<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/719 E.  ,  2023/2547 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/719<br>Karar No : 2023/2547 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLLERİ : Av. ... , Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.. , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Denizli ili, Merkezefendi ilçesi, ... Anadolu Lisesi'nde ... öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br>Disiplin cezasına konu iddialarla ilgili olarak davacı hakkında "müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak" suçundan yapılan ceza yargılamasında davacının beraatine karar verildiği ve bu karara karşı istinaf yoluna gidilmediğinden kararın kesinleştiği anlaşılmakla, davacının üzerine atılı fiili işlediğinin her türlü şüpheden uzak, hukuken kabul edilebilir ve somut delillerle ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, idarenin hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararların yine aynı idareler tarafından karşılanması gerektiğinden, davalı idare tarafından, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, iptal edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;<br>16/07/2016 tarihinde çocuk yaştaki erkek çocuğuyla girilen cinsel ilişkiye ait videonun internete omegla.com adlı siteye yüklendiği yönündeki Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi ... nolu Çocuk İstismarı Raporlama Sistemi raporu üzerine başlatılan soruşturmada, söz konusu videonun davacıya ait IP adresinden internete yüklendiği, Denizli İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... soruşturma numaralı incelemesinde de NCMEC raporunda bulunan fotoğraflardaki şahıslardan birinin davacı olduğunun değerlendirildiği, davacı tarafından verilen ifadede de, evinde bulunan interneti kendisi ve eşinin kullandığı, interneti paylaştığı ve kullanan başka kimse bulunmadığını belirttiği hususları bir arada değerlendirildiğinde; davacının sübut bulan bu eylemi karşılığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulüne dair başvuruya konu Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 29/06/2022 tarih ve E:2021/6305, K:2022/4310 sayılı kararıyla;<br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6., 124/2. ve 125/E-g maddelerine yer verilerek,<br>Disiplin cezasına konu iddialarla ilgili olarak davacı hakkında "müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak" suçundan yapılan ceza yargılamasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararında özetle, "25/06/2018 tarihli teknisyen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile inceleme raporu dikkate alındığında; görüntülerin iyileştirilmesi ile sanığın internet üzerinden alınan görüntülerdeki kişi olup olmadığı konusunda şüphe olması, dosyada delil olarak Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi ... nolu Çocuk İstismarı Raporlama Sistemi raporları olduğu ve onların ihbarı ile sanığın İP adresinin tespit edildiği anlaşılmakta ise de; gelişen teknolojiler nedeniyle insanlar hakkında her türlü manipülasyon olabileceği, yüz görüntülerinin değiştirilebileceği de dikkate alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin ihbar dışında delil bulunmadığı" gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiğinin görüldüğü,<br>Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, disiplin soruşturması ve ekleri ile ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden; Denizli İl Emniyet Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından düzenlenen 20/02/2018 tarihli inceleme raporunda; davacıya ait materyallerin incelenmesinde, omegla internet sitesine ilişkin 2015 yılına ait kalıntıların tespit edildiği, suç unsuru tespit edilemediği, NCMEC raporunda belirtilen web kamerası modeline ait kurulum dosyası görülmüşse de çocuk pornosuna ilişkin veri tespit edilemediği, suç konusu olduğu değerlendirilen resim ve video tespit edilemediği, 14/03/2017 tarihli teşhis tutanağında NCMEC tarafından gönderilen fotoğraflardaki şahıslardan birinin davacı olduğu değerlendirilmişse de, kovuşturma aşamasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında alınan teknik bilirkişi raporunda; NCMEC tarafından gönderilen fotoğraflardaki şahıs ile davacının fotoğrafları karşılaştırıldığında, ayırt edici özelliklerin birbiriyle eşleşmediğinin belirtildiği, paylaşılan görüntülerde yaşı küçük olan çocuğun kim olduğunun tespit edilemediği, konuyla ilgili yapılan ceza yargılamasında davacının beraatine karar verildiği ve bu karara karşı istinaf yoluna gidilmediğinden kararın kesinleştiği anlaşılmakla, davacının üzerine atılı fiili işlediğinin her türlü şüpheden uzak, hukuken kabul edilebilir ve somut delillerle ortaya konulamadığı, temyize konu kararda belirtildiği gibi evinde bulunan interneti sadece davacının ve eşinin kullanıyor olmasının da fiilin sübuta erdiği anlamına gelmeyeceği sonucuna varıldığından, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı,<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Denizli İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki .... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti:... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulü, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ceza yargılaması neticesinde hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda da hiçbir somut delil bulunmadığı, fotoğrafların karşılaştırılmasında eşleştirme yapılamadığı, Adli Bilişim Büro Amirliğince hazırlanan inceleme raporunda içeriklerde suç unsuruna rastlanmadığı, 12/07/2016 tarihine ilişkin bir girişin yapıldığına ilişkin bir tespitin de bulunmadığı, gelişen teknolojiyle IP değiştirme programları ile farklı ülkelerin IP’si üzerinden de giriş yapılabildiği, 10 yıla yakındır bu bilgisayarı kullandığı, evde sadece kendi ve eşi tarafından bu bilgisayarın kullanıldığı, ders anlatırken de ders videoları, slayt ve power point uygulamalarını kullandığı, IP numarasının kullanılan bilgisayarı değil; internetle olan bağlantıyı gösterdiği, makineye ait olan mac adreslerinin de tespitinin gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi NCMEC tarafından,16/07/2016 tarihinde çocuk yaştaki erkek çocuğuyla girilen cinsel ilişkiye ait görüntülerin internete ... IP numarası üzerinden ... .com adlı siteye yüklendiği yönündeki ... nolu rapor, Çocuk İstismarı Raporlama Sistemi üzerinden Türk Emniyet Genel Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına bildirilmiş, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Denizli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede çocuk pornografisine ilişkin 5 adet görüntünün davacının kullanıcısı olduğu IP numarasından yüklendiğinin tespit edilmesi üzerine, Denizli ili, Merkezefendi ilçesi, ... Anadolu Lisesi'nde öğretmen olarak görev yapan davacı hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır.<br>Davacı hakkında "kendi adına kayıtlı IP adresiyle internete girerek omegla.com adlı siteye çocuk yaştaki erkek çocuğuyla girdiği cinsel ilişkiyi video şeklinde internete yükleyerek canlı olarak izlenmesini sağladığı" iddiaları üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı disiplin soruşturma raporunda; iddia edilen fiillerin sübuta erdiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması teklif edilmiş, getirilen teklif doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının isnat edilen fiilleri sübut bulduğundan bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br>Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. <br>Öte yandan, davacı hakkında, disiplin cezasına konu aynı olaya ilişkin olarak adli yargıda "müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullandığı" iddiasına ilişkin olarak ceza davası açılmış, yapılan yargılamada ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 07/01/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâller arasında sayılmıştır.<br>Aynı Kanun'un 131. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez.<br>Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.<br>1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Genel amaçlar" başlıklı 2. maddesinde; "Türk Milli Eğitiminin genel amacı,Türk Milletinin bütün fertlerini,<br> 1. (Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;<br>2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;<br>3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak;<br>Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk Milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır." hükmü; "Özel amaçlar" başlıklı 3. maddedinde; "Türk eğitim ve öğretim sistemi, bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde düzenlenir ve çeşitli derece ve türdeki eğitim kurumlarının özel amaçları, genel amaçlara ve aşağıda sıralanan temel ilkelere uygun olarak tespit edilir." ve "Yürütme, gözetim ve denetim" başlıklı 56.maddesinde; "Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur.<br>" hükmü yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Uyuşmazlığın çözümü, davacının fiilinin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br>657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi hükmü ile ilgili olarak, 09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedilmiş olup, kararın gerekçesinde özetle; dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından, anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmadığı, fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki, itiraz konusu kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2.,38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığı vurgulanmıştır. <br> Konuya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/07/1996 tarih ve E:1996/3-144, K:1996/171 sayılı kararında, "yüz kızartıcı suç"un, yasalarda tanımlanmadığı ve tek tek sayılmadığı, toplumun yapısına göre zaman zaman değişikliğe uğrayan bu suçların tek tek sayılmasının olanaksız olduğu, "...gibi yüz kızartıcı suçlar" denildiğinde maddede sayılmamış olan diğer yüz kızartıcı suçların neler olduğunun yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanacağı belirtilmiştir. <br> Buna göre yukarıda aktarılan yüksek yargı organları kararlarında da belirtildiği üzere, yüz kızartıcı suçların neler olduğu, yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca belirlenecektir. Bu değerlendirme yapılırken de verilen disiplin cezasının sebebi, niteliği ve kapsamı göz önüne alınacaktır. Bu doğrultuda, dava konusu olayda her ne kadar davacı, disiplin cezasına konu aynı olaya ilişkin olarak adli yargıda yargılanmış ve delil yetersizliğinden beraat etmiş ise de, Kurulumuzca adli ve idari soruşturma ve kovuşturma aşamalarında elde edilen deliller doğrultusunda eylemlerinin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>Bunun dışında, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası için gereken<br> eylemin mutlaka ceza hukuku anlamında yüz kızartıcı suç olması gerekmemektedir. Devlet Memurluğundan çıkarma için aranan ölçüt; memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartı<br>cı hareketlerde bulunmaktadır. Bu bentte belirtilen yüz kızartıcı hareketler kavramı, 657 sayılı Kanun'un<br> 48. maddesinde belirtilen yüz kızartıcı suçlardan daha geniş kapsamlı olduğu gibi yüz kızartıcı hareketlerin sınırı ise memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olmasıdır. <br> Ayrıca 657 sayılı Kanun'un 125/E maddesinin (g) alt bendi; kamu görevinin<br> inanılır, güvenilir, itibarlı ajanlar eliyle yürütülmesini amaçlamıştır. Memur sıfatı taşıyan ve kamu hizmetinin personel unsurunu oluşturan kişilere toplumun güven duyması, bireylerin idareye olan <br>güven ve inancını sağlayacak, kamu hizmetinin gerekli saygınlığı yitirmiş personel eliyle yürütülmesi ise bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına neden olabilecektir.<br>Öte yandan, 1739 sayılı Kanun uyarınca eğitim ve öğretim hizmetinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetiminden ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğu, yine aynı Kanuna göre Türk Milli Eğitiminin birçok amacının olduğu, varılmak istenen amaçlar arasında, Türk Milletinin bütün fertlerinin; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen ve ahlaken sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe sahip yurttaşlar yetiştirmek olduğu görülmektedir.<br>Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, disiplin soruşturması ve ekleri ile ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin incelenmesinden; Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi NCMEC tarafından, 16/07/2016 tarihinde çocuk yaştaki erkek çocuğuyla girilen cinsel ilişkiye ait 5 adet görüntünün internete ... IP numarası üzerinden ... com adlı siteye yüklendiği yönündeki ihbar üzerine başlatılan tahkikat neticesinde, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Denizli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede NCMEC tarafından bildirilen IP numarasının davacının kullanımındaki bilgisayara ait olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine davacıya ait dijital materyallerin incelendiği ve Denizli İl Emniyet Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından düzenlenen 20/02/2018 tarihli inceleme raporunda; davacının bilgisayarında omegla.com isimli internet sitesine ilişkin 2015 yılına ait kalıntıların tespit edildiği, yine NCMEC raporunda belirtilen web kamerası modeline ait kurulum dosyasının görüldüğü ancak suç konusu olduğu değerlendirilen resim ve video tespit edilemediği, bunun dışında 14/03/2017 tarihli teşhis tutanağında ise; NCMEC tarafından gönderilen fotoğraflardaki şahıslardan birinin davacı olduğunun değerlendirildiği, ancak kovuşturma aşamasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında alınan teknik bilirkişi raporunda, NCMEC tarafından gönderilen fotoğrafların düşük çözünürlükte olduğu ve bu nedenle istenen oranda iyileştirme yapılamadığı, fotoğraflardaki şahıs ile davacının fotoğraflarının karşılaştırıldığı, ancak ayırt edici özelliklerin birbiriyle eşleşmediğinin belirtildiği, ayrıca süreçte davacı tarafından verilen ifadelerde ise özetle, evinde bulunan interneti kendisi ve eşinin kullandığı, interneti paylaşmadığı ve kullanan başka kimse olmadığı, tarihini hatırlamamakla birlikte cinsel içerikli yayınların yapıldığı bu siteye bir defa girdiği ve yaklaşık bir saat dolaştığını beyan ettiği, öte yandan, davacının disiplin cezasına konu aynı olaya ilişkin olarak adli yargıda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 226/3-1. maddesi uyarınca "müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak" suçunu işlediğinden bahisle ceza davasının açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.<br>Uyuşmazlıkta, davacının disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle ceza mahkemesinde "müstehcen yayınların üretiminde çocukları kullanmak" suçundan yargılandığı, yapılan yargılamada NCMEC tarafından ihbar edilen pornografik görüntülerin davacı tarafından üretilip üretilmediği noktasında bir araştırmaya gidildiği ve yapılan araştırma neticesinde bu görüntülerin davacı tarafından üretildiğinin kesin olarak tespiti yapılamadığından delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği görülmektedir. Ancak ceza muhakemesinde bu suç unsuru yönünden kullanılmayan bir kısım delillerin, disiplin hukuku çerçevesinde kullanılmasına bir engel bulunmadığı gibi, disiplin hukukunda bazı durumlarda kanaatin yeterli olması nedeniyle kullanılmasını yasaklayan bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. Kaldı ki disiplin hukuku yönünden 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin gerçekleşmesi için Ceza Kanunu'nda aranan suç unsurlarının varlığı zorunlu olmadığı gibi anılan suç ve fiilin unsurları itibarıyla birbirinden farklı olabileceği, söz konusu suç ve fiilin sabit olup olmadığı yönünden yapılacak değerlendirmenin ise farklı nitelikteki eylemlere ilişkin olabileceği açıktır. Bu doğrultuda dava konusu olaya bakıldığında, Ulusal Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi (NCMEC) tarafından ihbar edilen çocuk pornografisi görüntülerindeki şahsın davacı olup olmaması ve söz konusu görüntülerin davacı tarafından üretilmesine bakılmaksızın, dava dosyasında yer alan teknik inceleme ve adli bilişim raporları ile davacının kendi ifadesi değerlendirildiğinde, davacı tarafından yurt dışı menşeli ve çocuk pornografisi yayınların yapıldığı bu internet sitesine birden fazla defa girildiği ve kullanımındaki bilgisayarda NCMEC raporunda belirtilen web kamerası modeline ait kurulum dosyasının görüldüğü ve yine NCMEC tarafından söz konusu görüntülerin yüklendiği bildirilen IP numarasının kullanımındaki bilgisayara ait olduğunun sabit olduğu anlaşılmaktadır.<br>Buna göre, davacının kendi beyanları ile yukarıda yer verilen raporlarda yapılan tespitlerden; davacının çocuk pornografisi yayınları yapan siteye girdiğinin ve bu yönde eğilimi olduğunun sabit bulunduğu, ahlaken sağlıklı şekilde gelişmiş kişiliğe sahip yurttaşlar yetiştirme amacını edinen ve en temel kamu hizmetlerinden olan eğitim hizmetini yerine getirmekle görevli bir öğretmen olan davacının, anılan eyleminin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olduğu, bu haliyle davacının mesleki açıdan gerekli güveni ve saygınlığı da yitirdiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, davacının yürüttüğü öğretmenlik görevinin önem ve özelliği ile kendisine yöneltilen fiilin yüz kızartıcı ve utanç verici niteliği ve insani boyutu dikkate alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Öte yandan; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin de reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3.Kullanılmayan ... -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,<br>4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2023 tarihinde, kesin olarak, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar verildi. <br><br>GEREKÇEDE KARŞI OY<br>X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının aynen onanması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.<br></font></p></body></html>

resim