<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1590 E. , 2023/1858 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2022/1590<br>Karar No : 2023/1858 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Turizm A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı - …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antalya İli, Kemer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan ruhsatlı yapıda, ruhsat ve eki mimari projesine aykırı toplam 5253,92 m² imalat yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı şirkete toplam 3.438.033,30 TL para cezası verilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Kemer Belediye Encümeni kararı ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsata aykırı imalatların yıkımına ilişkin … tarihli ve … sayılı Kemer Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu verilen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 22/06/2020 tarihli yapı tatil zaptında tespit edilen hususların yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırılık teşkil ettiği, söz konusu uygulamaların tadilat kapsamı dışında esaslı değişiklikler olup ruhsat gerektirdiği, hesaplanan aykırı alanın idarece doğru tespit edildiği, temel para cezasına esas alınan yapı sınıf grubu ile arttırım nedenlerinin de mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda; İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemlere dayanak alınan izinsiz imalatların 06/03/2017 tarihinde düzenlenen yapı tatil tutanağı ile tespit edilerek, … tarihli, … sayılı encümen kararı ile işlem tesis edildiği, söz konusu aykırılıklar giderilmeksizin taşınmaz hakkında 01/02/2018 tarihli yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği, daha sonra ise 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca taşınmaz hakkında 27/06/2019 tarihli yapı kayıt belgesi düzenlendiği ve aykırılıkların yapı kayıt belgesi ile yasal hale geldiği, hakkında 2017 yılında işlem tesis edilen ve daha sonra yasal hale gelen aykırılıklara dayanarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiştir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; davaya konu taşınmaz hakkında 01/02/2018 tarihli yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği, bu tarihte taşınmaz üzerinde herhangi bir aykırı imalatın söz konusu olamayacağı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen yapı kayıt belgesinin ise 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılan ruhsatsız ya da ruhsata aykırı imalatları kapsadığı, dava konusu aykırılıkların ise bu tarihten sonra yapıldığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br> MADDİ OLAY : <br> Antalya İli, Kemer İlçesi, Beldibi Mahallesi, 104 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan ruhsatlı yapıda, ruhsat ve eki mimari projesine aykırı toplam 5253,92 m² imalat yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı şirkete toplam 3.438.033,30 TL para cezası verilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Kemer Belediye Encümeni kararının ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsata aykırı imalatların yıkımına ilişkin … tarihli ve … sayılı Kemer Belediye Encümeni kararının tesis edilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "yapı kullanma izni" başlıklı 30. maddesinde; "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27. maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.<br> Aynı Kanun'un 32. maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur..." hükmü yer almaktadır.<br> Anılan Kanun'un 42. maddesinin birinci fıkrasında ise; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, ikinci fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmıştır. <br> Aynı Kanun'a 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile eklenen Geçici 16. maddesinde ise; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir, hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden; ruhsatlı yapıların tamamlanması halinde, mal sahibinin müracaatı üzerine ilgili idare tarafından yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti yapılarak, yapı kullanma izin belgesi düzenleneceği, yine ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, bu nedenle, para cezasının miktarının belirlenebilmesi için öncelikle; bu hususların yapı tatil tutanağı ile tespitinin yapılması gerektiği, bunun için de, para cezasına esas alınan yapı tatil tutanağında, ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa aykırılıktan etkilenen alanın nasıl belirlendiğinin ortaya konulması, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı imalatın hangi yapı grubu ve sınıfına girdiğinin tespit edilmesi ve buna göre yapının sınıfı ve cinsi esas alınarak temel ceza miktarının hesaplanması, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen artırım sebeplerinin varlığı halinde artırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam para cezasının bulunması ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar para cezası olarak verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.<br> Ayrıca; yapı sahiplerinin devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılması, ruhsatsız yapıların belli bir harç karşılığında kayıt altına alınarak iskân verilmesi amacıyla getirilen ve "imar barışı” olarak adlandırılan uygulamadan ise 31/12/2017 tarihinden önce inşa edilmiş ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıların/yapıya eklenen imalatların faydalanabileceği anlaşılmaktadır. <br> Dava konusu taşınmazla ilgili olarak, davalı idare tarafından düzenlenen 06/03/2017 tarihli yapı tatil tutanağı ile; +5,50 metre yüksekliğindeki bodrum katta 10 adet masaj odasına ilave olarak güvenlik holünün bulunduğu yere 2 adet toplam 49,30 m² oda yapıldığı, +5,50 metre yüksekliğindeki bodrum kat masaj odalarının üst kısmına h=2,62 metreden itibaren çelik kontrüksiyon malzeme ile bölünerek oluşturulan üst kata 12 adet oda ilave edildiği (12 oda toplam 160,65 m²), 28 metrekarelik 3 adet toplantı salonu 2,70 m x 4,50 m, 2,60 m x 4,50 m ve 2,60 m x 4,50 m ebatında 3 adet oda olarak, diğer toplantı odası 2,40 m x 3,50 m, 5,50 m x 3,50 m olarak 2 oda şeklinde düzenlendiği, yapılan değişikliğin 79 m² olduğu, yukarıda sayılan imalatların kaba inşaatlarının tamamlandığı, elektrik ve mekanik tesisat döşeme işlemlerinin devam ettiği, otelin bodrum kat diğer bölümünde mutfak ve alacarte restorant bölümünde imalatın devam ettiği, onaylı projesinde kese odası, sauna, ılıklık olarak ayrılan bölümün 7,40 m x 3,45 m x 6,40 m ebatında 8 metre boyunda 3 ayrı oda olarak bölündüğü, onaylı projesinde teknik oda yanında bulunan bay-bayan wc'lerin teknik odaya yapıldığı, otelin orta kısmında -0,50 kotunda bulunan ara boşlukta 21,35 m x 6,55 m = 139,84 metrekarelik beton atılmadığı ve açık bırakıldığı, bahçe kotunda onaylı projesinde bulanan 28 m x 15 m = 420 metrekare ebatındaki havuzun 610 metrekare yapıldığı, 11,50 m x 10,00 m ebatındaki aqua park havuzunun yerinde yapıldığı, 5,00 m x 7,00 m = 35 metrekare olan çocuk havuzunun 52,25 metrekare olarak yapıldığı, otel bloğunun ön tarafında onaylı projesinde bulunmayan 18,00 m² ve 71,40 m² olmak üzere toplam 89,40 m² ilave havuz yapıldığı, zemin katta ise; onaylı projesinde + 5,50 m yüksekliğindeki katın 2-8 aksları arasında bulunan odaların üzerine 2,62 m yüksekliğinde çelik tabliye yapılarak 22 adet oda ilavesi yapıldığı, ilave yapılan alanın 477,40 m² olduğu, onaylı projesinde + 5,50 m yüksekliğindeki katın 13-19 aksları arasında bulunan odaların üzerine 2,62 m yüksekliğinde çelik tabliye yapılarak 22 adet oda ilavesi yapıldığı, ilave yapılan toplam alanın 477,40 m² olduğu, çatı katında ise; +12,60 kotunda çatı katında kullanılmayan çatı arasında 2-4, N-T aksı arasında onaylı projesinden farklı olarak 8 adet oda ilavesi yapıldığı, ilave alanın 108,78 m² olduğu, +12,60 aksının karşısında 5-7, N-T aksı arasında onaylı projesinden farklı olarak 8 adet oda ilavesi yapıldığı, ilave alanın 108,78 m² olduğu, +12,60 aksının karşısında 14-16, N-T aksı arasında onaylı projesinden farklı olarak 8+8 adet oda ilavesi yapıldığı, ilave alanın 108,78 m² olduğu, yine +12,60 aksının karşısında 17-19, N-T aksı arasında onaylı projesinden farklı olarak 8+8 adet oda ilavesi yapıldığı, ilave alanın 108,78 m² olduğu tesbit edilerek, 15/03/2017 tarihli, 108 sayılı encümen kararı ile para cezası verildiği görülmüştür.<br> Anılan taşınmaz hakkında davalı idare tarafından 01/02/2018 tarihinde yapı kullanma izin belgesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ise 27/06/2019 tarihli yapı kayıt belgesi düzenlendiği anlaşılmıştır.<br> Dava konusu işlemlere dayanak alınan 22/06/2020 tarihli yapı tatil tutanağında ise; -5,50 kotunda bodrum katta 7-3 aksları arasında kalan sığınak alanının teknik odaya ilave edilerek fonksiyon değişikliği yapıldığı, 1-2 aksları arasında kalan sığınak ve toprak alanın oda ve koridor kullanımına dönüştürüldüğü, ayrıca ön kısmına teras yapıldığı, sığınak masaj odaları, spa dinlenme odaları, toplantı salonu ve jimnastik salonu olarak gösterilen alanlarda fonksiyon değişikliği yapıldığı, -5,50 kotunda 1-U aksları arasında bulunan oda kullanım alanları kadar üzerinde bulanan asma tavanın ilave odalara dönüştürüldüğü, zemin katta; +0,50 kotunda 5-8 aksları ile O-P ve L-M aksları, 13-16 aksları ile L-M ve O-P aksları arasında kalan boşluğun odalara dönüştürüldüğü, +3,25 kotunda 5-8 aksları O-P ve L-M aksları, 13-16 aksları ile L-M ve O-P aksları arasında kalan boşlukların odalara dönüştürdüğü, tutanak ekindeki krokide 7 ile gösterilen taralı alanların +0,50 kotunda olması gerekirken +3,25 kotuna getirilerek odalara dönüştürüldüğü, +6,00 kotu ve + 9,30 kotunda 5-8 aksları ile O-P ve L-M aksları, 13,16 aksları ile L-M ve O-P aksları arasında kalan boşluğun odalara dönüştürüldüğü, çatı katında ise; +12.60 kotunda N-T aksları ile 13-19 aksları arasında kalan kullanılmayan çatı arası olarak gösterilen alanların odalara dönüştürüldüğü tespitlerine yer verilerek, dava konusu işlemler tesis edilmiştir.<br> Bu durumda; söz konusu yapı hakkında tesis edilen 01/02/2018 tarihli yapı kullanma izin belgesi düzenlenmeden önce, idare tarafından yapılması gereken, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediği yolundaki tespit işlemleri de getirtilmek suretiyle, başta 06/03/2017 tarihli yapı tatil tutanağındaki tespitler olmak üzere, dosyada mevcut, adli yargı yerince ve Antalya İl Yapı Denetim Komisyonu tarafından yapılan tespitlerin, dava konusu işlemlere dayanak olan 22/06/2020 tarihli yapı tatil tutanağındaki tespitlerle karşılaştırılarak, söz konusu imalatlardan hangilerinin yapı kullanma izin belgesinden önce, hangilerinin yapı kullanma izin belgesinden sonra yapıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemlere dayanak alınan yapı tatil tutanağındaki aykırılıkların yapı kullanma izin belgesi verildikten sonra yapılıp yapılmadığı açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmak üzere bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. <br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/02/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br>KARŞI OY (X):<br> Dosyanın incelenmesinden; Antalya İli, Kemer İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan ruhsatlı yapıda, ruhsat ve eki mimari projesine aykırı toplam 5253,92 m² imalat yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacı şirkete toplam 3.438.033,30 TL para cezası verilmesine ilişkin … tarihli ve … sayılı Kemer Belediye Encümeni kararı ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca ruhsata aykırı imalatların yıkımına ilişkin … tarihli ve … sayılı Kemer Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> 3194 sayılı İmar Kanunu'na 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile eklenen Geçici 16. maddesinde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir...Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir..." hükümleri yer almıştır.<br> Diğer taraftan, yukarıda aktarılan 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında "Yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş ise de; işlemin tesis edildiği tarihteki maddi ve hukuki olayın esas alınmasına ilişkin idari yargının temel usul kuralı uyarınca, idari işlem tarihinden önce 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesine göre yapı kayıt belgesi alınması durumu bulunan uyuşmazlıklarda yapılacak değerlendirme ile "Yapı tatil zaptı/yıkım/para cezası" işlemleri tesis edildikten sonra ve bu işlemlere karşı açılan dava devam ederken yapı kayıt belgesi alınması durumu bulunan uyuşmazlıklarda yapılacak değerlendirmenin ayrı ayrı ortaya konulması gerekmektedir.<br> Buna göre, olayda olduğu gibi yapı kayıt belgesi bulunan taşınmazlar için (yapı kayıt belgesi düzenlendikten sonra) idarelerce 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca "yapı tatil zaptı/yıkım/para cezası" işlemlerinin tesis edilemeyeceği, bahsedilen müeyyidelerin uygulanabilmesi için ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvurularak yapı kayıt belgesinin iptal ettirilmesi gerektiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının olumsuz işlemlerinin idari yargıda dava konusu edilebileceği, yapı kayıt belgesi iptal ettirilmediği ve yapıda değişiklik tespit edilmediği sürece anılan müeyyidelerin hiçbirinin uygulanamayacağı, buna karşın bahsedilen müeyyidelerin uygulanmasından sonra yapı kayıt belgesi alınması durumunda ise ilgililerin başvurusu üzerine ancak belediye encümenlerince uygun görülüp kabul edilmesi halinde müeyyidelerin ortadan kaldırılabileceği, bu işlemlerin de idari yargıda dava konusu edilebileceği anlaşılmaktadır.<br> Bakılan davada ise davacı tarafından yapı kayıt belgesi alındıktan sonra idarece müeyyide uygulandığı görüldüğünden, yapı kayıt belgesi ile yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olan kullanım hakkına müdahale olup, dolayısıyla davalı idarece yapı kayıt belgesinin iptali yoluna gidilmeden tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br> Daha sonra davalı idarece yapı kayıt belgesinin iptal ettirilmiş olması halinde ancak yeniden tesis edilecek işlemler ile bahsedilen müeyyidelerin uygulanmasının önünde engel kalmamaktadır.<br>Yine, 3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesinde, "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir." kuralı, 30. maddesinde; "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (...) bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz. " hükmü, 32. maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." kuralı yer almıştır.<br>Bu düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanun kapsamına giren yapılar için öncelikle yapı ruhsatının, yapının tamamlanması üzerine de "yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğine" ilişkin yapı kullanma izninin alınmasının zorunlu olduğu, öte yandan, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapıların yıktırılmasına karar verilebilmesi için, "o andaki inşaat durumunun" somut ve ayrıntıya yer verilerek yapı tatil zaptı ile tespit edilmesi, ruhsata aykırı kısmın mühürlenerek inşaatın derhal durdurulması, durdurmanın yapı tatil zaptının yapı yerine asılması ile yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılması üzerine bu tebligatın (yapı tatil zaptının) bir nüshasının muhtara bırakılması, tebliğ edilmiş sayıldığı bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibine yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını isteme hakkının tanınması, ruhsata aykırılık olan yapıdaki bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğunun yapılan inceleme sonunda anlaşılması halinde mührün kaldırılarak inşaatın devamına izin verilmesinin sağlanması, aksi takdirde yapı ruhsatı iptal edilerek ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapının alınacak karar üzerine idarece yıktırılıp masrafının yapı sahibinden tahsil edilmesi yoluna gidilmesi gerektiği açıktır. <br>Bu durumda; mevcut haliyle yapı kullanma izni bulunan yapının, ruhsata aykırı kısımlarının yıkımına karar verilebilmesi için, yapı kullanma izninin iptal edilmesinden sonra karar alınması gerekirken, söz konusu izin iptal edilmeden tesis edilen encümen kararında bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br> Açıklanan nedenlerle; yapı kayıt belgesi bulunan yapıya bu belgenin iptal ettirilmediği sürece idari müeyyide uygulanamayacağı, yine aynı zamanda yapı kullanma izni bulunan yapının söz konusu izin iptal edilmeden yıkım kararı alınamayacağı gerekçeleri ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, Dairemizin çoğunluk kararına katılmıyorum. </font></p></body></html>
resim