<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2636 E. , 2023/3985 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/2636<br>Karar No : 2023/3985 <br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- DAVACI : … Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi <br> VEKİLİ : Av. …<br><br> 2- DAVALI : … Bakanlığı adına<br> … (…) Gümrük Müdürlüğü<br> VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyanın, muafiyet kapsamından çıkarılan kısmına ilişkin tahsil edilmeyen gümrük ve katma değer vergilerinin, anılan vergiler üzerinden hesaplanan gecikme faizinin, dampinge karşı verginin, kaynak kullanımını destekleme fonu payının ve fon payına ait cezai faizinin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, ithal konusu eşyalar ikinci bir rejime tabi olmak üzere TIR karnesi ile yurt dışı edilmiş ise de, dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen ürünlerin belgede belirtilen şartlar dikkate alınmak suretiyle mamül hale getirilerek işlem görmüş ürün olarak ihraç edildiğine yönelik bir bilgi veya belge bulunmadığından işlemin gümrük ve katma değer vergisi ile anılan vergiler üzerinden hesaplanan gecikme faizi ile dampinge karşı vergiye isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, İthalatta kaynak kullanımını destekleme fonu payı doğabilmesi için, ithalatın ödeme şeklinin, kabul kredili, vadeli akreditif veya mal mukabili olması gerekmekte olup; olayda ise, mal bedelinin akreditif olarak ödendiği dikkate alındığında, ortada, kaynak kullanımını destekleme fonu payına tabi bir ithalat bulunmadığından, tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile anılan fon payına ait cezai faizde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ithale konu eşyaların ikinci bir rejime tabi tutulmak üzere TIR karnesi ile yurt dışı edildiği; davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu yapılan kararın davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası Dairemizin 18/05/2021 tarih ve E:2017/152, K:2021/2285 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı; kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şeklinde gerçekleştirilen ithalatlar için, kaynak kullanımını destekleme fonu payının,, ithalatların dahilde işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmesi nedeniyle ithalat sırasında tahakkuk ettirilmesi söz konusu olmadığından, fon payı yeni bir tahakkuk olup, rejim ihlalinin tespiti halinde doğrudan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilmiş bir işlem ile takibine olanak bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile anılan fon payına ait cezai faize isabet eden kısmını iptal eden mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığından, davalı idarenin kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında ithal edilen eşyanın, muafiyet kapsamından çıkarılan kısmına ilişkin tahsil edilmeyen gümrük ve katma değer vergilerinin, anılan vergiler üzerinden hesaplanan gecikme faizinin, dampinge karşı verginin, kaynak kullanımını destekleme fonu payının ve fon payına ait cezai faizinin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br>4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 108. maddesinde; serbest dolaşımda olmayan eşyanın, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak ithal edilebileceği; eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminatın iade olunacağı; eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına, şartlı muafiyet sistemi denildiği; 81. maddesinde, ilgili rejimin kullanılmasına ilişkin şartların, verilen izinde belirtileceği, izin hakkı sahibinin, izin verilmesinden sonra ortaya çıkan ve izinin devamını ve içeriğini etkileyebilecek olan her türlü gelişmeleri ilgil mercilere bildirmek zorunda oldukları; eşyanın şartlı muafiyet düzenlemesine tabi tutulmasının, söz konusu eşya için tahakkuk edebilecek her türlü gümrük vergilerine karşılık teminat verilmesi şartına bağlı bulunduğu hüküm altına alınmıştır.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde; hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu açıklanmış; 55. maddesinin birinci fıkrasında; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiş; 56. maddesinde ise, karşılığında teminat gösterilmiş bulunan amme alacağı vadesinde ödenmediği takdirde, borcun yedi gün içinde ödenmesi, aksi halde teminatın paraya çevrileceği veya diğer şekillerle cebren tahsile devam olunacağının borçluya bildirileceği, yedi gün borç ödenmediği takdirde teminatın bu Kanun hükümlerine göre paraya çevrilerek amme alacağının tahsil edileceği belirtilmiştir.<br>1211 sayılı T.C. Merkez Bankası Kanununun 3098 sayılı Kanun'la değişik 40. maddesinin II'nci fıkrasının (b) ve (c) bendi ile 3182 sayılı mülga Bankalar Kanunu'nun 37 ve 40. maddeleri uyarınca 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi" amacıyla kaynak kullanımını destekleme fonu ihdas edilmiş, ayrıca, 12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde, kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekline göre yapılan ithalatlarda kaynak kullanımını destekleme fonu payının alınacağı kuralı yer almıştır.<br>3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "İthalatta matrah" başlıklı 21'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve payın ithalatta, verginin matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.<br>Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.<br>Temyiz istemine konu yapılan kararın davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası Dairemizin 18/05/2021 tarih ve E:2017/152, K:2021/2285 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Davalı idarenin temyiz istemine gelince;<br>Yukarıda yer verilen hükümlere göre; serbest dolaşımda olmayan eşyanın, dahilde işleme rejimi çerçevesinde, Türkiye'de işlenerek veya başka eşyanın üretiminde kullanılarak Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmek kaydıyla, geçici olarak ithal edilmesi halinde, ithal edilen eşyaya ait vergilerin kural olarak, giriş sırasında tahakkuk ettirilmesi, ancak, tahsil edilmeyecek geçici olarak ithal edilen eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihraç edilmesi halinde iade edilmek üzere, teminata bağlanması icap etmektedir. <br><br>Dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen eşyaya isabet eden vergiler, başlangıçta tahakkuk ettirilip teminata bağlamasına karşın, kaynak kullanımını destekleme fonu payı için aynı durum söz konusu değildir. Kaynak kullanımını destekleme fonu payının, gümrük idaresince, dahilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan ithalat sırasında tahakkuk ettirilerek teminata bağlanmasına olanak bulunmadığından, davaya konu işlemin, fon payına ilişkin kısmının tahakkuk işlemi ile takibi mümkün olup, 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilmiş bir işlem ile takibi mümkün değildir. Bu durumda, davalı idarece Gümrük Kanunu'nun 242. maddesine göre itiraz hakkının kullandırılmasını ve itiraz üzerine verilen olumsuz işleme karşı dava açmasını temin edecek şekilde bir işlem tesis edilmesi gerektiğinden, işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamıştır. <br>Öte yandan, kaynak kullanımını destekleme fonu payı tutarı üzerinden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Bakanlar Kurulu Kararının 8. maddesi uyarınca müeyyide olarak cezai faiz istenilmiş olup, anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre cezai faiz hesaplanması, Anayasa'nın 38. maddesinde ifade edilen "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan, mahkeme kararının dava konusu işlemin kaynak kullanımını destekleme fonu payına ilişkin kısmı ile anılan fon payına ait cezai faize isabet eden kısmını iptal eden hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,<br>3. Davalı idarenin, kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin ise REDDİNE,<br>3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,<br>4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
resim