<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/1314 E.  ,  2025/1494 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2025/1314<br>Karar No : 2025/1494 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : <br>1- ... <br>2- ... <br>...<br>6- ...<br> 7- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Tokat İli, Reşadiye İlçesi, ..., ..., ..., ... Köyleri ve ... Mevki sınırları içerisinde, ... Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan "R3-Tokat-1 Rüzgar Enerji Santrali (13 Adet Türbin - 40 MWm/40 MWe)" projesine ilişkin olarak, ... Köyünde ikamet eden davacılar tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından verilen 01/04/2024 tarihli “Çevresel Etki Degerlendirmesi Olumlu” kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; proje sahasında yapılacak kazı çalışmaları ve RES projesi kapsamında kurulumu yapılacak türibin faaliyetlerinin, heyelan alanlarını ektilemeyeceği ve Kuzey Anadolu Fay Zonununda etkilenmeyeceği, ÇED Raporunun kütle hareketleri (heyelan) ve depremsellik anlamında bilimsel ve teknik açıdan yeterli olduğu, proje faaliyetlerinin flora ve fauna elemanları üzerinde olumsuz ve geri dönüşümsüz zararlar <br>meydana getirebilecek bir etki oluşturmayacağı, kurulacağı alanlar içerisinde özel mülkiyetli alanların bulunmadığı, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği yönünden çevresel açıdan olumsuz etkilerinin kabul edilebilir sınırlarda kalacağı, proje sahasının çevresinde mera alanları bulunduğu, projenin işletme aşamasında proje alanını otlamak amacıyla kullanan besi hayvanlarının olacağı, proje sahası ve çevresinde hayvanların otlayabilmesi ve rahat hareket edebilmeleri için yeterli alan bulunduğu, proje çalışmaları kapsamında alınan izinler doğrultusunda belirlenen alanların dışına çıkılmayarak bu bölgede yer alması muhtemel hayvancılık faaliyetlerinin engellenmemesi gerektiği, proje elemanlarının etrafının ÇED raporunda taahhüt edildiği şekilde çitlerle çevrilmesi ile projenin işletme aşamasında hayvancılık faaliyetleri üzerine olumsuz etkisinin beklenmediği, proje bölgesinde daha alt kotlarda yapılan arıcılık faaliyetlerinin, arılıkların proje sahasına mesafeleri de göz önüne alındığında, arıların uçuş mesafesi dışında kaldığı ve arıcılık faaliyetleri açısından olumsuz bir durum beklenmediği, <br>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ÇED süreci boyunca izlemiş olduğu yöntemler ve ilgili kurum/kuruluş izinleriyle birlikte yürütülen sürecin yönetmelikler çerçevesinde olduğu, <br>proje kapsamında oluşacak katı ve sıvı atıkların miktar ve kirlilik konsantrasyonları yönünden ilgili yönetmeliklerin uygulanmasıyla çevresel yönden bir sorun oluşturmayacağı, projenin inşaat faaliyetleri için yapılan toz modelleme çalışmalarında oluşacak toz miktarının yönetmelik sınır değerlerinin altında kaldığının anlaşıldığı, inşaat sırasında toz oluşumunu önlemek amacıyla sürekli ve düzenli olarak su ile nemlendirme çalışmalarının yapılması ve yolların sürekli nemli olması gibi kontrol tedbirlerinin uygulanması durumunda, oluşan toz emisyonunun azalmasının sağlanarak yerleşim birimleri ve tarımsal alanlarda meydana gelebilecek olumsuz etkilerin kabul edilebilir sınır değerleri içerisinde kalacağı, <br>türbin temel alanlarının yüzeysel ve özellikle yeraltı su kaynaklarına fiziki yakınlıkları dikkate alındığında Nihai ÇED Raporunda yer alan ve ''derelere herhangi bir müdahale de bulunulmayacağı ve atık atılmayacağı, faaliyet alanı çevresinde yer alan yerleşim yerleri içme suyu kaynaklarına, alt yapı tesislerine zarar verilmeyeceği ve oluşabilecek zararların faaliyet sahibi tarafından en kısa zamanda giderileceği, ayrıca su kaynaklarının kirlenmesine neden olabilecek her türlü atığın veya kirletici unsurların derelere, su kaynağı havzalarına gelmesinin engelleneceğinin'' taahhüt edildiği, ilgili kurum ve kuruluşların da inşaat ve işletme aşamasında, kontrol-izleme-denetim faaliyetlerini gerçekleştirmesi ile dava konusu RES proje faaliyetlerinin hidrolik yönden olumsuz etkilerinin kabul edilebilir sınırlarda olacağı, proje için orman alanı tahsisinde kamu yararı ve zaruret bulunduğu, <br>orman yangın riskine karşı gerekli önlemlere yer verildiği ve türbinler arası mesafenin yangın söndürmede kullanılması gereken aralık ve mesafede planlandığı anlaşıldığından, sonucu itibarıyla davaya konu Tokat ili, Reşadiye ilçesi, ... Köyü Mevkii sınırları içerisinde, ... Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan ''R3-Tokat-1 Rüzgâr Enerji Santrali (13 Adet Türbin - 40 MWm/40 MWe)'' projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı tarafından verilen 01/04/2024 tarihli ''Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu'' kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Çakraz köyü sınırları içerisinde yapılacak yoğun ve yaygın RES inşaatları, türbinlerin kapladığı alanlar, enterkonnekte sisteme bağlantıları, yan yollar, türbinlerin trafo merkezine bağlanması için kurulan yer altı şebeke tesisleri, türbinler arası açılacak yollar, geçici inşaat alanları gibi unsurların düşünüldüğünde; bölgede doğal yaşamın, endemik türlerin ve biyoçeşitliliğin hızla yok olacağı, proje kapsamında kurulması planlanan 13 adet türbinin orman, tarım ve mera alanlarında kaldığı, alanın dağlık ve engebeli coğrafi yapısı nedeniyle, tarım ve mera alanlarının kısıtlı olduğu, projenin yöre halkının temel geçim kaynağı olan hayvan yetiştiriciliğine büyük zarar vereceği, özellikle mera alanlarının yok edileceği; proje nedeniyle oluşacak toz ve gürültü kirliliğinin insan ve yaban hayatı üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı, nihai ÇED Raporunun kendilerine tebliğ edilmediği, CD formatına mahkeme aşamasında eriştikleri, bilgilendirme toplantısında türbinlerin konulacağı konumların bilerek belirtilmediği, mahkeme tarafından sorulan soruların pek çoğunun, bilirkişi heyeti tarafından yeterli arazi çalışması yapılmadan cevaplandığı, türbinlerin su kaynaklarına ve heyelan bölgesine çok yakın olması, inşaatlar sırasında oluşabilecek heyelanlar ile su kirliliğine sebebiyet verilmesi konularının detaylı değerlendirilmemesinin de mezkur bilirkişi raporuna istinaden karar verilemeyeceğini gösterdiği, alternatif alan değerlendirmesinin yapılmadığı, kararın bozulması ve dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin reddine,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

resim