<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/3907 E. , 2024/4787 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2024/3907<br> Karar No : 2024/4787<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2-(DAVACILAR) 1- ... İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. A.Ş.<br> 2- ... İnşaat Sanayi Taahhüt ve Tic. Ltd. Şti.<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem:Karayolları Genel Müdürlüğü'nce ihalesi gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolunun Bahçe Kavşağı-Gaziantep Doğu Kavşağı-9 Bölge sınırı arasında ve Gaziantep Çevre Otoyolunda Muhtelif Kesimlerinin ve Bağlantı Yollarının Üstyapı Onarımı Yapım İşi" uhdesinde kalan davacı şirketler tarafından hakediş ödemeleri üzerinden kesinti yoluyla tahsil olunan damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın tecil faiziyle iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarih ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı iptal kararı ile "1/7/1964 tarihli 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle değiştirilen Ek 2. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan " ve yabancı firmalarca da teklif verilen.." ibaresinin iptaline karar verildiğinden bu kararla beraber olayda istisna şartlarının gerçekleştiği davacı tarafından ileri sürülmekte ise de, Anayasa mahkemesince verilen kararların geriye yürütülüp yürütülemeyeceği, uyuşmazlığı doğrudan etkileyip etkilemeyeceği tatışmasının dışında, ihale tarihinde istisna için aranan belgelerin mevcudiyeti ve tarihi gibi şekilsel eksikliklerin duruma etkisi ve damga vergisine tabi olan hakkediş belgelerinin nitelik itibariyle ihale sözleşmesi gibi döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında yapılan işlemler arasında sayılıp sayılamayacağının da olayda tartışılmasının gerektiği: bu gibi hukuksal değerlendirmelerin düzeltme şikayet yoluyla yapılan başvurulara karşı açılan davalarda yapılmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, her ne kadar davacı şirketler uhdesinde kalan işe ilişkin hak ediş ödemelerinden dava konusu damga vergisi tahsil edilmiş ise de, dava konusu işe ilişkin şartnamenin 8. maddesinde işin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğu, cari yıl yatırım programı kapsamında olduğu (şartnamenin 2. maddesinde yer alan yatırım proje nosu/kodunun ... olduğu) ve ... nolu vergi resim harç istisna belgesi bulunduğundan, dava konusu işin istisna kapsamında olduğu sonucuna varıldığından, '"Tarsus - Adana - Gaziantep Otoyolunun Bahçe Kavşağı - Gaziantep Doğu Kavşağı - 9 Bölge sınırı arasında ve Gaziantep Çevre Otoyolunda Muhtelif Kesimlerinin ve Bağlantı Yollarının Üstyapı Onarımı Yapım İşi" ihalesi kapsamında hak ediş ödemelerinden kesilen damga vergisinin iadesi için yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ... sayılı dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacıdan tahsil edilen ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen damga vergisinin tahsil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da öngörülen oranda tecil faizi uygulanmak suretiyle davacıya iadesi karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVALININ İDDİALARI: Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının Vergi Resim ve Harç İstisna Belgesi uygulamasının iptaline ilişkin bir karar olmadığı, dava konusu işe ilişkin o tarihte geçerli bir Vergi Resim ve Harç İstisna Belgesi ibraz edilmediği, damga vergisinde vergiyi doğuran olayın kağıdın düzenlendiği an olduğu ve bu tarihte geçerli olan mevzuat hükümlerine göre değerlendirme yapılası gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br>DAVACININ İDDİALARI: Davanın kabulü yönündeki karar ile haklılıklarının tespit edildiği, davayı vekil ile takip ettiklerinin açık olmasına rağmen kendi lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesine ve kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, hakediş ödemeleri üzerinden kesinti yoluyla tahsil olunan damga vergisine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.<br>Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz istemine gelince;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı ifade edilmiştir.<br>Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.<br> Ayrıca, aynı Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması" başlıklı 168. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.<br> Olayda, davacının vekil ile temsil edildiği ve Bölge İdare Mahkemesince davanın reddine dair Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. <br>Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden hüküm fıkrasına "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresi eklenmek suretiyle kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, diğer kısmının ONANMASINA, vekalet ücetine ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,,<br> 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
resim