<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/149 E.  ,  2025/339 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/149<br>Karar No : 2025/339 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli personel statüsünde tekniker olarak görev yapan davacının, sosyal medya hesaplarında siyasi kimlik, duruş ve tavrını sergileyecek nitelikte paylaşımlar yaptığının tespit edildiğinden bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... Yönetim Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının fesih tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda; sözleşmesinin feshedilmesine gerekçe olarak gösterilen sosyal medya paylaşımlarının davacıya ait olduğu yönünde davalı idarece, davacının ikrar içerir bir beyanına başvurulmadığı veya bu yönde teknik ve emniyetten sorgulanmak suretiyle herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca taraflar arasında imzalanan Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi'nin 01/01/2022-31/12/2022 tarihleri arasını kapsadığı açık iken davacıya siyasi faaliyetlere katılma yasağını ihlal ettiği yönünde atfedilen söz konusu sosyal medya paylaşımlarının ise daha önceki bir zaman dilimine ( 2019 ve 2020 yılları) ait olduğu, bu durumda; davacının sosyal medya uygulamasında yer aldığı iddia edilen söz konusu paylaşımların bizzat davacı tarafından yapıldığı hususunun her türlü şüpheden arındırılmak suretiyle somut bir şekilde ortaya konulmadığı, bununla birlikte söz konusu paylaşımların davacı tarafından yapıldığının kabul edilmesi halinde dahi davacının; ancak, sözleşmesinin geçerlilik süresi olan 01/01/2022-31/12/2022 tarihleri arasında siyasi faaliyetlere katılmama yükümlülüğü altında bulunduğu ve anılan dönemden önceki paylaşımlarından dolayı sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında; davacının sözleşmenin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulüne, yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 12/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mevzuat uyarınca sözleşmeli personelin işçi niteliği taşımayan kamu görevlisi kapsamında olduğu, Anayasa'nın 68. maddesinin beşinci fıkrası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 7. maddesi, Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesi, davacı ile imzalanan hizmet sözleşmesinin 11. maddesi uyarınca siyasi faaliyete katılma eyleminin gerçekleştiğinin tespiti halinde açık bir şekilde idareye tek taraflı fesih hakkının tanındığı, davacının herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını ve zararını hedef tutan davranışta bulunması, hizmet sözleşmesinin 11. maddesinde taahhüt ettiği yükümlülüğe aykırı davranmasına sebebiyet verdiğinden sözleşmesinin feshedildiği, Kuruma gelen ihbar ve şikayet üzerine davacının eylemlerinden haberdar olunarak dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeli personel statüsünde tekniker olarak görev yapan davacının, sosyal medya hesaplarında siyasi kimlik, duruş ve tavrını sergileyecek nitelikte paylaşımlar yaptığının tespit edildiğinden bahisle, sözleşmesinin feshedilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 25. maddesinde, herkesin, düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı, 26. maddesinde de; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsadığı hükmüne yer verildiği, devamında hürriyetin kullanılmasının hangi amaçlarla sınırlanabileceğinin açıklandığı, 90. maddesinin son fıkrasında ise; usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmaların Kanun hükmünde olduğu, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınacağı düzenlenmiştir. <br>İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ''ifade özgürlüğü'' başlığı taşıyan 10. maddesinde, ''1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamları tarafından müdahale olmaksızın ve ulusal sınırlar dikkate alınmaksızın, görüşlere sahip olma ve bilgi ve düşünceleri edinme ve bunları yayma özgürlüğünü içerecektir. Bu madde, Devletlerin, radyo televizyon ya da sinema işletmeciliğinin izne/ruhsata bağlanması isteminde bulunmalarını engellemeyecektir. 2. Bu özgürlüklerin kullanımı, ödevler ve sorumluluklar ile yürütüleceğinden, ulusal güvenliğin, ülke bütünlüğünün ya da kamu emniyetinin yararı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi için, sağlığın ya da ahlakın korunması için, başkalarının şöhret ve haklarının korunması için, gizli bilginin edinilerek açığa çıkmasının önlenmesi için, yahut yargılama organlarının yetki ve tarafsızlığının muhafaza edilmesi için, hukukun öngördüğü ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan türdeki formalitelere, koşullara, kayıtlamalara ya da cezalara tabi tutulabilir.'' kuralına yer verilmiştir. <br> 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plancısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir..." hükmüne yer verilmiş; 5. fıkrasında; 3. ve 4. fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personel hakkında, bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda, vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) bendine göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasında ise; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir" şeklinde tanımlanmıştır. <br>06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kabul edilen ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı, "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; "Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi... hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir..." kuralı yer almıştır. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Dosyanın incelenmesinden; davacının, sözleşmenin feshine sebep gösterilen eyleminin, kendisine ait olduğu iddia edilen Facebook hesabında siyasi içerikli paylaşımlar yapmak olduğu anlaşılmaktadır. <br>Facebook sitesinin, gazete, dergi, radyo televizyon gibi bir genel yayın organı olmadığı, kişinin kendisinin seçtiği arkadaşları ile paylaşımda bulunduğu, sohbet ettiği, özel bir alan olduğu, Facebook sitesinde yapılan paylaşımların, Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de açıkça belirtilen ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. <br>Uyuşmazlıkta, davacının paylaşımlarının değerlendirilmesinden; Anayasa'da güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde de açıkça belirtilen ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, paylaşımların herhangi bir şekilde bir siyasi parti lehine veya aleyhine olarak başkalarını ikna etme çabası olarak nitelendirilebilecek açıklamalar içermediği, davacının salt paylaşımdan ibaret eyleminin, siyasi faaliyet kapsamında kamu hizmetlerinin sürekliliğini, etkinliğini, verimliliğini ya da gereği gibi yerine getirilmesini doğrudan etkilediğinden söz edilemeyeceği, davalı idarede tekniker olarak istihdam edildiği, dolayısıyla hizmetin getirdiği sorumluluk derecesinin daha sıkı yorumlanmasını gerektirecek bir görev ve statüsünün olmadığı, ayrıca davacının bu paylaşımıyla, siyasi faaliyette bulunduğundan da söz edilemeyeceğinden, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 12/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile tazminat isteminin kabulüne, yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihi olan 12/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,<br> 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 23/01/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br>(X) KARŞI OY :<br>Bakılan uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde; sözleşmesinin geçerlilik süresi olan 01/01/2022-31/12/2022 tarihleri arasında, davacının siyasi faaliyetlere katılmama yükümlülüğü altında bulunduğu ve anılan dönemden önceki paylaşımlarından dolayı sorumlu tutulamayacağı şeklinde ifade edilen kısmında hukuka uyarlık görülmemiş ise de, diğer kısımlar yönünden kararın hukuka uygun olduğu, dolayısıyla hukuka aykırı olan kısmın gerekçeden çıkarılarak, dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulü, yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihi olan 12/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum. <br><br><br><br></font></p></body></html>

resim