<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/139 E. , 2024/3468 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No:2024/139<br>Karar No:2024/3468<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Üretim A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Elektrik üretim lisansı sahibi şirketin, Mut Rüzgar Enerji Santrali (RES) tesisinde 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında "lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarının aşılarak mevzuata aykırı şekilde fazladan gelir elde etme" fiilini gerçekleştirdiğinden bahisle "mevzuata aykırılığın tekrar edilmemesi hususunda davacının ihtar edilmesine" ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararın iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç (elektriksel) ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarını aşarak mevzuata aykırı şekilde fazladan gelir elde ettiği hususunun sabit olduğu, nitekim taraflar arasında azami üretim miktarı üzerinde üretim faaliyetinin gerçekleştirildiği hususunda ihtilafın da bulunmadığı anlaşıldığından, Mut RES üretim tesisinde üretim şirketi olarak faaliyet gösteren davacı şirketin lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç (elektriksel) ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarını aşarak mevzuata aykırı şekilde fazladan gelir elde ettiğinden bahisle, ilgili mevzuat hükümlerine aykırılığın tekrar edilmemesi hususunda ihtar edilmesine ve konuya ilişkin olarak hakkında yürütülen soruşturmanın sonlandırılmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br> Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlem ile şirketlerinin ihtar edilmesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu, yaptırıma konu fiilin piyasa işletmecilerinin bilgisi dahilinde olması nedeniyle hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlâl edildiği, haklı beklentilerinin korunmadığı, yaptırıma konu fiil nedeniyle daha önce sistem kullanım anlaşması kapsamında yaptırım uygulandığından bir fiil nedeniyle iki defa yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, soruşturma zamanaşımı süresi dolduğu halde bu hususun dikkate alınmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usûl ve hukuka uygun olduğu, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle; <br> 1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, <br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, <br> 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
resim