<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/525 E.  ,  2024/108 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONÜÇÜNCÜ DAİRE<br>Esas No : 2022/525<br>Karar No : 2024/108<br><br>DAVACI : ...Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri Sanayi Ticaret A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … Kurumu (E-Tebligat)<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU :<br> Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin altıncı fıkrasının, Geçici 3. maddesinin ve söz konusu düzenleyici işlemlere bağlı olarak 30/12/2015 tarih ve 6014-1, 6014-2 (Gediz) sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararlarının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :<br> 2006 yılında 875 sayılı Kurul kararıyla bir bütün olarak belirlenen sayaç okuma, faturalama ve diğer hizmetlerden oluşan perakende satış hizmeti bedelinin, 2011 yılından itibaren uygulanmaya başlayan tarife metodolojisi ile perakende satış hizmet bedelinin sayaç okuma ve perakende satış hizmet bedeli olarak ikiye ayrıldığı, dava konusu tarife döneminde ise sayaç okuma bedeli dağıtım bedeli içerisinde yer almışken, perakende satış hizmet bedelinin perakende satış tarifesinde yer aldığı, perakende satış hizmet bedelinde ise sayaç okuma bedelinden farklı olarak ayrıca fiyat belirlemesinin yapıldığı, 01/01/2016 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayan tarifeler ile perakende satış hizmet bedelinin perakende satış fiyatının içerisine konulmak suretiyle nispi olarak tahsil edilmeye devam edildiği, söz konusu hizmet bedelinin sabit olarak belirlenmemesinin hukuka aykırı olduğu, perakende satış faaliyeti ve perakende satış hizmetinin ayrıştırılmamasının Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 44. maddesine aykırılık teşkil ettiği, hangi rakamlarla ve hangi hesaplama yöntemiyle tarifelerin tespit edildiğinin, bağlantı durumlarına göre nasıl ve ne şekilde belirlendiğinin, dağıtım bedeline ilişkin unsurların farklı bağlantı konumlarına göre dağıtım bedeli içerisinde ne kadar olduğunun belli olmadığı, bu anlamda 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda öngörülen şeffaflık ilkesinin gereğinin yerine getirilmediği, bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI :<br> Usûle ilişkin olarak, dava konusu perakende satış gelir gereksinimi ve perakende satış gelir tavanına ilişkin Kurul kararlarının iptali istemi yönünden davanın subjektif ehliyet yokluğu nedeniyle, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, 6446 sayılı Kanun uyarınca ilgili tüzel kişilerin Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğu, söz konusu tarifeler bağlayıcı olduğundan tarife tabloları içerisinde yer alan bedellerin perakende satış şirketlerince tahsili ve tüketici/tedarikçiler tarafından ödenmesinin gerektiği, sayaç okuma işleminin dağıtım bedelinin bir alt faaliyeti olduğu ve bu işlem için piyasa katılımcıları ya da tüketicilerle yapılmış olan bir sözleşme olmadığından bu maliyetlerin dağıtım sistem kullanım bedeli içerisinde değerlendirildiği, 01/01/2016 tarihinden itibaren sayaç okuma ve perakende satış hizmet bedeli olarak bir bedel belirlenmediği, ancak bu faaliyetlere ilişkin maliyetlerin ilişkili oldukları faaliyete ait diğer maliyetlerle birlikte dikkate alındığı, perakende satış hizmet bedelinin aktif enerji bedeli içerisinde tüketicilere yansıtılmasının çapraz sübvansiyon yasağına aykırılık teşkil etmediği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ : Dava, Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 6. fıkrası ile Geçici 3. maddesinin ve 30/12/2015 tarih ve 6014-1, 6014-2 (Gediz) sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararlarının iptali istemiyle açılmıştır.<br> Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 19/11/2019 tarih ve E:2016/3152, K:2019/3648 sayılı kararıyla, sayaç okuma bedelinin nispi bir bedel olarak faturalara yansıtılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> Anılan kararın davacı tarafından temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/11/2021 tarih ve E:2020/2698, K:2021/2611 sayılı kararıyla, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin E:2016/759, K:2016/811 sayılı dilekçe ret kararı sonrası davacının yenilenen dava dilekçesinde davanın konusunun, Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 6. fıkrası ile Geçici 3. maddesi ve söz konusu düzenleyici işleme bağlı olarak tesis edilen 30/12/2015 tarih ve 6014-1, 6014-2 (Gediz) sayılı Kurul kararları olarak belirtildiği ve söz konusu düzenlemelerin "perakende satış hizmeti fiyatı abone başına sabit bir ücret olarak uygulanması gerektiğinden aksi yönde hüküm getiren ve üst norma aykırı olan düzenlemelerin ve düzenlemelere dayalı alınan Kurul kararlarının konu, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu" iddiasıyla iptaline karar verilmesi olarak ifade edildiği; buna karşılık temyize konu Daire kararında, davacının iddialarının, ilgili olduğu dönem itibarıyla artık perakende satış tarifesinin değil, dağıtım tarifesinin bir unsuru olan "sayaç okuma bedeli"ne hasredilerek, söz konusu bedelin nispi bir bedel olarak faturalara yansıtılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; davacının temyiz dilekçesinde ise, davanın konusunun, dağıtım tarifesi içerisinde yer alan sayaç okuma bedeline ilişkin değil, perakende satış tarifesi içerisinde yer alan perakende satış hizmet bedeline ilişkin olduğu, Daire kararında inceleme konusu yapılan bedelin, dava konusundan farklı olarak sayaç okuma bedeli olduğu gözetildiğinde, yapılan incelemenin talep konusundan farklı olduğu ve dava konusu edilen hususlara ilişkin olarak hukuka uygunluk denetiminin yapılmadığının ileri sürüldüğü; bu durumda, davacının dava dilekçesinde belirttiği dava konusu ve ileri sürdüğü hukuka aykırılık sebepleri ile temyiz dilekçesinde yer verdiği temyiz sebepleri dikkate alındığında, Dairece, dava konusu edilen tarife bileşeni hakkında değil, başka bir tarife bileşeni hakkında karar verildiğinin anlaşıldığı; davacı tarafından, Tebliğ düzenlemesi ve Kurul kararlarının, perakende satış tarifesinin bir unsuru olan perakende satış hizmet bedelinin nispi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptaline karar verilmesinin istenildiği dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği; bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın sayaç okuma bedeli yönünden değerlendirilmesi suretiyle verilen Daire kararında hukukî isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunlu olup, bozma kararının gerekçesi uyarınca uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:<br> Dava, Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 6. fıkrası ile Geçici 3. maddesinin ve 30/12/2015 tarih ve 6014-1, 6014-2 (Gediz) sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararlarının iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarenin usûle yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.<br> 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin (ff) bendinde "tarife", "elektrik enerjisinin ve/veya kapasitesinin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler" olarak tanımlanmış; 4. maddesinin (c) bendinde "dağıtım faaliyeti", (d) bendinde ise "perakende satış faaliyeti" elektrik piyasası faaliyetleri arasında sayılmış; 9. maddesinde dağıtım faaliyetinin, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütüleceği, dağıtım şirketinin, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu; 10. maddesinin 4. fıkrasında dağıtım şirketi tarafından yürütülmekte olan perakende satış faaliyetinin görevli tedarik şirketi tarafından yerine getirileceği, görevli tedarik şirketinin, ilgili dağıtım bölgesinde bulunan serbest olmayan tüketicilere Kurul tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı yapacağı; 17. maddesinde, bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifelerin, ilgili tüzel kişi tarafından, Kurul tarafından belirlenecek usûl ve esaslara göre hazırlanacağı ve onaylanmak üzere Kurum'a sunulacağı; aynı maddenin (ç) bendinde, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifelerinin elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği; (d) bendinde, perakende satış tarifelerinin, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içereceği, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifelerinin, görevli tedarik şirketi tarafından önerileceği ve Kurul tarafından incelenerek onaylanacağı kurala bağlanmıştır.<br> Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle "Dağıtım tarifesi" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Dağıtım tarifesi; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslardan oluşur.<br> (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul getiri, işletme giderleri, teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak dikkate alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumuna, tüketim miktarına ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir. <br> (3) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usûl ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir." düzenlemesi; "Perakende satış tarifesi" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için hazırlanan perakende satış tarifesi, perakende satış fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslardan oluşur.<br> (2) Perakende satış fiyatı, görevli tedarik şirketlerinin serbest olmayan tüketicilere yönelik perakende satış faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; perakende satış fiyatının belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları, işletme giderleri, enerji tedarik maliyetleri ile perakende satış faaliyetinin yürütülmesi için katlanılan maliyetler ve maruz kalınan risklerden hareketle belirlenen sektörel brüt kâr marjı Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde dikkate alınır. Perakende satış fiyatları; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir.<br> (3) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak, Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usûl ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." düzenlemesi yer almıştır.<br> 30/12/2015 tarih ve 29578 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 6. fıkrasında, "Müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi faaliyetlere ait giderlerden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere ait olanlar düzenlemeye esas işletme giderleri kapsamında değerlendirilir." kuralına yer verilmiş; Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında ise, bu Tebliğ'in yürürlüğe girdiği tarihten önce imzalanan ikili anlaşmalarda; düzenlemeye tabi perakende satış hizmeti bedelinin aynen veya belli bir oranda uygulanacağının belirtilmiş olması ve enerji bedelinin düzenlemeye tabi aktif enerji bedelinden bağımsız belirlenmiş olması durumunda geçerli olmak üzere, bu sözleşmeler kapsamındaki perakende satış hizmet bedeli, 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla 0,7233 kr/kWh olarak belirlenmiş; 23. maddesinde de Tebliğ'in 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe gireceği ifade edilmiştir. <br> 01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Döneminde perakende satış bedeli içerisinde; faturalama, okuma ve perakende satış hizmetine ilişkin tüm maliyetler yer almakta iken, 2011 yılından itibaren perakende satış hizmeti bedeli, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti bedeli ve sayaç okuma dışında perakende satış hizmeti bedeli olarak ikiye ayrılmış; dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra perakende satış hizmet bedeli, dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanmıştır.<br> 2013 yılından itibaren, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü şekliyle dağıtım şirketlerinin ayrışarak dağıtım ve görevli tedarik faaliyetlerinin ayrı şirketler tarafından yürütülmeye başlanmasına karşılık, 2010 yılında onaylanan, dağıtım şirketlerinin 2011-2015 2. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri kapsamında tarifeleri ile Tarife Uygulama Usul ve Esasları'nın 2015 yılında gözden geçirilmesi kararlaştırılarak mevcut uygulamaya devam edilmiş; 2015 yılında yapılan gözden geçirme çalışmaları neticesinde, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım şirketlerinin 2016-2020 3. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri ve Tarife Usul ve Esasları onaylanmıştır.<br> Bu aşamada, 31/12/2015 tarihinde yürürlüğe giren Tarife Usul ve Esasları ile dağıtım tarifeleri kapsamında faturalarda gösterilen dağıtım, kayıp-kaçak, sayaç okuma ve iletim bedellerinin, dağıtım ve görevli tedarik faaliyetinin ayrışması neticesinde ayrı olarak izlenmesine son verilerek söz konusu bedellerin tek bir bedel altında gösterilmesi benimsenmiştir.<br> Nitekim, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sayaç okuma bedeli, iletim bedeli ve teknik ve teknik olmayan kayıp bedelinin, dağıtım bedeli altında birleştirildiği; aynı şekilde 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 01/01/2016 tarihinden önce ayrı bir bedel olarak hesaplanan perakende satış hizmeti bedelinin, 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde faturalara yansıtıldığı anlaşılmaktadır.<br> Özetle, dava konusu Tebliğ düzenlemesinin ilgili olduğu dönem itibarıyla, dağıtım şirketlerinin faaliyetlerine yönelik olarak hazırlanan dağıtım tarifesi ile görevli tedarik şirketlerinin faaliyetlerine yönelik olarak hazırlanan perakende satış tarifesinin farklı bileşenlerden oluştuğu açık olup, "sayaç okuma bedeli" dağıtım tarifesinin bir unsuruyken, "perakende satış hizmet bedeli" ise perakende satış tarifesinin bir unsuru konumundadır.<br> Davacı tarafından, perakende satış tarifesinin unsurlarından birisi olan perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak alınmasının kesinleşmiş yargı kararlarına aykırı olduğu ileri sürüldüğünden, iptali istenilen düzenlemelerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekli görülmüştür.<br> Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların hiç uygulanmamasının önüne geçilmesinden ziyade, tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik bir düzenleme olarak değerlendirmek gerekmektedir. Nitekim, Anayasa hükmünde yer alan kararların "değiştirilemeyeceği" ifadesi, kararın şeklen değil, içeriğine uygun olarak yerine getirilmesini belirtme amacını taşımaktadır.<br> Bu bağlamda, hukuk devletinde idarenin, yargı kararlarının gerekçesine uygun şekilde işlem tesis etmesi zorunlu olup, idare, yargı kararlarının gereklerinin, kararın gerekçesine uygun şekilde yerine getirilmesi noktasında "bağlı yetki" içerisindedir.<br> 4628 sayılı Kanun'un tarifelere ilişkin maddelerinin yürürlükte olduğu dönemde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 875 sayılı kararı ile onaylanan ve 2006-2010 yılları arasını kapsayan I. Uygulama Döneminde perakende satış hizmeti bedelini kWh bazında belirleyen 20 Dağıtım Şirketi İçin Gelir Gereksinimi Hesaplanması ve Tarife Metodolojisinin, Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün (B) bendinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 06/04/2011 tarih ve E:2008/2695, K:2011/1368 sayılı kararıyla, sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin, abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı, bu nedenle abone başına sabit bir ücret olarak uygulanması gerektiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, anılan karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/05/2012 tarih ve E:2011/1901, K:2012/798 sayılı kararıyla, davacı şirketin serbest tüketicilere elektrik satan bir şirket olduğu dikkate alınarak Daire kararının "serbest tüketiciler"le sınırlı olarak uygulanmasının gerektiği belirtilerek onanmış; benzer şekilde, 2011-2015 yılları arasını kapsayan II. Uygulama Dönemi'nde sayaç okuma bedelinin nispi bir bedel olarak alınacağına ilişkin düzenlemelerin (Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 28/12/2010 tarihli, 2977, 2978, 2979, 2980, 2981, 2982, 2983, 2984, 2985, 2986, 2987, 2988, 2989, 2990, 2991, 2992, 2993, 2994, 2995, 2996, 2997, 2998, 2999 sayılı ve 29/12/2010 tarihli, 3002 sayılı kararları ile Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1., 3., 4. ve 11. maddelerinin ve Elektrik Dağıtım Bölgelerinde Uygulanacak Fiyat Eşitleme Mekanizması Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 7. maddesinin) iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 31/03/2015 tarih ve E:2011/690, K:2015/1261 sayılı kararıyla, yukarıda belirtilen karara ve gerekçesine atıf yapılmak suretiyle Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin perakende satış hizmeti fiyatının 2011-2015 döneminde kWh üzerinden uygulanmaya devam edileceğini düzenleyen 11. maddesinin ve dava konusu kararların bu Yönetmelik maddesine göre tesis edilen kısımlarının serbest tüketiciler yönünden iptaline, diğer kısımlara yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/06/2017 tarih ve E:2015/3403,K:2017/2449 sayılı kararıyla onanmıştır.<br> Bahse konu yargı kararlarında, sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin, abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek maliyetler olmadığı, perakende satış hizmet bedeli adı altında tahsil edilen sayaç okuma hizmetlerine ilişkin giderler nedeniyle ortaya çıkan bedelin serbest tüketicilerden abone başına sabit bir bedel olarak belirlenerek tahsil edilmesi gerektiği ve buna ilişkin bedelin tüketilen elektrik enerjisi miktarı dikkate alınarak kWh üzerinden belirlenemeyeceği açık bir şekilde vurgulanmıştır.<br> Her ne kadar konuyla ilgili tarife metodolojisi değişmiş ve sayaç okuma bedeli ile faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin nispi usûlle belirlenemeyeceğine ilişkin yargı kararları önceki uygulama dönemlerine ilişkin olarak verilmiş olsa da, yargı kararıyla ortaya konulan husus, "sayaç okuma bedeli" ile "faturalama hizmetlerine ilişkin maliyetlerin" abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek bir maliyet niteliğini taşımadığı, abone başına sabit bir bedel olarak belirlenerek tahsil edilmesi gerektiği ve buna ilişkin bedelin tüketilen elektrik enerjisi miktarı dikkate alınarak kWh üzerinden belirlenemeyeceğidir.<br> Bu bağlamda, davalı idarece, yasal bir dayanağı olmaksızın, söz konusu yargı kararlarının gerekçeleri göz önünde bulundurulmadan ve bu kararları bertaraf edecek şekilde uygulama yapılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. <br> Açıklanan nedenlerle, Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin 6. fıkrası ve Geçici 3. maddesinin iptali ile 30/12/2015 tarih ve 6014-1, 6014-2 (Gediz) sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararlarının, perakende satış hizmet bedelinin nispi olarak belirlenmesi yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Dairemizin 19/11/2019 tarih ve E:2016/3152, K:2019/3648 sayılı davanın reddi yolundaki kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/11/2021 tarih ve E:2020/2698, K:2021/2611 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği yeniden görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ :<br> Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 8. maddesinin altıncı fıkrasının, Geçici 3. maddesinin ve söz konusu düzenleyici işlemlere bağlı olarak 6014-1, 6014-2 (Gediz) sayılı Kurul kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> Dairemizin 19/11/2019 tarih ve E:2016/3152, K:2019/3648 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.<br> Anılan kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/11/2021 tarih ve E:2020/2698, K:2021/2611 sayılı kararıyla, "(...) davacının dava dilekçesinde belirttiği dava konusu ve ileri sürdüğü hukuka aykırılık sebepleri ile temyiz dilekçesinde yer verdiği temyiz sebepleri dikkate alındığında, Dairece, dava konusu edilen tarife bileşeni hakkında değil, başka bir tarife bileşeni hakkında karar verildiği anlaşılmış olup, davacı tarafından, Tebliğ düzenlemesi ve Kurul kararlarının, perakende satış tarifesinin bir unsuru olan perakende satış hizmet bedelinin nispi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptaline karar verilmesinin istenildiği dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. (...)" gerekçesiyle Dairemiz kararı bozulmuştur.<br><br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> USÛL YÖNÜNDEN:<br> Davalı idarenin usûle yönelik itirazları ile davacının bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin talebi yerinde görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.<br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasının (ff) bendinde "tarife", "elektrik enerjisinin ve/veya kapasitesinin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeler" olarak tanımlanmış; 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde "dağıtım faaliyeti", (d) bendinde ise "perakende satış faaliyeti" elektrik piyasası faaliyetleri arasında sayılmış; 9. maddesinde, dağıtım faaliyetinin, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütüleceği, dağıtım şirketinin, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu; 10. maddesinin dördüncü fıkrasında, dağıtım şirketi tarafından yürütülmekte olan perakende satış faaliyetinin görevli tedarik şirketi tarafından yerine getirileceği, görevli tedarik şirketinin, ilgili dağıtım bölgesinde bulunan serbest olmayan tüketicilere Kurul tarafından onaylanan perakende satış tarifeleri üzerinden elektrik enerjisi satışı yapacağı; 17. maddesinde, bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifelerin, ilgili tüzel kişi tarafından, Kurul tarafından belirlenecek usûl ve esaslara göre hazırlanacağı ve onaylanmak üzere Kurum'a sunulacağı; aynı maddenin altıncı fıkrasının (ç) bendinde, dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifelerinin elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği; aynı fıkranın (d) bendinde, perakende satış tarifelerinin serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içereceği, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifelerinin, görevli tedarik şirketi tarafından önerileceği ve Kurul tarafından incelenerek onaylanacağı kurala bağlanmıştır.<br> Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle "Dağıtım tarifesi" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Dağıtım tarifesi; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslardan oluşur.<br> (2) Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul getiri, işletme giderleri, teknik ve teknik olmayan kayıp enerji tedarik maliyetleri ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak dikkate alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumuna, tüketim miktarına ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir.<br> (3) Dağıtım tarifesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar dağıtım şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usûl ve esaslar tüm dağıtım bölgeleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı da belirlenebilir."; "Perakende satış tarifesi" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik enerjisi ve/veya kapasite satışı için hazırlanan perakende satış tarifesi, perakende satış fiyatı ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslardan oluşur.<br> (2) Perakende satış fiyatı, görevli tedarik şirketlerinin serbest olmayan tüketicilere yönelik perakende satış faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Bu kapsamda; perakende satış fiyatının belirlenmesinde, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan yatırım harcamaları, işletme giderleri, enerji tedarik maliyetleri ile perakende satış faaliyetinin yürütülmesi için katlanılan maliyetler ve maruz kalınan risklerden hareketle belirlenen sektörel brüt kâr marjı Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde dikkate alınır. Perakende satış fiyatları; tüketicilerin bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacına göre farklılaştırılabilir.<br> (3) Perakende satış tarifesinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar görevli tedarik şirketlerinin önerileri de dikkate alınarak, Kurul tarafından belirlenir. Söz konusu usûl ve esaslar tüm görevli tedarik şirketleri için ortak belirlenebileceği gibi, her bir görevli tedarik şirketi için ayrı ayrı da belirlenebilir." kuralları yer almıştır.<br> 30/12/2015 tarih ve 29578 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in dava konusu 8. maddesinin altıncı fıkrasında, "Müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi faaliyetlere ait giderlerden düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere ait olanlar düzenlemeye esas işletme giderleri kapsamında değerlendirilir." kuralı yer almakta olup, anılan Tebliğ'in Geçici 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, bu Tebliğ'in yürürlüğe girdiği tarihten önce imzalanan ikili anlaşmalarda, düzenlemeye tabi perakende satış hizmeti bedelinin aynen veya belli bir oranda uygulanacağının belirtilmiş olması ve enerji bedelinin düzenlemeye tabi aktif enerji bedelinden bağımsız belirlenmiş olması durumunda geçerli olmak üzere, bu sözleşmeler kapsamındaki perakende satış hizmet bedeli, 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla 0,7233 kr/kWh olarak belirlenmiş; 23. maddesinde ise, anılan Tebliğ'in 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe gireceği kuralına yer verilmiştir. <br> HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: <br> 01/01/2007-31/12/2010 tarihleri arasındaki Geçiş Döneminde perakende satış bedeli içerisinde; faturalama, okuma ve perakende satış hizmetine ilişkin tüm maliyetler yer almakta iken, 2011 yılından itibaren perakende satış hizmeti bedeli, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti bedeli ve sayaç okuma dışında perakende satış hizmeti bedeli olarak ikiye ayrılmış; dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra sayaç okuma bedeli, dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanmıştır.<br> 2013 yılından itibaren, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü şekliyle dağıtım şirketlerinin ayrışarak dağıtım ve görevli tedarik faaliyetlerinin ayrı şirketler tarafından yürütülmeye başlanmasına karşılık, 2010 yılında onaylanan, dağıtım şirketlerinin 2011-2015 2. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri kapsamında tarifeleri ile Tarife Uygulama Usul ve Esaslarının 2015 yılında gözden geçirilmesi kararlaştırılarak mevcut uygulamaya devam edilmiş; 2015 yılında yapılan gözden geçirme çalışmaları neticesinde, ilgili mevzuat kapsamında dağıtım şirketlerinin 2016-2020 3. Uygulama Dönemi gelir gereksinimleri ve Tarife Usul ve Esasları onaylanmıştır.<br> Bu aşamada, 31/12/2015 tarihinde yürürlüğe giren Tarife Usul ve Esasları ile perakende satış tarifesi kapsamında faturalarda gösterilen aktif enerji bedeli ve perakende satış hizmet bedellerinin, dağıtım ve görevli tedarik faaliyetinin ayrışması neticesinde ayrı olarak izlenmesine son verilerek söz konusu bedellerin tek bir bedel altında (aktif enerji bedeli) gösterilmesi benimsenmiştir.<br> Nitekim, 01/01/2016 tarihinde yürürlüğe giren Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 01/01/2016 tarihinden önce ayrı bir bedel olarak hesaplanan perakende satış hizmeti bedelinin, 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde faturalara yansıtıldığı anlaşılmaktadır.<br> Davacı tarafından, perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak alınmaya devam edilmesinin kesinleşmiş yargı kararlarına aykırı olduğu ileri sürülmekle birlikte, söz konusu yargı kararlarının, Geçiş Dönemi ve 2. Uygulama Dönemi'ne ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. <br> 01/09/2006 tarih ve 26276 1. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 24/08/2006 tarih ve 875 sayılı Kurul kararıyla belirlenen Geçiş Dönemi Tarife Uygulamaları başlıklı II. Bölümün 2. maddesinin (b) alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 06/04/2011 tarih ve E:2008/2695, K:2011/1368 sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/05/2012 tarih ve E:2011/1901, K:2012/798 sayılı kararıyla, Dairemizin anılan kararının, iptal isteminin serbest tüketicilere ilişkin olduğu dikkate alındığında, kararın serbest tüketicilerle sınırlı olarak uygulanacağı gerekçesiyle onandığı görülmektedir.<br> Benzer şekilde, 2. Uygulama Dönemi'nde perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak alınacağını düzenleyen Yönetmelik kuralının iptali istemiyle açılan davada da, Dairemizin 31/03/2015 tarih ve E:2011/690, K:2015/1261 sayılı kararıyla Geçiş Dönemi'ne ilişkin karara atıf yapılmak suretiyle anılan kuralın iptaline karar verilmiştir.<br> Söz konusu yargı kararları ile ortaya konan husus, "sayaç okuma bedeli"nin, abone grubuna ve tüketilen enerji miktarına göre değişiklik gösterecek bir maliyet niteliğini taşımadığı, abone başına sabit bir bedel olarak belirlenerek tahsil edilmesi gerektiği ve buna ilişkin bedelin tüketilen elektrik enerjisi miktarı dikkate alınarak kWh üzerinden belirlenemeyeceğidir.<br> 2016-2020 3. Uygulama Dönemi'nde yeni bir tarife metodolojisi yürürlüğe girmiştir. Bu metodolojide, 6446 sayılı Kanun'un öngördüğü hukukî ayrıştırma dikkate alınarak fatura bileşenlerinin sayısı azaltılmış ve her bir maliyet kalemi ilişkili olduğu temel maliyet bileşeni içerisinde hesaplanmaya başlanmıştır. Bu çerçevede perakende satış hizmet bedeli de aktif enerji bedelinin bir unsuru olarak yer almıştır.<br> Daha öncesinde perakende satış bedelinin bir unsuru olan sayaç okuma bedelinin, dağıtım ve görevli perakende satış şirketlerinin 01/01/2013 tarihinden itibaren ayrıştırılmasından sonra dağıtım şirketleri tarafından tahsil edilmeye başlanılması ve 3. Uygulama Dönemi'nde de sayaç okumadan kaynaklı maliyetlerin dağıtım tarifesinin bir unsuru olarak dikkate alınması nedeniyle perakende satış hizmet bedeline yönelik yapılacak değerlendirmede yeni metodolojiyle birlikte, perakende satış tarifesinin sayaç okuma bedeli hariç diğer unsurlarıyla bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.<br> Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/11/2021 tarih ve E:2020/2698, K:2021/2611 sayılı bozma kararı sonrasında Dairemizin 25/05/2023 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, Tebliğ'in dava konusu kuralları kapsamında nispi hesaplanan kalem ve/veya kalemler bulunup bulunmadığının, varsa nispi hesaplanan kalem ve/veya kalemlerin ayrı ayrı açıklanmasının istenilmesine; 01/01/2016 tarihinden itibaren aktif enerji bedeli içerisinde elektrik faturalarına yansıtılan perakende satış hizmet bedelinin hangi kalemlerden (alt başlıklar hâlinde) oluştuğunun, bu kalemlerin nispi ve/veya maktu alınmasına göre ayrı ayrı ayrıntılı olarak açıklanmasının istenilmesine karar verilmiştir.<br> Davalı idarece anılan ara kararına verilen 06/07/2023 tarihli cevabî yazı ve eklerinde, görevli tedarik şirketlerinin ikili anlaşmalar kapsamında enerji alan tüketicilere yönelik yürüttüğü faaliyetler nedeniyle (müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi) giderlerinin oluştuğu, müşteri hizmetleri, faturalama ve tahsilat hizmetleri gibi giderlerden ancak "düzenlemeye tabi tarifeler üzerinden enerji alan tüketicilere ait olanların" düzenlemeye esas işletme giderleri kapsamında değerlendirildiği, bu durumun da Tebliğ'in dava konusu 8. maddesinin altıncı fıkrasında açıkça belirtildiği, anılan düzenlemede söz konusu maliyet kalemlerinin nispi olarak tarifede dikkate alınacağına ilişkin herhangi bir ibareye yer verilmediği, dava konusu 30/12/2015 tarihli Kurul kararları ile tarifesi düzenlemeye tabi olan görevli tedarik şirketlerinin 3. Uygulama Dönemi'nde ve 2016 yılında perakende satış faaliyetinde bulunarak toplamda ne kadarlık bir gelir ihtiyacı olacağı ve buna bağlı olarak ne kadarlık gelir elde edeceğinin belirlendiği, söz konusu Kurul kararlarında tüketicilere uygulanması gereken aktif enerji bedelinin veya perakende satış hizmet bedelinin nispi veya maktu olacağına ilişkin bir ibareye yer verilmediği, görevli tedarik şirketlerinin baz yıl olarak kabul edilen 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin mali verilerinden hareketle 2016-2020 yılları gelir ihtiyacının ilgili Kurul kararları ile belirlendiği, 3. Uygulama Dönemi'nde görevli tedarik şirketlerinin düzenleyici hesap planına uygun olarak Kurum'a sundukları işletme giderlerinin temel başlıklara ayrıldığı, bu kapsamda şirketlerin işletme giderlerinin, "malzeme gideri, personel gideri, dışarıdan sağlanan fayda ve hizmet gideri, çeşitli giderler, vergi-resim-harçlar, finansman giderleri, amortisman giderleri" şeklinde kategorileştirilebildiği, 3. Uygulama Dönemi'nde fatura basım-gönderim ve ihbar bırakma görevli tedarik şirketleri tarafından hizmet alımı yoluyla da yapılabildiği için bu kapsamda oluşan giderlerin dışarıdan sağlanan fayda ve hizmet gideri olarak da raporlanabildiği, söz konusu hizmetlerin görevli tedarik şirketlerinin bünyelerindeki personeller marifeti ile de yürütülebildiği, bu hizmete ilişkin personel giderlerinin bu kalemlerle ilişkili olarak Kurum'a raporlanabildiği, bu bakımdan görevli tedarik şirketlerinin tarifede dikkate alınan işletme giderlerinin dâhil oldukları ve raporlandıkları başlıklar altında kıyaslandığı ve normalize edildiği, dolayısıyla perakende satış hizmeti ile ilgili oluşan tüm maliyetlerin her biri ayrı ayrı hesaplanarak ayrı ayrı kalemler olarak analiz edilemediği, geçmiş bir döneme ilişkin olarak görevli tedarik şirketlerinin tüm işletme gider unsurlarından perakende satış hizmetine/faturalamaya ilişkin her bir kısmın ayrıştırılmasının işbu ara kararına cevap verme süresi içerisinde yapılamadığı, uygulama dönemi bazında görevli tedarik şirketleri için onaylanacak gelir gereksinimi hesaplanırken bu şirketlerin işletme giderlerinin analizi/maliyet hesaplamalarının yaklaşık bir yılda tamamlanabildiği, öte yandan serbest tüketicilerin tedarik şirketleri ile ikili anlaşma yaparak temin ettikleri elektrik enerjisine ilişkin olarak tahakkuk ettirilen aktif enerji bedelinin düzenlemeye tabi olmadığı, ikili anlaşma kapsamında tüketicilere perakende satış hizmet bedelinin aktif enerji bedeline dâhil edilerek veya edilmeyerek yansıtılabildiği, ikili anlaşmalarda perakende satış hizmet bedelinin Kurum tarafından ilân edilen fiyata eşitlenebileceği gibi taraflar arasında özel olarak da belirlenebildiği, düzenlemeye tabi tarifeler açısından ele alınması gerekirse, 01/01/2016 tarihinden önce Kurul onaylı tarife tablolarında perakende satış hizmet bedeli ayrıca ilân edilmekte iken anılan tarih itibarıyla geçerli olan mevzuat kapsamında perakende satış hizmetine ilişkin maliyetin enerji bedeli altında tüketicilere yansıtıldığı, bir serbest tüketicinin tedarik şirketi ile 30/12/2015 tarihinden önce imzaladığı ikili anlaşmada enerji fiyatı, Kurul onaylı enerji fiyatından tamamen bağımsız olarak belirlenmiş ve düzenlemeye tabi perakende satış hizmeti bedelinin aynen veya belli bir oranda ikili anlaşmanın tarafı olan serbest tüketiciye uygulanması hüküm altına alınmış ise tarafların imzaladıkları anlaşmaya esas perakende satış hizmet bedelinin 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla 0,7233 kr/kWh olarak nispi şekilde uygulanmış olması gerektiği, 30/12/2015 tarihinden önce serbest tüketiciler ile tedarikçiler arasında yapılan ikili anlaşmalarda Kurum tarafından açıklanan perakende satış hizmet bedelinin referans olarak alınmasına taraflarca serbest şekilde karar verilmiş olması hâlinde 31/12/2017 tarihini geçmemek kaydıyla referans alınabilecek perakende satış hizmet bedelinin Tebliğ'in dava konusu Geçici 3. maddesi kapsamında 0,7233 kr/kWh olarak belirlendiği beyan edilmiştir.<br> Bu kapsamda, faturalarda aktif enerji bedeli ve dağıtım bedeli olarak iki temel bileşen bulunmakta olup, bu bileşenlerden aktif enerji bedelini oluşturan unsurların nispi veya maktu olarak ayrıştırılması fiilen mümkün değildir. Aksi bir kabul hâlinde, tarifede yer alan her bir maliyet kaleminin nispi veya maktu olarak ayrıştırılması gerekir ki, bu yönde bir değerlendirmenin tüketiciler arasında eşitsizliğe yol açacağı açıktır. Kaldı ki, 6446 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde düzenlenen ulusal tarife uygulaması, tüketicileri fiyat farklılıklarından korumaya matuftur. <br><br> Öte yandan, "Elektrik Dağıtım Şirketleri Düzenleyici Hesap Planı" incelendiğinde de, hangi unsurun nispi veya maktu olduğuna yönelik herhangi bir ayrıştırma yapılmamıştır. Tarifede yer alan unsurların nispi veya maktu olarak alınması gerektiğinin yargı kararıyla belirtilmesi, tarifenin bütünüyle ilgili hukukîlik denetimi yapılması sonucunu getirir ki, her bir unsurun ayrı ayrı incelenmesi de mümkün değildir. Zira, 3. Uygulama Dönemi'nde yargı kararlarının bulunduğu dönemlerden farklı olarak tarife metodolojisi değişmiştir.<br> Bu itibarla, dava konusu Tebliğ düzenlemeleri ve Kurul kararlarıyla perakende satış hizmet bedelinin nispi bir bedel olarak faturalara yansıtılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. DAVANIN REDDİNE,<br> 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br> 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br> 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br> 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 12/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

resim