<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/389 E. , 2023/1951 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU <br>Esas No : 2023/389<br>Karar No : 2023/1951 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI): … Enerji Üretim Sanayi Ticaret AŞ.<br> VEKİLİ : Av. …<br><br> 2-(DAVALI): … Bakanlığı<br> VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2020/2781, K:2022/2400 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Çanakkale ili, Gelibolu ilçesinde yapılması planlanan Gelibolu Rüzgâr Enerji Santrali Projesinin, Orman ve Su İşleri Bakanlığının 03/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesi'nin 5. maddesinin (b) fıkrası uyarınca değerlendirilmeye alınmamasına ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanlığı II. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı Orman ve Su İşleri Bakanlığının 03/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesi'nin 5. maddesinin (b) fıkrasının iptali istenilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/09/2019 tarih ve E:2018/2240, K:2019/3707 sayılı işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği yolundaki bozma kararına uyularak verilen Danıştay Onuncu Dairesinin 26/04/2022 tarih ve E:2020/2781, K:2022/2400 sayılı kararıyla;<br> Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava konusu Genelge'nin 5. maddesinin tamamının iptali istenmiş ise de, kurulması planlanan Gelibolu RES Projesinin, Çanakkale ili, Gelibolu ilçesinde yer aldığı ve proje alanının 2014/1 sayılı Genelge'nin "Başvuruların Değerlendirmeye Alınmayacağı Sahalar" başlıklı 5. maddesinin (b) fıkrasının 2. bendi ile aynı fıkranın son cümlesinde yer alan "Bu alanlar için müracaat etmiş ve lisans almış projelerde değerlendirmeye alınmayacaktır." düzenlemesi kapsamına girdiği, bu kısımlar yönünden davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu, ancak dava konusu Genelge'nin iptali istenilen 5. maddesinin (b) fıkrasında yer alan diğer düzenlemelerin, davacı tarafından gerçekleştirilmek istenilen RES projesi ile ilgisi bulunmadığından ve davacının bu düzenlemelere yönelik menfaatinin ihlal edildiği yönünde herhangi bir iddiası da bulunmadığından, bu kısımlar yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, <br> 2014/1 sayılı Genelge'nin 5. maddesinin (b) fıkrasının (2) numaralı bendi ve son cümlesi yönünden;<br> Anayasa, Avrupa'nın Yaban Hayatı ve Doğal Yaşama Ortamlarının Korunması (Bern) Sözleşmesi, işlem tarihinde yürürlükte bulunan 645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 2872 sayılı Çevre Kanunu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun ilgili hükümlerine yer verilerek,<br>2014/1 sayılı Genelge'nin 5. maddesinde başvuruların değerlendirmeye alınmayacağı sahalar başlığı altında enerji ve madencilik faaliyetlerine ilişkin müracaatların değerlendirmeye alınmayacağı alanların düzenlendiği, maddenin dava konusu (b) fıkrasında rüzgar enerji santralleri ve RES ölçüm direği müracaatlarının değerlendirmeye alınmayacağı ve kapasite artışına izin verilmeyeceği alanlar arasında Çanakkale ve Tekirdağ illerinde Ek-2 haritada coğrafi sınırları belirlenen alanların sayıldığı, ayrıca fıkranın son bendinde, bu alanlar için müracaat etmiş ve lisans almış projelerin de değerlendirmeye alınmayacağı düzenlemesine yer verildiği, <br>Mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Tarım ve Orman Bakanlığı (Mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığı)nın, ormanların korunması, geliştirilmesi, işletilmesi, ıslahı ve bakımı, çölleşme ve erozyonla mücadele, tabiatın korunmasına yönelik politikalar geliştirme, korunan alanların tespiti, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve biyolojik çeşitlilik ile av ve yaban hayatının korunması, su kaynaklarının korunması, yaban hayatı ve kara av kaynakları ile orman içi su kaynakları, dere, göl, gölet ve sulak alanların ve hassas bölgelerin korunması, uluslararası koruma sözleşmeleri ile belirlenen yörelerdeki koruma ve kullanma esaslarını belirleme, uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınan bitki ve hayvan türleri ile alanların korunması konusunda tedbirler alma ve hayvanların korunmasına yönelik çalışmalar yapma hususlarında görev ve yetkisinin bulunduğu,<br>Anayasa ve yasal düzenlemelerden aldığı yetki ile kural koyma, düzenleme yapma yetkisine sahip olan idarenin, düzenleme yetkisini kullanarak yönetmelik, yönerge, genelge gibi sürekli, soyut, objektif, bireysel olmayan, genel durumları belirleyen ve dayanağı üst hukuk normlarına aykırı ve bu normları aşar nitelikte olmayan düzenlemeleri yapıp yürürlüğe koymasının mümkün olduğu,<br>Ancak konu ile ilgili mevzuat düzenlemelerinde, enerji faaliyetlerine yönelik başvuruların değerlendirmeye alınmayacağı alanlar yönünde bir düzenlemenin ve genel bir sınırlandırmanın mevcut olmadığı, idarece proje başvuruları hakkında her proje açısından, projenin yapılacağı alan ve projenin özellikleri gibi subjektif ve başvuruya özgü hususlar birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği,<br>Bu itibarla, davalı Bakanlıkça çıkarılan 2014/1 sayılı Genelge'nin dava konusu kuralında belirlenen alanlarda RES faaliyetlerine yönelik başvuruların değerlendirmeye alınmayacağı yönünde, kanunlarda ve yönetmeliklerde yer alan hükümleri aşar nitelikte düzenleme getirildiği görülmekte olup, dava konusu Genelge'nin 5. maddesinin (b) fıkrasının (2) numaralı bendinde ve aynı fıkranın son cümlesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, <br>Orman ve Su İşleri Bakanlığı II. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi yönünden;<br>Dava konusu işlem ile davacı şirket tarafından Çanakkale ili, Gelibolu ilçesinde yapılması planlanan "Gelibolu RES Projesi"nin Bakanlıkça yayımlanan 2014/1 sayılı Genelge'nin 5. maddesinin (b) fıkrasında belirtilen alanlarda yer aldığından Genelge hükmü gereği değerlendirmeye alınmadığının davacıya bildirildiği,<br>2014/1 sayılı Genelge'nin 5. maddesinin (b) fıkrasının (2) numaralı bendinde ve son cümlesinde hukuka uyarlık görülmediğinden, bu düzenlemeler gerekçe gösterilerek tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı, <br>Nitekim, aynı Genelge'ye karşı açılan başka bir davada, dava konusu düzenlemenin kısmen iptali, kısmen davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Dairelerinin 06/11/2019 tarih ve E:2019/8763, K:2019/7519 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/03/2022 tarih ve E:2020/1098, K:2022/857 sayılı kararıyla onandığı, <br>Bununla birlikte, dava konusu Genelge maddesi ve projenin değerlendirmeye alınmaması işleminin hukuka aykırı görülerek iptal edilmiş olmasının, davalı idare tarafından, RES faaliyetlerine yönelik olarak kendilerine yapılacak başvurulara doğrudan izin verilmesi sonucunu doğurmayacağı, ilgili mevzuat uyarınca davalı idareye verilmiş görev ve yetkiler kapsamında yapılacak değerlendirme, inceleme ve araştırmalar sonucunda faaliyete izin verilip verilmeyeceği hususunda işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle,<br>2014/1 sayılı Genelge'nin dava konusu 5. maddesinin (b) fıkrasının ikinci bendi ile aynı fıkranın son cümlesinin ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen Orman ve Su İşleri Bakanlığı II. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptaline, 2014/1 sayılı Genelge'nin 5. maddesinin (b) fıkrasının diğer düzenlemeleri yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından, Daire kararının davanın ehliyet yönünden reddine yönelik kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, dosyada bulunan savunmalar ve dilekçeler ışığında dava konusu Genelge hükümleri ve Bölge Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi hukuka uygun olmadığından, Daire kararının iptale ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen ehliyet yönünden reddi, kısmen dava konusu işlemlerin iptali yolundaki Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 26/04/2022 tarih ve E:2020/2781, K:2022/2400 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kesin olarak, 19/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>
resim