<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/4109 E. , 2023/4954 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2021/4109<br> Karar No : 2023/4954<br><br>TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı<br> ... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2-(DAVACI) ... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Mülkiyeti Hazineye ait olan İzmir İli, Konak İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın davacıya devri sırasında ödenen tapu harcının iptali ve ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7/4. maddesinde ise, Hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemlerinin ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgelerin vergi, resim ve harçtan müstesna olduğunun hükme bağlandığı; olayda, mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 17/01/2020 tarihinde davacı kuruma devredildiği ve söz konusu devir işlemi nedeniyle davacıdan 1.236.662,31-TL tapu harcı tahsil edildiğinin anlaşıldığı; bu durumda, mülkiyetinin Hazineye ait olması sebebiyle, 4706 sayılı Kanun'un 7/4. maddesi gereğince devri harçtan istisna olan dava konusu taşınmazın davacı kuruma devri sırasında tahsil edilen tapu harcında hukuka uyarlık bulunmadığı ve ödenen tutarın davacıya iadesi gerektiği; davacının faiz istemine gelince; haksız yere tahsil edilen harç nedeniyle yoksun kalınan tutarın, Danıştayın yerleşik hale gelen içtihatları ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödenen tutarın ödeme tarihi olan 16/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu kararda, davacı kurumdan tahsil edilen harç aslı yönünden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu kısım hakkında davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği; ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi yönünden ise; davacı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun kamu tüzel kişiliğine haiz idari özerkliğe sahip bir otorite olduğu ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (III) sayılı cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar arasında yer aldığı, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idaresi olması nedeniyle, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği’ne ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun muhasebe işlemlerini içeren hükümlerine tabi olduğu, Kurumun bütçesinde yer alan gelir fazlalıklarının 5018 sayılı Kanun’da belirlenen usul ve esaslara göre her üç ayda bir Hazineye aktarıldığı; tapu harcının ise 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57-70. maddelerinde düzenlendiği ve burada yapılan atıfla Kanun'a ekli (4) sayılı tarifeye göre alınan temel merkezi bütçe gelirlerinden olduğu, vergi idaresinin yaptığı tahakkuk ve tahsil işlemleri ile de Devlet bütçesine aktarıldığı; bu bakımdan, her ne kadar Vergi Mahkemesi kararının davacıdan tahsil edilen harca dair kısmının, Dairelerince de uygun görülerek istinaf başvurusunun kısmen reddine karar verilerek hatalı olarak tahsil edilen harcın davacı kuruma iadesi hukuka uygun bulunmuş ise de, bu durumun, merkezi yönetim bütçesini ifade eden Devlet Hazinesi'nden ana gelir organı olan vergi idaresinin işlemi nedeni ile ilave olarak faiz de ödenmesini gerektirmediği, zira klasik anlamda iptal/iade konusuna ilişkin vergi davalarında hedefin, Hazine'nin veya Hazine dışındaki kişilerin malvarlıklarında vergi ilişkisi nedeniyle oluşan net fazlalık veya noksanlıkların hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve buna göre kişi veya Hazine yönünden oluşan zararın tespiti ve giderilmesi olduğu, tazminat hukuku yönünden davacı tarafın Hazine'den ayrı bulunmaması nedeni ile de olayda giderilmesi gereken net bir enflasyonist kayba uğranıldığından bahsedilemeyeceği; bu durumda, faiz istemi bakımından davanın reddi gerekirken aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, kararın yasal faize ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının yasal faiz isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında tapu harcının faiziyle iadesi gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br>DAVALININ İDDİALARI: Mevzuat kapsamında idarece yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br><br>MADDİ OLAY: <br> Mülkiyeti Hazineye ait olan İzmir İli, Konak İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parselde kayıtlı taşınmazın davacıya devri sırasında ödenen tapu harcının iptali ve ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Yargı Yolu” başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu hükme bağlanmıştır.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinin 6. fıkrasında "Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez." hükmü yer almaktadır.<br>Anayasa Mahkemesinin 10/02/2011 tarih ve E:2008/58, K: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.<br>213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacı kurumdan tahsil edilen tapu harcının iadesine ilişkin kısmının dayandığı hukuki sebepler ve gerekçesi Dairemizce uygun görülmüş olup davalı idarece ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, faize ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı tarafından yapılan temyiz istemine gelince;<br>Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlıkta, Vergi Mahkemesince mülkiyetinin Hazineye ait olması sebebiyle, 4706 sayılı Kanun'un 7/4. maddesi gereğince devri harçtan istisna olan dava konusu taşınmazın davacı kuruma devri sırasında tahsil edilen tapu harcında hukuka uyarlık bulunmadığı ve ödenen tutarın davacıya iadesi gerektiği belirtilerek haksız yere tahsil edilen harç nedeniyle yoksun kalınan tutarın, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerektiği gerekçesiyle ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verildiği; Bölge İdare Mahkemesi tarafından ise, istinafa konu kararda, davacı kurumdan tahsil edilen harç aslı yönünden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu kısım hakkında davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilirken, davacı tarafın Hazine'den ayrı bulunmaması nedeni ile olayda giderilmesi gereken net bir enflasyonist kayba uğranıldığından bahsedilemeyeceğinden faiz istemi bakımından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf isteminin kısmen kabulüne, kararın yasal faize ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının yasal faiz isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin/harçların ilgiliye faizi ile birlikte iadesi gerekmekte olup, Kanun koyucu tarafından da fazla ve yersiz tahsil edilen vergi/harcın iadesinde faiz ödenecek mükellefler konusunda bir ayrıma gidilmemiştir.Davacı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'nın 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (III) sayılı cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar içerisinde yer alması durumunda da haksız olarak tahsil edilen vergi ve harçların iadesinde ödenen tutara faiz işletilmeyeceğine dair yasal düzenlemelerde herhangi bir hüküm bulunmadığından, haksız yere tahsil edilen harç nedeniyle yoksun kalınan tutarın, ödeme tarihi olan 16/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, "hatalı olarak tahsil edilen harcın davacı kuruma iadesini hukuka uygun bulan" Bölge İdare Mahkemesince "davacı tarafın Hazine'den ayrı bulunmaması nedeni ile olayda giderilmesi gereken net bir enflasyonist kayba uğranıldığından bahsedilemeyeceği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,Vergi Mahkemesi kararının yasal faize ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının yasal faiz isteminin reddine hükmedilmesinde isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine,<br> 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının faize ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,<br> 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
resim