<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2022/4797 E.  ,  2023/2724 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2022/4797<br>Karar No : 2023/2724 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR: <br>1- … Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Dış Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ: Av. …<br> <br>2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, belgesiz satışı, defter ve beyanlarına yansıtmadığı giderleriyle kanunen kabul edilmeyen gideri olduğundan bahisle vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/01-03 dönemi için resen tarh edilen geçici vergi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; yalnızca muhasebe kayıtlarında yer alan üç hesabın hesap hareketlerine dayandığı, kurumun ortaklarının şahsi banka hesaplarının incelendiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeye ilgili raporlarda yer verilmediği, kayıt dışı hasılat olarak tespit edilen tutarların ne şekilde tahsil edildiğine yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığı, kayıt dışı satışı olan ürünlerin ilgili firma tarafından ne şekilde temin edildiği yönünde herhangi bir araştırmaya ve bilgiye yer verilmediği, ortakların ya da mükellefin borç alacak ilişkisini ortaya koyan muhasebe kayıtlarından hareketle ilgili hesap tutarları kadar mükellef kurumun kayıt dışı hasılat elde ettiği sonucuna varılamayacağından vergi ziyaı cezasının kayıt dışı haslattan kaynaklanan kısmının hukuka aykırı olduğu, ücret ödemelerinin şirketin belgesiz satışlarından kaynaklandığı halde gelir hesaplarına alacak kaydı yapmadan işletmenin hesaplarına alındığı ve hizmetli veya işçilerin sigorta ödemelerinin gider olarak indirilebileceği, ortaklar adına yapılan sağlık sigortası ödemelerinin ise indirilebilecek giderler arasında sayılmadığı anlaşıldığından geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bu kısımlardan kaynaklan kısmının hukuka uygun olduğu, mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilemeyeceği ve böylece ihbarnamelerde yer almaması gerektiğinden dava konusu geçici vergi asıllarında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2013 yılında tebliğ edilerek kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI:Davacı tarafından, mahkeme kararında uluslararası sözleşmelere aykırı olarak verildiğinden kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI:Davalı idare tarafından, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının hukuka uygun olduğu, vergi tekniği raporunda somut tespitlere yer verildiği, hukuka aykırı olarak verilen kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararına yöneltilen temyiz istemi Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 25/12/2019 tarih ve E:2019/1284, K:2019/1236 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kapsamı dışında kalan hükümlerinin temyiz incelemesinin yapılması için Kurulca Dairemize gönderilen dosyada Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü iddialar temyize konu kararın vergi ziyaı cezalı geçici vergi aslına ilişkin hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. <br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Vergi Ödevi'' başlıklı 73. maddesinde; ''Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Yine 141. maddesinin 4. fıkrasında, ''Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir'' düzenlemesine yer verilmiştir.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7338 sayılı Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe giren 38. maddesiyle değişen 339. maddesinde; “Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz. Birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihi dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.<br>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmüne yer verilmiştir. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay'ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacı adına 2008/12 dönemine ilişkin olarak kesilen ve 16/08/2013 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşen 6.510 TL tutarındaki vergi ziyaı cezasının 2014 yılı için tekerrüre esas alındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu olayda vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanması yerinde olmakla birlikte, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değişen hâlinin, düzenlemenin önceki hâline göre davacının lehine olduğu ve davacı lehine ortaya çıkan bu yeni hukuki durum karşısında, bir ceza kanunu müessesesi olan "lehe olan kanun hükmünün uygulanması" ilkesinin vergi hukukunun niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanabileceği hususu göz önüne alındığında, uyuşmazlıkta vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle artırılan kısımların tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezası tutarını her bir dönem için (6.510TL) aşmaması gerekmektedir.<br>Bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik kapsamında görüldüğünden, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür uygulanarak artırılmasına ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmın oybirliğiyle, geçici vergi aslına ilişkin kısım Üye … ve Üye …'in karşı oylarıyla oyçokluğuyla ONANMASINA, tekerrür yönünden davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca Üye …'in karşı oyuyla oyçokluğuyla düzeltilerek ONANMASINA,<br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, <br>5.Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,<br>6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/05/2023 tarihinde karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.<br>Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.<br>Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkca belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır. <br>Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerektiğinden, Vergi Dava Dairesi kararının geçici vergi aslı yönünden bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.<br> <br><br>(XX) KARŞI OY : <br>Temyize konu edilen kararın verilme tarihinden sonra, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrasının 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle değişik halinde, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.<br>Buna göre, kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası yönünden, "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'la değişik halindeki, artırım tutarının kesinleşen (tekerrüre esas alınan) cezadan fazla olamayacağı yolundaki düzenleme göz önünde bulundurulmak suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan nedenle, hüküm fıkrasında değişikliğe yol açan bu durum, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmadığından kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısımlarına dair hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.</font></p></body></html>

resim