit edilen alan ile etkileşim içinde olduğu anlaşılan alanların III. Derece arkeolojik alanı olarak tescil edilmek suretiyle korunmasında kamu yararı olduğu, Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararında hukuka aykırılık olmadığı sonucuna ulaşılarak Dairemizin 18/09/2024 tarihli, E:2024/1368, K: 4845 sayılı kararı ile Bölge İdare Mahkemesinin ... tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile Kurul Kararının davacının ruhsat sahasını da kapsayan alanın III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmesine ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır Şerhi Konulmasına İlişkin kısmının iptali yolunda verdiği kararın bozulmasına karar verildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, Bölge İdare Mahkemesinin işbu kararı dayanak alınarak verilen yargılamaya konu Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır. <br> Öte yandan; davalı idare tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan 08/08/2024 tarihli yazı ile Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararı ile Müze Müdürlüğü tarafından yapılan kazı ve temizlik çalışmaları sonucunda tespit edilen 15 adet mezar yapısı ile Kurul Müdürlüğü uzmanları tarafından tespit edilen 36 adet mezar yapısının 2863 sayılı Kanun kapsamında kültür varlığı özelliği göstermesi nedeniyle karar ekinde bulunan haritada belirtilen alanın I ve III. Derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline karar verildiği, Tek Tek Dağları I. ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Geçiş Dönemi Koruma ve Kullanma Şartlarının belirlendiği, Kurul Kararı ekinde yer alan 1/50000 ölçekli haritada yer aldığı şekli ile I. Derece arkeolojik sit alanı olarak tespit edilen alanların sayısında meydana gelen artış ile etkileşim içinde olduğu alanların yeniden III. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edildiği, yapılan yeni tespit bağlamında alınan bu karar uyarınca da; Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı Kararı ile Tek Tek Dağları III. Derece Arkeolojik Sit Alanı sınırları içerisinde yeni maden ocağı açılması talebinin uygun olmadığına karar verildiği görülmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Davanın; davacı şirketin, Şanlıurfa ili, Merkez, ... Köyünde uhdesinde bulunan 99.95 hektarlık alana sahip ve ruhsat süresi 25/09/2018-25/09/2028 tarihleri arasında olan ... sicil numaralı II (a) grubu maden işletme ruhsatlı sahada kalker madenine ilişkin üretim ve işletme faaliyetleri devam ederken, anılan, maden işletme ruhsatlı sahayı da kapsayan alanın Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla "Alan-1, Alan-2, Alan-3 ve Alan-4 bölgelerinin" Tek Tek Dağları Mezar Yapıları I. Derece Arkeolojik Sit Alanı" olarak tesciline ve " I. Derece Arkeolojik Sit Alanındadır şerhi konulmasına, 52.991.609,60 m² alanın da" Tek Tek Dağları Neolitik Dönemi III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tesciline ve " III. Derce Arkeolojik Sit Alanındadır" şerhi konulmasına karar verildiği, bu alanların koruma ve kullanma şartlarına ilişkin esasların belirlendiği, söz konusu alanda bulunan kalker ocağı ve kırma eleme tesisleri ile sit alanı sınırları içerisinde henüz faaliyete geçmemiş diğer tesislere geçici faaliyet belgesi ya da çevre izni verilmesinde 2863 sayılı Kanun kapsamında sakınca olup olmadığının sorulması neticesinde, dava konusu işlemle, sit alanı sınırları içerisinde yeni ÇED ve çevre izni verilmesinin uygun olmadığına, hali hazırda bulunan taş ocaklarının faaliyetlerinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine açıldığı, dava konusu işlemin 658 sayılı İlke Kararında yer alan, III. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak tescil edilen alanlarda, taş, toprak, kum vb. alınmamasına, kireç, taş, tuğla, mermer, kum, maden vb. ocaklarının açılmamasına, toprak, curuf, çöp, sanayi atığı ve benzeri malzemenin dökülmemesine ilişkin hüküm dikkate alınarak tesis edildiği görülmektedir.<br> 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 57. maddesi kapsamında, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar alma yetkisi, koruma bölge kuruluna ait olmakla birlikte, Kanun arkeolojik sit alanlarına ilişkin koruma kullanma koşullarının, arkeolojik sit alanı ilan edilen alanlarda, hangi faaliyetlerin yapılıp, hangi faaliyetlerin yapılamayacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, 3. derece arkeolojik sit alanlarında, madencilik faaliyeti yapılamayacağına ilişkin düzenlemenin 658 sayılı İlke Kararında yer aldığı anlaşılmakta olup, söz konusu sınırlamanın kanunla düzenlenmesi gerektiği, 658 sayılı İlke Kararında yer alan sınırlama nedeniyle, uyuşmazlık konusu alanda madencilik faaliyeti yapılamayacağına ilişkin Koruma Bölge Kurulu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, işlemin kısmen iptaline ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyoruz. <br><br></font></p></body></html>

ruhsat