<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/817 E.  ,  2025/345 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/817<br>Karar No : 2025/345 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli personel statüsünde teknisyen olarak görev yapan davacının, sosyal medya hesaplarında siyasi kimlik, duruş ve tavrını sergileyecek nitelikte paylaşımlar yaptığının tespit edildiğinden bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Siyasi Partiler Sicil Bürosu tarafından, kişilerin isteği ve onayı olmadan, iradeleri dışında kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle siyasi parti üyesi yapılmasının olası olduğunun belirtildiği, bununla birlikte davacının siyasi parti üyeliğinden istifa ettiği 31/10/2009 tarihinden sonra taraflar arasında hizmet sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşmenin geçerlilik süresinde davacının herhangi bir siyasi partiye üyeliğinin bulunmadığı, öte yandan; sosyal medya paylaşımlarının da 2018 - 2019 yıllarına ait olduğu ve güncel olmadığı, bu paylaşımlardan sonra da taraflar arasında hizmet sözleşmesinin imzalandığı anlaşıldığından, davacının siyasi parti üyeliği tespit edildiğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulüne, yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 30/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince ödenmesine karar verilen parasal hakların tamamı için davanın açıldığı 30/01/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmişse de, parasal hakların bir kısmının iptal davasının açılmasından sonra tahakkuk etmesi nedeniyle, davacının talebini aşacak şekilde ve idare aleyhine olmak üzere alacağın muaccel hale geldiği (ödenmesi gereken) tarihlerden önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilmesi şeklinde faizin var oluş maksadıyla örtüşmeyen sonuçların doğduğu görüldüğünden, faizin başlangıç tarihinin düzeltilmesinin gerektiği, istikrar kazanmış yargı içtihatlarına göre iptal davasının sonuçlanmasının ardından veya (özellikle) iptal davası ile birlikte açılan tam yargı davalarında hükmedilen parasal tutarların; iptal davasının açıldığı tarihten önce tahakkuk eden kısımları bakımından iptal davasının açıldığı tarihten, iptal davasının açıldığı tarihten sonra tahakkuk eden kısımları için ise her bir parasal hakkın tahakkuk ettiği (ödenmesi gerektiği) tarihlerden itibaren faiz işletilmesinin gerektiği, buna göre uyuşmazlık incelendiğinde; davacının sözleşmesinin 29/12/2022 tarihli işlem ile feshedilmiş olması sebebiyle parasal hak kayıplarının söz konusu tarihten sonra başladığı ve sözleşmenin feshine ilişkin bu işleme karşı iptal davasını 30/01/2023 tarihinde açmış olduğu dikkate alındığında, istinaf başvurusunun, ''davacının mahrum kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 30/01/2023 tarihinden öncesine ait kısmı için davanın açıldığı 30/01/2023 tarihinden itibaren, davanın açılmasından sonra tahakkuk eden parasal hakları için ise her bir parasal hakkın (her aya ait maaşın) ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi'' şeklinde düzeltilmek suretiyle reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mevzuat uyarınca sözleşmeli personelin işçi niteliği taşımayan kamu görevlisi kapsamında olduğu, Anayasa'nın 68. maddesinin beşinci fıkrası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 7. maddesi, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek-6. maddesi, davacı ile imzalanan hizmet sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca siyasi faaliyete katılma eyleminin gerçekleştiğinin tespiti halinde açık bir şekilde idareye tek taraflı fesih hakkının tanındığı, davacının herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını ve zararını hedef tutan davranışta bulunması, hizmet sözleşmesinin 11. maddesinde taahhüt ettiği yükümlülüğe aykırı davranmasına sebebiyet verdiğinden sözleşmesinin feshedildiği, Kuruma gelen ihbar ve şikayet üzerine davacının eylemlerinden haberdar olunarak dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli personel statüsünde teknisyen olarak görev yapan davacının, sosyal medya hesaplarında siyasi kimlik, duruş ve tavrını sergileyecek nitelikte paylaşımlar yaptığının tespit edildiğinden bahisle, sözleşmesinin feshedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 25. maddesinde, herkesin, düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı, 26. maddesinde de; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsadığı hükmüne yer verildiği, devamında hürriyetin kullanılmasının hangi amaçlarla sınırlanabileceğinin açıklandığı, 90. maddesinin son fıkrasında ise; usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmaların Kanun hükmünde olduğu, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınacağı düzenlenmiştir. <br>İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ''ifade özgürlüğü'' başlığı taşıyan 10. maddesinde, ''1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamları tarafından müdahale olmaksızın ve ulusal sınırlar dikkate alınmaksızın, görüşlere sahip olma ve bilgi ve düşünceleri edinme ve bunları yayma özgürlüğünü içerecektir. Bu madde, Devletlerin, radyo televizyon ya da sinema işletmeciliğinin izne/ruhsata bağlanması isteminde bulunmalarını engellemeyecektir. 2. Bu özgürlüklerin kullanımı, ödevler ve sorumluluklar ile yürütüleceğinden, ulusal güvenliğin, ülke bütünlüğünün ya da kamu emniyetinin yararı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi için, sağlığın ya da ahlakın korunması için, başkalarının şöhret ve haklarının korunması için, gizli bilginin edinilerek açığa çıkmasının önlenmesi için, yahut yargılama organlarının yetki ve tarafsızlığının muhafaza edilmesi için, hukukun öngördüğü ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan türdeki formalitelere, koşullara, kayıtlamalara ya da cezalara tabi tutulabilir.'' kuralına yer verilmiştir. <br> 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." hükmüne yer verilmiş; 5. fıkrasında; 3. ve 4. fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personel hakkında, bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda, vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasında ise; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" şeklinde tanımlanmıştır. <br>06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esasların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı düzenlenmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dosyanın incelenmesinden; davacının, sözleşmenin feshine sebep gösterilen eylemlerinin, siyasi parti lideri ile sözlerini, siyasi parti ambleminin fotoğrafını paylaşması yanında, ayrıca siyasi parti aday tanıtım toplantısına, siyasi parti liderinin ziyaretine ilişkin başkasının gönderilerini kişisel Facebook hesabında paylaşmak olduğu anlaşılmaktadır. <br>Facebook sitesinin, gazete, dergi, radyo televizyon gibi bir genel yayın organı olmadığı, kişinin kendisinin seçtiği arkadaşları ile paylaşımda bulunduğu, sohbet ettiği, özel bir alan olduğu, Facebook sitesinde yapılan paylaşımların, Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de açıkça belirtilen ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır.<br>Bu durumda; davacının paylaşımlarının değerlendirilmesinden, Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de açıkça belirtilen ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, paylaşımların herhangi bir şekilde bir siyasi parti lehine veya aleyhine olarak başkalarını ikna etme çabası olarak kabul nitelendirilebilecek açıklamalar içermediği, davacının salt fotoğraf paylaşımından ibaret eyleminin, siyasi faaliyet kapsamında kamu hizmetlerinin sürekliliğini, etkinliğini, verimliliğini ya da gereği gibi yerine getirilmesini doğrudan etkilediğinden söz edilemeyeceği, davalı idarede teknisyen olarak istihdam edildiği, dolayısıyla hizmetin getirdiği sorumluluk derecesinin daha sıkı yorumlanmasını gerektirecek bir görev ve statüsünün olmadığı, ayrıca davacının bu paylaşımlarıyla, siyasi faaliyette bulunduğundan da söz edilemeyeceğinden, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulüne, yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 30/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yasal faizin başlangıç tarihi yönünden düzeltilmek suretiyle reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulüne, yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 30/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle düzeltilmek suretiyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br>(X) KARŞI OY :<br>Bakılan uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde; 01/01/2022 - 31/12/2022 tarihleri arasında geçerli hizmet sözleşmesi imzalanan davacının, davalı idare tarafından sunulan sosyal medya paylaşımlarının 2018 - 2019 yıllarına ait olup, güncel paylaşımlar olmadığı şeklinde ifade edilen kısmında hukuka uyarlık görülmemiş ise de, diğer kısımlar yönünden kararın hukuka uygun olduğu, dolayısıyla hukuka aykırı olan kısmın gerekçeden çıkarılarak, dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulü, yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının dava açma tarihi olan 30/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yasal faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum. <br><br><br></font></p></body></html>

resim