<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/4579 E.  ,  2023/469 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2022/4579<br> Karar No : 2023/469 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat ve Mühendislik Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av…<br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü - …<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ihtirazi kayıtla verilen bildirim üzerine Tahta Hidroelektrik Santrali için 2020 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilerek ödenen 287.343,99-TL elektrik üretimi lisans harcının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından … Hidroelektrik Santralinde elektrik üretildiğinin ihtilafsız olduğu, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında özelleştirme bedeli, lisans ihale bedeli ve su kullanım bedeli ödendiğine ilişkin belge sunulmadığı, ödenen havza hidroelektirik gözlem değerlendirme ve kontrol hizmet bedelinin kıyas yoluyla "su kullanım bedeli" olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu durumda davacı şirketin 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 113. maddesi uyarınca elektrik üretimi lisans harcı ödemekle yükümlü olduğu anlaşıldığından, dava konusu 2020 yılı elektrik üretimi lisans harcında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2020 yılı için "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli" adı altında ödeme yapıldığı, anılan bedelin 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (8) sayılı Tarife'de belirtilen "su kullanım bedeli" ile aynı bedel olduğu, bu yönde verilen mahkeme kararları bulunduğu, bu bedel ödendikten sonra bir de elektrik üretimi lisans harcı alınmasının çifte vergilendirme yasağına aykırı olduğu, mevzuatta "su kullanım bedeli"nin tanımına yer verilmediği, verginin konusunu belirlemek için bu kavramın ne anlama geldiğinin yasa ile açıkça belirlenmesi gerektiği, bu kavramın yasal tanımının yapılmamasının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, elektrik üretimi lisans harcının genel harç tanımından ve Harçlar Kanunundaki harç çeşitlerinden farklı olduğu, bir bedelin harç olarak nitelenebilmesi için Anayasa Mahkemesi tarafından belirlenen unsurları da taşıması gerektiği, bu harcın bu unsurları taşımadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br> <br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:<br>Davacı şirket tarafından, ihtirazi kayıtla verilen bildirim üzerine Tahta Hidroelektrik Santrali için 2020 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilerek ödenen 287.343,99-TL elektrik üretimi lisans harcının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istenilmektedir.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesin-<br>de, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin, tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlayacağı hüküm altına alınmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde dava açma süresi uygulaması konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenilmesi üzerine konunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından görüşülmesi sonucunda verilen ve 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulaması gerektiğine ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemelerin ve idarenin bu karara uyması zorunludur.<br>Bu durumda yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı uyarınca, 30/04/2020 tarihinde ihtirazi kayıtla verilen bildirim üzerine tahakkuk eden ve 04/08/2020 tarihinde ödenen dava konusu elektrik üretimi lisans harcının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle, vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi olan 30 gün içinde dava açılması gerekirken, tahakkuk tarihi ve ödeme tarihi ayrı ayrı esas alınsa dahi bu süreler geçirildikten sonra 08/09/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle esası incelenerek reddi yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.<br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br>3.Temyiz isteminde bulunandan ...-TL maktu harç alınmasına,<br> 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

resim