<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/1729 E.  ,  2023/6255 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/1729<br>Karar No : 2023/6255<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı<br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ...,<br> Hukuk Müşaviri ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Kütahya İli, Emet Devlet Hastanesinde uzman doktor olarak görev yapan davacının, Twitter hesabından siyasi ve idelojik paylaşımlarda bulunduğundan bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...tarih ve ...sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu disiplin cezasına dayanak olan eylemlerin, davacının herkese açık ya da en azından ekli kişilere açık sosyal medya hesabı üzerinden işlendiği, dolayısıyla erişimin sınırlı olmadığı alanda mütemadi bir şekilde yapılan paylaşımlarla, eleştiri sınırlarının ötesinde Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağıladığı, toplumun manevi değerlerine aykırı biçimde Hz. ...'e yönelik aşağılayıcı ifadeler kullandığı anlaşıldığından üzerine atılı eylemin sübuta erdiği kanaatine ulaşıldığı; öte yandan, davacının dava konusu sosyal medya (twitter) üzerinden yaptığı paylaşımları sebebiyle, "Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçuyla ilgili hakkında açılan kamu davasında ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, "..tweeter hesabından "Herşey 1500 Yıl önce bir bedevinin kız çocuklarını diri diri gömüp ziyan etmek yerine koynuna alma fikrini ortaya atması ile başladı .." şeklinde Peygamberimiz Hz. ... 'e hakaret içeren tweet attığı, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği..." gerekçesiyle TCK'nun 62/1 maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sonuç olarak 3.000,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davacının, twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama" suçunu işlediğinin sabit olduğu ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle, TCK'nun 301/1. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nun 231/6. maddesi uyarınca hakkında kurulan "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına" karar verildiği anlaşılmış olup; davacının üzerine atılı bulunan "Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama" suçu ile "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama" suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle kurulan hükümler ile disiplin soruşturması sonucu tespit edilen deliller ve dosyada mevcut olan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının üzerine atılı eylemlerine uygun disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Savunma hakkının ihlal edildiği, soruşturma konusu eylemlerin 6 aylık ve 2 yıllık soruşturma ve ceza zamanaşımına uğradığı, 18/11/2016 tarihli twitter paylaşımının kesinlikle dini bir eleştiri olmadığı, twitter paylaşımlarının disiplin soruşturması konusu edilmesinin ve hakkında kamu görevinden çıkarma cezası verilmesinin AİHS'in 10. maddesinde düzenlenen ve korunan ifade özgürlüğünü ihlal edici nitelikte olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br> İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Kütahya İli, Emet Devlet Hastanesinde uzman doktor olarak görev yapan davacı hakkında, sosyal medya hesabı (twitter) üzerinden Türk Milletine, polisine, askerine hakaret eden ve terör örgütünü öven paylaşımlar yaptığı iddiasıyla 21/01/2018 tarihinde ihbarda bulunulmuş, şikayet konusu sosyal medya paylaşımları hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, "Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama" suçu ile "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama" suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş; idareye yapılan ihbar üzerine davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda; twitter paylaşımlarının iddiaları destekler mahiyette olduğu, herkese açık paylaşımlarda bulunduğu ve bu durumun da sabit olduğu belirtilerek, üzerine atılı bulunan, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların içerik ve niteliği itibariyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a),(b),(g) ve (l) alt bentleri uyarınca işlem yapılması teklif edilmiş; soruşturma raporunda getirilen teklifi değerlendiren Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca; "disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezası verileceğini" öngören 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendine göre davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem tesis edilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen bu dava açılmıştır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT :<br> Anayasa'nın 25. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı belirtilmiş; 26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsadığı vurgulandıktan sonra devamında, hürriyetin kullanılmasının hangi amaçlarla sınırlanabileceği hükme bağlanmış; 90. maddesinin son fıkrasında ise; usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı düzenlenmiştir. <br> İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ''İfade özgürlüğü'' başlığını taşıyan 10. maddesinde, '' 1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamları tarafından müdahale olmaksızın ve ulusal sınırlar dikkate alınmaksızın, görüşlere sahip olma ve bilgi ve düşünceleri edinme ve bunları yayma özgürlüğünü içerecektir. Bu madde, Devletlerin, radyo televizyon ya da sinema işletmeciliğinin izne/ruhsata bağlanması isteminde bulunmalarını engellemeyecektir. 2. Bu özgürlüklerin kullanımı, ödevler ve sorumluluklar ile yürütüleceğinden, ulusal güvenliğin, ülke bütünlüğünün ya da kamu emniyetinin yararı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi için, sağlığın ya da ahlakın korunması için, başkalarının şöhret ve haklarının korunması için, gizli bilginin edinilerek açığa çıkmasının önlenmesi için, yahut yargılama organlarının yetki ve tarafsızlığının muhafaza edilmesi için, hukukun öngördüğü ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan türdeki formalitelere, koşullara, kayıtlamalara ya da cezalara tabi tutulabilir.'' hükmüne yer verilmiştir. <br> 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendinde, "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak," fiili; aynı maddenin b) alt bendinde, "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek," fiili; (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, (l) alt bendinde, "Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br> Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, "Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir." düzenlemesi yer almaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br> Anayasa'da ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, Devlet memurlarının Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve kanunlarına sadakatla bağlı oldukları, bulundukları ve ifa ettikleri kamu görevini devlete bağlılık, itibar ve güvenine uygun biçimde tarafsızlık yükümlülüğünü de gözeterek hizmet içinde ve dışındaki davranışlarıyla yerine getirecekleri; hiç bir şekilde "siyasi ve ideolojik" amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacakları düzenlemelerine yer verilmiştir.<br> Nitekim, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde, "siyasi ve ideolojik" amaçlı ya da bu tür eylemlerin işlenmesi ve suçun sabit olması hallerinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller alt bentler halinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre;<br> a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,<br> b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,<br> c) Siyasi partiye girmek,<br> g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,<br> ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,<br> l) (Ek: 01/02/2018-7070/61 md.) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak;<br> fiilleri, bu haller arasında sayılmıştır.<br> Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu paylaşımlar nedeniyle davacı hakkında "Halkın Bir Kesiminin Benimsediği Dini Değerleri Alenen Aşağılama" isnadıyla yapılan ceza yargılamasında; "...toplanan delillere, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanığın ... adlı tweeter hesabından "Herşey 1500 Yıl önce bir bedevinin kız çocuklarını diri diri gömüp ziyan etmek yerine koynuna alma fikrini ortaya atması ile başladı .." şeklinde Peygamberimiz ...'e hakaret içeren tweet attığı, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği..." nin anlaşıldığı gerekçesiyle ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla TCK'nun 62/1. maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sonuç olarak 3.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabul edilerek kararın bozulmasına karar verildiği; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; yine davacının, "Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama" isnadıyla yapılan yargılamada; "...Twitter isimli sosyal medya platformu üzerinden ..."..." kullanıcı ismiyle paylaşımlarda bulunduğu, dosyada mevcut Twitter çıktıları incelendiğinde; 2014 yılından itibaren gönderdiği anlaşılan ve tarihi tam belirlenemeyen zaman diliminde "Tüm dünyanın olduğu gibi katil Türkiye Devletinin elindedir o özgürlük için, islam için savaştığını sanan Suriyeli insanların kanı" ve "Türkiyede hiçbir illegal, anarşist, terörist örgüt polis teşkilatı kadar masum kanı dökmemiştir ortada bir katil varsa o da devlettir" şeklindeki yazdığı yazılarla Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağıladığı, sanığın paylaşımları kendisinin yaptığını kabul ettiği bu suretle atılı suçu işlediği..." gerekçesiyle ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilerek anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br> Dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgeler ile dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun incelenmesinden; soruşturmacı tarafından davacının sosyal medya hesabı (twitter) üzerinden Türk Milletine, polisine, askerine hakaret eden ve terör örgütünü öven herkese açık paylaşımlarda bulunduğu ve bu durumun da sabit olması nedeniyle üzerine atılı sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların içerik ve niteliği de gözetilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a), (b), (g) ve (l) alt bentleri uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş ise de; dava konusu olan ve iptali istenen Yüksek Disiplin Kurulu Kararının gerek "Değerlendirme ve gerekçe" kısmında, gerekse "Sonuç ve karar" kısmında, davacının sosyal medya paylaşımlarının nitelik ve ağırlığı itibarıyla 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde sayılan fiillerle benzer mahiyette olduğu belirtilerek, 125. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer olan eylemlere de aynı cezanın verileceği" yolundaki düzenleme uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br> Bu duruma göre, davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu sosyal medya (Twitter hesabından yaptığı) paylaşımlarının, "Siyasi veya ideolojik amaçlı" olduğu hususları kapsamında değerlendirilmesi sonucu bu eylemin karşılığı olan kanun maddesi (fıkra, bent ya da alt bent) hükmünün uygulanması gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek davalı idarece 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili kapsamında değerlendirilmek suretiyle, aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine dair idare mahkemesi kararına karşı yapılan davacının itiraz isteminin reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br> (X) KARŞI OY:<br><br> Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi ile kararın aynen onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz. </font></p></body></html>

resim