<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1464 E. , 2024/2353 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2024/1464<br>Karar No : 2024/2353 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Taşımacılık İnşaat Taahhüt Temizlik Hizmetleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, öğrenci servis özel izin belgesinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Trabzon Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclis kararı ile "Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nden ilk kez öğrenci servis özel izin belgesi alacaklar için güzergah izin belgesi ücreti"nin ayrı bir kalem olarak düzenlendiği ve ilgisine göre her bir ücret kalemine gelir tarifesinde yer verildiği, davacı adına düzenlenen öğrenci servis özel izin belgesinin ise söz konusu gelir tarifesinde belirlenen ücret ödenmeksizin düzenlendiğinin tespit edildiği ve ilgili mevzuat uyarınca izin belgesi için yapılacak tüm ödemelerin son başvuru tarihinden itibaren 3 (üç) hafta içerisinde yapılması gerektiği hususları göz önüne alındığında, ilk kez öğrenci servis özel izin belgesi başvurusu esnasında gerekli şartları taşımadan usule aykırı olarak düzenlenen öğrenci servis özel izin belgesinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından Trabzon Büyükşehir Belediyesi Servis Araçları Yönetmeliği'nin 10. maddesi uyarınca ödenmeyen güzergah izin belgesi ücretinin yüzde 50 fazlasıyla tahsil edileceğine dair hüküm bulunduğu ve bu hükmün uygulanması gerektiği ileri sürülmekte ise de; bu hükmün aynı yıl içerisinde öngörülen başvuru sürelerinden sonra yapılan başvurular için güzergah izin belgesi ücretlerine yönelik olduğu, buna göre anılan Yönetmelik'te belirtilen başvuru tarihlerinden sonra güzergah izin belgesi işlemleri yapılanlar için alınacak tüm ücretlerin yüzde 50 fazlasıyla tahsilinin öngörüldüğü ve dolayısıyla süresinde yapılan başvurular ve bu başvurular sırasında ödenmesi gerekirken ödenmeyen ücretlerin tahsiline dair bir düzenleme olmadığı anlaşılmakla davacının bu iddiasına itibar edilmediği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br> Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/12/2023 tarih ve E:2022/6852, K:2023/7580 sayılı kararıyla; davacı tarafından verilen savunmaya cevap dilekçesinde duruşma talebinde bulunulduğu halde İdare Mahkemesince duruşma yapılmaksızın karar verildiği ve davacının öğrenci servis aracı özel izin belgesinin iptali hakkında 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca UKOME Kurulu tarafından karar verilmesi gerekirken, Başkan adına Ulaşım Dairesi Başkanı imzasıyla tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, eksik ödendiği iddia edilen ücreti derhal ödeyeceğini yetkililere yazılı olarak bildirmesine karşın ödemeyi yapmasının engellendiği, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Servis Araçları Yönetmeliği'nin "Uygulanacak yaptırımlar" başlıklı 30. maddesinde ilk kez güzergah izin belgesi alacaklardan tahsil edilmesi gereken ücretin ödenmemesi izin belgesinin iptalini gerektiren sebepler arasında sayılmadığı gibi Yönetmeliğin 10. maddesinde güzergah izin belgesi ücretinin ödenmemesi halinde %50 oranında fazladan tahsilat yapılacağının belirtildiği, ödenmeyen bakiye borç açıkça belirtilerek tamamlattırılması için makul süre verilerek işlem yapılması gerekirken doğrudan izin belgesinin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu, "idari işlemin geri alınması" olarak nitelendirilen dava konusu işlemin hukuki denetiminde usulde paralellik ilkesi gözetilmesi gerektiği, ısrar kararının gerekçesiz olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlığını taşıyan 17. maddesinde;<br> "1. Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.<br> 2. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır.<br> 3. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir..." hükmü;<br> "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "...<br> 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.<br> 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.<br> 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir...'' hükmü yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Uyuşmazlıkta ısrar noktası Bölge İdare Mahkemesi Dairesince "duruşma yapılmamasına" ilişkindir.<br> Yukarıda anılan Kanun hükümlerine göre, idare mahkemelerinde açılan iptal davalarında taraflardan birinin dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarında talep etmesi halinde duruşma yapılması zorunludur. <br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından süresinde verilen savunmaya cevap dilekçesinde duruşma talebinde bulunulduğu halde İdare Mahkemesince Kanun hükmüne aykırı biçimde duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, davacının duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı açık olup, duruşmanın mahkeme tarafından mı, yoksa istinaf dairesince mi yapılacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında, istinaf dairesinin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği haller sayma yoluyla belirlenmiş olup uyuşmazlık konusu olayda, anılan düzenlemede belirtilen ilk inceleme üzerine verilen bir karar veya davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâlinin söz konusu olmadığı, duruşma yapılmaksızın karar verilmesi halinin sınırlı olarak sayılan bu haller arasında bulunmadığı hususu dikkate alındığında, mahkemesince davacının talebine rağmen duruşma yapılmaksızın karar verilmiş olması, 2577 sayılı Kanun'un 45/5. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen hususlardan olmadığından, istinaf dairesi tarafından duruşmanın bizzat yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince "duruşma yapılmamasına" ilişkin usul eksikliği giderilmeksizin verilen temyize konu ısrar kararında bu yönden hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;<br>2."Duruşma yapılmamasına" ilişkin usul eksikliği giderilmeksizin verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının bu yönden BOZULMASINA,<br>3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br><br>KARŞI OY <br> X-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Duruşma" başlığını taşıyan 17. maddesinde;<br>"1. Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yirmibeşbin Türk Lirasını aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.<br>2. Temyiz ve istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlıdır.<br>3. Duruşma talebi, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabilir..." hükmü;<br>"İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; <br>"...3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.<br>4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.<br>5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir...'' hükmü yer almaktadır.<br>Yukarıda anılan Kanun hükümlerine göre, İdare Mahkemelerinde açılan iptal davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması zorunlu bulunmaktadır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından savunmaya cevap dilekçesinde duruşma talebinde bulunulduğu halde İdare Mahkemesince yukarıda belirtilen Kanun hükmüne aykırı biçimde duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.<br> Bu durumda, davacının duruşma isteminde bulunmasına karşın İdare Mahkemesince duruşma yapılmadan karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı açık olup, duruşma yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda ilk derece mahkemesince bu talebin karşılanmayarak karar verildiği hallerde, duruşmanın mahkeme tarafından mı, istinaf dairesince mi yapılacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinde; bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek, işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; öte yandan, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği hükme bağlanmıştır. <br>Bu düzenlemeye göre istinaf incelemesine konu olan kararda hukuki isabet görülmediğinin Bölge İdare Mahkemesi tarafından saptanması halinde, dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesi yerine, uyuşmazlığın esasının bizzat çözümlenerek nihai olarak karara bağlanması genel kural olup, kararın bozularak dosyanın geri gönderilmesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlarla sınırlı tutulmuştur.<br>Bununla birlikte, yukarıda belirtilen durumun, uyuşmazlıklarda verilen kararların istinaf incelemesinin esastan yapılabilmesi, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın tüm unsurları yönünden bir inceleme yapılarak davanın esası hakkında bir karar verilmiş olması halinde geçerlidir. Başka bir deyişle; düzenleme, davaya konu edilen tüm işlemler yönünden yargılaması yapılmış ve hüküm kurulmuş bir kararın varlığına işaret etmekte olup, ilk derece mahkemesince, dava konusu edilen işlemlerin tamamına yönelik bir inceleme ve hukuki değerlendirme yapılmadan bazı işlemler yönünden hüküm kurulmadan veya ilk derece mahkemesince dosyanın tekemmülü sağlanmadan karar verilmesi durumunda, Bölge İdare Mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını, yargılaması hiç yapılmamış kısım yönünden de bir denetime tabi tutup uyuşmazlığın esası hakkında ilk derece mahkemesinin yerine geçerek karar vermesi 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesine aykırı olacaktır. <br>Zira aksi bir kabul, yasa koyucu tarafından benimsenen yargılama sistemi dışında bir yargılama usulünün benimsenmesi ve istinaf usulünün getiriliş amacının dışına çıkılması sonucunu doğuracağı gibi Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde vurgulanan adil yargılanma ve doğal hâkim ilkelerine de aykırı sonuçlar doğurabilecektir.<br>Uyuşmazlık konusu olayda her ne kadar çoğunluk kararında, İdare Mahkemesince yapılmayan duruşmanın istinaf dairesince yapılması gerektiği gerekçesiyle ısrar kararı bozulmuş ise de; İdare Mahkemesi kararındaki hukuki noktaların ve maddi yanlışlıkların istinaf dairesince incelenmesi mümkün olmakla birlikte bu kapsamda olmadığı hususunda tereddüt bulunmayan, duruşma yapılmaması gibi dosyanın tekemmülüne ilişkin usulü eksikliklerin yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca istinaf merci tarafından giderilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.<br>Bu durumda, İdare Mahkemesince davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmaksızın verilen kararda usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı açık olduğundan, Mahkeme kararının bozularak İdare Mahkemesinden duruşma yapılmasının talep edilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesince duruşma yapılmaksızın verilen temyize konu ısrar kararında bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığından ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
resim