<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/1064 E. , 2025/61 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2024/1064<br>Karar No : 2025/61 <br><br>DAVACI : … Odası (… Şubesi) <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALILAR : 1- … / …<br> 2- … Başkanlığı / … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Mülkiyeti hazineye ait, Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin ifrazı ile oluşan … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 17.11.2023 tarihli ve 7809 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan ve 18.11.2023 tarih ve 32373 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait uyuşmazlık konusu taşınmazın, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; ''resmi kurum alanı'' olarak planlandığı, taşınmazın bu fonksiyonunun ''sağlık tesis alanı'' olarak değiştirilmesine yönelik yapılan imar planı değişikliklerinin yargı kararıyla iptaline karar verildiği, daha sonra özelleştirme kapsam ve programına alınan 26 dönüm taşınmazın, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen imar planları ile 16 dönümünün ''resmi kurum alanı'', 10 dönümünün ''ticari alan'' olarak planlandığı, resmi kurum alanı olarak planlı kısmı üzerinde … Bölge Adliye Mahkemeleri hizmet binası'' yapıldığı, ''ticari alan'' olarak planlanan kısmına yönelik açılan dava neticesinde ise Danıştay Altıncı Dairesi'nin 05.10.2015 tarih ve E:2013/824, K:2015/5497 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, dava konusu imar planları ile önceki yargı kararlarında belirtilen iptal gerekçelerine aykırı olarak taşınmaza ''ticari alan'' kullanımı getirildiği, bu durumun anayasaya aykırı olduğu, söz konusu kullanımın bölgedeki hem otopark ihtiyacını hem de trafik yükünü artıracağı, Antalya'nın artan kamusal ihtiyacının karşılanabilmesi için yeni kamu hizmet alanları yaratılması gerekirken mevcut kamu alanlarının rant amaçlı satıldığı, özellikle yeni kurulacak mahkemeler nedeniyle Antalya Adliyesinin yeni yer arayışında olduğu bir durumda bu ve benzeri kent merkezinde kalmış çok değerli taşınmazların imar planı değişikliği ile alışveriş merkezi yapılmak üzere ''ticari alan'' kullanımı getirilerek satılmasında kamusal yarar bulunmadığı, dava konusu imar planı değişikliklerinin detaylı bilimsel araştırma yapılmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu hazırlandığı, imar planı değişikliği yapılmasını zorunlu kılan bir neden bulunmadığı, değişiklik gerekçesinin anlaşılamadığı, kaldırılan resmi kurum alanı yerine eşdeğer bir alan ayrılmadığı, alana getirilen yeni kullanım kararı ile ilgili ulaşım etütleri ile ulaşım master planı kapsamında bilimsel bir değerlendirme yapılmadığı, söz konusu planlamanın ileride telafisi güç sıkıntıların ve çözümsüzlüklerin yaşanmasına neden olacağı, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı şekilde gerçekleştirildiği ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVALI İDARELERİN SAVUNMASININ ÖZETİ : Davanın süresinde açılmadığı, davanın açılmasında davacıların hukuki menfaatinin bulunmadığı, dava dilekçesinde yer alan taleplerin açık olmadığı, planlama alanının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ''kentsel yerleşik alan'', 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında ''mevcut konut alanı - yüksek yoğunluklu (301-600 ki/ha)'' kullanımında kaldığı, uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmının ticari alan olarak planlanmasına yönelik Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 05.10.2015 tarih ve E:2013/824, K:2015/5497 sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, taşınmazın ''ticari alan'' kullanımı getirilen kısmının plansız ve atıl durumda kalması üzerine kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ilkesi kapsamında, kamu yararının arttırılması amacıyla, ekonomik anlamda devlete ait olan arazilere değer katılmasının hedeflendiği ve bu amaçla yargı kararında belirtilen iptal gerekçeleri de göz önünde bulundurularak plan değişikliklerinin yapıldığı, söz konusu değişiklikler hazırlanırken çevre ve imar bütünlüğünün göz önünde bulundurulduğu, taşınmazın batısında Akdeniz Üniversitesinin kampüs alanı, doğusunda kamu kurumları ve konut siteleri bulunduğu, bölgede atıl kalmış çok küçük bir alana faydalı alan kullanımı verilerek mevzuata aykırı olarak yürütülen işlemlerden dolayı oluşan kamu zararının az da olsa telafi edildiği, bölgede imar planı dahilindeki tüm maliklerden %45 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak oluşturulması gereken ''resmi kurum alanı'' kullanımlarının hiç faydalı alan kullanımı verilmeden hazine parsellerinden karşılandığı, eşitlik ilkesine aykırı olarak özel mülkiyete tanınan imar haklarının hazine mülkiyetindeki kamu arazilerine tanınmadığı, taşınmaz için önceki imar planlarında belirlenen yapılaşma koşulları üçte biri oranında azaltılarak hem bölgedeki kamu görevlilerine hem de konut sitelerine hizmet edebilecek ''ticaret alanı'' kullanımı önerildiği, taşınmazın hem ana güzergahlara hem de ara yollara cephesi bulunduğundan imar planları ile getirilen kullanım kararının bölgeye trafik yönünden olumsuz bir etkisinin olmayacağı, plan notları ile ticaret alanında doğacak otopark ihtiyacının parsel içerisinde karşılanacağı hüküm altına alınarak yargı kararlarının yerine getirildiği, taşınmazın üzerinde bugüne kadar bir tesis yapılmadığı, kamu kurum alanı olmadığı, atıl kalan bu alanın kente ve bölgede yaşayan nüfusa kazandırılmasının hedeflendiği, dava konusu imar planı değişikliklerinin planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı ileri sürülerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk olup, davalı idarece yukarıda özetlenen yargı kararının gerekçeleri göz önünde bulundurulmadan ve Adalet Bakanlığı'nın görüşü dikkate alınmadan, taşınmaza yargı kararıyla iptaline karar verilen önceki imar planındaki ''ticaret alanı'' kullanım kararının aynı şekilde yeniden getirildiği, yalnızca bu alan için öngörülen ''E:3.00 Hmax:10 kat'' yapılaşma koşulları değiştirilerek ''E:1.00 Yençok:10 kat'' olarak belirlendiği, kesinleşmiş yargı kararının tam anlamıyla uygulanmadığı, Dairemizin iptal kararında belirtilen hukuka aykırılıkların giderilmediği ve yargı kararının gereklerinin yerine getirilmediği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin ifrazı ile oluşan ... ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin 17.11.2023 tarih ve 7809 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan, 18.11.2023 tarih ve 32373 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.<br>3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.<br>Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükmü yer almış, 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı, hükme bağlanmıştır.<br>3194 sayılı İmar Kanununun 9. ve Ek 3. maddelerinde, özelleştirme programına alınmış arsa ve arazilerin plan değişikliklerinin hazırlanmasında Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının, onaylanmasında Cumhurbaşkanlığının yetkili ve görevli olduğu, bu plan değişikliklerinin, ilgili kuruluşlardan görüş alınması suretiyle çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." kuralına yer verilmiştir.<br>Mevcut imar planları varken bu planların kapsamında bulunan bazı parseller için kullanım kararlarında değişiklik yapmanın plan değişikliği niteliğinde olduğu mevzuatta açıklanmıştır. Yine mevzuat gereği özelleştirme programına alınan taşınmazlarla ilgili olarak, özelleştirme idaresinin, sadece bu taşınmazları kapsayacak şekilde, sınırlı alanda ve özelleştirmenin amacı doğrultusunda plan yapma yetkisi bulunmakla beraber bu planların, çevre ile kopuk mevzi imar planı şeklinde değil, mevcut olan planların bütünü ve doku dikkate alınarak, İmar Kanunu ve bu Kanun'a göre çıkarılan yönetmeliklere uygun hazırlanması, bu kapsamda planlama teknikleri ve ilkeleri uyarınca, sınırlı alanda getirilen kullanım kararının ve plan değişikliği onay sınırının yürürlükte olan plan paftasında gösterilmesi, plan açıklama raporunda da yapılan değişikliğin plan bütününde doğuracağı sonuçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim yürürlükteki İmar Kanununda mevzi imar planı kavramına yer verilmemiş, ayrıca Kanun'un 9. ve Ek 3. maddesinde, bu plan değişikliklerinin, ilgili kuruluşlardan görüş alınması suretiyle çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu suretle planlamadan beklenen amaca uygun olarak arazilerin genel kullanış biçimlerinin, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerinin, yerleşme ve sektörler arasındaki ilişkilerin, sosyal ve teknik donatı alanlarının, ulaşım sisteminin, bağlantılarının ve yapılan değişikliklerin bir bütünlük içinde görülmesi ve planlanması mümkündür. Başka bir deyişle yapılan imar planı değişikliğinin, onaylı imar planları ile bütünleştirilmesi ve sosyal ve teknik alt yapı ve mevcut doku ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir.<br>Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, taşınmazın Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı, Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarihli, … sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle de imar planında resmî kurum alanında kalan taşınmazın bir bölümünün ticari tesis alanına dönüştürüldüğü, anılan plan değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 05.10.2015 tarih ve E:2013/824, K:2015/5497 sayılı kararıyla, Antalya Adliye Sarayının yanında yer alan bu taşınmaza Adliye tarafından yoğun bir şekilde ihtiyaç duyulmasına rağmen, bu işlevi yerine getirmek üzere resmî kurum alanı olarak kamusal kullanıma ayrılmış bir taşınmazın bir bölümünün ticaret alanına dönüştürülmesinine yönelik imar planı değişikliğinde planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına uygunluk bulunmadığı gerekçesine de yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01.06.2016 tarih ve E:2016/1957, K:2016/2316 sayılı kararı ile onandığı, taşınmazın, dava konusu imar planlarında önceki imar planlarında olduğu gibi yine ticaret alanı olarak planlandığı, öte yandan Danıştay Altıncı Dairesinin ara kararı üzerine, Adalet Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığınca verilen cevaptan, Antalya ilinde yargı hizmetlerinin artan mekan talebini karşılamak üzere taşınmaza ihtiyaç bulunduğu ve Adalet Bakanlığının talebinin devam ettiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Kanunun yukarıda içeriği yazılı 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararlarına uyması bir zorunluluk olduğundan, yargı kararının gereğinin yerine getirilmemesine ilişkin dava konusu planlarda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Öte yandan özelleştirme kapsam ve programında kalan taşınmaza ilişkin imar planlarının, onaylı imar planları ile bütünleştirilmediği, sosyal ve teknik alt yapı ve mevcut doku ile ilişkilendirilmediği, Adalet Bakanlığının ihtiyacı ve talebi göz önünde bulundurulmadan hazırlanarak onaylandığı anlaşıldığından, anılan planlarda bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle, dava konusu imar planlarının iptalinin gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br>Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait 26.654,00 m2 yüzölçümlü, Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin ifrazı ile oluşan … ada, … parsel sayılı taşınmaz; 15.02.2008 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında; ''kamu kurum alanları'', 20.10.2003 tarihinde kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında; ''kısmen karayolları tesis alanı, kısmen adliye'' olarak planlanmış, taşınmazın ''karayolları tesis alanı'' fonksiyonunun ''özel sağlık tesis alanı'' olarak değiştirilmesine yönelik 13.06.2005 tarihinde kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemlerin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 10.11.2008 tarih ve E:2004/1426, K:2006/989 sayılı kararı ile onanmıştır.<br>Uyuşmazlık konusu taşınmaz, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. <br>Daha sonra, 09.10.2017 tarihinde onaylanan Antalya-Burdur Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında; ''kentsel yerleşik alan'', 10.10.2022 tarihinde onaylanan Antalya 1/25.000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planında; ''mevcut konut alanı - yüksek yoğunluklu (301-600 ki/ha)'' olarak planlanan taşınmazın Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile önceki kullanım kararları ''alt merkezler'' ve ''kamu kurum alanı'', 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile ''kısmen ticaret alanı E:3.00 Hmax:10 kat (9.062,69 m2), kısmen resmi kurum alanı (adliye) (1.286,21 m2), kısmen 10 metre enkesitli yol (1.286,21 m2) olarak değiştirilmiş, söz konusu imar planlarının ''ticaret alanı'' olarak planlanan kısmına yönelik açılan dava neticesinde dava konusu işlemlerin iptali yolunda Danıştay Altıncı Dairesince verilen 05.10.2015 tarih ve E:2013/824, K:2015/5497 sayılı karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01.06.2016 tarih ve E:2016/1957, K:2016/2316 sayılı kararı ile onanmıştır.<br>Söz konusu iptal kararı üzerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 17.11.2023 tarihli ve 7809 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan ve 18.11.2023 tarih ve 32373 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile taşınmazın önceki imar planında ''ticaret alanı'' olarak planlanan kısmı yine ''ticaret alanı'' (8.980,92 m2) olarak planlanmış, bu alana ait yapılaşma koşulları ise bu kez E:1.00 Yençok:10 kat olarak belirlenmiştir. Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının; 04.12.2023-03.01.2024 tarihleri arasında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise 11.12.2023 - 10.01.2024 tarihleri arasında Muratpaşa Belediye Başkanlığı tarafından askıya çıkartılması üzerine, davacı tarafından 05.02.2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü yer almaktadır.<br> İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almaktadır. <br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.<br> 3194 sayılı Kanun'un 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır.<br> Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına, yine aynı Yönetmelik'in 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir. <br>3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir.<br>4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu'nun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;<br> a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,<br>b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,<br>c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,<br>d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,<br>e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,<br>f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Yukarıda açıklandığı üzere, taşınmaza dava konusu imar planları ile aynı kullanım kararı (ticaret alanı) getiren imar planlarına karşı açılan davada Dairemizce verilen 05.10.2015 tarih ve E:2013/824, K:2015/5497 sayılı kararda; ''.. keşif sırasında dosyaya ibraz edilen belgelerden; … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adalet Bakanlığına gönderilen … tarihli, … sayılı yazıda, Antalya Adalet Sarayının mevcut haliyle ihtiyaçları karşılayamayacak hale geldiği, Adliyenin kuzey tarafındaki taşınmaza inşa edilecek Bölge Adliye Mahkemesi binasına ek hizmet binası olarak ihtiyaçlarının bulunduğu, adliyenin kapasitesinin gelecekte artırılmak istenmesi durumunda bu taşınmazın uzun yıllar ihtiyaca cevap verebileceği, bu nedenle … ada … parsel sayılı taşınmazın Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satışından vazgeçilerek Adalet Bakanlığına tahsisinin sağlanmasının istenildiği görülmüştür.<br>...Bu durumda; dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile dava konusu taşınmaza ilişkin getirilen ticaret kullanımının, … Bulvarından başlayarak kuzey-güney doğrultusunda Dumlupınar Bulvarı boyunca uzanarak Hürriyet Caddesi-Gazi Bulvarı kavşağı kuzeyine kadar belirlenen “Kamu Kurum Alanları” arazi kullanım kararı kümeleşmesini bozması, bu aks üzerinde yer seçmiş mevcut kamu kurumlarının konumlarının korunması ve ulaşım bağlantılarının güçlendirilmesi yoluyla erişilebilirliği yüksek hale getirilmiş bir idari merkez oluşturma stratejisini değiştirmesi, kamu kurum alanlarının liman faaliyetleri ile ilişkilendirilmesi yoluyla kentin batı büyüme koridorunu güçlendiren planlama politikasını zedelemesi, diğer kentsel arazi kullanım kararları ile ilişkileri dikkate almaması, ulaşım kararları üzerindeki etkilerin etüt edilmemesi, ulaşım ve otopark gereksiniminin teknik gerekçelerle ve bilimsel kanıtlarla ortaya konmaması, dava konusu idari işlem tarihinden sonra onaylanan kent bütününe ilişkin 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonunda dava konusu imar planı değişikliği kararlarını kapsamaması nedeniyle, planlamanın ve plan değişikliklerinin yerleşmenin doğal ve coğrafi verilerinin ve diğer arazi kullanım kararları ile ilişkilerinin bütünleşik bir biçimde ele alınması ve plan kararlarının bu çerçevede oluşturulması gerektiği halde parsel ölçeğinde arazi kullanım dengelerini değiştirecek plan kararları üretilmesi, ilgili kurum görüşlerinin dikkate alınmadan plan değişikliği yapılmış olması, Antalya Adliye Sarayının yanında yer alan bu taşınmaza Adliye tarafından yoğun bir şekilde ihtiyaç duyulmasına rağmen, bu işlevi yerine getirmek üzere resmî kurum alanı olarak kamusal kullanıma ayrılmış bir taşınmazın bir bölümünün ticaret alanına dönüştürülmesine yönelik olarak Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile uygun görülen uyuşmazlık konusu 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına uygunluk bulunmamaktadır.'' gerekçelerine yer verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01.06.2016 tarih ve E:2016/1957, K:2016/2316 sayılı kararı ile onandığı görülmüştür.<br> Dairemizin 07/05/2024 tarih ve E:2024/1064 sayılı ara kararı ile uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için gerekli görüldüğünden, dava dışı Adalet Bakanlığından; Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin bitişiğinde yer alan mülkiyeti hazineye ait uyuşmazlık konusu taşınmaza Bakanlığın ihtiyacı olup olmadığının sorulmasına karar verilmesi üzerine, Adalet Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın 11.06.2024 tarihinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderdiği cevabı yazısında özetle; Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun hakim atamasıyla Antalya ilinde kurulan yeni mahkemelerin faaliyete başlayacağı, bugün itibarıyla bile ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalan mevcut binaların kurulan yeni yargı birimlerinin faaliyete geçmesiyle tamamen yetersiz hale geleceği, Antalya ilindeki yargı birimlerinin ek bina ihtiyacının karşılanması, kurumsal bütünlüğün bozulmaması ve kamu yararı amacıyla uyuşmazlık konusu taşınmazın Bakanlık kullanımına tahsisi için hazineye devri hususunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığından birçok kez talepte bulunulduğu ancak bu konuda herhangi bir gelişme sağlanamadığı, uyuşmazlık konusu Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin ifrazı ile oluşan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza Antalya ilinde yargı hizmetlerinin artan mekan talebini karşılamak üzere Bakanlıkça ihtiyaç bulunduğu belirtilmiştir.<br>Dava konusu imar planlarına ait plan açıklama raporunda; ''...çevredeki mevcut yapılaşmaya dikkat edilerek imar bütünlüğü sağlanmaya çalışılmıştır. Planlama alanının güney kısmı, Antalya Adalet Sarayının burada yer almasından dolayı resmi kurum alanı (adliye) olarak planlanmıştır. Planlama alanının kuzey kısmı bulunduğu konum ve çevresinde ihtiyacı karşılayacak herhangi bir alışveriş merkezinin bulunmaması nedeniyle ''ticaret alanı'' olarak planlanmıştır. Ticaret alanı ve resmi kurum arasında 10 metrelik yaya yolu ayrılmıştır.'' açıklamalarına yer verilmiştir.<br> Dava konusu imar planlarına ait plan açıklama raporu, Dairemizce verilen ara kararına Adalet Bakanlığınca verilen cevabı yazı ile dosyada yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Dairemizin yukarıda özetlenen iptal kararından sonra Adalet Bakanlığı'nın uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin ihtiyaç durumunda (ihtiyacının devam ettiği) ve bölgedeki taşınmazların durumunda herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır.<br> Bu durumda, Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk olup, davalı idarece yukarıda özetlenen yargı kararının gerekçeleri göz önünde bulundurulmadan ve Adalet Bakanlığı'nın görüşü dikkate alınmadan, taşınmaza yargı kararıyla iptaline karar verilen önceki imar planındaki ''ticaret alanı'' kullanım kararının aynı şekilde yeniden getirildiği, yalnızca bu alan için öngörülen ''E:3.00 Hmax:10 kat'' yapılaşma koşulları değiştirilerek ''E:1.00 Yençok:10 kat'' olarak belirlendiği, kesinleşmiş yargı kararının tam anlamıyla uygulanmadığı, Dairemizin iptal kararında belirtilen hukuka aykırılıkların giderilmediği ve yargı kararının gereklerinin yerine getirilmediği sonucuna ulaşıldığından dava konusu imar planlarında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamıştır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu Mülkiyeti hazineye ait, Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin ifrazı ile oluşan … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 17.11.2023 tarihli ve 7809 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan ve 18.11.2023 tarih ve 32373 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...- TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,<br>4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, <br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>
ruhsat