<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/1356 E.  ,  2024/1532 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2020/1356<br>Karar No : 2024/1532 <br><br>DAVACI : ... <br>VEKİLİ : Av. ..., Av. ...<br><br>DAVALI : ... Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından;<br> 1- Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi 2018/1 personel alımı sınavında başarılı olmasına rağmen güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle göreve başlatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile,<br> 2- Bu işlemin dayanağı olan ve 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresinin iptaline ve yoksun kaldığı mali ve sosyal hakların tazminine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Kamu hizmetine girme hakkı ile ilgili sınırlamaların kanun ile yapılması gerektiği, Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak Kanunla sınırlanabileceğinin düzenlendiği, 128. maddesinde ise, kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların kanunla düzenleneceğinin belirtildiği; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin, dava konusu düzenleme ile sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılması şartı getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-8. maddesinde yer alan devlet memurluğuna alımlarda güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması şartının Anayasa Mahkemesince iptal edildiği; Kara Harp Okulu öğrencisi iken 15 Temmuz sonrası okul kapatıldığı için buradan ayrılarak üniversite eğitimine devam ettiği, kendisinin de içinde bulunduğu Harp Okulu Taburu (690 kişi) ile ilgili darbeye teşebbüs suçlamasıyla açılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, güvenlik soruşturmasını olumsuz etkileyecek somut bir tespit, eylem ve iltisakın bulunmadığı, düzenleme bu haliyle mağduriyetlere yol açacağından, ilgili yönetmelik maddesi ile bireysel işlemin iptaline, yoksun kalınan sosyal haklarının tanınmasına, mali haklarının ödenmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.'de idari hizmet sözleşmesiyle personel istihdam edildiği, 696 sayılı KHK'nın 117. maddesiyle 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesine "Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair ilgili mevzuat hükümleri PTT ve iştirakleri tarafından istihdam edilecek personel hakkına uygulanmaz." düzenlemesinin eklendiği, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte yürürlüğe giren 703 sayılı KHK ile devlet teşkilatını düzenleyen çok sayıda yasal düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı, bu kapsamda 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun bir kısım hükmü mülga edilerek 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden düzenlendiği, söz konusu Kararname'nin "Sözleşmeli Personel" başlıklı 391. maddesinin birinci fıkrasında " PTT personeli, 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 26. ve 27. maddelerine göre istihdam edilir." düzenlemesinin yer aldığı; 375 sayılı KHK'nın Ek 27. maddesinde "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür....Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verildiği; anılan madde uyarınca Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.'de Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin hazırlanarak 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Yönetmeliğin, "İşe Alınmada Aranacak Genel Şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" hükmünün yer aldığı; 26/10/1994 tarihli 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesi ve ... tarih ve ... sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği ile 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 228 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına dayanılarak, PTT A.Ş. Genel Müdürlüğü Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönergesinin hazırlandığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-8 maddesinde yer alan devlet memurluğuna alımlarda güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması şartının Anayasa Mahkemesi'nin 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile iptal edildiği; 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yaplmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa Mahkemesi'nin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile iptal edildiği, Anayasa Mahkemesi'nin bu kararları ile, kamu görevine atanmadan önce birtakım şartların getirilmesinin doğal olduğu, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasını öngören kuralların kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğinin yeterince açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiğinin ifade edildiği, bu konuda yasal düzenlemenin yapılması gerekmekte olup, yapılacak olan yasal düzenlemenin ardından idarece yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması faaliyetlerinin de bu düzenlemeye göre uyarlanacağı; ancak, bu aşamada söz konusu iptal kararlarının PTT A.Ş. personel alım işlemlerinde yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamalarını kapsamadığı, idarece halihazırda yürütülen işlemlerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında değil, 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesi ve Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği ile 228 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına dayanılarak hazırlanan PTT A.Ş. Genel Müdürlüğü Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönergesi kapsamında yürütüldüğü, Yönerge'de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılırken nasıl bir yol izleneceğinin açıkça belli olduğu; ayrıca, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 7. maddesinde, posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği düzenlenmiş olup, idarece sunulan hizmetlerin önemi de dikkate alındığında, istihdam edilecek personel hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunulmamış olmasının büyük önem arz ettiği; davacı ile ilgili yapılan araştırma sonucunda Ankara Valiliği Emniyet Müdürlüğünce davacı ile ilgili ilişik kaydına rastlanılmamakla birlikte istihbari bilgilerin bulunduğunun bildirildiği, Milli Savunma Üniversitesi Rektörlüğü ile yapılan yazışmalar neticesinde, davacının 31/07/2016 tarihi itibarıyla okulla ilişiğinin kesildiği, şahsın okuduğu dönem ve öncesi hakkında yürütülmüş bir soruşturma varsa bunun PTT A.Ş. tarafından Savcılıktan talep edilebileceği, Üniversitenin elektronik arşiv kayıtlarında davacı ile ilgili FETÖ/PDY kapsamında bir soruşturmaya rastlanılmadığı bilgisinin verildiği, idarede yapılan işlemlerin, gizlilik, mali sorumluluk gerektirdiği, gönderilere müdahale edilebilecek pozisyonlarda görev yapılabildiği, bu nedenle davacının durumunun ilgili Yönerge uyarınca oluşturulan Değerlendirme Komisyonunda değerlendirildiği ve göreve başlatılmamasına karar verildiği,<br> belirtilen nedenlerle dava konusu düzenlemede ve bu düzenleme uyarınca tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır. <br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlemin iptaline,yoksun kalınan sosyal haklarının tanınmasına, mali haklarının davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi 2018/1 personel alımı sınavında başarılı olan davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle göreve başlatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresinin iptali ile bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan mali ve sosyal hakların tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Davanın, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresi yönünden incelenmesi;<br>15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 28. bölümünde Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin teşkilat yapısına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, "Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinde de; "(1) PTT personeli, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı ve ek 27 nci maddelerine göre istihdam edilir.(2) Sözleşmeli personelin unvan ve sayıları Genel Kurul kararıyla belirlenir." düzenlemesi kurala bağlanarak, Şirketin yapısı ve personel rejimiyle ilgili temel çerçeve çizilmiştir.<br> 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı Ek 27. maddesinin 1. fıkrasında; "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür." kuralı, son fıkrasında da; "Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." kuralı yer almaktadır.<br><br>Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerine dayanılarak hazırlanan dava konusu "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik"in, "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, görevlendirilme ile eğitim, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu öngörülmüş; "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak." koşuluna yer verilmiştir.<br>6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun "Posta tekeli" başlıklı 6. maddesinde, "Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir; a) Temel ücret gözönünde bulundurularak Kurumun önerisi ve bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi, b) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dahil her türlü tebligatın kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi, c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri, ..."; düzenlemesine yer verilmiş, "Posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği" başlıklı 7. maddesinde ise, "(1) Hizmet sağlayıcıları ile posta hizmetlerinde çalışanlar veya herhangi bir şekilde posta hizmetleri ile ilgili bilgiye sahip olanların, bu bilgileri ve posta hizmetleri ile ilgili ilişkileri açığa vurmaları, gönderileri açmaları, içlerinde ne olduğunu araştırmaları, üçüncü kişilere bilgi vermeleri veya herhangi birinin bunları yapmasına neden olmaları, gönderileri zapt veya yok etmeleri yasaktır. (2) Hizmet sağlayıcıları, yürüttüğü hizmetlerle ilgili olarak gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. (3) Posta gönderileri, kanunla yetkili kılınan merciler dışındaki kişilerce alıkonulamaz, açılamaz ve içeriği araştırılamaz." şeklinde kurala bağlanmıştır. <br> Anayasa ile güvence altına alınan iletişim ve haber alma gibi konularda kamu hizmeti veren ve evrensel posta hizmet yükümlüsü olarak yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri, tebligatlar, barışta Türk Silahlı Kuvvetleri posta hizmetleri yönünden posta tekeline sahip olan PTT A.Ş.'nin, yürütülen hizmetin eksiksiz, güvenli ve düzenli yürütmekle sorumluluğu bulunduğundan, bu sorumluluğun gereği olarak, stratejik öneme sahip bu hizmeti yürütecek personelin seçimi ve atanması konusunda belirli şartlar aranmasında yetkisi bulunmaktadır. <br>Bu durumda; idare bünyesinde idari hizmet sözleşmeli olarak görev yapmak üzere işe alınacaklarda "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" şartının aranması yolunda yapılan düzenlemede, hizmet gerekleri ile kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Davanın; davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle göreve başlatılmamasına ilişkin ... tarih ve 11058 sayılı işlem yönünden incelenmesine gelince;<br> 01/12/2018 tarih ve 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun'un 60. maddesiyle, 657 sayılı Kanun'un Devlet memurluğuna alınacaklarda aranılacak genel ve özel şartları düzenleyen 48. maddesinin (A) bendinin (8) numaralı alt bendine "Güvenlik soruşturması olumlu olmak" hükmü getirilmiş, anılan hükmün iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.<br>4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasında; "...(Ek: 18/10/2018-7148/29. md) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 04/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; "Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almış, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan söz konusu maddenin 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada da, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda sözü edilen iptal kararlarında belirtilen gerekçe doğrultusunda 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kabul edilmiş ve bu Kanun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak; yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br><br>7315 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulmasına ve bu komisyonun çalışma esaslarına ilişkin kurallara; "Kişisel Verilerin Korunması" başlıklı Üçüncü Bölümünde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında erişilen bilgilerin ne şekilde işleneceği, korunacağı, güvenlik önlemlerinin alınacağı, ne kadarlık bir zaman dilimi sonrasında silinip, yok edileceği gibi düzenlemelere yer verilerek, bu kapsamda erişilen bilgilerin kişisel veri kapsamında korunmasına ilişkin kanuni bir çerçeve çizilmiştir.<br>Olayımızda; davacı hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması; 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, kişisel veri niteliğindeki bilgilere güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılmasına ve bu kapsamdaki bilgilerin alınmasına imkan veren 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen ikinci fıkrasına istinaden yapılmıştır.<br>Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair kural ile "görülmekte olan davaların, Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı" yönündeki Danıştay yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu olayda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.<br>Diğer yandan; davacı hakkında 7315 sayılı Kanun'da öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davalı idarece yeniden bir inceleme yapılması ve bu inceleme sonucuna göre yeni bir işlem tesis edilmesi mümkündür.<br>Açıklanan nedenlerle; dava konusu, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresi yönünden davanın reddine; güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle davacının göreve başlatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı bireysel işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için önceden belirlenen 26/03/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ... ile davalı ... Anonim Şirketi vekili Av. ... ve Danıştay Savcısı...'in hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verildi.<br>Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü.<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Davacının, PTT A.Ş. 2018/1 personel alımı sınavında başarılı olmasına rağmen güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle göreve başlatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresinin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kalınan mali ve sosyal hakların tazminine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. <br><br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> İlgili Mevzuat:<br> Anayasanın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında; herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın, kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği, kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br> 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasında; "...(Ek:18/10/2018-7148/29 md.) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. <br> Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, "Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almıştır. <br> 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmüne yer verilerek temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğinin ifade edildiği; 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağının belirtildiği ve son fıkrasında da herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu kuralının yer aldığı; 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere “...adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin…” kişisel veri olarak kabul edildiği; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme öngören kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve muhtemel kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği, kuralda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu kapsamda kişisel veri niteliğindeki bilgilere ulaşması öngörülmüşken, Kanun’da bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı, bir başka ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler belirlenmeksizin, kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu soruşturma ve araştırma kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgileri almakla yetkili olduklarının belirtildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. <br> Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, Sözleşme'ye taraf devletin milli güvenliği korumak için yetkili ulusal makamlarına, ilk olarak kişiler hakkında bilgi toplama ve halka açık olmayan siciller tutma, ikinci olarak milli güvenlik bakımından önemli kadrolarda çalışmak isteyen adayların bu işe uygunluğunu takdir ederken bu bilgiyi kullanma yetkisi veren kurallara sahip olmaları gerektiğinde kuşku bulunmadığını belirtmektedir. (Leander/İsveç, SB.No: 9248/81, 26/3/1987)<br>Anayasa Mahkemesinin kararına ve AİHM içtihatlarına göre; kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural getirilmesi kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak, bu alanda düzenleme getiren kurallarda, kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbir uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğinin açıkça gösterilmesi ve olası kötüye kullanmalara (keyfiliğe) izin verilmeyecek şekilde yeterli güvencelerin sağlanması gerekmektedir.<br>Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü edilen iptal kararı; gerekçesi dikkate alındığında, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek personel hakkında güvenlik soruşturmasının hiç bir şekilde yapılmayacağını değil; aksine, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasına dair detayların kanunda gösterilmesi, kişisel verilerin güvenliğine ve özel hayatın gizliliğine ilişkin güvenceleri sağlayan kuralların kanunda yer alması koşuluyla güvenlik soruşturmasının veya arşiv araştırmasının yapılabileceğini ortaya koymuştur. <br>Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine,17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur.<br>7315 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulmasına ve bu komisyonun çalışma esaslarına ilişkin kurallara; "Kişisel Verilerin Korunması" başlıklı Üçüncü Bölümünde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında erişilen bilgilerin ne şekilde işleneceği, korunacağı, güvenlik önlemlerinin alınacağı, ne kadarlık bir zaman dilimi sonrasında silinip, yok edileceği gibi düzenlemelere yer verilerek, bu kapsamda erişilen bilgilerin kişisel veri kapsamında korunmasına ilişkin kanuni bir çerçeve çizilmiştir.<br> 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 28. bölümünde Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin teşkilat yapısına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, bu kapsamda, "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde; "(1) Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur.<br>(2) PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir." hükmüne,<br>"Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinde; "(1) PTT personeli, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı ve ek 27 nci maddelerine göre istihdam edilir.<br>(2) Sözleşmeli personelin unvan ve sayıları Genel Kurul kararıyla belirlenir." düzenlemesine yer verilerek, Şirketin yapısı ve personel rejimiyle ilgili temel çerçeve çizilmiştir.<br> 375 sayılı KHK'nın Ek 27. maddesinde, "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür. ...Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Anılan madde uyarınca 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.' de Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "İşe Alınmada Aranacak Genel Şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının dava konusu edilen (i) bendinde "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" düzenlemesi yer almaktadır. <br> 696 sayılı KHK'nın 117. maddesiyle 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesine, "Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair ilgili mevzuat hükümleri PTT ve iştirakleri tarafından istihdam edilecek personel hakkında uygulanmaz." düzenlemesi eklenmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Dava, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresi yönünden incelendiğinde;<br> Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; gerek sermayesinin tamamının Hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği, gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 657 sayılı Kanun'a tabi memur ve 399 sayılı KHK'ya tabi kadrolu ve sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi, gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nın kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması hususları göz önüne alındığında; davalı Kurumun halen kamu kurumu niteliğini koruduğu anlaşılmaktadır. <br> Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 04/12/2014 tarih ve E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu ifade edilmiştir.<br>6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun "Posta tekeli" başlıklı 6. maddesinde, "Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir; a) Temel ücret gözönünde bulundurularak Kurumun önerisi ve bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi, b) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dahil her türlü tebligatın kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi, c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri, ..."; "Posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği" başlıklı 7. maddesinde ise, "(1) Hizmet sağlayıcıları ile posta hizmetlerinde çalışanlar veya herhangi bir şekilde posta hizmetleri ile ilgili bilgiye sahip olanların, bu bilgileri ve posta hizmetleri ile ilgili ilişkileri açığa vurmaları, gönderileri açmaları, içlerinde ne olduğunu araştırmaları, üçüncü kişilere bilgi vermeleri veya herhangi birinin bunları yapmasına neden olmaları, gönderileri zapt veya yok etmeleri yasaktır. (2) Hizmet sağlayıcıları, yürüttüğü hizmetlerle ilgili olarak gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. (3) Posta gönderileri, kanunla yetkili kılınan merciler dışındaki kişilerce alıkonulamaz, açılamaz ve içeriği araştırılamaz." hükümleri yer almaktadır. <br>Kamu kurumu niteliği ağır basan PTT A.Ş., Anayasa ile güvence altına alınan iletişim ve haber alma gibi konularda kamu hizmeti verdiğinden, bu hizmetin etkin ve verimli yürütülmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Hizmetin doğru yürümesi ise, her açıdan yetkin kamu görevlileri tarafından yerine getirilmesi ile olur. Kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli olarak yürütülmesinden sorumlu olan idarenin, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin niteliği ve gereklerini esas alarak, bu hizmeti yürütecek personelin seçimi ve atanmasını belirli kurallara bağlama konusunda yetkisi bulunmaktadır. <br>Bu durumda; evrensel posta hizmet yükümlüsü olarak yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri, tebligatlar, barışta Türk Silahlı Kuvvetleri posta hizmetleri yönünden posta tekeline sahip olan PTT A.Ş.'nin yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği hizmet alıcılarının bu hizmetlere güven içinde erişim haklarının sağlanması, hizmet alanların bilgi güvenliğinin tehlikeye düşürülmemesi açısından yürütülen hizmetin önemi ve hassasiyeti dikkate alındığında; milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz hizmetin doğru ve etkin şekilde ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için, idare bünyesinde her pozisyonda görev yapmak üzere işe alınacaklarda "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" şartının aranması yolunda yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Öte yandan; yukarıda belirtildiği üzere, kamu personeli hakkında arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılmasına ilişkin genel kurallar öngören 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Devlet memurlarının göreve başlatılmasında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin olumlu olması şartını arayan 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendi ise Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve bu iptal kararları üzerine 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yürürlüğe konulmuş olup, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarında yer alan gerekçe doğrultusunda yürürlüğe konulan yasal düzenleme çerçevesinde yapılması gerektiği kuşkusuzdur.<br>Dava, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle göreve başlatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden incelendiğinde; <br>Davacı hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması; 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, kişisel veri niteliğindeki bilgilere güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılmasına ve bu kapsamdaki bilgilerin alınmasına imkan veren 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilen ikinci fıkrasına istinaden yapılmıştır.<br>Her ne kadar, davacının durumunun 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi mümkün ise de, bu noktada, değerlendirmenin idarece mi yoksa yargı organınca mı yapılması gerektiği hususu önem arz etmektedir.<br>Hukuk devleti ilkesinin en önemli ve temel gereği yargı denetimidir. Bireyler hakkında idarece tesis edilen idari işlemlerin yargı denetimine tabi olması; adil yargılanma hakkının, buna bağlı olarak da hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. İdarenin yargısal denetiminin temel amacı ise, idarenin hukuka aykırı davranmasını engellemek, hukuka aykırılıkları ve haksızlıkları gidermektir. Bu bakımdan idari yargının yetkisi, sadece idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlıdır.<br>Bu ilke, Anayasa’nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, “Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” biçiminde ifade edilmiştir. <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin ikinci fıkrasında da, “İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." hükmüne yer verilmek suretiyle, aynı doğrultuda düzenleme yapılmıştır.<br> Bu düzenlemelerle, yerindelik denetimi yapılması yasaklanarak, mahkemelerce idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde karar verilmesinin önüne geçilmek istenilmiştir.<br>Dolayısıyla, yargı organının, yasalarla kendisine tanınan yargı yetkisinin sınırlarını aşarak, idarenin yerine geçmesi ve onun yerine işlem yapması düşünülemez. Diğer bir ifadeyle, idari işlem veya idari karar, yargı yoluyla tesis edilemez. <br>Bu durumda; davacı hakkında, 7315 sayılı Kanun'da öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılması ve yeni bir işlem tesis edilmesi mümkün olmakla birlikte, yargı organınca idarenin yerine geçerek karar verilemeyeceğinden, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br> Öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğundan, hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu bireysel işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesi gerekmektedir.<br><br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Dava konusu, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresi yönünden, DAVANIN REDDİNE, <br>2. Güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle davacının göreve başlatılmamasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemin İPTALİNE, işlem nedeniyle yoksun kalınan sosyal haklarının tanınmasına, mali haklarının DAVACIYA ÖDENMESİNE,<br>3. Dava kısmen iptal kısmen retle sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen ... TL yargılama giderinin yarısı olan ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderinin diğer yarısı olan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, ...TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, <br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

resim