<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1726 E. , 2024/1303 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2023/1726<br>Karar No : 2024/1303 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI : ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: ... Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen ... ihale kayıt numaralı "... Üniversitesi Fen Edebiyat ve Su Bilimleri Fakülteleri Restorasyon ve Güçlendirme İşi" uhdesinde kalan davacı şirket tarafından, tarafına yapılan hak edişler üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen 1.021.615,10-TL damga vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, uyuşmazlık konusu restorasyon ve güçlendirme işinin yapılacağı taşınmazın "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın; ihale konusu iş kapsamında ödenen hak ediş ödemeleri üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin olarak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Kanununun 21. maddesinde belirtilen istisna ve muafiyet hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı noktasında ortaya çıktığı, Kanun hükmü değerlendirildiğinde, maddenin yürürlükteki ilk fıkrasında, tapu kütüğünde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı kaydı bulunan gayrimenkuller ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerine kesin yapılanma yasağı getirilen parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulduğu, bu muafiyetin sayılan taşınmazların kendisine yönelik olduğu, zira maddenin üçüncü fıkrasında, kültür varlıklarının korunması maksadıyla tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon ve kazı ile müzelerin güvenliği için kullanılmak şartıyla dışardan getirilecek her türlü araç, gereç, makine, teknik malzeme ve kimyevi maddeler ile altın ve gümüş varakın da her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtilerek, tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon ve kazı ile müzelerin güvenliği için kullanılacak eşyalara yönelik ayrıca bir muafiyet hükmü getirildiği, ayrıca, üçüncü fıkranın, kültür varlıklarının korunması maksadıyla yapılan tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon işlerine değil, bu işlerde kullanılacak eşyalara yönelik bir muafiyet getirdiği (nitekim, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21. maddesinin gerekçesine bakıldığında kültür varlıklarının korunması maksadıyla tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon kazı ve müzelerin güvenliği için dışarıdan getirilecek malzemelerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olacağının açıklandığı), maddenin ilk fıkrasındaki muafiyet hükmünün tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon işlerini de kapsadığı kabul edildiğinde, Kanun koyucunun, maddenin dördüncü fıkrasında neden "koruma bölge kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılan onarım ve inşaat işlerinin Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma payları"ndan müstesna olduğu yönünde ayrıca bir hüküm sevk ettiğini izah etmenin olanaksız hale geleceği; zira, ilk fıkra hükmündeki muafiyetin "her türlü" vergi, resim ve harca yönelik düzenlendiği dikkate alındığında, dördüncü fıkra hükmünün Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma paylarına yönelik bir düzenleme ihtiyacından kaynaklanmayıp, onarım ve inşaat işlerinin hangi vergi, harç ve katılma paylarından istisna tutulacağına ilişkin bir düzenleme olduğu; bunun dışında 492 sayılı Harçlar Kanunu ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda konuya ilişkin herhangi bir istisna ya da muafiyet hükmü bulunmadığı; dolayısıyla tapu kütüğünde "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" kaydı bulunan taşınmazların onarım ve restorasyonuna ilişkin işler nedeniyle düzenlenen hak edişlerin damga vergisine tabi tutulmasına yasal bir engel bulunmadığından, dava konusu damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmek olduğu; “Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (a) bendinde; kültür varlıklarının, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklar olduğu; 6. maddesinde; korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının neler olduğunun sayılmış, aynı Kanunun "İstisnalar ve muafiyetler" başlıklı 21. maddesininde ise; tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, ancak, büyükşehir belediyesi sınırları içinde yer alan ve yukarıda nitelikleri belirtilen taşınmazlardan basit usulde vergilendirilenlerin dışında ticari faaliyetlerde kullanılanlar hakkında emlak vergisinin yarısı ve çevre temizlik vergisinin tamamına ilişkin bu muafiyet hükmünün uygulanmayacağı, getirilen kesin yapılanma yasağına aykırı olarak tesis edilen yapılar, bu yapıların yapıldığı parseller ve kanunlara aykırı eklentileri bulunan taşınmaz kültür varlıkları hakkında bu yapılar yıkılıncaya veya aykırılıklar giderilinceye kadar yukarıdaki fıkradaki muafiyet hükmünün uygulanmayacağı, ..., kültür varlıklarının korunması maksadıyla tespit, proje, bakım, onarım, restorasyon ve kazı ile müzelerin güvenliği için kullanılmak şartıyla, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milli Savunma Bakanlığı, Bakanlıkça ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce dışardan getirilecek her türlü araç, gereç, makine, teknik malzeme ve kimyevi maddeler ile altın ve gümüş varakın her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, koruma bölge kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılan onarım ve inşaat işlerinin Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesna olduğunun kurala bağlandığı, mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; davacı tarafından ihalesi üstlenilen işin ilgili olduğu taşınmaz "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olduğundan, bu taşınmazla ilgili yapılan işlemler ve düzenlenen belgelerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, olayda vergi hatası bulunduğundan, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Olayda herhangi bir vergi hatası olmadığı, hukuki yorum gerektiren konuda düzeltme-şikayet hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, tapu kütüğüne “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıklarının restorasyon ve onarıma ilişkin işlerinin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 21. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınacak vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından istisna tutulduğu, damga vergisinden istisna tutulmadığı yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde idarece kanuni gecikme faizinin ödenebilmesi ancak kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi durumunda söz konusu olacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. <br><br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrası ile tapu kütüğüne "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiş olup, bu fıkra ile getirilen muafiyetin parsellerin kendisine (aynına) ilişkin bir muafiyet olduğu; söz konusu maddenin 4. fıkrasında ise, dava konusu olayda olduğu gibi, koruma bölge kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılacak onarım ve inşaat işlerine ilişkin Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınması gereken vergi, harç ve harcamalara katılma paylarının istisna kapsamında tutulduğu, bu durumda; ihale konusu taşınmazda yapılacak restorasyon ve güçlendirme işi yalnızca Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınması gereken vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesna olup, dava konusu damga vergisinin 2863 sayılı Kanunda öngörülen istisna ve muafiyetler kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, dava konusu damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalının temyiz isteminin reddine,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br><br>(X) KARŞI OY: Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından restorasyon ve güçlendirme işi üstlenilen taşınmazın "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olduğunun sabit olduğu, uyuşmazlığın ihale konusu iş kapsamında davacı şirkete ödenen hak edişler üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin olarak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Kanununun 21. maddesinde belirtilen istisna ve muafiyet hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı noktasında ortaya çıktığı, 2863 sayılı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrası ile tapu kütüğüne "korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır" kaydı konulmuş olan taşınmaz kültür varlıkları ile arkeolojik sit alanı ve doğal sit alanı olmaları nedeniyle üzerlerinde kesin yapılanma yasağı getirilmiş taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları olan parsellerin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu belirtilmiş olup, bu fıkra ile getirilen muafiyetin parsellerin kendisine (aynına) ilişkin bir muafiyet olduğu; söz konusu maddenin 4. fıkrasında ise, dava konusu olayda olduğu gibi, koruma bölge kurulları kararına uygun olarak bu taşınmaz kültür varlıklarında yapılacak onarım ve inşaat işlerine ilişkin Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınması gereken vergi, harç ve harcamalara katılma paylarının istisna kapsamında tutulduğu, bu durumda; ihale konusu taşınmazda yapılacak restorasyon ve güçlendirme işi yalnızca Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınması gereken vergi, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesna olup, dava konusu damga vergisinin 2863 sayılı Kanunda öngörülen istisna ve muafiyetler kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, dava konusu damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.<br> <br><br></font></p></body></html>
resim