<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3538 E. , 2022/3866 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2020/3538<br>Karar No : 2022/3866 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı<br> 2- ... Başkanlığı<br>VEKİLLERİ : ... <br> Av. ... <br> Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Yozgat Defterdarlığında defterdar yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Gelir İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı, "Huzur Ücreti" konulu yazısının ve 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin olarak; uzlaşma komisyonları ve bu komisyon kapsamında yürütülen işlemlerin öneminin, kamu görevlilerinin net maaşları dışında ayrıca huzur ücreti adı altında gelir kalemi oluşturmasından kaynaklandığı, söz konusu ücretin paylaşımının, yapılan iş, sorumluluk ve hiyerarşik düzene uygun şekilde yapılmasının hakkaniyet ve çalışma barışının sağlanmasında önem arz ettiği, Yönetmelikte, defterdar yardımcısının komisyonda görevlendirilmesinin emredici hükümden kaynaklanmayıp amirin (defterdarın) inisiyatifine bırakılmasının hak mahrumiyetine ve keyfiliğe sebebiyet verdiği, bu konuda defterdar ve defterdar yardımcısı arasında menfaat çatışmasının yaşanacağı, kurum işleyişindeki en kritik işlerden olan harcama yetkisi, kamu ihaleleri yetkisi ve KDV iadesi yetkisinin defterdar yardımcısı olarak kendisine bırakıldığı, il teşkilatında defterdardan sonraki amir konumunda olması ve kurumdaki en ağır hukuki ve cezai sorumluluğu üstlenmiş olmasına karşın, alınan sorumluluğu denkleştirici nitelikte mali haklardan yararlanamadığı, bahse konu yetkiler, defterdar tarafından kendisine devredilmiş olmasına rağmen, yine defterdar tarafından hiçbir zaman uzlaşma komisyonunda görevlendirilmediği, anılan hususun kurum içindeki hiyerarşik düzeni de bozduğu, davacının astı konumundaki gelir müdürü ile vergi dairesi müdürünün, uzlaşma komisyonu görevleri nedeniyle hak etmiş oldukları huzur ücreti ve aylıkları toplamının, davacının almakta olduğu ücretin fazlasıyla üstünde olduğu, bu nedenle anılan <br> düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı, "Huzur Ücreti" konulu yazısına ilişkin olarak; davaya konu Yazıda, komisyona katılacak olan görevlilerin huzur ücretlerinin hesaplanacağı gösterge rakamları ve kaç kez ödeneceğinin belirtildiği, defterdar ve defterdar yardımcısı için belirlenen gösterge rakamlarının, hakkaniyete ve eşit işe eşit ücret prensibine aykırı olduğu, defterdar yardımcısı komisyona katıldığı durumda aynı zamanda komisyona başkanlık edeceği ve dolayısıyla defterdar ile aynı görevi yerine getireceği halde tespit edilen göstergeler arasındaki farkın açıkça eşitsizlik yaratacağı, öte yandan; defterdar yardımcısının il teşkilatında kendisinin astı konumunda olan gelir müdürü ve vergi dairesi müdüründen dahi daha düşük bir gösterge rakamı ile ücrete hak kazanacak olması hususunun da hukuka aykırı olduğu; anılan Yazıda, komisyona katılacaklar için gün esası üzerinden verilebilecek en fazla ücretin belirlendiği, söz konusu belirlemenin yasal dayanağının ve hukuki gerekçesinin bulunmaması sebebiyle açıkça hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.<br><br>DAVALI ... BAKANLIĞININ SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DAVALI ... BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : Davacı hakkında anılan düzenlemeler birçok kez uygulandığından, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davada süre aşımı bulunduğu, iptali istenilen yazının bilgilendirme amaçlı olduğu, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Ek 1. maddesinde verilen yetki uyarınca Uzlaşma Yönetmeliği'nin yürürlüğe konulduğu, uzlaşma komisyonu üyelerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin olarak mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığı, komisyon başkan ve üyelerinin süreci değerlendirme, fiili şartlar ile uzlaşma müessesesinin fonksiyonu bakımından Yönetmelik ile düzenlendiği, davalı idareye verilen yetkinin, kamu yararı, kamu hizmetinin gereği ile uzlaşma komisyonlarının yetki sınırları dikkate alınarak tüm defterdarlık komisyonları için aynı olacak şekilde kullanıldığı, bulunduğu ilde en üst memur olan defterdarın komisyon başkanı olmasının, kendisinin tevkil etmesi halinde ise defterdar yardımcısının başkan olarak komisyona katılabilmesinin öngörüldüğü, bu durumun, defterdarın hukuki statüsü, görev ve sorumluluğu ile uyumlu olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 243. maddesinden hareketle, her defterdarlıkta defterdar yardımcısının bulunmayabileceği, gerekli görülmesi durumunda defterdar yardımcısının görevlendirileceği, davacının iddia ettiği üzere, defterdar yardımcısının komisyonun doğal üyesi olarak görevlendirilmesi durumunda, defterdar yardımcısı bulunmayan yerlerde komisyonun toplanmasının mümkün olamayacağı, teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren ekonomik etkili kararlarda idare tarafından kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetiminin ancak açık hatalar bulunması halinde söz konusu olabileceği, idarenin takdir yetkisi kapsamında, hukuki sınırlar dahilinde düzenlenen Yönetmeliğin ilgili maddesinin iptaline karar <br> verilmesinin yerindelik denetimi anlamına geleceği, davacının 01/09/2014 tarihi itibarıyla 24 kez uzlaşma komisyonunda görevlendirildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 92. maddesinde, uzlaşma komisyonu başkan ve üyelerine ödenecek ücretlerin miktarını belirleme konusunda takdir hakkının Hazine ve Maliye Bakanlığına verilmiş olduğu ve bu hususta mevzuatta bir kriter veya sınırlamanın bulunmadığı, anılan yetkinin, kamu yararı ve kamu hizmetinin gereği, uzlaşma komisyonlarının yetki sınırları, bulunulan makam ve yüklenilen sorumluluk gibi kriterler esas alınmak suretiyle kullanıldığı, gelir müdürü ile vergi dairesi müdürünün, davacının astı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, uzlaşma komisyonunun daimi bir komisyon olmadığı, uzlaşılacak konu itibarıyla teşkil ettiği, uzlaşma süreci sona erdiğinde dağıldığı, uzlaşma komisyonlarında görev yapmanın komisyon başkan ve üyelerinin asli görevi olmadığı, bu sebeple asli görevden kaynaklı sorumlulukların uzlaşma komisyon üyelerine ödenecek ücretin belirlenmesinde dikkate alınamayacağı; ayrıca, asli görevden kaynaklı sorumluluk ve yetkilerin aylık ödenen ücretlerde değerlendirildiği ve kamu görevlilerine buna göre aylık ödendiği, uzlaşma komisyonu üyelerine verilecek ücretlerin hesaplanmasında, tüm defterdar yardımcıları için aynı esasların geçerli olduğu, bu sebeple eşitlik ilkesine aykırılığın söz konusu olmadığı, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... <br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ... <br>DÜŞÜNCESİ : Dava, Yozgat Defterdarlığında defterdar yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı "Huzur Ücreti" konulu yazısının ve 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.<br>Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanunun Şümulü" başlıklı 1. maddesinde, "Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır. Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir. Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır." hükmüne, "Ücretler:" başlıklı 92. maddesinde ise, "(Değişik: 23/6/1982-2686/17 md.) Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve uzlaşma <br> komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir. Zirai ... verilecek ücret Cumhurbaşkanı kararıyla tayin olunur." hükmüne yer verimiştir. <br>Aynı Kanun'un "Uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli" başlıklı Ek 1. maddesinde, "(Ek: 19/2/1963-205/22 md.; Değişik: 22/7/1998-4369/18 md.) Mükellef tarafından, ... uzlaşabilir. Uzlaşma ... yapılabilir. (Ek cümle:14/10/2021-7338/44 md.) Uzlaşmaya ... uygulanır. Uzlaşma ... yapılır. Uzlaşmanın ... bulunulamaz. Uzlaşmanın ... yazılır. Mükellef ... sayılır. Mükellef, ... bulundurabilir.(2)(3)(5)(6) Sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. İl özel idareleri ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar için bu yönetmelik İçişleri Bakanlığının görüşü alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanır.(4) Maliye Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerde tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir." hükmü yer almıştır.<br>03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan tarhiyat sonrası uzlaşmaya ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla düzenlenmiştir." hükmüne, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(Değişik: RG-24/08/1999-23796) Bu Yönetmeliğin ... girer." hükmüne, "Hukuki Dayanak" başlıklı 3. maddesinde de, "Bu Yönetmelik, Vergi Usul Kanununun değişik Ek 1 inci maddesinin son fıkrasında yer alan yetkiye dayanılarak hazırlanmıştır." hükmüne, "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde ise, "Bu Yönetmelikte geçen; ... ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Yönetmeliğin "Uzlaşma Komisyonlarının Teşkili" başlıklı 6. maddesinde, "(Değişik:RG-22/10/2005-25974) Genel bütçeye giren vergi, ... kurulur. a)(Değişik:RG-4/4/2015-29316) Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonu: ... oluşur. Vergi dairesi müdürlüklerinde, ... olur. b) Defterdarlık Uzlaşma Komisyonu: Vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde kurulan bu komisyon, defterdarın veya tevkil edeceği defterdar yardımcısının başkanlığında gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen oluşur. c) (Değişik:RG-4/4/2015-29316) Vergi Dairesi Başkanlığı Uzlaşma Komisyonu: ... ettirilir. d) (Değişik: RG-23/03/2007-26471) Vergi Daireleri Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu: ... belirlenir. e) Merkezî Uzlaşma Komisyonu: ... oluşur. Komisyonlar, ... verir. Komisyon başkan ... yaparlar." kuralı yer almıştır.<br>Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli vs ile ilgili usul ve esasların belirlenmesine yönelik olarak <br> Maliye Bakanlığı'nca 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değişik Ek 1. maddesinin son fıkrasında yer alan yetkiye dayanılarak hazırlanan uyuşmazlığa konu 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki düzenlemenin, yasada belirtilen kıstaslar dikkate alınarak, idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde vergilendirme mevzuatının amacına uygun olarak düzenlenmesi karşısında, yapılan düzenlemenin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükmüne aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normuna uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen Yönetmelik maddesi hükmünde ve buna dayalı olarak tesis edilen davalı idare işleminde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Yozgat Defterdarlığında defterdar yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından; davaya konu düzenlemelerin, defterdar yardımcıları bakımından mağduriyete yol açtığı, oluşan durumun hakkaniyete uygun bir düzenleme ile giderilmesi gerektiğinden bahisle, Defterdarlık Uzlaşma Komisyonuna başkanlık edecek defterdar yardımcıları için, hiyerarşik olarak aynı konumda bulunan müdürler ile defterdar için öngörülen göstergenin ortalaması şeklinde bir göstergenin tespit edilmesi ve defterdar yardımcılarının Defterdarlık Uzlaşma Komisyonuna başkanlık edeceği durumun takdire yer bırakmayacak açıklık ve kesinlikte bir düzenlemenin yapılması ve sonucundan bilgi verilmesi talebiyle Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan 17/01/2020 tarihli başvurunun reddi üzerine; Gelir İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı, "Huzur Ücreti" konulu yazısının ve 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>USUL YÖNÜNDEN:<br>Davalı idarelerden Gelir İdaresi Başkanlığının usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. <br><br>ESAS YÖNÜNDEN: <br>İlgili Mevzuat:<br>Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır.<br>Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir.<br>Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır."; 92. maddesinde "... ortalama kar hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir."; "Uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli" başlıklı Ek 1. maddesinin birinci fıkrasında; Mükellef tarafından, ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza ve 370 inci maddenin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda, vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının veya bu Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir. Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet eden vergi kısmı için de yapılabilir. Uzlaşma talebi vergi ihbarnemesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır. Mükellef, uzlaşma görüşmelerinde, bağlı olduğu meslek odasından bir temsilci ve 3568 sayılı Kanuna göre kurulan meslek odasından bir meslek mensubu bulundurabilir." hükmüne yer verildikten sonra, anılan maddenin ikinci fıkrasında; sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.<br>213 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde verilen yetki uyarınca 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği’nin "Uzlaşma Komisyonlarının Teşkili" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlara ilişkin uzlaşma taleplerinin incelenmesi için üçer kişilik vergi dairesi uzlaşma komisyonları, defterdarlık uzlaşma komisyonu, vergi dairesi başkanlığı uzlaşma komisyonu, vergi daireleri koordinasyon uzlaşma komisyonu ile Merkezî Uzlaşma Komisyonu kurulacağı açıklamasına yer verilmiş, söz konusu fıkranın (b) bendinde, "Defterdarlık Uzlaşma Komisyonu: Vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde kurulan bu komisyon, defterdarın veya tevkil edeceği defterdar yardımcısının başkanlığında gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen oluşur." düzenlemesi yer almıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Dava; 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemi yönünden incelendiğinde; <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 1. maddesinde; uzlaşmanın konusu, kapsamı, uzlaşma komisyonu ve şekline ilişkin genel açıklamalara yer verildikten sonra, sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi hususunda davalı idareye yetki tanınmıştır. <br>Anılan yetki uyarınca yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliğinin 6. maddesinde, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlara ilişkin uzlaşma taleplerinin incelenmesi için üçer kişilik vergi dairesi uzlaşma komisyonları, defterdarlık uzlaşma komisyonu, vergi dairesi başkanlığı uzlaşma komisyonu, vergi daireleri koordinasyon uzlaşma komisyonu ile Merkezî Uzlaşma Komisyonu kurulacağı belirtildikten sonra, ilgili komisyonların nasıl teşkil edeceği tek tek sayılmış ve dava konu düzenleme ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde kurulan Defterdarlık Uzlaşma Komisyonunun, defterdarın veya tevkil edeceği defterdar yardımcısının başkanlığında gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen oluşacağı kurala bağlanmış olup; 213 sayılı Kanun'a dayanılarak yürürlüğe konulan Yönetmelik'te yer alan düzenlemenin, dayanağı olan Kanun'a aykırılık teşkil etmediği, dolayısıyla üst hukuk normlarına uygun olduğu, üst hukuk normlarını genişleten veya daraltan düzenlemeler içermediği, idareye verilen takdir yetkisi çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir. <br>Dava, Gelir İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı, "Huzur Ücreti" konulu yazısının iptali istemi yönünden incelendiğinde; <br>213 sayılı Kanun'un 92. maddesinde, uzlaşma komisyonlarının başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye <br> Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verileceği açıkça düzenlenmiş olup, anılan yetki uyarınca, 30/06/2015 tarihli Bakan Olur'u ile komisyon üyelerine, görevleri dolayısıyla katıldıkları her toplantı günü için belirlenen gösterge rakamları üzerinden hesaplanacak miktarda ödeme yapılması, ay içerisinde komisyona katılım yönünden ise belirli bir toplantı gününe isabet eden sayının aşılamayacağı belirtilmiş ve vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde teşekkül edecek komisyona ilişkin olarak, defterdar için (9.900), defterdar yardımcısı için (4.500), gelir müdürü için (4.950) ve vergi dairesi müdürü için (4.950) ek gösterge rakamı belirlenerek, ay içerisinde yapılan toplantı nedeniyle ödenecek huzur ücretinin, defterdar ve defterdar yardımcısı için 1, diğerleri için ise 4 toplantı gününe isabet eden tutarı geçmemesi gerektiğine karar verilmiştir. <br>Davaya konu Gelir İdaresi Başkanlığının yazısının; yukarıda belirtilen Olur ile tayin ve takdir edilen huzur ücretine ilişkin tespit ve açıklamaların, uygulama konularak ilgili defterdarlıklara bildirilmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla yeni bir kural veya tespit içermediği, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde uygulamaya konulan düzenleyici işleme ve üst hukuk normlarlarına uygun olduğu açık olup, hukuka aykırılık görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2. Gelir İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı, "Huzur Ücreti" konulu yazısının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden vekil ile temsil edilen Gelir İdaresi Başkanlığına verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> </font></p></body></html>
resim