<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7137 E. , 2023/7008 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/7137<br>Karar No : 2023/7008 <br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madencilik Nakliyat ve İnşaat Pazarlama<br> Sanayi Tic. Ltd. Şti. <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Çorum ili, Osmancık ilçesinde bulunan IV. Grup maden işletme ruhsat sahası ile ilgili olarak Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca mülkiyet izinleri alınmadan madencilik faaliyetinde bulunulduğundan bahisle Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne 57.097,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davaya konu edilen para cezasının Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü hakkında uygulandığı, davacı adına düzenlenmiş bir işlemin bulunmadığı, dava konusu işlem nedeniyle davacının idare hukuku anlamında menfaatinin zarar görmediği ve davacı yönünden hukuki bir sonuç doğurmadığı görüldüğünden bu işleme karşı davacı tarafından açılan davada ehliyetinin bulunmadığı, her ne kadar, davacı vekilince Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile davacı şirket arasında imzalanan rödövans sözleşmesi uyarınca işletilen saha ile ilgili olarak mali yükümlülüklerin davacı şirket sorumluluğunda olduğu iddia edilmişse de, davacının rödövans sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla kendisine rücu ihtimali olan bir durum bulunması halinde, Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından anılan para cezasına karşı bir dava açılması halinde davaya, müdahil olabileceği ya da kendisine karşı aralarındaki sözleşme hükümlerine göre yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla adli yargı merciilerinde dava yoluna başvurulabileceği göz önünde bulundurularak, anılan iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile davacı şirket arasında imzalanan rödövans sözleşmesi uyarınca işletilen saha ile ilgili olarak mali yükümlülükler şirket sorumluluğunda olduğundan, dava konusu işlemle menfaatinin ihlal edildiği, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 168. maddesinde, tabii servetler ve kaynakların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, bunların aranması ve işletilmesi hakkının Devlete ait olduğu ve Devletin bu hakkını belli bir süre için gerçek ve tüzelkişilere devredebileceği düzenlenmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari davaların, idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir.<br>İdari dava türlerinden iptal davalarının tanımı kapsamındaki subjektif ehliyet koşulu konusunda mevzuatta açık bir belirleme olmamakla birlikte, iptal davalarının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki niteliği göz önüne alındığında; idare hukuku alanında kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, ancak meşru, kişisel ve güncel menfaatlerinin varlığından söz edilmesi durumunda kişi yada kuruluşlarca yargı denetimine tabi tutulmasının istenebilmesi yeteneği olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda, yargı mercilerince önlerine gelen davalarda objektif dava açma ehliyetinin varlığının tespiti yanında davaya konu idari işlem ile davayı açan arasında iptale konu işlem yönünden kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin varlığının da tespiti gerekmektedir. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır.<br>3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrasında, "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/8 md.) Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya onüçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 46.579 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlalleri tespit eden kamu kurum ve kuruluşu diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına durumu bildirir. Bu ihlallerin ilk tespit tarihinden itibaren, ilk tespit dâhil üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilir." düzenlemesine; Ek 7. maddesinde, "(Ek fıkra: 4/2/2015 – 6592/22 md.) Ruhsat sahipleri ile üçüncü kişiler arasında rödövans sözleşmeleri Genel Müdürlüğün iznine tabidir. İzin alınmaksızın yapılan rödövans sözleşmesi ile yürütülen madencilik faaliyetleri durdurulur. (Ek cümle:14/2/2019-7164/21 md.) Genel Müdürlük rödövans sözleşmelerinin tarafı değildir.<br>(Ek fıkra: 4/2/2015 – 6592/22 md.) Kamu kurum ve kuruluşları ile iştirakleri hariç olmak üzere yer altı kömür işletmelerinde maden ruhsat sahipleri, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişiler ile üretim faaliyetlerine yönelik rödövans sözleşmeleri yapamaz. Aksi takdirde rödövans sözleşmesi ile yapılan madencilik faaliyetleri durdurulur.<br>Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar rödövansçıya aittir. Ancak bu durum ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz." düzenlemesine; Ek 1. maddesine 14/02/2019 tarihinde kabul edilen 7164 sayılı Kanun ile eklenen 3. fıkrasında, "Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmeleri, uhdelerinde bulunan maden ruhsatlarını işletmeye, işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu ruhsatları ihale etmeye yetkilidir. Bu fıkra kapsamında yapılacak ihale sonucunda Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmeleri, ihaleyi kazananla yapacağı sözleşme hükümleri saklı kalmak kaydıyla ihale edilen sahayı devredebilir ve ihaleyi kazanan adına ruhsat düzenlenebilir. Ruhsat devrine esas olan sözleşme ilgili ruhsatın siciline şerh edilir. Genel Müdürlük bu sözleşmenin tarafı değildir. Ancak, Türkiye Taşkömürü Kurumunun halen kendisi tarafından doğrudan işletilen işletme izin alanlarında oluşturulacak ruhsatlar bu madde kapsamında ihale edilemez. Kamu kurum ve kuruluşları ruhsat sahalarındaki rödövansçılarının rödövansa konu olan kısmını ruhsat sahalarından bölerek rödövans sözleşmesinin hükümleri saklı kalmak kaydıyla rödövans sözleşmesi sona erene kadar rödövans sözleşmesini yaptığı kişiye devredebilir ve rödövansçı adına ruhsat düzenlenebilir. Ruhsat devrine esas olan rödövans sözleşmesi ilgili ruhsatın siciline şerh edilir. Genel Müdürlük bu sözleşmenin tarafı değildir..." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 22/08/1985 tarih ve 18850 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Maden Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 32. maddesinin 8. fıkrasında "Bu kanuna göre ruhsat sahibinin üçüncü şahıslarla yapacağı anlaşmalar Maden Dairesini bağlamaz. Maden Kanunundan doğan, saha ile ilgili tüm hukuki sorumlulukların ruhsat sahibine aittir." hükmüne yer verilmiştir. <br>06/11/1990 tarih ve 20687 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren (mülga) Maden Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 32. Maddesinin Son Fıkrasının Değiştirilmesi ve Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Yönetmelik ile Yönetmeliğin 32. maddesinin son fıkrası değiştirilerek, "Üçüncü kişi ve kuruluşların ruhsat sahipleri ile yapmış oldukları sözleşmelere (rödovans, kira, taşeron ve benzeri) dayanılarak ruhsat sahalarında faaliyette bulunabilmesi Maden Dairesinin iznine tabidir. Ruhsat sahipleri kendi sahaları ile ilgili bir veya birden fazla kişi veya kuruluşlarla yaptıkları sözleşmeleri Maden Dairesine 1 ay içinde bildirmek ve uygun görüş almak durumundadır. Aksi halde Maden Kanununun 10 uncu maddesi hükümleri uygulanır. Sözleşmeler Maden Dairesine verildiği tarihten itibaren incelenerek sözleşme hükümleri çerçevesinde faaliyetlere izin verilir. Sözleşme hükümlerine dayanılarak yapılacak işletmecilikte taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklar, maden ruhsat sahasındaki faaliyetlerin aksamaması, rezervlerin teknik yönden en iyi biçimde işletilmesini teminen, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak sahadaki faaliyetlerin denetimi ve yürütümü hususunda Bakanlık tarafından yapılan incelemeler sonucunda verilecek Bakanlık karar geçerlidir." şeklini almıştır. 06.11.1990 tarihli Resmi Gazete'de bir de geçici madde eklenmiş, anılan maddede ise "(Geçici 19. madde), Bu Yönetmeliğin yayımından önce ruhsat sahiplerinin üçüncü kişi ve kuruluşlar ile yaptıkları sözleşmeler, (rödovans, kira, taşeron ve benzeri) Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren 2 ay içinde Maden Dairesine yazılı olarak taraflarca bildirilecektir. Bu sürede bildirilmeyen sözleşmelerden doğan ihtilaflarda Bakanlıkça bir karar verilemez. Her türlü hak ve yükümlülükler ruhsat sahibine aittir." düzenlemesine yer verilmiştir. <br>21/09/2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin 4. maddesinde, rödövansçının, "Ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla ruhsat sahiplerinin rödövans sözleşmesi imzaladığı gerçek ve tüzel kişiler, kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştiraklerini" ifade edeceği; rödövans sözleşmesinin, “Ruhsat sahalarındaki madenlerin işletilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin, bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmeleri”ni ifade ettiği belirtilmiştir. Rödövans sözleşmesi tanımına aynı şekilde Maden Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırdığı 06/11/2010 tarihli ve 27751 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nde de yer verilmiştir.<br> Rödövans sözleşmesi esas itibariyle 3213 sayılı Maden Kanunu’nda ve Maden Kanununa ilişkin Yönetmeliklerde ismen geçmesine rağmen, ne Kanun’da ne de ilgili yönetmeliklerde mevcut olan hükümler rödövans sözleşmesine tipiklik kazandıracak ayrıntılara sahiptir. Bu itibarla, rödövans sözleşmesi isimsiz/atipik bir sözleşme olarak sınıflandırılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2022 tarih ve E:2020/(22)9-61, K: 2022/607 sayılı kararı)<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Dava dosyasında, davacı şirket ile Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü arasında 15/09/1999 tarihinde 5 yıl geçerli olmak üzere rödövans sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmenin 15/09/2022 tarihine kadar geçerli olmak üzere 30/11/2012 tarihinde uzatıldığı, davacı şirketin sahada rödövans sözleşmesine istinaden madencilik faaliyetinde bulunduğu görülmektedir. <br>Anılan sözleşme hükümleri uyarınca davacının, Maden Kanunu'nun uygulanmasından doğan devlet hakkı, madencilik fon iştiraki, kömürlerin üretim ve satışına ilişkin vergi, resim ve harçların ödenmesi konusunda mükellefiyetinin bulunduğu hükme bağlanmış, ayrıca, sözleşmenin "madenin işletilmesi" başlıklı 9. maddesinde, "üretim faaliyeti sırasında işletmeci tarafından özel veya kamu kişilerine ait taşınmazlara müdahale, tecavüz vb. suretiyle zarar verilmesi halinde tüm sorumluluk işletmeciye aittir" düzenlemesine yer verilmiş olup, dava konusu idari para cezası ise ruhsat sahası ile ilgili olarak Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca mülkiyet izinleri alınmadan madencilik faaliyetinde bulunulduğundan bahisle uygulandığından, dava konusu idari para cezasından sözleşme hükmü uyarınca rödövansçının sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.<br> Öte yandan, Maden Kanunu kapsamında ruhsat hukukunu ilgilendirecek her türlü yaptırımın bu ruhsata dayalı olarak rödövans sözleşmesi karşılığında faaliyette bulunan davacı şirketi de doğrudan etkileyeceği, ruhsata konu sahada madencilik faaliyetinin sona ermesinin de muhtemel olduğu hususları dikkate alındığında, sahadaki faaliyetleri yürütmekte olan davacı rödövansçı şirket tarafından mülkiyet izni alınmadan madencilik faaliyetinden bulunulduğundan bahisle ruhsat sahibi adına tesis edilen işlemin davacının hukuki durumuna etki ettiği ve menfaatini ihlal eder nitelik taşıdığı açıktır. <br> Bu durumda, davanın esasına girilerek değerlendirme yapılması gerektiğinden, davayı ehliyet yönünden reddeden İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Kullanılmayan 89,60-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalıya iadesine, <br>4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
resim