<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1061 E. , 2023/1971 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2020/1061<br>Karar No : 2023/1971 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına,Tasf. Hal. … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinin 19/04/2018 tarihinde davacıya tebliği üzerine davacı tarafından, söz konusu ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle davalı idareye yapılan başvuruya, davalı idare tarafından … tarih ve … sayılı yazıyla verilen cevapta, müdürlükten çıkış tarihinden sonraki dönemler için düzenlenen takip dosyalarının kaldırıldığının bildirildiği ve akabinde 21/05/2018 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşıldığından, dava açılmadan önce davalı idare tarafından takipten kaldırılan … sayılı ödeme emrinin 13, 16,18 ve 26 sırasındaki ve … sayılı ödeme emrinin 42. sırasındaki alacaklar dışındaki alacaklar yönünden ve dava konusu … ve … sayılı ödeme emirleri yönünden dava tarihi itibariyle ortada davacı hakkında tesis edilmiş idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem bulunmadığı, … sayılı ödeme emrinin 15. sırasındaki ve … sayılı ödeme emrinin 42. sırasındaki alacakların şirket müdürü ... tarafından 7143 sayılı kanun kapsamında taksitlendirilip ödendiği anlaşıldığından, ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği, … sayılı ödeme emrinin 13,16,18 sırasında kayıtlı alacakların vade tarihleri 2009 yılı olduğundan, 31/12/2014 tarihi itibariyle tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu, söz konusu alacaklarının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve …,…, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin 28/09/2009 ve 29/06/2010 tarihinde şirkete tebliğ edildiği göz önüne alındığında 31/12/2014 ve 31/12/2015 tarihleri itibariyle zamanaşımı süresi dolan amme alacakları için bu süre zarfında tahsil zamanaşımı süresinin kesilmesine neden olacak bir işlemin idarece tesis edilmediği anlaşıldığından, zaman aşımına uğrayan alacaklar nedeniyle dava konusu … sayılı ödeme emrinin 13,16,18 sırasındaki alacaklarda hukuka uyarlık bulunmadığı, … sayılı ödeme emrinin 26. sırasındaki alacak kısmı yönünden, söz konusu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlenerek 16/09/2013 taihinde tebliği üzerine şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması ve mal bildiriminde bulunulmaması üzerine asıl borçlu şirket ile ilgili yapılan malvarlığı araştırması ile şirkete ait 4 adet aracın olduğu tespit edildiği, davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu şirketin borç tutarına göre değişeceğinden, öncelikle asıl borçlu şirket adına haczedilen araçların satışından sonra tutar olarak ortaya çıkacak vergi borcuna göre davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, belirli olmayan bir amme alacağının davacının malvarlığından tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin anılan kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğu dönemlere ilişkin olarak düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 05/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY : <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde, vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu, 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı'na müracaat edebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.<br>Mezkur hükümlere göre, bir vergilendirmenin düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan bir başvuru suretiyle yargı önüne getirilebilmesi için düzeltme nedeni olarak ileri sürülen hususların, vergi hatası kapsamında mütalaa edilmesi, vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için de ileri sürülen hususun yasada hukuki yoruma yer vermeyecek şekilde açık olarak belirtilmesi gerektiği, düzeltme ve şikayet başvurusunun belirtilen niteliği gereği, ilgiliden istenen vergi, resim, harç ve bunlara ilişkin cezaların ancak, tarh ve tahakkuk aşaması ile ilgili taleplerin bu başvuru kapsamında incelenebileceği, Vergi Usul Kanunu'nun 126. maddesinde, 114. maddede yazılı zamanaşımı dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği, şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresinin; (b) bendinde, ilan yoluyla tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; (c) bendinde, ihbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanun'a göre haczin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı belirtilmişse de, bu düzenlemenin ancak, ihbarname ve ödeme emrinin ilan yoluyla tebliğ edildiği durumlarla sınırlı olarak uygulanmasının mümkün olduğu belirtilerek, sözü edilen hususun dışında Vergi Usul Kanunu 120,122 ve 124. maddelerinde öngörülen ''düzeltme'' ve ''şikayet yolu ile müracaat'', kamu alacaklarının güvenceye bağlanması yahut tahsili amacıyla tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemleri kapsamadığı, dolayısıyla kamu alacağının cebren tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı düzeltme ve şikayet yolu izlenmesine olanak bulunmadığı görülmektedir.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin 19/04/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, ödeme emrine yasal süre içerisinde dava açılmadan önce, belirtilen ödeme emirlerinin kaldırılması için yapılan başvuruların kısmen reddi üzerine bakılan davanın 21/05/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Ödeme emri, kamu alacağı niteliğini kazanmış vergi ve cezaların tahsili amacıyla vergi dairelerinin tahsilat aşamasında yaptıkları işlemlerdendir. 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan bu işleme karşı 213 sayılı Kanun'la getirilen bir düzenleme olan düzeltme ve şikayet yolunun kullanılmasına hukuki olanak bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı tarafından düzeltme ve şikayet başvurusu kapsamında ileri sürülen iddialar, ancak ödeme emrine karşı süresi içerisinde açılan davalarda ileri sürülebilir.<br>Bu durumda; ödeme emrine karşı düzeltme ve şikayet yolunun kullanılmasına hukuki imkan bulunmadığından, davayı 213 sayılı Kanun'da belirtilen düzeltme hükümleri çerçevesinde değerlendirerek karara bağlayan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.</font></p></body></html>
resim