<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/22877 E. , 2024/8237 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/22877<br>Karar No : 2024/8237<br><br> <br> Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...<br>Vekili : Av....<br><br>Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı/ ...<br>Vekili : Hukuk Müşaviri V....<br> <br><br>İstemin Özeti : Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı bünyesinde... sınıf İstihbarat Uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabulüne Dair 6749 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve yasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Anayasa'nın 129/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, hakkında disiplin soruşturması yürütülmediği, adil yargılanma hakkının, çalışma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, hukuk devleti ilkesinin, Anayasa'nın 38. maddesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7. maddesinin ihlal edildiği, FETÖ terör örgütü ile irtibatı ve iltisakının bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.<br><br>Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>Danıştay Tetkik Hakimi : ...<br>Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: <br>Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. <br>Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Bu kapsamda dosyaya kazandırılan HTS kayıtları, tanık anlatımları, sanığın aşamalarda alınan savunmaları ile operasyonel/gizli hat kullandığına ilişkin beyanları, MİT teftiş kurulu raporunda operasyonel hatta ilişkin yapılan ayrıntılı tespitler ile konu hakkında mahkememizce re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki tespitler kül halinde birlikte değerlendirildiğinde, bahse konu bilirkişi raporunun hükme esas alınacak nitelikte olduğu, bu itibarla operasyonel amaçla kullanıldığı ifade edilen hat ile sanığın kullanımında olan hattın baz yakınlık (birliktelik analizi) durumu nazara alındığında, mezkur... nolu GSM hattının örgütsel iletişim amacına özgü operasyonel bir hat olarak sanık tarafından kullanıldığının mahkememizce kabul edildiği, Tanık ... isimli şahsın Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğünde 22/09/2017 tarihinde alınan ifadesinde; 2013 yılı tayin döneminde Diyarbakır Bölgede görevli ...'un Habur büroya atandığını, kendisinin fetö/pdy terör örgütü üyesi olabileceğinden şüphelendiğini, kendisi ile ilgilenen şahsa sonra ki görüşmede...’un cemaat üyesi olup olmadığını sorduğunu, o da böyle bir şeyin olmadığını ...'ın Diyarbakır'da çok iyi işler başardığını fakat amirleri tarafından üstünün çizildiğini söylediğini, bir telefon görüşmesinde kendisine seninle konuştuğumuz ismini söylediğin arkadaşın yanına git benim selamımı söyle dediğini, ...’un yanına gittiği ve tanıştığını, kendisi ile ilgilenen şahıs gelerek ... ile birlikte görüşmeye başladıklarını, görüşmelerin genellikle 30-40 günde bir olduğunu, bu şahısla iletişimin ...un üzerinden yapıldığını, ...’a daha öncesinde vermiş olduğu USB'yi ismini hatırlamadığı kendileri ile ilgilenen abiye verdiğini, buluşmaların ...’un evinde gerçekleştiğini, bu buluşmaların bir keresinde telefon bilgisayar, USB vb. eşyaları topladığını ve kendilerine daha sonra sizinle görüşmek için yeni bir iletişim kanalı ayarlayacağız dediğini, görüşmenin birinde kendilerinin maneviyat yapmaları ve güvenli buluşma için dönemin ... Kaymakamı ile görüşmelerini istediğini, Diyarbakır’dan arkadaşların selamı var deyin o anlar dediğini, daha sonra ... ile birlikte Kaymakamın makamına gittikleri ve durumu izah ettiklerini, Kaymakamın telefon numarasını kendilerine vererek uygun olduğunda arayacağını söylediğini, bir hafta sonra aradıklarını ancak uygun olmadığını söylediğini, bunun üzerine 15-20 gün gibi bir süre kendilerine dönüş yapmadığını, daha sonra telefonla arayarak zorda olsa evinde buluşmayı gerçekleştirdiklerini, daha sonra ... ile beraber 3-4 sefer Kaymakamın evine gittiklerini, burada en üst katta namaz kıldıklarını, Fetullah Gülen'in kitaplarını okuduklarını, ... TV'de Fetullah Gülen’in sohbetlerini izlediklerini risaliye nur'u okuduklarını, şeklinde beyanda bulunduğu, tanık...'nün kocaeli tem şube müdürlüğü'nde alınan 15/05/2017 tarihli ifadesinde; foto 10 no'lu resim de bulunan kişiyi, şahsın ismini bilmediğini, ancak 2007-2012 tarihleri arasında cemaate ait öğrenci evlerinde kaldığı dönemde bölge talebe mesulü görevini yaptığını, şahsı kesin ve net olarak teşhis ettiği şeklinde beyanda bulunarak sanığı teşhis ettiği, her ne kadar sanık tanık ...'nün aleyhe olan ifadelerini kabul etmemiş ise de, sanığın alınan savunmalarında örgütün Kocaeli il yapılanmasında bulunduğunu beyan etmiş olması ile tanığın beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın Kocaeli il yapılanmasında bulunduğu hususunun doğrulandığı, sanığın alınan ifadesinde, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY ile olan bağlantısını ayrıntılı şekilde anlattığı, beyanlarında, örgüt ile olan bağını kabul ettiği, ancak tanık ...'yi tanımadığını ve aleyhe beyanlarını kabul etmediği, tanık ....'nin soruşturma aşamasında alınan örgüt üyeliğine yönelik beyanlarını kabul ettiği, ancak devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçunu kabul etmediği, tanık ...'ün sanığın örgüt yapılanmasında yer aldığına yönelik beyanları ile tanık ...'nin soruşturma aşamasında alınan ve yukarıda ayrıntılı gerekçesi anlatıldığı şekilde mahkememizce itibar edilen mezkur beyanlarının, dosya kapsamı ile örtüştüğü, adı geçenlerin, sanıkla aralarında herhangi bir husumet olmadığı ve dosya kapsamında sanığa suç isnadında bulunduklarına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının anlaşıldığı, bilindiği üzere örgüt üyeliğinden söz edilebilmesi için failin örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girmesi gerektiği, en nihayetinde örgütsel içerikli emir ve talimatları bilerek yerine getiren kişinin örgüt üyesi sayılması gerektiği, örgüt ile fail arasındaki organik bağın bu şekilde kurulabileceği, somut olayda zaman içerisine yayılan süreçte sanığın gösterdiği ısrar, süreklilik, çeşitlilik ve eylemsel yoğunluk birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, anılan terör örgütü ile münasebetinin, 2011 yılında bünyesine dahil olduğu MİT'ten önce 1996 yılında ilköğretim son sınıf döneminde başladığı, örgüt evlerinde kaldığı, üniversite yıllarında örgüt ile bağını sürdürdüğü, nitekim örgütün Kocaeli il yapılanmasında yer aldığı, bu şekilde Teşkilat öncesi erken dönemde başlayan örgüt münasebetinin, MİT'e giriş ve sonrasında da kesintisiz devam ettiği, bu cümleden olarak sanığın, MİT'e katıldığı 2011 yılından ihraç edildiği 2016 yılına kadar örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğretmen-temsilci konumunda faaliyete bulunan ... kod adlı ..., ... kod adlı ..., ... kod adlı ..., ... kod adlı ... isimli örgüt MİT mahrem imamlarına bağlı, mahrem yapılanma hiyerarşisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunduğu, örgütün ideolojisini benimseyerek dahil olduğu bu hiyerarşik yapısı içerisinde yine örgütün belirlediği olgunluğa ulaşması akabinde FETÖ/PDY mahrem hizmetler yapılanmasında öğrenci konumda üst konumlarda bulunan mahrem abileri ile bilgi aktarımı için görüşmeler yaptığı, bağlı olduğu hususi abiler arasında devredildiği, örgütsel gizliliği sağlamak ve örgütsel iletişimi temin etme gayesiyle MİT mahrem yapılanmasının "iletişim araçları" bölümünde ayrıntılı bir şekilde anlatılan "operasyonel/gizli" hat kullandığı, yine örgütsel gizliliği sağlamak adına "..." kod adını kullandığı, örgütün mahrem yapılanması içerisinde sivil örgüt mensupları tarafından sevk ve idare edilen MİT personeli şahıslardan olduğu, sanığın örgüt ile organik bağ kurarak hiyerarşi içine girdiği, sanığın mensubu olduğu örgütün MİT mahrem yapılanmasında öğrenci konumunda faaliyette bulunduğu, başka bir anlatımla; zahirde bir kamu görevlisi olsa da özünde örgüt militanı vasfıyla hareket ettiği, teşkilata yerleştirilmesi ve buradaki çalışmasının yegane amacı üyesi olduğu örgütün stratejik amaçlarına hizmet etmekten başka bir anlam ifade etmediği, bu cümleden olarak sanığın, örgütün adeta bir vasıtası, teşkilat içerisine uzanan kolu gibi faaliyette bulunarak milli güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturmak, istihbarata karşı koymak, dış güvenlik, terörle mücadelede temel esasları belirlemek olan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en önemli kurumlarından Milli İstihbarat Teşkilatından devlet sırrı niteliğindeki bilgileri temin ettiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
resim