<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/6867 E.  ,  2023/6558 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/6867<br>Karar No : 2023/6558 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … A.Ş <br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 154 kv Gülpınar RES Enerji İletim hattı altında kalan 256,157,08 m² orman sahalarına ilişkin ilave ağaçlandırma bedeli talebine dair Çanakkale Orman İşletme Müdürlüğü Kadastro ve Mülkiyet Şefliğinin … tarih ve E… sayılı ve aynı bedele ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemlerin iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen toplam 2.702.662,70-TL'nin ödemenin tarihi olan 27/03/2019 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin RES faaliyetinde bulunmak üzere usulüne uygun olarak izin aldığı orman vasıflı arazi için ağaçlandırma bedeli ödemesi gerektiği konusunda duraksama bulunmamakla birlikte, davacı şirketten istenen ilave ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağının bulunmadığı, her ne kadar dava konusu … tarih ve E… sayılı işlemin 16/07/2013 tarih ve 880 sayılı Genelge gereğince tesis edildiği ifade edilmiş ise de; anılan Genelge içeriğinde ilave ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağının ortaya konulmadığı, bu durumda; davalı idarece istenilen ilave ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, işlemlerin iptaline, davacının yoksun kaldığı 2.702.662,70-TL'nin dava tarihi olan 09/04/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; faizin dava tarihi yerine ödeme tarihinden itibaren işletilmesi, iade olunan ilave ağaçlandırma bedeli için maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretinin ödenmesine karar verilmesi, faizin kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranından hesaplanması gerektiği; davalı idare tarafından ise; hukuka aykırı olduğu, davacının söz konusu ormanlık sahayı taahhüt senedi imzalamak suretiyle teslim aldığı, ilave olarak alınan bedelin de sonuç olarak bir ağaçlandırma bedeli olduğu, bu nedenle tamamlayıcı nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 29/11/2023 tarihinde esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. <br> <br><br>GEREKÇEDE KARŞI OY :<br>(X)- Avukatlık ücretine ilişkin olarak, davacı tarafından ilave ağaçlandırma bedeli için maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretinin ödenmesine karar verilmesi talep edildiği görülse de; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, "İdari dava türleri şunlardır: a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar." düzenlemesine; "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. <br>Düzenlemeler dikkate alındığında bir işlemin iptal edilmesinin sonucu olarak, Mahkeme kararının uygulanmasına yönelik maddi bedelin iadesi gerektiren hallerin,"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" olarak nitelendirilemeyeceği açık olup maktu vekalet ücretine hükmedilen yerel Mahkeme kararınına yönelik istinaf talebini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararı onayan Dairemiz kararına ilişkin istemde bulunan tarafından öne sürülen temyiz nedenlerinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.. maddesinde yazılı nedenlerin hiçbirisine uymadığından temyiz isteminin bu gerekçe eklenerek reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.</font></p></body></html>

resim