<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/1100 E.  ,  2024/83 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/1100<br>Karar No : 2024/83<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI): …<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı adına, yasa dışı sanal bahise aracılık etmek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bırakıldığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporuna dayanılarak tanzim edilen vergi inceleme raporu uyarınca 2016 yılının Temmuz dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişikindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu cezalı vergiye ilişkin ihbarnamelerin elektronik ortamda 24/07/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve 30 günlük dava açma süresi geçirilerek 30/06/2022 tarihinde dava açıldığı ancak davacının 31/12/2016 tarihinde işi bırakması nedeniyle mükellefiyetinin sona erdiği, mükellefiyetin sona ermiş olması e-tebligat hesabının kapatılmasını gerektirmeyecek olmakla birlikte 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, işi bırakan gerçek kişiye adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, keza mükellefiyeti sona ermiş olan bir gerçek veya tüzel kişinin e-tebligat hesabını kontrol etme durumunun bulunmadığı, böyle bir yükümlülüğün de söz konusu kişilere yüklenemeyeceği, aksi durumda hukuki güvenlik ilkesi ile mahkemeye erişim hakkının ihlal edileceği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işleme dair tebliğin usulsüz olduğunun ve davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, bu açıklamalar çerçevesinde dava konusu işleme dair 24/07/2021 tarihinde yapılan e-tebliğ usulsüz olduğundan vergi alacağının doğduğu takvim yılı olan 2016 yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıllık tarh zamanaşımı süresinin son günü olan 31/12/2021 tarihine kadar davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Komisyon gelirinin beyan ve kayıt dışı bıraktığının vergi tekniği raporuyla tespit edildiği, yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davanın süresinde olduğu, dava konusu vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>MADDİ OLAY : <br>Davacının mükellefiyeti 31/12/2015 tarihinde işi bırakması nedeniyle sona ermiştir.<br>Dava konusu cezalı vergiye ilişkin ihbarnameler ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi uyarınca 19/07/2021 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya gönderilmiş, 30/06/2022 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren dava açma süresinin başlayacağı, 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 6. bendinde ise yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1/b bendinde süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. <br> Aynı Kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararı bozacağı hüküm altına alınmıştır.<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartıyla tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu kurala bağlanmış; 213 sayılı Kanun'a 6009 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle eklenen ve 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe giren "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesi ile 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Usul ve esasları birbirinden farklılık göstermekle birlikte, elektronik ortamda tebligat yapılmasına imkan bulunan hallerde, diğer tebliğ yöntemlerinden olan posta, memur, veya ilan yoluyla tebliğ için öngörülen prosedürlere başvurulmaksızın, vergilendirmeye ilişkin vesikalar elektronik ortamda tebliğ edilebilecektir. Başka bir anlatımla, vergilendirmeye ilişkin hüküm ifade eden vesikaların, 213 sayılı Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde, işi bırakan veya işi bıraktığı addolunan mükelleflere Kanun'un 101. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen prosedürlere göre değil 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliği mümkündür.<br>Mükellefiyetinin sona ermesinin e-tebligat hesabının kapatılmasını gerektirmeyeceği Vergi Mahkemesince de kabul edilen davacıya 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmeyen dava konusu ihbarnameler içeriği cezalı vergiye karşı otuz günlük yasal dava açma süresi geçirilerek açılan davanın esası incelenmek suretiyle verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 25/01/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>

resim