<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/1421 E.  ,  2024/4849 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2024/1421<br>Karar No : 2024/4849 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi<br>VEKİLLERİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br> Dava konusu istem: Eskişehir İli, Tepebaşı İlçesi, ... Mahallesi, ... ve ... Mevkiileri ile Mihalgazi İlçesi, ... Mahallesi, ... ve ... Mevkiileri sınırları içerisinde, davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Kartal RES Kapasite Artışı (8 Adet Türbin İlavesi ile 48,90 MWm'den 103,3 MWm'ye)" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, orman mühendisi, ziraat mühendisi, meteoroloji mühendisi ve biyologtan oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; yapılması planlanan "Kartal RES Kapasite Artışı (8 Adet Türbin İlavesi ile 48,90 MWm'den 103,3 MWm'ye)" projesine ilişkin olarak, her bir türbin alanından dışa doğru 2 km çapında türbin etki alanları ve akabinde bu alanların tamamını kapsayan proje etki alanının belirlendiği, yapılan ölçümler ve alınan numunelerin analizlerinin TÜRKAK tarafından akredite edilmiş olan çevre ölçüm ve analiz laboratuvarı tarafından gerçekleştirildiği, projenin hazırlanması, inşaat ve tesis aşamasında meydana gelebilecek fiziksel ve biyolojik çevre üzerine etkileri ve alınacak önlemlerin ÇED raporu içerisinde verildiği, türbin alanları ve yol çalışmaları kapsamında yapılacak toprak sıyırma işlemi ve türbin alanları hafriyat sökme işlemleri sırasında kontrollü ve kontrolsüz çalışma şartları göz önüne alınarak toplam toz emisyonlarının hesaplandığı, proje kapsamında oluşacak katı atıklar ile diğer tehlikeli ve tehlikesiz atıkların depolama ve bertaraf edilmelerinin ilgili yönetmeliklerinde belirlenen usullerine uygun olarak yürütüleceğinin belirtildiği, projenin kümülatif etkilerinin belirlenmesi aşamasında gerekli tüm hesaplamaların ve değerlendirmelerin proje etki alanında bulunan hassas alanlar dikkate alınarak yapıldığı, proje alanı içerisinde yüzeysel ve yer altı su kaynaklarının hidrolojik özellikleri, kullanımı, riskler ve alınacak tedbirler konusunda yeterli bilgi ve tanımlamalar içerdiği, proje alanının bölgesel jeolojik ve topoğrafik yapısına ilişkin değerlendirmelerin ÇED raporunda yer aldığı, yine raporun doğal afet durumlarında oluşabilecek risk durumları ve tedbirlere ilişkin düzenlemeler ile türbinlerin kurulacağı alanların mülkiyet ve arazi vasfına ilişkin bilgileri içerdiği, ayrıca mera alanına isabet eden arazinin mera tahsis amacı değişikliğinin yapılması için gerekli taahhütleri içerdiği, bölgedeki kuşların gerek projenin gerçekleştirme ve gerekse proje tamamlandıktan sonraki işletme aşamasına yönelik olarak yıllık dönem, bölgesel dönem ve göç döneminde ornitolojik izleme çalışmaları ile izlendiği, faaliyetin kuşlar üzerine etkilerinin araştırıldığı, çalışmaların raporlarla ortaya konulduğu, ileride devam edecek çalışmalara ilişkin taahhütleri içerdiği, alanın başta kuşlar olmak üzere biyoçeşitliliğine yönelik fauna açısından belirtilen türler, türlerin koruma durumları, yaşama alanları ve bunlar için faaliyet kapsamında taahhüt edilen yaban hayvanlarının izlenmesi ile alınacak önlemler ve faaliyet öncesi alanın kontrol edilmesi bakımından fauna ile ilgili çalışmalar bakımından uygulanan yöntemin teknik ve bilimsel çerçevelere uygun olduğu, proje alanı içerisinde ülkemiz mevzuatıyla korunan alanların ve uluslararası sözleşmeler ile korunan alanların yer almadığı, planlanan türbinlerin etki alanında su kaynağının ve su tesisinin yer almadığı, insan ile doğaya karşı çevrenin kirlenmemesi için alınacak önlemlerin mevzuata uygun şekilde işletildiğinin teknik ve bilimsel esaslar içerisinde nihai ÇED raporunda belirtildiğinin dava dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla, insan sağlığı ve yaşamı ile çevreye, yer altı sularına, orman arazilerine, gölet ve sulama alanlarına, mera alanlarına, tarım arazilerine, özellikle kuşlar başta olmak üzere, bütün canlı ekosisteme etkileri, çevredeki diğer fauna yaşamına ve biyoçeşitliliğe olası etkilerinin, sürdürülebilirlik ve yenilenebilirlik ilkeleri doğrultusunda bilimsel ve teknik açıdan yeterli düzeyde ele alındığı anlaşılan ÇED raporu dayanak alınmak suretiyle verilen "ÇED Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br> Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, proje alanı çevresinde fundalık araziler, orman alanları ve tarımsal alanların bulunduğu, dolayısıyla dava konusu proje kapsamında yapılması planlanan 8 adet türbin nedeniyle bitkisel toprağın sıyrılacağı, bunun da flora yapısının bozulmasına neden olacağı, ÇED raporundaki ornitolojik rapor ile aynı bölgede yer alan bir başka projenin ÇED raporunda yer alan ornitolojik rapordaki bilgilerin birbiriyle örtüşmediği, ayrıca başka bir dava konusu olan "... Üretim Tesisi İçin Yardımcı Kaynak GES" projesi nedeniyle mera arazisinin yok olacağı, aynı bölgede yapılması planlanan projelerle ilgili kümülatif etki çalışmasının yapılmadığı, nitekim söz konusu projelerle tarım ve hayvancılığın olumsuz etkilendiği, yapılan araştırmalarda RES projelerinin biyoçeşitliliği azalttığının tespit edildiği, rüzgar enerji santrallerinden yayılan düşük frekanslı gürültünün sağlık sorunlarına yol açtığı, nitekim ses ötesi dalgaların kapalı cam ve duvarlardan geçtiği ve bölgedeki diğer projelerle birlikte bu yönden de kümülatif etki nedeniyle gürültüye maruziyetin artacağı, ayrıca kümülatif etki nedeniyle tarım alanları, mera alanları ve orman alanlarının olumsuz etkileneceği, bu nedenle davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1- Davalı idare tarafından, proje kapsamında kontrollü ve kontrolsüz çalışma şartları göz önünde bulundurularak toplam toz emisyonlarının hesaplandığı, tüm atıkların mevzuata uygun bertaraf edileceği, projenin kümülatif etkilerinin belirlenmesi aşamasında tüm hesaplamaların ve değerlendirmelerin proje etki alanında bulunan hassas alanların dikkate alınarak yapıldığı, proje alanı içerisindeki yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarının hidrolojik özellikleri ile muhtemel risklere ve alınması gerekli önlemlere yer verildiği, projenin etki alanında su kaynağı ve su tesisinin yer almadığı, insan sağlığı ve yaşamı ile çevreye, yer altı sularına, orman arazilerine, gölet ve sulama alanlarına, mera alanlarına, tarım arazilerine, özellikle kuşlar başta olmak üzere bütün canlı ekosisteme etkileri, çevredeki diğer fauna yaşamına ve biyoçeşitliliğe olası etkileri bakımından sürdürülebilirlik ve yenilenebilirlik ilkeleri doğrultusunda bilimsel ve teknik açıdan yeterli olan ÇED raporuna dayanılarak verilen ÇED Olumlu kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenle, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>2- Davalı yanında müdahil tarafından, proje alanının mevzuat kapsamında korunan alanlardan olmadığı, kapasite artışına konu 8 adet türbinin bulunduğu alanın mera vasfında olmadığı, mevcut RES projesinden de anlaşılacağı üzere bu türbinlerin hayvancılığa engel olmadığı, flora ve faunanın olumsuz etkileneceği iddiasının dayanağının bulunmadığı, nitekim, mevcut işletmenin izleme çalışmalarından da yararlanıldığı, proje sahasının yüksek olmayan rakımda ve hafif engebeli bir topoğrafyaya sahip olduğu, kuşların ise saha üzerinden yüksek bir rakımla geçtiğinin tespit edilmesi nedeniyle projeden olumsuz etkilenmeyecekleri, 3 yıllık izleme neticesinde de süzülerek göç eden hedef türlerden hiçbirinin türbinlere çarpmadığının tespit edildiği, ayrıca kapasite artışını kapsayacak şekilde ornitolojik izleme çalışmalarının yapıldığı ve ornitolojik izleme raporunun hazırlandığı, rüzgar türbinlerinin kuşlar üzerindeki en önemli etkilerinden birisi olan bariyer etkisinin en aza indirilebilmesi için iki türbin arası yatay mesafenin asgari 300 m ve en yakın kanat uçları arasındaki mesafenin 150 m olarak projelendirildiği, işletme aşamasında da ilkbahar ve sonbahar göç dönemlerinde de izleme çalışmalarının yapılacağı, sonuç olarak ÇED Olumlu kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile davacının iddiaları dikkate alındığında, projenin teknik bakımdan yeterliliği ile çevre üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirebilecek (makine mühendisi gibi) bir bilirkişinin bilirkişi heyetinde bulunmadığının anlaşılması nedeniyle davacının tüm iddialarını değerlendirebilecek yeterlilikte uzmanlardan oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği sonucuna varıldığından, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Temyiz isteminin reddine,<br> 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br> 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br> 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

resim