<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/262 E.  ,  2024/3162 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/262<br>Karar No : 2024/3162 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Tipi Ceza İnfaz Kurumunda idare memuru olarak görev yapan davacının, ... Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda görev yaptığı dönemde hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının eşi ... tarafından ... tarihinde davacının o dönemde görev yaptığı ... Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne PTT kargo vasıtası ile birtakım belgeler gönderildiği, söz konusu belgelerde yer alan fotoğrafların davacıya ait mahrem yerlerinin görüntülerine ilişkin olduğu, davacının bu fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerinde alenen teşhir ettiği, aynı ceza infaz kurumunda görev yapan T.T. ile mesajlaştığı ve T.T.'ye ''Gözlerin ve fiziğin çok güzel'' şeklinde yazdığı, T.T.'nin ise ''Başka nerem kaldı ki güzel olmayan'' şeklinde cevapladığı, yine aynı ceza infaz kurumunda görev yapan A.Ş.'ye de ''Sana ilkler yaşatacağım'' şeklinde mesaj yazdığı, her iki memur dışında genelde Rus uyruklu kadınlarla müstehcen içerikli çok sayıda yazışmanın da zarf içerisinde yer aldığı iddiasıyla davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde; her ne kadar, davacının eyleminin aynı kurumda beraber çalıştığı bayanları taciz boyutuna ulaştığı, kurumda çalışma düzeninin bozulduğu, bu bozulmanın aile hayatına etki eder boyutlara vardığı, davacının bu davranışıyla ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu fotoğrafların davacıya ait olduğunun somut olarak tespitinin yapılamadığı, soruşturma kapsamında muhakkik tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi ifade tutanağında bilirkişi tarafından ''Soruşturmaya konu olan ve dosyada mevcut bulunan yazışmaların sosyal paylaşım sitelerinde olup olmadığı incelendi. Yapılan incelemeler sonucunda bahsi geçen veya benzer nitelikte yazışma, fotoğraf v.b. içeriğe rastlanmadı'' şeklinde tespitlere yer verildiği, bahsi geçen fotoğraf ve yazışmaların davacının eşi A.K.U.'ya ait cep telefonundan alınan ekran görüntülerinden ibaret olduğu, davacıya ait telefonda veya bahsi geçen memurların telefonlarında yapılmış herhangi bir inceleme veya tespit bulunmadığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı üzerine, davacının eşi A.K.U.'ya ait cep telefonundaki söz konusu paylaşımların ne zaman yapıldığına dair bilgi ve belgelerin incelenerek hangi tarihlerde paylaşımda bulunduğunun tespiti için cep telefonunda yapılan inceleme sonucunda; emniyet görevlilerince tutulan 09/01/2018 tarihli tutanakta ''Bahse konu paylaşımların cep telefonunda bulunmadığı, A.K.U. tarafından paylaşımların silinmiş olduğunun beyan edildiği, nasıl silindiği sorulduğunda ise, telefonuna güncelleme geldiğini ve güncelleme yaptığında paylaşımların silinmiş olduğunu ve bazılarının da uygunsuz olduğundan kendisinin silmiş olduğunu beyan ettiğinden herhangi bir resim, video veya mesaja rastlanılmadığının'' tespit edildiği; ayrıca davacının soruşturma kapsamında alınan ilk savunmasında, ''yabancı bayanlara gönderilen müstehcen fotoğrafların kendisine ait olup olmadığının'' sorulması üzerine, bu durumun özel hayatıyla ilgili olduğu şeklinde cevap vermesinin bu fotoğrafların davacıya ait olduğunu göstermeyeceği, nitekim davacının alınan son savunmasında, bahsi geçen fotoğraf ve yazışmaların kendisine gösterilmediği için bu şekilde beyanda bulunduğu, bu durumun söz konusu fotoğraf ve yazışmaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği anlamına gelmediği, fotoğrafların kendisine ait olmadığı şeklinde beyanda bulunduğu, bu kapsamda Mahkemelerinin ... tarih ve E:... sayılı ara kararı ile davalı idareden, davacıya ait olduğu ileri sürülen fotoğraf ve yazışmalara ilişkin bilgi ve belgeler ile söz konusu fotoğraf ve yazışmaların davacıya ait olduğunun nasıl tespit edildiği sorularak, bu hususa ilişkin bilgi ve belgeler istenilmesine rağmen davalı idarece ara kararı gereğinin yerine getirilmediği; öte yandan, davacının aynı ceza infaz kurumunda görev yapan T.T. ile mesajlaştığı ve T.T.'ye ''Gözlerin ve fiziğin çok güzel'' şeklinde yazdığı, T.T.'nin ise ''Başka nerem kaldı ki güzel olmayan'' şeklinde cevapladığı ileri sürülmüşse de, bu iddiaya ilişkin olarak T.T.'nin soruşturma kapsamında alınan ifadesinde, ''Böyle bir şey doğru değildir. Bu tamamen asılsız, yalan bir iftiradır. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. İddiası doğru ise ekran görüntüsü neden göndermemiş?'' şeklinde beyanda bulunduğu; yine aynı ceza infaz kurumunda görev yapan A.Ş.'nin, davacının kendisine ''Sana ilkler yaşatacağım'' şeklinde mesaj yazdığı iddiasına ilişkin olarak alınan ifadesinde, ''Kesinlikle yalan ve iftiradır, kesinlikle bu konuda herhangi bir mesaj atmadım'' şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca gerek T.T.'nin gerekse A.Ş.'nin alınan ifadelerinde; davacının mahrem görüntülerini kendilerine hiçbir zaman göndermediğini, davacı ile aralarında herhangi bir yakınlaşma veya ilişki olmadığını, davacının kendilerine karşı taciz niteliğinde yahut rahatsız edici bir hareketi olmadığı gibi görevlerini yapmalarına engel bir davranışının da olmadığını, davacının eşinin evliliğini kurtarmak için kendilerine iftira attığını, kendilerine ait telefon numaraları incelendiğinde iddia edilen mesajların olmadığının anlaşılacağını beyan ettikleri; diğer taraftan, A.Ş.'nin soruşturma kapsamında alınan ifadesinden sonra vermiş olduğu ek ifadede ''yaşanan bu süreçte aile huzurunun bozulduğundan dolayı davacıdan şikayetçi olduğunu, davacının, A.Ş.'nin eşinin telefon numarasını kendi eşi ...'ya verdiğini, ...'nun da eşini telefonla arayarak hakaretlerde bulunduğunu, bundan dolayı aile huzurunun bozulduğunu, kendisine iftira atan ...'dan ve bu olaylara sebebiyet veren davacıdan şikayetçi olduğunu'' beyan ettiği, ancak bu hususa ilişkin olarak dosya kapsamında A.Ş.'nin beyanı dışında bu durumu ortaya koyan hiçbir somut delilin bulunmadığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının aynı kurumda beraber çalıştığı bayanları taciz boyutuna ulaşan eylemlerinden söz edilemeyeceği, taciz edildiği ileri sürülen kurum çalışanlarının alınan ifadelerinden de böyle bir durumun söz konusu olmadığının açık olduğu, davacının kurumda çalışma düzeninin bozulmasına ve bu bozulmanın aile hayatına etki eder boyutlara varmasına sebebiyet verdiğine dair eylemlerinin, boşanma davası açmış olduğu eşi A.K.U.'nun ifadeleri dışında kesin, inandırıcı ve hukuken geçerli olabilecek nitelikte ve yeterlilikte somut delillerle tam olarak ortaya konulamadığı anlaşılmış olup, bu haliyle davacının ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Soruşturma raporu dikkate alındığında, davacının, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediğinin sabit olduğu görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 26/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

resim