<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/682 E.  ,  2024/1330 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2021/682<br> Karar No : 2024/1330<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edildiği ileri sürülen 63 adet taşınmazına ilişkin, 15/07/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 39. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Geçici Muaflıklar" başlıklı 5. maddesine eklenen (g) bendinin 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilerek, sözkonusu taşınmazları için emlak vergisi muafiyeti uygulanması gerektiğinden bahisle davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve tahakkuk ettirilen 13.649.575,50-TL'nin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin dava dilekçesinin usulüne uygun düzenlenmediği yolundaki iddiası yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçildiği, davaya konu ret işlemine esas 04/01/2017 tarihli davacı başvurusunun ekinde yer alan tabloda belirtilen altmış üç adet yapının; transfer pompa istasyonu, tank, soğutma kulesi ünitesi, trafo şalter binası, vakum ünitesi, yangın pompa ünitesi, petrokok depolama binası vb. yapılardan teşekkül ettiği, davalı idare tarafından dosyaya sunulan yapı kullanma izin belgelerinin incelenmesinden, anılan yapıların 2014 ve 2015 yıllarında yapımlarının tamamlandığının görüldüğü, daha önce Mahkemelerince tesis edilen 04/04/2019 tarih ve 31/05/2019 tarihli ara kararları ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan (Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü); davacı tarafından dosyaya sunulan ve ara kararlar ekinde birer örneği gönderilmiş olan, Tüpraş İzmit Rafinerisi B-Bölgesi (1:2500 ölçekli) Plot Plan örneğinin ve Teşvik Belgesi Kapsamında Muafiyet Talep Edilen Yapılara Ait Tablo'nun incelenerek, gönderilen tablo ve harita içeriği bina/arsa/yapıların, davacı şirket adına düzenlenmiş olan … tarihli ve … sayılı ve … tarihli ve … sayılı teşvik belgeleri kapsamında olan bina/arsa/yapılar olup olmadıklarının sorulduğu ve (mülga) Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'nün 27/12/2017 tarihli ve E.136847 ve E.138251 sayılı, "yatırım tamamlama vizesi" konulu yazılarında belirtilen "15/04/2017 tarihli yatırım yerinde yapılan yatırım tamamlama ekspertizi" sonuçlarını göster belgelerin gönderilmesinin istenildiği, anılan ara kararına, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen 18/06/2019 havale tarihli cevabi yazıda; … tarihli ve … sayılı ve … tarihli ve … sayılı teşvik belgelerinin, davacı firmaya ait, Kocaeli ili, Körfez ilçesinde yer alan ve bir örneği ara kararı ile gönderilen harita içeriğinde belirtilen yatırım yeri için düzenlendiği belirtilmiş olup, uyuşmazlıkta; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 5. maddesine eklenen ve 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren (g) fıkrası gereğince, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen yapıların, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süreyle geçici muafiyetten faydalandırılması gerektiği açık olup; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden, uyuşmazlık konusu yapıların, 2014 ve 2015 yıllarında inşalarının bitirilerek yapı kullanma izin belgelerinin düzenlendiği ve bu yapıların, davacı adına düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında inşa edildikleri anlaşıldığından, anılan yasal düzenleme uyarınca belirlenen (uyuşmazlık konusu yapıların inşasının sona erdiği 2014 ve 2015 yıllarını takip eden) beş yıllık süre içinde bulunan 2017 takvim yılında, uyuşmazlık konusu yapıların geçici muafiyet kapsamında olduğu, ancak; dava dilekçesi eki belgeler ile dosyaya davacı tarafından sunulan diğer tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; uyuşmazlık konusu yapılara isabet eden tahakkuk tutarının, davacı tarafından, dava dilekçesinde iptali istenen tahakkuk tutarından (13.649.575,50-TL) daha düşük olduğu, böylelikle, davacının 04/01/2017 dilekçesi eki Ek-2 'de yer alan "Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi 6728 sayılı Kanun Gereği Teşvik Kapsamında Olan 2017 Yılı Emlak Vergisi Listesi" başlıklı tabloda gösterilen altmış üç adet taşınmaza isabet eden tahakkuklar dışında kalan kısımların ise geçici muafiyet kapsamında bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda davacının geçici muafiyet talebini reddeden davaya konu işlemi ile bu işleme dayanılarak tesis edilen 13.649.575,50-TL tutarındaki tahakkuk işleminin; altmış üç adet taşınmaza isabet eden kısmında hukuka uyarlık, bunların dışında kalan kısımlarında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davaya konu işlemin altmış üç adet taşınmaza isabet eden kısmı ile dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Muafiyet istemiyle yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini kesmeyeceği, zimni ret işleminin süreyi canlandırmayacağı, muafiyet talep edilen yapıların yasanın yürürlük tarihinden önce tamamlandığı bu nedenle muafiyet uygulanamayacağı, Tebliğle yasanın kapsamının genişletilemeyceği, muafiyet talebine konu üç yapının inşaat bitim tarihinin 1980 öncesi olduğu, diğer yandan teşvik kapsamında olmayan yerler içinde muafiyet talep edildiği, tamamlama vizelerinin vize başvurusundan yaklaşık 4 yıl sonra verildiği, bu nedenle idarenin geç işleyişi nedeniyle zarara uğradıkları iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: Davacı tarafından, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edildiği ileri sürülen 63 adet taşınmazına ilişkin, 15/07/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 39. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Geçici Muaflıklar" başlıklı 5. maddesine eklenen (g) bendinin 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilerek, sözkonusu taşınmazları için emlak vergisi muafiyeti uygulanması gerektiğinden bahisle davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve tahakkuk ettirilen 13.649.575,50-TL'nin iptali istemine ilişkindir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde 30 gün olduğu ve vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihten itibaren dava açma süresinin işleyeceği hükme bağlanmıştır. <br>"İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde (uyuşmazlık tarihindeki halinde); İlgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, 60 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, İlgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabiliceği,<br> "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. Maddesinde (uyuşmazlık tarihindeki halinde); ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı kurala bağlanmıştır.<br>Emlak Vergisi Kanunun bina ve arazi vergisi yönünden paralel hükümler içeren tarh ve tahakkuk başlıklı 11 ve 21. maddelerinde;<br>Bina ve arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;<br>a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,<br>b) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte, <br>c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında, <br>29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı ile bildirilir.<br>Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.<br>Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirleneceği kurala bağlanmıştır.<br>Emlak Vergisi Kanunun vergi değeri başlıklı 29. maddesinde ise;<br>Vergi değeri;<br>a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,<br>b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan yönetmelik hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, Hesaplanan bedeldir.<br>Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur. <br>33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınacağı yönündedir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME<br>Dosyanın incelenmesinden, davacının yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edildiğini ileri sürdüğü yapıların inşaatlarının bir kısmının 2014 yılında, bir kısmının ise 2015 yılında tamamlanarak "yapı kullanma izin" belgelerinin tanzim edildiği ve davacı tarafça emlak bildirimlerinin verildiği, buna göre emlak vergilerinin 2015 ve 2016 yılları için yasaya göre takvim yılı başında tarh ve tahakkuk ettiği ve vergilerin ödendiği, davacı tarafın, davaya konu ret işlemine esas 04/01/2017 tarihli başvurusu ekinde yer alan yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edildiği ileri sürülen 63 adet taşınmazına ilişkin 15/07/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 39. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun "Geçici Muaflıklar" başlıklı 5. maddesine eklenen (g) bendinin 01/01/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilerek, sözkonusu taşınmazları için emlak vergisi muafiyeti uygulanması gerektiğinden bahisle davalı idareye yapılan 04/01/2017 tarihli başvuruya, davalı idarece verilen … tarih ve … sayılı cevapta, başvurunun incelenmekte olduğu, inceleme tamamlanınca tekrar bilgi verileceğinin belirtildiği, akabinde ise … tarih ve … sayılı işlemle reddedildiği ve 13/12/2017 tarihinde tebliği üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> 2002 yılında yapılan değişikliklerle, emlak vergisinde beyan esası kaldırılarak, bildirim esasına geçilmiş, arsa ve arazi değerlerinin 4 yılda bir takdir komisyonunca belirlenen cadde ve sokak rayiçlerine göre tarh ve tahakkuk edeceği, 4 yılda bir yapılan genel takdiri izleyen yıllarda ise emlak vergisinin, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle belirleneceği kurala bağlandığından, somut olayda genel takdir yılının 2014 yılı olduğu, 2015, 2016 ve 2017 yıllarının genel takdiri izleyen yıllar olduğu, davaya konu 2017 yılı emlak vergiside takvim yılı başında tarh ve tahakkuk edeceğinden, açılacak davalarında bu tarihten itibaren 30 gün içinde açılması gerekmektedir.<br>Uyuşmazlıkta,01/01/2017 tarihinde tarh ve tahakkuk etmiş olan, 2017 yılı emlak vergisi tahakkukuna karşı 30 gün içinde açılmadığı, davaya konu ret işlemine esas davacı başvurusunun ise, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında, yani tarh ve tahakkuk etmiş bir vergi için kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için yapılmış bir başvuru olduğundan, dava açma süresinin de buna göre belirlenmesi gerektiğinden, davacının 04/01/2017 tarihli başvurusuna ise 60 günlük yasal sürede cevap verilmediğinden, yasa gereği isteğin reddedilmiş sayılacağı, bu durumda isteğin reddedilmiş sayıldığı 05/03/2017 tarihinden itibaren kalan dava süresi olan 27 gün içinde, yani 01/04/2017 tarihinde dava açılması gerektiği, ancak 01/04/2017 tarihinin cumartesi gününe rastlaması nedeniyle en son 03/04/2017 tarihinde dava açılabileceği, davalı idarenin … tarih ve … sayılı davacı başvurusunun incelenmekte olduğuna ilişkin yazısının bilgilendirme mahiyetinde olduğu, yine davalı idarenin 12/12/2017 tarihli ret işleminin ise sona eren dava açma süresini canlandırmayacağı, bu durumda 12/01/2018 tarihinde, ret işlemi ile tahakkuka karşı açılan davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esasın incelenmesi suretiyle davayı kısmen kabul eden kısmen reddeden Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kabulüne,<br> … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

resim