<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">13. Daire 2017/2211 E. , 2023/391 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2017/2211<br>Karar No:2023/391<br><br>TEMYİZ EDEN<br>(DAVACILAR) : 1-…, …, 72-…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>MÜDAHİLLER <br>(DAVALI YANINDA) : 1- …<br> 2- …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: İzmir ili, Karaburun ilçesi sınırları içerisinde yer alan Karaburun RES projesi için verilen … tarih ve … sayılı üretim lisansının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile mezkûr lisansın iptal edilmesi üzerine, lisans sahibi dava dışı Lodos Karaburun Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin … tarih ve … barkod numaralı başvurusu üzerine yapılan değerlendirmeler neticesinde, iptal edilen lisansın devamı niteliğinde, 29/05/2008 tarihinden geçerli olmak kaydıyla üretimde iken faaliyeti durdurulan 120 MW tesis kurulu gücündeki 50 adet mevcut türbin için … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla verilen .. tarih ve … sayılı üretim lisansının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen .. gün ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işleme dayanak alınan Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısında, ... İdare Mahkemesi kararının Karaburun RES projesine ait mevcut "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına ilişkin olmadığı, söz konusu proje ile ilgili bu konuda daha önce verilen görüşlerin geçerli olduğu hususlarına yer verildiği görüldüğünden, Mahkemelerinin 17/06/2016 tarihli ara kararı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan; "1- Dava konusu üretim lisansı kapsamında yer alan 50 adet türbin koordinatlarının, (mülga) İzmir İl Çevre ve Orman Müdürülüğü'nce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının dayanağı olan proje tanıtım dosyasında yer alan koordinatlarla örtüşüp örtüşmediğinin sorulmasına, eğer örtüşmüyorsa söz konusu değişikliklerden sonra 50 adet türbinle ilgili olarak yeniden bir değerlendirme yapılıp yapılmadığının sorulmasına, 2- Dava konusu işleme gerekçe gösterilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 05.06.2015 tarih ve 9071 sayılı yazısının, dava konusu üretim lisansı kapsamında yer alan 50 adet türbin için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" anlamı taşıyıp taşımadığının sorulmasına, 3- Dava konusu üretim lisansı kapsamında yer alan 50 adet türbin ile ilgili olarak "Çevresel Etki Değerlendirmesi" yönünden, dava konusu üretim lisansı düzenlenmeden önce yeniden bir karar alınmasının gerekip gerekmediğinin sorulmasına" karar verildiği, ara kararına Bakanlıkça verilen cevapta, rüzgâr türbinlerinin ÇED Yönetmeliği kapsamındaki değerlendirme eşiğinin kurulu güçleri ile ilişkilendirildiği, bahse konu projenin kurulu gücünde ve türbin sayısında ise artış değil, azalma olduğu, bu bağlamda dava konusu üretim lisansı kapsamında yer alan 50 adet türbin koordinatlarının, (mülga) İzmir İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının dayanağı olan proje tanıtım dosyasında yer alan koordinatlarla örtüştüğü, ayrıca … tarih ve … sayılı yazının dava konusu üretim lisansı kapsamında yer alan 50 adet türbin için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" anlamı taşıdığı ve bu konuda ayrıca bir karar alınmasına gerek bulunmadığı ifadelerine yer verildiği, öte yandan; Karaburun RES projesi için (mülga) İzmir İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın reddine dair kararın Danıştay Ondördüncü Dairesi'nin 15/10/2015 tarih ve E:2014/10434, K:2015/7541 sayılı kararıyla onandığı, dava konusu işleme dayanak alınan Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemine karşı ise dava açılmadığının anlaşıldığı, bu durumda, 2005 yılında verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına esas projede her bir türbin için 1,5 MW olmak üzere 166 adet türbin için toplam 249 MW kurulu güç öngörüldüğü, ... İdare Mahkemesi'nin iptal kararından sonra şirket tarafından yapılan lisans başvurusu sonrasında ise, toplam 50 adet türbin ile 120 MWm/120 MWe kurulu gücünde faaliyet göstermek üzere lisans verildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan sorulan görüş üzerine lisans talebinin, 2005 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" kararına esas projedeki toplam türbin sayısı ve kurulu gücü aşmadığı için ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirildiğinin bildirildiği, bu işleme karşı açılan bir davanın da bulunmadığı dikkate alındığında, anılan şirkete söz konusu 50 adet türbin için üretim lisansı verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı yazısının "ÇED Gerekli Değildir Kararı" anlamına geleceği iddiasının ÇED mevzuatına açıkça aykırı olduğu, bahsi geçen yazı tarihinde yürürlükte olan 25/11/2014 tarihli ÇED Yönetmeliği'nin 15, 16 ve 17. maddelerinde "ÇED Gerekli Değildir Kararı" almak için izlenmesi gereken yasal prosedürün açıkça izah edildiği, gerçekte hiç var olmamış bir santral sahası için 2005 yılında verilmiş "ÇED Gerekli Değildir" kararının ve ona atıf yapan mezkûr kurum görüşünün, aradan 10 yıl geçtikten sonra türbin sayıları, koordinatları ve santral sahası tamamıyla farklı bir hâle gelen proje ve onun dava konusu lisanınsa hukuki dayanak kazandırmasının gerçeklerle ve hukukla bağdaşamaz nitelikte olduğu, sadece 47 türbin için değil, toplam 97 türbin için de ÇED sürecinin başlatılması gerektiği, ortada geçerliliğini koruyan … tarih ve … sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı bulunmaz iken, yatırımcı firmanın işbu dava konusu üretim lisansının hukuki dayanağını oluşturan 97 türbinlik projesi için sonradan aldığı 05/11/2015 tarih ve 4022 sayılı "ÇED Olumlu Kararı"nın da iptal edildiği, lisans alınabilmesi için Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği kapsamında gerekli olan kararın alınmasının şart olduğu, bu kararı alamayan şirketin üretim faaliyeti göstermesinin mümkün olmadığı, …. İdare Mahkemesi’nin iptal ettiği … tarih ve … sayılı lisans ile bu lisansın devamı mahiyetindeki dava konusu … tarih ve … sayılı üretim lisansında yer alan 50 adet türbin koordinatlarının birbirleri ile aynı olduğu, ancak bu iki lisansın da verilme gerekçesini oluşturan … tarih ve … sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararındaki türbin koordinatlarının tamamıyla farklı olduğu, dava dilekçemizde sunulan haritalardan da görüleceği üzere dava konusu lisansa derç olunmuş türbin koordinatları ile ÇED Gerekli Değildir kararına dayanak olan proje tanıtım dosyasındaki türbin koordinatlarının uyumsuz olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin çevre mevzuatı uyarınca gerekli başvuruları yaparak yetkili kurumlardan RES Projesi ile ilgili “ÇED Gerekli Değildir” belgesini aldığı ve süresi içerisinde Kuruma sunduğu, davacının çevre ile alakalı iddialarının bu davanın konusunu oluşturamayacağı, davanın yöneltileceği hasmın da kendileri olmadığı, verilen lisanslara ya da yapılan lisans tadillerine esas teşkil eden "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Gerekli Değildir" kararlarının yürürlükteki Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ya da İl Valilikleri bünyesinde teşkilatlanmış İl Şehircilik Müdürlükleri tarafından verildiği, işbu projeye ilişkin konunun anılan Yönetmeliğin 7. maddesinde düzenlendiği, söz konusu proje hakkında bu kapsamda değerlendirme yapma yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda olduğu, kendilerinin işbu belgelerin mevzuata uygunluğunu değerlendirme veya denetleme yetkisi olmadığı, aksi yaklaşımın idari işbölümü esasına aykırı olacağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısında Ankara 8. İdare Mahkemesi'nin kararı değerlendirilerek “...kararın, projeye ait mevcut ÇED Gerekli Değildir Kararına ilişkin olmadığı anlaşıldığından, söz konusu proje ile ilgili Bakanlığımız ve İzmir Valiliğince verilmiş olan görüşlerin geçerli olduğu”nun ifade edildiği, Lodos Karaburun Elektrik Üretim Anonim Şirketi'nin Karaburun RES projesine ilişkin olarak alınan … tarihli ve … sayılı Kurul Kararında yeniden saha değişikliği tadil işlemi başlatıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısı ile, Karaburun RES projesinin kurulu gücünün 248,9 MWm / 223 MWe olarak değiştirilmesi ve 97 olan türbin sayısının 87'ye (50 türbin işletmede + 37 türbin planlanan) düşürülmesi şeklinde planlanan proje revizyonunun ÇED Yönetmeliği uyarınca uygun görüldüğü, ÇED belgesinin ilk hâlinde proje tanıtım dosyasında verilen koordinatlara göre oluşturulduğu, ancak daha sonra çeşitli gerekçelerle ÇED belgesine işlenen türbin koordinatlarında değişiklik yapılmasının mümkün olduğu, değişikliğin proje konusu iş gereği, mevzuattan kaynaklanan zorunluklarla ya da teknik zorunluluklarla meydana gelebileceği, bu durumlarda proje sahibinin ÇED Yönetmeliği uyarınca işlem tesis edilmesi amacıyla ilgili idari merciye başvuru yapacağı, değerlendirmenin yetkili merci tarafından yapılarak şirkete bildirildiği, şirketin ise belgeyi lisans tadili kapsamında Kuruma sunduğu, Bakanlığın ara karar cevabında … tarih ve … sayılı “ÇED Gerekli Değildir” kararının dava konusu üretim lisansı kapsamında yer alan 50 adet türbin koordinatları ile örtüştüğünün açıkça bildirildiği, 9071 sayılı yazının 50 adet türbin için “ÇED Gerekli Değildir" kararı anlamı taşıdığı ve bu konuda ayrıca bir karar alınmasına gerek bulunmadığının açıkça ifade edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br> Davalı idare yanında müdahiller tarafından, İzmir ili, Karaburun ilçesi sınırları içerisinde, Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş. tarafından planlanan 166 adet türbin ve 249MW kurulu gücündeki Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Projesi ile ilgili olarak mülga İzmir İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından 05/08/2005 tarih ve 3593 sayılı yazı ile "ÇED Gerekli Değildir" kararı verildiği, bu karara karşı açılan davanın reddedilerek kesinleştiği, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan Bakanlığın 9071 sayılı görüş yazısının mezkûr "ÇED Gerekli Değildir" kararı esas alınarak verildiği, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliği kapsamında, dava konusu projeye ait faaliyette olan 50 adet türbin koordinatlarının … tarih … sayılı İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yazısı ile ÇED dosyasına derc edildiği ve kapsam dışı görüşü verildiği, Bakanlığın 9071 sayılı yazısının da bu doğrultuda olduğu, "ÇED Olumlu Kararı" için yatırımcı firma tarafından ÇED Yönetmeliği'nin 24/b maddesine göre bankalar ile yapılan finansman ve kredi görüşmeleri sonucu finans kuruluşları tarafından talep edilmesi üzerine başvurulduğu, bu proje için "ÇED Olumlu Kararı" alınmasının ihtiyari olduğu, bu kararın dava konusu işlemin hiçbir aşamasında dayanak olarak kullanılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacıların temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/01/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
resim