<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3743 E.  ,  2023/259 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/3743<br>Karar No : 2023/259 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ... <br> <br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Devlet ormanlarından geçen enerji nakil hattı için 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacı şirkete verilen orman izni nedeniyle ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile söz konusu bedelin süresinden sonra ödendiğinden bahisle gecikme zammı istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı işlemin iptali ve ihtirazi kayıtla ödenen 910.605,39-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile 9.695,77-TL gecikme zammının ödeme tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. ve 9. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,<br>Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin dava dilekçesindeki beyanlarına göre ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin davacı şirkete 18/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği, gecikme zammı istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı işlemin ise 04/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla ödenen tutarların davalı idareden tahsili istemiyle 24/04/2015 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açıldığı, anılan Mahkemenin davanın görev yönünden reddine ilişkin kararının Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmesi üzerine 27/03/2018 tarihinde Mahkemeleri kaydına giren dava dilekçesi ile bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı,<br>İdare mahkemelerinin görevine girdiği halde adli yargıda açılan davada görevsizlik kararı verilmesi üzerine, bu husustaki kararın kesinleşmesinden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca otuz gün içerisinde idare mahkemelerinde dava açılabileceği, bu durumda görevsiz yargı yerine başvuru tarihinin idare mahkemesine başvuru tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği,<br>Davacı şirket tarafından, ilave ağaçlandırma bedeli ile gecikme zammının 02/05/2014 ve 22/07/2014 tarihlerinde ihtirazi kayıtla ödenmesi üzerine ödenen tutarların davalı idareden tahsili istemiyle 24/04/2015 tarihinde adli yargıda dava açıldığından, davanın bu kısmı yönünden dava açma tarihinin adli yargıda açılan davanın tarihi olan 24/04/2015 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, adli yargıda açılan davada ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin işlem ile gecikme zammı istenilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmediğinden davanın bu kısmı yönünden dava açma tarihinin Mahkemelerinde açılan işbu davanın tarihi olan 27/03/2018 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği,<br>Bu durumda, altmış günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın her iki kısmında da süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 14/06/2022 tarih ve E:2020/5759, K:2022/4124 sayılı kararıyla;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7., 8. ve 9. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,<br>Davacı şirketten ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin işlem ile gecikme zammı istenilmesine ilişkin işlem yönünden;<br>Temyizen incelenen kararın davacı şirketten ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile gecikme zammı istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı işleme yönelik kısmının usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği,<br>İhtirazi kayıtla ödenen 910.605,39-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile 9.695,77-TL gecikme zammının ödeme tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemi yönünden;<br>Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde ise, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verildiği,<br>Anayasa'nın 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmişse de; Anayasa'nın 40. maddesine 03/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'la eklenen 2. fıkrada, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmünün yer aldığı, söz konusu hüküm ile; Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk haline getirildiğinin anlaşıldığı,<br>Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 910.605,39-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile 9.695,77-TL gecikme zammının davalı idareden tahsili talepli alacak davasının görevsiz ... Asliye Hukuk Mahkemesinde 24/04/2015 tarihinde açıldığı, anılan Mahkemenin davanın görev yönünden reddine ilişkin kararının kesinleşmesi üzerine 27/03/2018 tarihinde İdare Mahkemesinde dava açıldığı, İdare Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine de görevli Mahkemenin Uyuşmazlık Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla belirlendiğinin görüldüğü,<br>Hak arama özgürlüğünün korunmasını amaçlayan anayasal düzenleme doğrultusunda, davacının hangi yargı merciine başvuracağını bilmemesi ve uzun bir yargılama süreci sonucunda görevli yargı yerinin Uyuşmazlık Mahkemesi kararıyla belirlenmesi nedeniyle, davanın bu kısmına ilişkin olarak, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçeleriyle,<br>...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı şirketten ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile gecikme zammı istenilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı işleme yönelik kısmının onanmasına, ihtirazi kayıtla ödenen 910.605,39-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile 9.695,77-TL gecikme zammının ödeme tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine yönelik kısmının bozulmasına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ihtirazi kayıtla ödenen 910.605,39-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile 9.695,77-TL gecikme zammının ödeme tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemi yönünden davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece dava konusu işlemlerin tebliğ tarihinin araştırılmadığı, yalnızca beyanına dayalı olarak tebliğ tarihinin tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemlerin kendilerine tebliğ edilmediği, bu nedenle dava açma süresinin henüz başlamadığı, ödeme tarihinden itibaren süresi içerisinde adli yargıda haksız yere tahsil edilen paranın iadesi talebini içeren bir dava açıldığı, bu davada verilen görevsizlik kararı üzerine 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca otuz gün içinde İdare Mahkemesinde dava açıldığı, İdare Mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesi üzerine görevli mahkemenin Uyuşmazlık Mahkemesi kararıyla belirlendiği, adli yargıda açılan davanın süresinde olması nedeniyle işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin lafzi yorumuyla davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Devlet ormanı üzerinde enerji nakil hattı tesisi yapılması için, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacı şirkete 13/01/2014 tarihinde kesin izin verilmiştir.<br>Daha sonra tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile 1.092.726,49-TL ağaçlandırma bedelinin bir ay içerisinde davalı idareye ait banka hesaplarına yatırılması istenilmiştir.<br>Bu işlem davacı şirkete 18/02/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.<br>Söz konusu bedel, davacı şirket tarafından 02/05/2014 tarihinde banka hesabına ihtirazi kayıtla yatırılmış ve ödeme dekontu aynı gün davalı idareye sunulmuştur.<br>Ağaçlandırma bedelinin süresinden sonra ödendiğinden bahisle tesis edilen ...tarih ... sayılı işlem ile 9.695,77-TL gecikme zammının davalı idareye ait banka hesaplarına yatırılması istenilmiştir.<br>Bu işlem davacı şirkete 04/07/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.<br>Söz konusu bedel, davacı şirket tarafından 22/07/2014 tarihinde davalı idareye ait banka hesabına ihtirazi kayıtla yatırılmıştır.<br>Davacı şirket tarafından 24/04/2015 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde menfi tespit ve istirdat davası açılmış, davalı idareye ilave ağaçlandırma bedeli borcunun bulunmadığının tespiti ile ihtirazi kayıtla ödenen 1.092.726,49-TL ağaçlandırma bedelinden aslında ödenmesi gereken 154.339,90-TL ile bu tutar üzerinden hesaplanan %18 KDV'nin mahsubu neticesinde kalan 910.605,39-TL'nin ödeme tarihi olan 02/05/2014 tarihinden itibaren, davalı idareye gecikme zammı borcu bulunmadığının tespiti ile ödenen 8.216,75-TL ana para ve 1.479,02-TL KDV olmak üzere toplam 9.695,77-TL'nin ödeme tarihi olan 22/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.<br>... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve bu karar, ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak 31/01/2018 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Bunun üzerine, 07/02/2018 tarihinde ... İdare Mahkemesinde temyizen incelenen dava açılmıştır.<br>Öte yandan, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve bu karar, istinaf yoluna başvurulmaksızın 12/07/2018 tarihinde kesinleşmiştir.<br>Söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine davacı şirket vekili tarafından, adli ve idari yargı mercileri arasında doğan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle son görevsizlik kararını veren ... İdare Mahkemesine başvurulması sonucunda ... İdare Mahkemesince, ilk görevsizlik kararını veren yargı merciine ait dava dosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiş ve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenilmiştir.<br>Uyuşmazlık Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğuna karar verilmesi üzerine ... İdare Mahkemesince davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Anayasa'nın "Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11.maddesinde, "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır." hükmüne ve "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36.maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6.maddesinde, "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." denilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde,<br>"1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.<br>2. Bu süreler;<br>a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,<br>b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği;<br>Tarihi izleyen günden başlar.<br>3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.<br>4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.";<br>"Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde,<br>"Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir.<br>2. Adli yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir.";<br>"İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde,<br>"İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükümlerine yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta ısrar noktası, davanın ihtirazi kayıtla ödenen 910.605,39-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile 9.695,77-TL gecikme zammının iadesine karar verilmesi istemine yönelik kısmının süresinde olup olmadığına ilişkindir.<br> Israr kararı ile davanın esastan görüşülmeyerek usuli bir kararla reddedilmesi söz konusu olup, bu haliyle konunun mahkemeye erişim hakkı bağlamında da değerlendirilmesi önem arz etmektedir.<br>Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hâle getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilecektir (Anayasa Mahkemesi (AYM), Selin Mirkelam Başvurusu, B. No:2013/7472, 07/01/2016, § 41). Aynı şekilde, usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından görülmesi bakımından bir çeşit engel hâline gelmesi durumunda da mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiş olacaktır (AYM, Saniye Çolakoğlu Başvurusu, B. No:2014/5702, 12/07/2016, § 25).<br>Bu kapsamda dava konusu uyuşmazlık değerlendirildiğinde;<br>İdari yargıda istirdat davası şeklinde bir dava türü olmamakla birlikte, kişilerden herhangi bir kamu alacağının istenilmesine ilişkin idari işlemin tesis edilmesi üzerine bu işleme karşı dava açılmamış olsa dahi, söz konusu kamu alacağının idareye ödenmesinden sonra, ödeme tarihinden itibaren altmış gün içinde haksız yere ödendiği ileri sürülen miktarın iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılabileceği tartışmasızdır. Bu istemle açılan davaların ise idari işlemden kaynaklanan tam yargı davası niteliğinde olduğunun kabulü gerekmektedir.<br>Uyuşmazlıkta;<br>- Davacı şirketten ilave ağaçlandırma bedeli istenilmesine ilişkin işlem ile gecikme zammı istenilmesine ilişkin işlemde başvuru yolu ve süresinin belirtilmediği gibi ödeme aşamasında da davacı şirkete bu yönde bir bilgi verilmemiş,<br>- Davacı şirket tarafından, hak düşürücü sürelere uygun olarak ödeme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde adli yargıda istirdat davası açılmış,<br>- Adli yargıda açılan istirdat davasında, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiş,<br>- Bunun üzerine İdare Mahkemesinde açılan davada, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ve bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş,<br>- Davacı şirket vekili tarafından, adli ve idari yargı mercileri arasında doğan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesinin istenilmesi üzerine dosya Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiş ve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenilmiş, adli yargıdaki davanın açıldığı tarihten yaklaşık dört yıl sonra Uyuşmazlık Mahkemesi kararıyla uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.<br>Buna göre, adli yargıdaki davanın açıldığı tarihten yaklaşık dört yıl sonra uyuşmazlığı çözmekle idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmasının hukuk sürecinin aşırı karmaşıklığına kanıt oluşturduğu, bu karmaşıklığın yargıya başvuru süresinin nasıl hesaplanacağını da karmaşık hale getirmesi nedeniyle davacı şirketin davasını idari yargıda süresinde açmasını imkansız hale getirdiği, adli yargıda verilen görevsizlik kararının 31/01/2018 tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, 07/02/2018 tarihinde İdare Mahkemesinde açılan işbu davanın 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen otuz günlük dava açma süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, adli yargıda açılan davanın bir yıllık istirdat davası süresinde açıldığı ve bu davada verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine otuz günlük dava açma süresi içerisinde İdare Mahkemesinde dava açıldığı hususları ile hangi yargı yoluna başvurulacağı konusundaki karmaşıklık göz önünde bulundurulduğunda, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesi olan "Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." şeklindeki kuralın, işbu davada uygulanmasının aşırı katı ve şekilci bir yorum olacağı ve uyuşmazlığın kendine has özellikleri dikkate alındığında adil yargılanma hakkı ile mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğurabileceği sonucuna varılmıştır.<br>Bu itibarla, ödeme tarihinden itibaren altmış gün içerisinde İdare Mahkemesinde dava açılmaması nedeniyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br>2. Davanın ihtirazi kayıtla ödenen ...-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile ...-TL gecikme zammının iadesine karar verilmesi istemine ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br>4. Kesin olarak, 16/02/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br>KARŞI OY<br>X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun dava açma süresini düzenleyen 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde, idari işlemin bildirim tarihini izleyen günden itibaren altmış gün olduğu kurala bağlanmıştır.<br>2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasında ise, "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." hükmü yer almaktadır.<br>Uyuşmazlıkta ısrar noktası, davanın ihtirazi kayıtla ödenen 910.605,39-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile 9.695,77-TL gecikme zammının iadesine karar verilmesi istemine yönelik kısmının süresinde olup olmadığına ilişkindir.<br>İdari yargıda istirdat davası şeklinde bir dava türü olmamakla birlikte, kişilerden herhangi bir kamu alacağının istenilmesine ilişkin idari işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açılmamış olsa dahi, söz konusu kamu alacağının idareye ödenmesinden sonra, ödeme tarihinden itibaren altmış gün içinde haksız yere ödendiği ileri sürülen miktarın iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılabileceği tartışmasızdır.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından ağaçlandırma bedelinin 02/05/2014 tarihinde, gecikme zammının ise 22/07/2014 tarihinde ödendiği, söz konusu tutarların ödenmesi üzerine 24/04/2015 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinde istirdat davası açıldığı, bu davada verilen görevsizlik kararının 31/01/2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine de 07/02/2018 tarihinde İdare Mahkemesinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu bağlamda, 2577 sayılı Kanun'un 7. ve 9. maddeleri birlikte yorumlandığında; kişilerden herhangi bir kamu alacağının istenilmesine dair işlem tesis edilmesi üzerine, söz konusu kamu alacağının idareye ödenmesinden sonra, ödeme tarihinden itibaren altmış gün içinde haksız yere ödendiği ileri sürülen miktarın iadesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerlerinde açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen tam yargı davalarında, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren, otuz günlük süre içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ve bu davada görevsiz mahkemeye başvuru tarihinin idari yargı merciine başvuru tarihi olarak kabul edileceği açıktır.<br>Somut olayda, davacı şirket tarafından ağaçlandırma bedelinin 02/05/2014 tarihinde, gecikme zammının ise 22/07/2014 tarihinde ödendiği, Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki davanın ise 24/04/2015 tarihinde açıldığı dikkate alındığında görevsiz mahkemeye başvuru tarihi idari yargı merciine başvuru tarihi olarak kabul edileceğinden, ödeme tarihlerinden itibaren altmış günlük süre geçtikten sonra açılan davada süre aşımı bulunmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın ihtirazi kayıtla ödenen 910.605,39-TL ilave ağaçlandırma bedeli ile 9.695,77-TL gecikme zammının iadesine karar verilmesi istemine ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. <br></font></p></body></html>

resim