<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/3261 E.  ,  2023/650 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2022/3261<br> Karar No : 2023/650<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Yapı Endüstrisi San. ve Tic. A.Ş. <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... İdaresi Başkanlığı-... <br>VEKİLİ : Av. ... <br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen ve uhdesinde kalan "Adıyaman Merkez 363 Adet Konut, Bir Adet Ticaret Merkezi ile Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İşi"ne ilişkin olarak hakediş ödemeleri üzerinden kesinti suretiyle tahsil edilen 257.231,26-TL damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Danıştay Dokuzuncu Dairesince verilen bozma kararına uyarak dosyayı yeniden incelemek suretiyle; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 117 ve devamı maddeleri ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" başlıklı 73.maddesinin değerlendirilmesinden, görülmekte olan davada, "hata" sözcüğünden ve "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılar" tanımlamasından neyin anlaşılması gerektiğinin yoruma muhtaç olup olmadığının saptanması ve ayrıca maddi olaya konu yapının bu saptamalara uygun "münferit yapı" kabul edilip edilemeyeceğinin belirlenmesinin önem arz ettiği, hata sözcüğünden, belli bir istenç veya eylemde amaçlananın dışında farklı bir sonucun elde ediliğinin ilk bakışta ve hemen anlaşılması durumunun kast edildiği, münferit sözcüğünün ise, bir olayın veya düşüncenin kendine sıkı sıkıya bağlı özelliklerinin bulunduğu hususunu belirtmek için kullanıldığının açık olduğu, o halde, "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılar"dan anlaşılması gerekenin ne olduğunu tayin etmede, neye istinaden "münferit" olduğuna bakmak gerektiği, bunun da yeni yapının eski yapının kendine has özelliklerini taşıyıp taşımadığına bağlı bulunduğu, dolayısıyla, Adıyaman Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararı ile "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" içerisinde kaldığı belirtilen "Adıyaman Merkez 363 Adet Konut, Bir Adet Ticaret Merkezi ile Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İşi"nin tamamının ya da içerdiği bazı yapıların eski binalara ait özelliklere bağlı kalınarak yapıldığı yönünde bir iddiada bulunulmamasının yanı sıra, bu işin, eski yapı veya yapılara ait özelliklere bağlı kalınmadan yapılması halinde de 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesindeki kısmi istisnadan faydalanılabileceği sonucuna varmanın yorum yapmadan ilk bakışta ve hemen elde edilebilecek bir sonuç olmadığı, bu durumda, mevzuatın ve işe konu önceki ve yeni yapıların durumunun yorumlanmasını gerektiren olayda, 213 sayılı Kanun'un düzeltme şikayet hükümlerinin uygulanması mükmün olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Vergi Mahkemesi kararının aynı gerekçe ve nedenlerle ve yukarıda yer verilen ek gerekçe de eklenmek suretiyle uygun görüldüğü belirtilerek davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Olayda, alınmaması gereken verginin tahsilinden dolayı vergi hatası bulunduğu, istinaf başvurularındaki iddiaların temyize konu kararda dikkate alınmadığı belirtilerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY: <br> Davacı şirket tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen ve uhdesinde kalan "Adıyaman Merkez 363 Adet Konut, Bir Adet Ticaret Merkezi ile Alt Yapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı İşi"ne ilişkin olarak hakediş ödemeleri üzerinden kesinti suretiyle tahsil edilen 257.231,26-TL damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun'un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır. <br> 5393 sayılı Belediye Kanununun "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" başlıklı 73. maddesinin birinci fıkrasında belediyelerin, belediye meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabileceği ; altıncı fıkrasında kentsel dönüşüm ve gelişim alanları içinde yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç kamuya ait gayrimenkullerin harca esas değer üzerinden belediyelere devredileceği, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılarda ilgili vergi, resim ve harçların dörtte biri alınacağı belirtilmiştir.<br> 5393 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinin gerekçesinde de sağlıksız ve hızlı kentleşmenin ülkemizin önemli sorunlarının başında geldiği, kentlerimizin özellikle ülkemizin batı bölgelerinde aşırı şekilde büyüdüğü fakat buna uygun sosyal imkanlarla donatılmadığı, büyük kentlerde trafik, hava kirliliği, yetersiz konut, çarpık yapılaşma, alt yapı hizmetleri ve benzeri sorunların acilen çözüm beklediği, bu düşünceden hareketle büyükşehir belediyeleri ve nüfusu 50.000'in üzerinde belediyelerin kentin gelişimine uygun konut alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları ve sosyal donatılar oluşturmak, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak ve restore etmek amacıyla kentsel gelişim alanları ilan etme ve uygulayabilmelerine imkan vermenin kaçınılmaz olduğu, maddenin bu amaçla düzenlendiği yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta; temyize konu kararda, dava konusu işin dosyada yer alan belgelerden kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen bölge içerisinde kaldığının anlaşıldığı belirtildikten sonra 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun kısmi vergi istisnasına ilişkin 73/6 maddesindeki "yıkılarak yeniden yapılacak münferit yapılar" ifadesinde yer alan "münferit" kelimesinin anlamından yola çıkılarak anılan madde kapsamında kısmi istisnadan faydalanabilmek için dava konusu yapım işi ile inşa edilen yeni yapıların eski yapıların kendine has özelliklerini taşıması gerektiği yönünde yapılan yorumla söz konusu işin tamamının ya da içerdiği bazı yapıların eski binalara ait özelliklere bağlı kalınarak yapıldığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı, ayrıca, işin, eski yapı veya yapılara ait özelliklere bağlı kalınmadan yapılması halinde de anılan maddedeki kısmi istisnadan faydalanılabileceği sonucuna varmanın yorum yapmadan ilk bakışta ve hemen elde edilebilecek bir sonuç olmadığı, mevzuatın ve işe konu önceki ve yeni yapıların durumunun yorumlanmasını gerektiren olayda, 213 sayılı Kanun'un düzeltme şikayet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı şeklindeki ek gerekçe de belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür.<br> Yukarıdaki maddenin ve gerekçesinin birlikte değerlendirilmesinden; yeni yapının yapılacağı alanın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanında yer alması ve bu alanda yer alan mevcut (eski) yapının yıkılarak yeni bir yapının inşa edilmesi koşullarının gerçekleşmesi halinde yapılacak bu yapılarla ilgili alınması gereken vergi, harç ve resmin 3/4'lük kısmının tahsil edilmeyeceğinin kurala bağlandığı, kısmi istisnadan faydalanabilmek için başka bir şartın öngörülmediği, inşa edilen yeni yapıların tamamının veya bazılarının yıkılan eski yapıların kendine has özelliklerini taşıması gerektiği yönünde bir kurala yer verilmediği anlaşılmaktadır.Ayrıca, sağlıksız ve hızlı kentleşmenin yol açtığı sorunları gidermek amacıyla ilan edilen kentsel dönüşüm ve gelişim alanlarında inşa edilecek yapılarda eski yapıların özelliklerine bağlı kalınmasının şart koşulmasının Kanunla tanınan bir hakkın yorumla daraltılması anlamına geleceği de açıktır.<br> Olayda,dava konusu işe ilişkin alanın Adıyaman Belediyesinin ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclis Kararı ile "Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı" içerisinde kaldığı, söz konusu işe ilişkin sözleşmeden de yıkım işlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmış olup, dava konusu olayda, 5393 sayılı Kanun'un 73. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi nedeniyle, 208.296,00-TL tutarındaki damga vergisinin dörtte üçlük kısmının düzeltme-şikayet hükümleri kapsamında vergilendirme hatası olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Bu durumda,dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında söz konusu vergilerin dörtte birine isabet eden kısım yönünden hukuka aykırılık, diğer kısımlar yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br> 2. ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının dava konusu işlemin davacının hakedişlerinden kesinti suretiyle tahsil olunan damga vergilerinin dörtte üçüne isabet eden miktara ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA;<br> 3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan ... -TL maktu harç alınmasına; <br> 4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

resim