<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/276 E. , 2024/3552 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2023/276<br>Karar No : 2024/3552<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 07/06/2022 tarih ve E:2018/3612, K:2022/4306 sayılı kararının iptal ve kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali, görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal hakların görevden uzaklaştırıldığı 16/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/06/2022 tarih ve E:2018/3612, K:2022/4306 sayılı kararıyla;<br>Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,<br>"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,<br>Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;<br>Davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeden 06/01/2021 tarihinde kesinleştiği,<br>Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacı hakkında FETÖ terör örgütüyle bağlantısına dair somut herhangi bir bilgiye yer verilmeyen tanık beyanlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,<br>Davacının kendi beyanı yönünden, davacının beyanında yer alan hususların örgütsel saiklerle gerçekleştiğine ilişkin davalı idarenin iddialarının başka delillerle desteklenmediği ve belirtilen hususların örgüt bağı saikiyle yapıldığına dair somut bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacının beyanının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,<br>Dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu yönünden, 07/09/2016 tarihli inceleme raporunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah GÜLEN'e ait 1 adet resim ve 20/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda yer alan, davacının FETÖ ile bağlantılı internet sitelerine giriş yaptığına ilişkin dijital kalıntılar bulunduğuna ilişkin tespitlerin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,<br>Davacının kızının FETÖ/PDY terör örgütü tepe yöneticilerinden E.D. ile telefon kaydı yönünden, davalı idarece, davacının kızının telefon irtibatı kayıtları ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağını ortaya koyacak herhangi bir tespite yer verilmediği, ayrıca söz konusu telefon görüşmelerinin örgütsel saikle yapıldığına dair somut bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacının kızına ilişkin görüşme kayıtlarının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,<br>Unvanlı görev yönünden, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olması nedeniyle ve örgütün amaç ve stratejilerinin gerçekleştirilmesi amacıyla davacının 30/04/2013 tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesine Mahkeme başkanı olarak atandığına ilişkin iddianın başkaca bir delille desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını tek başına ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, <br>Davacıyla ilgili ihbar ve şikayet bilgileri yönünden, davalı idare tarafından davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu belirtilen ihbar ve şikayet dilekçeleri üzerine davacı hakkında işlem yapıldığına ilişkin olarak dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından, davacı hakkındaki ihbar ve şikayet bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,<br>Teftişte yüksek not verilmesi yönünden, davacıya örgütle iltisaklı/irtibatlı olması nedeniyle teftişte yüksek not verildiğine dair iddianın soyut nitelikteki bir iddiadan ibaret olup somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,<br>Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince verilen 17/03/2022 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 10/05/2022 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığının belirtildiği, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından ve anılan dosyada Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği belirtildiğinden, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,<br>Sosyal çevre bilgisi yönünden, Dairelerinin 17/03/2022 tarihli ara kararı ile davalı idareye davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun sorulduğu, davalı idarece söz konusu ara kararına verilen 10/05/2022 tarihli cevapta, davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin, gerek davacının görev yaptığı mahalden gerekse diğer kurumlardan intikal eden ve işlem tesisinde Kurul kanaatinin oluşmasına destek olan her türlü veri ve bilgiler olduğunun belirtildiği görülmekle birlikte, anılan veri ve bilgilerin davalı idarece dava dosyasına somut bir şekilde sunulmadığının anlaşıldığı, netice itibarıyla, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek,<br>Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 17/03/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,<br>Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,<br> Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceği,<br>Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesi ile parasal haklarının davacının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği,<br> Davacının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise;<br> İlgili mevzuat hükümleri uyarınca, Hakimler ve Savcılar Kurulunun meslekten çıkarma cezalarının dışındaki kararlarına karşı yargı yoluna başvurulamayacağı açık olduğundan, davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu kararına karşı yargı yolu kapalı olması nedeniyle görevden uzaklaştırma işleminden kaynaklanan parasal hak ve bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiz isteminin de incelenmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle,<br>Dava konusu kararların davacıya ilişkin kısımlarının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine, davacının görevden uzaklaştırılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının karşılanmadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, Dairece davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğu noktasında katı bir bakış açısıyla sonuca varıldığı, davacının hâkimlik ve savcılık mesleğinde kalmasının uygun olup olmaması yönünden yapılan değerlendirmede sübut derecesinin aranmasının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu; Dairenin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatları nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcılar tarafından açılan davalarda verdiği bir kısım ret kararlarında yer alan değerlendirmeler ile işbu dosyadaki gibi verilen iptal kararlarının gerekçelerinde ciddi çelişkiler bulunduğu; davacının çocuğunun FETÖ/PDY bağlantılı Manavgat Sema Koleji ile Merter Fatih Kolejinde öğrenim gördüğüne, FETÖ/PDY bağlantılı Anafen Dershanesine gittiğine, FETÖ/PDY terör örgütüne ait İstanbul Fatih Fen Lisesinde %100 burslu olarak öğrenim gördüğüne, 2014 yılındaki HSYK seçimleri öncesinde H.U.'nun kendi gezi grubu ile birlikte düzenlediği İtalya gezisine katıldığına, seçimden 2 gün önce yapılan koktelyde bulunanlarla ve bunlardan biri olan O.G. (FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 2014 HSK seçimlerindeki adayı) ile görüştüğüne ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu ifadesinde yer alan beyanları, davacının evinde, işyerinde ve otosunda yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal üzerindeki imaj exportlarının incelenmesi sonucunda, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah GÜLEN'e ait 1 adet resim bulunduğu, dijital materyallerin imaj örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olduklarından bahisle kapatılan www.aktif.haber.com, www.zaman.com.tr, www.rotahaber.com, www.Ozgurdusunce.net, www.bugun.com ve www.samanyolu.com sitelerine girdiğine dair log kayıtlarının bulunduğuna yönelik tespit, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı yargı mensuplarının HSYK'da etkin olduğu dönemde unvanlı göreve atanması, davacıya, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı yargı mensuplarının Adalet Bakanlığı ve HSYK’da etkin oldukları dönemde sicil notu olarak yüksek puan verilmiş olması, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma neticesinde davacının sosyal çevresi anlamında en yakınlarından kızı M.M.B.'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tepe yöneticilerinden E.D. ile yaklaşık 1325 satır telefon irtibatı kaydının mevcut olduğunun tespit edilmiş olması ve hakkındaki tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, Kurulda davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğu yönünde kanaat oluştuğu; davacı hakkında adli yargı mercilerince verilmiş olan karar dava konusu işlemi kusurlandırmadığından, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olup olmadığına dair uyuşmazlığın dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgeler incelenerek ve resen araştırma ilkesi uyarınca gerekli araştırmalar yapılarak sonuçlandırılması gerektiği; 667 sayılı KHK ve 6749 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarılan yargı mensuplarının 685 sayılı KHK kapsamında Danıştayda açtıkları davalardaki parasal-özlük hak, maddi/manevi tazminat ve faiz talepleri yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddi gerektiği, söz konusu parasal/özlük hak ve faiz taleplerinin dava tarihinden itibaren dikkate alınabileceğine dair yerleşik Danıştay içtihatlarına aykırı taleplerin kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, parasal hak, maddi ve manevi tazminat ile faiz taleplerinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, oğlunun FETÖ'ye müzahir okullarda eğitim görmesinin, anılan örgüt ile iltisak oluşturduğu iddiasına güncel Yargıtay kararları ve sair mahkeme içtihatları uyarınca itibar edilemeyeceği, oğlunun ilgili kurumlara eğitim kalitesinin yüksek olması ve kazanılan burs imkanından faydalanılmak istenmesi amacıyla gönderildiği, dava konusu işlemlerin somut soruşturmaya dayanmayan ve hangi dayanaklar esas alınarak oluşturulduğu bilinmeyen fişleme listelerinin bir sonucu olduğu, görev aldığı adliye birimindeki meslektaşları ile gerçekleştirdiği geziye katılmasının herhangi bir kişi ile terör örgütüne iltisak olarak nitelendirilebilecek bir bağı olduğu anlamına gelmeyeceği, zira ilgili gezide hakkında herhangi bir disiplin cezası uygulanmamış onlarca farklı yargı mensubunun da bulunduğu, dijital materyallerin incelenmesi sonucunda düzenlenen raporda yer alan birtakım haber sunumu hizmeti veren web sitesine giriş yapılması hususunun, haber alma hürriyeti kapsamında yer aldığı, öte yandan davalı idarece diğer web sitelerine yönelik ziyaretler göz ardı edilerek münhasıran ilgili web sitelerine girildiği izleniminin oluşturulduğu, kızı M.M.T.'nin E.D. ile yazışma kaydı olduğu iddiasının gerçek dışı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Kurulumuzun 31/01/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br>"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın iptal ve kabule ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Öte yandan, parasal hakların ödenmesinde, davacının meslekten çıkarıldığı tarihten, iptal kararı uyarınca mesleğe iade edildiği tarih arasında geçen dönemde varsa tespit edilecek çalışmaları karşılığında edindiği gelirin mahsup edilmesi gerektiği tabiidir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu kararların davacıya ilişkin kısımlarının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine, davacının görevden uzaklaştırılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 07/06/2022 tarih ve E:2018/3612, K:2022/4306 sayılı kararının temyize konu kısımlarının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 26/12/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY<br>X- Dava; FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatı sabit görülen davacının; yargıya mensubiyetinin uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemlerin iptali ve görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren yoksun kaldığı parasal hakların görevden uzaklaştırıldığı 16/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Anayasa'nın 138. maddesinde, hâkimlerin bağımsızlığı vurgulanmış ve vicdani kanaatlerine göre hüküm vermeleri gerektiği belirtilmiş, hiçbir organ veya kişinin mahkemelere veya hâkimlere emir veya talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği veya tavsiye ve telkinde bulunamayacağı vurgulanmıştır. 139. maddesinde ise hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. 24/02/1983 tarih ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" kenar başlıklı 53. maddesinde de disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma işlemi ile hâkimlik ve savcılık görevinin sona ermesi sonucunu doğuran diğer işlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.<br>Dolayısıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.<br>667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir. <br>Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi ile "terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen" üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişiler hakkında uygulanmak üzere olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte yeni bir tedbir getirilmiştir.<br>Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir.<br>Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını "kavuşan, bitişen, birleşen", irtibatlı kavramını ise "bağlantılı" olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.<br>Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır. <br>Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden;<br>Davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/02/2017 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında; "... oğlum Manavgatta görevli olduğum dönemde Manavgat Sema Kolejine gitti. Söz konusu koleje eğitimi iyi olduğu Süleyman Demirel gibi devlet adamlarının girişte okulu ziyaret fotoğrafları ve burada yazılı olumlu görüşleri sebebiyle gönderdik. Ben o dönemde söz konusu okulun terör örgütü ile irtibatlı olup olmadığını bilmiyordum. Şu anda da tam emin değilim. Oğlum İstanbul'a geldikten sonra Merter Fatih Kolejine devam ederek Anafen Dershanesine gitti. Bu okula da yine eğitimi iyi olduğu için gönderdik. (...) Oğlum orta okul sonrasında İstanbul Fatih Fen Lisesine başladı. Söz konusu okulda almış olduğu puan neticesinde %100 burslu olarak gitti. Fatih Kolejinde okuduğu sırada da son seneye kadar Hakim Savcılara uygulanan %50 bursdan faydalandı. Son sene ise almış olduğu puan nedeniyle pazarlık yapmam sebebiyle %100 burslu okudu. (...) 2014 yılındaki HSYK seçimleri öncesinde H.U.'nun kendi gezi grubu ile birlikte düzenlediği İtalya gezisine katıldım. Bu gezi grubundan Yargıtaydan bir kısım hakimler, Bakırköy Adliyesinden B.G. ve eşi, R.A.,M. isimli iş hakimi ve bir kısım hakim ve savcılar vardı. Sonrasında seçim dönemi başladı seçim döneminde herhangi bir grup lehine yada alehine çalışmadım. Herkese başkan olmam sebebiyle bunun yakışmayacağını söyledim. Bana bağımsızlar ile ilgili bir liste gelmedi. Beni hiç kimse aramadı. Ancak adliyede ziyaret eden oldu. Bana hem bağımsızlardan hem YARSAV'dan hem de Yargıda Birlikten gelen oldu. Hatta Yargıda Birliktekileri başsavcı vekilleri getirdi. O.G. ziyaretime gelmedi. En son seçimden 2 gün önce yapılan koktelyde bulunanlarla ve bulunanlar arasında bulunan O.G. ile de görüştüm." şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davacının kendi beyanında, oğlunu örgüte müzahir okula gönderdiğini, 2014 yılındaki HSYK seçimleri öncesinde ByLock kullanıcısı olan ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle ihraç edilen H.U.'nun kendi gezi grubu ile birlikte düzenlediği İtalya gezisine katılması, davacının kızı M.M.B.'nin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tepe yöneticilerinden E.D. ile yaklaşık 1325 satır telefon irtibatı kaydının mevcut olduğunun tespit edilmiş olması, dijital materyallerin imaj örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olduklarından bahisle kapatılan www.aktif.haber.com, www.zaman.com.tr, www.rotahaber.com, www.Ozgurdusunce.net, www.bugun.com ve www.samanyolu.com sitelerine girdiğine dair log kayıtlarının ve FETÖ terör örgütü elebaşı F.G.'ye ait bir adet resmin bulunduğunun tespit edilmiş olması, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı yargı mensuplarının HSYK'da etkin olduğu dönemde Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığına atanması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. <br> Bu durumda, üstün bir kamu gücü niteliğindeki yargı yetkisini kullanan davacı hakkında bu örgütle iltisak ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ve Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
resim