<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4162 E. , 2023/4445 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/4162<br>Karar No : 2023/4445 <br><br>TEMYİZ EDENLER (DAVALI) : 1- … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- … Valiliği<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ordu ili, Ünye Devlet Hastanesinde taşeron firma personeli olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23.maddesi uyarınca … tarih ve … sayılı işlem ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle görevine son verilmesine ilişkin Ordu Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve uğramış olduğu manevi zararlara karşılık olmak üzere 15.000,00.-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… K:… sayılı kararla; Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde; davacının, FETÖ/PDY Terör Örgütü ile müzahir Bankasya'ya 2014 yılında 2.159,42.-TL para yatırdığı, ayrıca davacının eşinin 10/02/2012 - 31/08/2013 ve 01/09/2013 - 30/08/2014 tarihleri arasında söz konusu terör örgütü ile müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan "Feza Özel Eğitim Basın Yayın İnş. San. ve Tic. A.Ş." isimli şirkette çalıştığı, yine anılan terör örgütü ile müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Ünye Çınar Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi olduğu, anılan nedenlerle gözaltına alınarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığının tespit edildiği görüldüğünden; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48.maddesinin A bendinin (8) numaralı alt bendinde öngörülen koşulu taşımadığı anlaşılan davacının görevine son verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin nedeni olarak, davacı hakkında yapılmış olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda davacının FETÖ/PDY Terör Örgütü ile müzahir Bankasya'ya 2014 yılında 2.159,42.-TL para yatırdığı, davacının eşinin 10/02/2012 - 31/08/2013 ve 01/09/2013 - 30/08/2014 tarihleri arasında söz konusu terör örgütü ile müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan "… Özel Eğitim Basın Yayın İnş. San. ve Tic. A.Ş." isimli şirkette temizlik görevlisi olarak çalıştığı, yine anılan terör örgütü ile müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan … Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi olduğu, anılan nedenlerle gözaltına alınarak adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığının gösterildiği, örgütle başkaca iltisak veya irtibatlı olduğuna dair iddia bulunmadığı, 06/03/2020 tarihli ara kararı ile Ordu İl Emniyet Müdürlüğünden ve Ordu Cumhuriyet Başsavcılığından, "davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğu veya anılan terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları yönünde herhangi bir bilgi, bulgu veya yürütülen bir kovuşturma, soruşturma bulunup bulunmadığının sorularak, bu yönde tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin" istenildiği, anılan kurumlardan verilen cevaplarda, anılan bankada hesap açılması bilgisi dışında başkaca davacı hakkında bu yönde bir bilgi belge ya da bir kovuşturma veya soruşturma olmadığının belirtildiği; dolayısıyla hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik, mensubiyet, irtibat ya da iltisakı olduğunu değerlendirmeye elverişli bilgi ve belge bulunmayan davacının, salt Bank Asya'daki 2014 tarihli banka hesabı açılması bilgisinin dikkate alınarak, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması suretiyle görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından, dava konusu göreve son verme işlemi nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (05/09/2018) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği; davanın manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise, davacının manevi tazminat talebinin dayanağı olarak iddia ettiği güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılması neticesinde görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptaline ilişkin aktarılan gerekçe dikkate alındığında, işlem nedeniyle manevi tazminatın kabulü için gerekli şartların oluşmadığı anlaşılmakla, manevi tazminat yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli reddine, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem ile maddi tazminat yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, maddi tazminat isteminin kabulüyle mahrum kalınan parasal haklarının dava açma tarihi olan 05/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat istemi yönünden ise istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçiş talebinde bulunulduğu, davacı ile birlikte tüm başvuru sahipleri hakkında Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği kapsamında güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması yapıldığı, söz konusu sürecin devamı sırasında Devlet Personel Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı çerçevesinde davacının 02/04/2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna atandığı, sonrasında Sağlık Bakanlığının … tarih ve … sayılı onayı ile kurulan güvenlik soruşturması değerlendirme komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı ve durumunun uygun bulunmadığı tespit edildiğinden dava konusu işlemin tesis edildiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun bulunduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … <br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısımlarının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Ordu ili, Ünye Devlet Hastanesinde taşeron firma personeli olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23.maddesi uyarınca … tarih ve … sayılı işlem ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle görevine son verilmesine ilişkin Ordu Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan maaş ve diğer özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve uğramış olduğu manevi zararlara karşılık olmak üzere 15.000,00.-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında; herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın, kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği, kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin (A) bendinin, 7070 sayılı Kanun ile eklenen (8) numaralı alt bendinde; "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır. <br>Öte yandan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen Geçici 23 ve 24. maddelerde; 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı kuruluşlarda (...) il özel idareleri ve belediyeleri ile bağlı kuruluşlarında ve bu kuruluşlara ait şirketlerde, 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında 04/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanların, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları ve diğer şartları taşımak kaydıyla sürekli işçi kadrolarına geçirilecekleri hükme bağlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun'un 60. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendine eklenen (8) numaralı alt bendinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla kanunla sınırlanabileceğinin ifade edildiği; 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağının belirtildiği ve üçüncü fıkrasında, “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir." denilerek kişisel verilerin korunması özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında güvenceye kavuşturulduğu; 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere “...adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin…” kişisel veri olarak kabul edildiği; dolayısıyla, kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kuralın kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği; kuralda güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması memurluğa alımlarda genel şartlar arasında sayılmasına karşın güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğuna, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı, diğer bir ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilen kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması devlet memurluğuna alımlarda aranacak şartlar arasında sayıldığı; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.<br> Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasaya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.<br>Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.<br> Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.<br>Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.<br> Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, devletlerin milli güvenliğin korunması amacını gerçekleştirmede sahip oldukları takdir yetkisinin geniş olduğunu kabul etmektedir. AİHM, Sözleşme'ye taraf devletin milli güvenliği korumak için yetkili ulusal makamlarına ilk olarak kişiler hakkında bilgi toplama ve halka açık olmayan siciller tutma, ikinci olarak milli güvenlik bakımından önemli kadrolarda çalışmak isteyen adayların bu işe uygunluğunu takdir ederken bu bilgiyi kullanma yetkisi veren kurallara sahip olmaları gerektiğinde kuşku bulunmadığını belirtmektedir. (Leander/İsveç, SB.No: 9248/81, 26/3/1987)<br>Anayasa Mahkemesinin kararına ve AİHM içtihatlarına göre; kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural getirilmesi kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak, bu alanda düzenleme getiren kurallarda, kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbir uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğinin açıkça gösterilmesi ve olası kötüye kullanmalara (keyfiliğe) izin verilmeyecek şekilde yeterli güvencelerin sağlanması gerekmektedir.<br>Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda sözü edilen iptal kararı; gerekçesi dikkate alındığında, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek personel hakkında güvenlik soruşturmasının hiç bir şekilde yapılmayacağını değil; aksine, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasına dair detayların kanunda gösterilmesi, kişisel verilerin güvenliğine ve özel hayatın gizliliğine ilişkin güvenceleri sağlayan kuralların kanunda yer alması koşuluyla güvenlik soruşturmasının veya arşiv araştırmasının yapılabileceğini ortaya koymuştur. <br>Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, nasıl elde edileceği, kullanılacağı ve işleneceğine yönelik güvenceler ve temel ilkeler belirlenmeksizin, bunların alınması ve kullanılmasına izin verilmesine dair yapılan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 29/11/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı, ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp, aksine, kararda; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasanın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususu açıkça belirtilmiştir.<br>Nitekim, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olup, anılan Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında arşiv araştırması yapılacağı hükme bağlanmıştır.<br>Bu itibarla, davalı idarece davacı hakkında 7315 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de kuşkusuzdur. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen gerekçeli reddi, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem ile maddi tazminat yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, maddi tazminat isteminin kabulüyle mahrum kalınan parasal haklarının dava açma tarihi olan 05/09/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, manevi tazminat istemi yönünden ise istinaf başvurusunun kararda belirtilen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu Samsun Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilen kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
resim