<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/12299 E.  ,  2023/2867 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2019/12299<br>Karar No : 2023/2867 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı/ …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DİĞER DAVALI İDARE : … Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesince verilen 23/12/2015 tarihli, E:2014/3451, K:2015/7739 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı Orhangazi Belediye Başkanlığı tarafından, kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Bursa İli, Orhangazi İlçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, davalı idarelerin hatalı işlemleri sonucunda komşu … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapmasına sebebiyet verildiğinden bahisle uğradığını ileri sürdüğü 37.545,00 TL tutarındaki zararın 02.04.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Bursa İli, Orhangazi İlçesi, ... Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza 21.02.1992 tarihinde malik olan davacı tarafından, davalı … Belediyesi'nden 31.7.1992 tarihli imar durumu belgesi alındığı, söz konusu belgeye dayanılarak proje hazırlattırıldığı, projeye uygun olarak yine davalı … Belediyesi'nden 18.9.1992 tarihli yapı ruhsatı alındığı ve davalı idare görevlisince inşaata başlanılıp başlanılmadığının 1.10.1992 tarihinde mahallinde kontrolünün yapılıp ruhsat ve eklerine uygun olarak yapıldığının tespit edildiği, 18.10.1993 tarihinde ise yapı kullanma izin belgesinin alındığı anlaşıldığından, ortaya çıkan dava konusu zarardan tüm bu süreci kontrol etmekle yükümlü olan davalı … Belediye Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. <br>… Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında binanın değerinin 37.545,00-TL olduğu belirlenmiştir.<br>Davalı … Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı aplikasyon krokisinin büroda hazırlandığı nazara alındığında herhangi bir sorumluluğu olmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü ile 37.545,00-TL'nin davanın açıldığı tarih olan 19.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Orhangazi Belediye Başkanlığı tarafından davacıya ödenmesine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne ilişkin kısmı yönünden ise reddine, karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu olayda sorumluluğunun bulunmadığı, sorumluluğun tamamen Tapu ve Kadastro Müdürlüğünde olduğu iddialarıyla temyize konu kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> <br> MADDİ OLAY : Davacıya ait … ada, … parsel sayılı taşınmaza komşu … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde, davacı tarafından, Kadastro Müdürlüğü elemanlarınca düzenlenen 28/07/1992 tarihli aplikasyon krokisindeki mülkiyet sınırları esas alınmak suretiyle ve … tarihli, … sayılı yapı ruhsatına dayanılarak, uyuşmazlığa konu zararın meydana gelmesine neden olan yapının inşaasına başlanıldığı, söz konusu inşaatın bitirilmesi üzerine, davacıya, davalı belediye tarafından 18.10.1993 tarihinde yapı kullanma izin belgesi verildiği ve bu tarihten itibaren de davacının bu yapıda ikamet ettiği, … ada, … parsel sayılı taşınmazın hissedarları tarafından yapılan icra takibi üzerine davacının 02.04.2010 tarihinde … Belediye Başkanlığına müracaat ettiği ve idarelerin hatalı işlemleri sonucunda yapısının kendisine ait … ada, … parsel sayılı taşınmaz yerine … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerine yapıldığını öğrendiğini belirterek gerekli işlemlerin yapılmasını istediği, … Belediye Başkanlığının … tarihli, … sayılı cevabi yazısında; "sehven düzenlenen … tarihli, … sayılı yapı kullanma izin belgesinin, 14.04.2010 tarihinde iptal edildiğinin belirtildiği", davacının 26.08.2010 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde … parsel sayılı taşınmazın sahiplerine karşı tapu iptali ve tescil davası açtığı, anılan Mahkemenin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verilerek ve bu kararın da … Hukuk Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararı ile düzeltilmek suretiyle onandığı, davacının anılan kararı 11.01.2013 tarihinde tebellüğ ettiğini belirterek 23.01.2013 tarihli dilekçeler ile davalı idarelere başvuruda bulunduğu ve hatalı işlemler sonucunda … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapmasına sebebiyet verildiğinden bahisle uğradığını ileri sürdüğü 37.545,00-TL tutarındaki zararının ödenmesini talep ettiği, … Belediyesi Başkanlığının … tarihli, … sayılı cevabi yazısı ve … Genel Müdürlüğünün de … tarih, … sayılı cevabi yazısı ile davacının istemini reddetmeleri üzerine 19.03.2013 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir. <br>İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşir ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açar.<br>Zarara birden fazla idarenin eylem ve işlemleriyle sebebiyet vermiş olmaları durumunda kusur oranlaması yapılmak suretiyle, zararın tazmininin kusurlu olunan oran nispetinde olmak üzere, sorumlu idarelerden ayrı ayrı tahsil edilmesi, sorumluluk ve tazminat hukukunun en temel prensiplerindendir.<br>3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21.maddesinde, bu kanun kapsamına giren bütün yapılar için, 26.maddesindeki istisna dışında yapı ruhsatiyesi alınmasının zorunlu olduğu, mücavir alan sınırları içindeki yapılar için ruhsat vermeye belediyelerin yetkili olduğu hükme bağlanmış, 22.maddede, "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.<br> Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.<br> Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir" hükmü yer almaktadır.<br> 3045 sayılı … Genel Müdürlüğü Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 1.maddesiyle, taşınmaz mallara ait akitlerle her türlü tescil, kadastro, tapulama işlerini mevzuatına göre yapmak, tapu sicillerini, kadastral ve topografik hatiraları düzenlemek, uygulamak ve yenilemek için Başbakanlığa bağlı genel bütçe içinde ayrı bütçeli … Genel Müdürlüğü kurulmuş, 11.maddenin (e) bendinde, "İmar, toprak ve tarım reformu, arazi toplulaştırması ve diğer sebeplerle meydana gelen zemin düzenlemeleri ve değişikliklerin tescili ile ilgili fenni işlerin yapılmasını planlamak, izlemek ve gerekli tedbirleri almak" anılan Genel Müdürlüğün görevleri arasında sayılmış, taşınmaz malların sınırlarını, arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek görevi ise, 3402 sayılı Kadastro Kanunu ile yine aynı idareye verilmiştir.<br> Öte yandan, Kadastro Müdürlüklerinde Döner Sermaye Uygulamasına İlişkin Yönergede, kadastro kontrol hizmetlerinin verilmesi, bu kapsamda aplikasyon (yer tesbiti) işlemlerinin yapılması, Kadastro Müdürlüklerinin görevleri arasında yer almıştır. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar, İdare Mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçeyle sadece, Orhangazi Belediye Başkanlığı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinden ve yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davalı … Müdürlüğü elemanlarınca düzenlenen 28/07/1992 tarihli hatalı aplikasyon krokisi, ve bu hatalı aplikasyon kroki esas alınarak davalı belediye tarafından düzenlenen … tarihli, … sayılı yapı ruhsatı esas alınarak, uyuşmazlığa konu zararın meydana gelmesine neden olan ( davacıya ait … ada, … parsel sayılı taşınmaza komşu … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki) yapının inşaa edildiği, bir başka ifadeyle, davalı idarelerin sözü edilen hatalı işlemleri nedeniyle dava konusu zararın ortaya çıktığı, dolayısıyla söz konusu zararın ortaya çıkmasında, tüm bu süreci kontrol etmekle yükümlü olan … Belediye Başkanlığı kadar hatalı aplikasyon krokisini hazırlayan … Müdürlüğünün de kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, idare mahkemesince, uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir heyet ile yukarıda belirtilen nedenlerle uyuşmazlığa konu zararın ortaya çıkmasında kusuru bulunduğu anlaşılan davalı idarelerin tazminat istemine konu zararın oluşmasındaki kusurları belirlendikten sonra, zararın kusur oranları nispetinde davalı idarelere ayrı ayrı yükletilmesi gerekirken, kusur oranlarına bakılmaksızın uyuşmazlığa konu zararın tazmini yükümlülüğünün sadece … Belediye Başkanlığı'na yüklenerek hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı … Belediye Başkanlığının temyiz isteminin kabulüne,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü ile ...-TL'nin davanın açıldığı tarih olan 19.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte … Belediye Başkanlığı tarafından davacıya ödenmesine, ... Genel Müdürlüğü'ne ilişkin kısmı yönünden ise reddine dair temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br>KARŞI OY (X) :Temyize konu edilen İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum. </font></p></body></html>

resim