<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/61 E. , 2022/63 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2022/61<br>Karar No : 2022/63<br><br>BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ <br>İSTEMİ HAKKINDA KARAR<br>... Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; <br>... vekili Av. ... tarafından ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle,<br>"Aykırılığın, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği" görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, <br>Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'nın açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve yasal düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü:<br><br>I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI :<br><br>A- ... BÖLGE İDARE MAHKEMESİ ... İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:... SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istemin özeti: ... İl Göç İdaresi Müdürlüğünde göç uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 20/01/2016-01/04/2016, 01/04/2016-09/11/2017 ve 02/07/2018-11/02/2019 tarihleri arasında Kavaklı ve Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezlerinde görevlendirilmesine ilişkin işlemlerden dolayı geçici görev yolluğunun ödenmesi talebiyle yaptığı 24/02/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu yolluğun ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>... İdare Mahkemesi Hâkimliğinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının özeti:<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu,<br>Belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerektiği belirtilerek,<br>Dosyanın incelenmesinden; ... İl Göç İdaresi Müdürlüğünde göç uzman yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 20/01/2016-01/04/2016, 01/04/2016-09/11/2017 ve 02/07/2018-11/02/2019 tarihleri arasında Kavaklı ve Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezlerinde geçici olarak görevlendirildiği, geçici görev yolluğunun ödenmesi talebiyle 18/12/2020 tarihinde yaptığı başvuruya ... tarih ve ... sayılı yazı ile cevap verildiği, 24/02/2021 tarihinde yeniden başvuru yapıldığı ve talebin zımnen reddi üzerine 17/06/2021 tarihinde bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı,<br>Davacının, Kavaklı Geri Gönderme Merkezinde en son 01/04/2016 tarihinde, Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezinde ise en son 11/02/2019 tarihinde çalıştığı, asıl görevine döndükten sonra davalı idareye Yasa'da öngörülen süre olan altmış günlük sürede yapılmış bir başvurusunun ve başvuru üzerine 2577 sayılı Yasa'nın 11 ve 12. maddeleri uyarınca işletilen bir sürecin bulunmadığı görüldüğünden, bu süreler geçtikten sonra 18/12/2020 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine açtığı bakılan davanın, bu sebeple süresinde olmadığı, <br>Nitekim, ... Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br>... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının özeti:<br>İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir. <br><br>B-... BÖLGE İDARE MAHKEMESİ ... İDARİ DAVA DAİRESİNİN E:... SAYILI DOSYASINA KONU YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istemin özeti: ... İl Göç İdaresi Müdürlüğünde göç uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 20/01/2016-01/04/2016 ve 01/04/2016-14/08/2017 tarihleri arasında ... İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bağlı Kavaklı ve Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezlerinde görevlendirilmesine ilişkin işlemlerden dolayı geçici görev yolluğunun ödenmesi talebiyle yaptığı 20/06/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu yolluğun ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>... İdare Mahkemesi Hâkimliğinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının özeti:<br>6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, “Memuriyet mahalli; “Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgahının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri ifade eder,” tanımına yer verildiği, aynı Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrasında, kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadıyla muvakkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere muvakkat vazife harcırahı ödeneceği hükmü aktarılarak,<br>Kamu görevlisinin geçici olarak memuriyet mahalli dışına görevlendirildiğinde geçici görev yolluğuna hak kazanacağı, ancak memuriyet mahalli dışında başka bir yere kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelindiği takdirde, görevlendirilen yer memuriyet mahalli kapsamında kalacağı için yolluk ödenmeyeceğinin açık olduğu, <br>27/11/2014 tarih ve 29188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 39 Seri Nolu Harcırah Kanunu Genel Tebliği'nde, Büyükşehir belediyelerinin olmadığı illerde memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü yerlerin, memuriyet mahalli kabul edileceği gibi, ulaşımı düzenli olarak kurumlarınca sağlanan servis araçları veya bu mahiyetteki taşıt araçları ile her gün gidiş ve dönüş olmak üzere sağlanan yerlerin, memuriyet mahalli kapsamında değerlendirileceği, <br>Dosyanın incelenmesinden; ... İl Göç İdaresi Müdürlüğünde göç uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 20/01/2016-01/04/2016 ve 01/04/2016-14/08/2017 tarihleri arasında ... İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bağlı Kavaklı ve Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezlerinde görevlendirilmesine ilişkin işlemlerden dolayı geçici görev yolluğunun ödenmesi talebiyle yaptığı 20/06/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu yolluğun ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı,<br>Bu durumda, davacının görevlendirildiği Kavaklı Geri Gönderme Merkezinin il merkezine ve Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezinin kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yer niteliğinde olması nedeniyle yukarıda yer verilen Yasa kuralına göre memuriyet mahalli kapsamında kaldığından, davacıya harcırah (ya da harcırah unsurlarından herhangi birinin) ödenmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı ve bu nedenle de davacının geçici görev yolluğu ödenmesi isteminin reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,<br>Nitekim, benzer bir uyuşmazlıkta Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/02/2013 tarih ve E:2008/1402, K:2013/321 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının özeti:<br>Bakılan uyuşmazlıkta, Dairelerinin 26/05/2021 tarihli ara kararına cevaben sunulan bilgi belgelerin incelenmesinden, personelin düzenli olarak merkeze gidiş ve dönüşlerinin sağlandığı belirtilmiş ise de, taşıt görev emirlerinin 12/03/2018- 31/05/2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğu, davacının geçici olarak görevlendirildiği 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya ibraz edilmediği, <br>Bu durumda, Kavaklı ve Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezlerinin davacının asıl görev yeri olan Kırklareli ilinin dışında bulunan yerler olduğu ve yerleşim yeri özellikleri bakımından bu ilin devamı niteliğinde değerlendirilemeyeceği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi, davacının sözü edilen yerlerdeki geçici görevlendirmeleri nedeniyle ulaşımın taşıtla ve düzenli olarak sağlandığı hususu da idarece açıkça ortaya konulamadığından, davacıya geçici görev yolluğu ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca zorunlu olduğundan, hukuka aykırı işlem nedeniyle ödenmeyen geçici görev yolluğunun idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararı kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle ödenmeyen geçici görev yolluğunun idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine kesin olarak karar verilmiştir.<br><br>II-İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY:<br>Uyuşmazlıklarda, 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca geçici bir görevle başka bir yere gönderilen memurlar için öngörülen geçici görev yolluğu (harcırah) ödenmediğinden bahisle idareye yapılan başvuruların (zımnen) reddine dair işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, davaların süresinde açılıp açılmadığı yönünden farklı kararlar verilmesi üzerine, aykırılığın oluştuğu görülmüştür. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası<br>Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde; "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.", "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.", "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükümleri yer almıştır. <br> 03/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle Anayasa'nın 40. maddesine eklenen ikinci fıkranın gerekçesinde, “Bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amaçlanmaktadır. Son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmiştir.” açıklaması yapılmıştır.<br>Anayasa'nın "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde ise, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." kuralına yer verilmiştir.<br>2- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi<br>Sözleşme'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde, "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." denilmiştir.<br>3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu<br>2577 sayılı Kanun'un "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.<br>2. Bu süreler;<br>a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,<br>b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği;<br>Tarihi izleyen günden başlar.<br>3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.<br>4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.",<br>"İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinin işlem tarihi itibarıyla yürürlükteki şeklinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.<br>2. (Değişik: 10/6/1994-4001/5 md.) Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.",<br>"Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinin işlem tarihi itibarıyla yürürlükteki şeklinde; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.<br>2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.<br>3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.",<br>"İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükümlerine yer verilmiştir.<br>4- 6245 sayılı Harcırah Kanunu<br>6245 sayılı Kanunu'nun "Kanunun şümulü" başlıklı 1. maddesinde; "a) Umumi Muvazeneye dahil dairelerle mülhak ve hususi bütçeli idareler (Köy bütçeleri hariç) ve bunlara bağlı sabit ve mütedavil sermayeli müesseseler;<br>...<br>Tarafından ödenecek harcırah bu kanun hükümlerine tabidir.",<br>"Tarifler" başlıklı 3. maddesinde; "...<br>a. Harcırah: Bu Kanuna göre ödenmesi gereken yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından birini, birkaçını veya tamamını;<br>...<br>g. (Değişik: 10/9/2014-6552/89 md.) Memuriyet mahalli: Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri;<br>h. Başka yer: Yukarıda (g) fıkrasında yazılı memuriyet mahalli dışındaki yerleri;<br>İfade eder.",<br><br> "Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)" başlıklı 14. maddesinde; "Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur:<br> 1. Birinci maddede yazılı kurumlara ait bir vazifenin ifası maksadiyle muvekkaten yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilenlere;",<br>"Harcırahın sureti tediye ve mahsubu" başlıklı 59. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Daimi memuriyetle bir yere gönderilenler gidecekleri mahalle varış tarihinden ve muvakkat vazife ile gönderilenler de memuriyetleri mahalline dönüş tarihlerinden itibaren bir ay zarfında harcırah beyannamelerini, evrakı müspiteleri ile birlikte dairesi amirine tevdi ederler. Memurun kendisinden evvel veya sonra hareket eden ailesi için avans para verildiği takdirde bu bir aylık müddet, ailenin evvel gitmesi halinde memur veya hizmetlinin yeni vazifesi mahalline varış tarihinden ve sonra gitmesi halinde de bunların memur veya hizmetli nezdine muvasalatları tarihinden itibaren hesap olunur." hükümleri yer almıştır.<br>5-2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun:<br>Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu:<br>Madde 3/C- (Ek: 18/6/2014-6545/6 md.)<br>...<br>4. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri şunlardır:<br>...<br>c) Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek.<br>...<br>5. (Değişik:17/10/2019-7188/7 md.) Dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemler, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletilir. İlgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verilir. Aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Yukarıda belirtilen hükümler karşısında, geçici görevli olarak bulunulan süreye ait geçici görev harcırahı ödenmemesinden kaynaklanan zararlar yönünden belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren altmış gün içinde; uygulama üzerine davalı idareye başvurulmuş ise 12. maddenin göndermede bulunduğu 11. maddeye göre idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde uygulama tarihinden itibaren en geç yüz yirmi gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise uygulama tarihinden başvuru tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.<br>Buna göre, ilgililer tarafından, asıl görev yerlerine döndükten sonra idareye 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen süre olan altmış gün içerisinde yapılmış bir başvuru ve bu başvuru üzerine aynı Kanun'un 11. ve 12. maddeleri uyarınca işletilen bir süreç bulunmadığı anlaşılmakla, bu süreler geçtikten sonra yapılan başvuruların zımnen reddedilmesi üzerine açılan davaların süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. <br><br>III- SONUÇ :<br>Açıklanan nedenlerle; aykırılığın davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine, kesin olarak, 10/10/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br><br>KARŞI OY <br>X- Başvuruya konu olan kararlar arasındaki aykırılığı, davaların süresinde açılıp açılmadığı hususu oluşturmaktadır.<br>Anayasa'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; bu sürelerin, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı; adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde ise, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlayacağı hükme bağlandıktan sonra aynı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 10. maddesinde, ''1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.<br> 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.'' hükümlerine yer verilmiştir. <br>5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü Kanunu'nun "Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar" başlıklı 34. maddesinde, "Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir..." hükmü yer almıştır.<br>6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun "Harcırahın sureti tediye ve mahsubu" başlıklı 59. maddesinin birinci fıkrasında, harcırahın memurun ve hizmetlinin gidişinde ve ailenin nakli sırasında peşin olarak verileceği, harcırahın tam miktarının önceden tayin ve tespitinin mümkün olmadığı hallerde yetecek miktarda paranın avans olarak verileceği; aynı maddenin 3. ve takip eden fıkralarında da, daimi memuriyetle bir yere gönderilenlerin, gidecekleri mahalle varış tarihinden ve muvakkat vazife ile gönderilenlerin de memuriyet mahalline dönüş tarihlerinden itibaren bir ay zarfında harcırah beyannamelerini, evrakı müsbiteleri ile birlikte dairesi amirine tevdi edecekleri, beyannameyi alan daire amirlerinin, bunu vize ettikten sonra taşrada mahallin en büyük mal memuruna ve merkezde de alakadar mali mercie vermekle mükellef oldukları; vaki masrafın verilen avans paradan fazla olması durumunda, bu fazlalığın tesviye, az olması halinde ise bu farkın resen istirdat olunacağı; harcırah itası ve avansların mahsubu muamelelerinde aksi sabit oluncaya kadar memurun beyanına itibar olunacağı hükme bağlanmıştır.<br>Dolayısıyla, anılan maddede düzenlenen sürenin dava süresi olmayıp, verilen avansın kapatılması amacına yönelik bir beyanname süresi olduğu, bu sürenin hak düşürücü bir süre olarak nitelendirilemeyeceği, uyuşmazlığa konu davaların süresinde açılıp açılmadığının 2577 sayılı Kanun çerçevesinde irdelenmesi gerektiği açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden, memuriyet mahalleri dışına geçici olarak görevlendirilen davacıların, memuriyetleri mahalline dönüş tarihlerinden sonra yaptıkları başvurunun reddedilmesi üzerine açtıkları davaların süresinde açılıp açılmadığı konusunda verilen kararlar arasında aykırılığın oluştuğu anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan, uyuşmazlıklara konu davacıların geçici görevlendirilmelerine ilişkin işlemlerde "yolluklu" ya da "yolluksuz" ibaresine yer verilmediği gibi, bu işlemler sonrasında yollukla ilgili idarece kendiliğinden tesis edilmiş bir işlem de bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Bu itibarla, aykırılığın giderilmesine konu edilen dosyalardaki başvuruların, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvurular olarak kabul edilmesi gerektiği ve 5018 sayılı Kanun'un 34. maddesi uyarınca geçici görevlendirmenin sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl boyunca yapılabileceğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, aykırılığın bu gerekçeyle "davanın süresinde olduğu yönünde" giderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
resim