<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2022/2106 E.  ,  2023/4934 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2022/2106<br> Karar No : 2023/4934<br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... Belediye Başkanlığı-... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br> 2-(DAVALI) S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi<br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı kooperatif tarafından, 2012 ila 2016 yılları arasında yapı ruhsatı harcı, başvuru harcı, diğer hizmet gelirleri, kod ve kitle, mahalen tetkik, irtifak hakkı,proje tetkik ücreti, yeşil alan katkı payı gibi isimler altında ödenen 2.159.840,50-TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birikte iadesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerinin, dava konusunun; davacı tarafından 631.334,50-TL tutarındaki başvuru harcı ve yapı ruhsat (inşaat) harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddine dair işlemin iptali olarak incelenmesi suretiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunu; Vergi Mahkemesinin uyuşmazlığın sınırlandırılmasına dair gerekçesinin isabetsiz bulunduğu, konuya dahil olduğu halde üzerinde hiç bir hüküm kurulmayan faiz istemi hakkında da hüküm kurulması gerektiği, konusu; davacı kooperatif tarafından davalı belediye yetki alanında bulunan ... Mahallesinde yer alan muhtelif ada ve parsellerde 2012 yılından itibaren yapılmakta olan toplam 1.154 adet mesken inşaatı için çeşitli tarihlerde ve muhtelif adlar altında ödenen tutarların hatalı hesaplandığına dair şikayet başvurusunun ... tarih ve ... sayılı belediye başkanlığı işlemiyle reddi üzerine 2.159.840,50-TL'lik tutarın yapı ruhsat harcı olarak kendilerinden hatalı olarak tahsil edildiği iddiasıyla ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesi istemi olarak tespit edilen dava hakkında işin esası yönünden yeniden bir hüküm kurulmak üzere istinaf başvurularına konu kararın kaldırılarak dava dosyasının Mahkemesine geri gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının kabulüne, dosyanın işin esası hakkında karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine karar veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 25/02/2021 tarih ve E:2020/1625; K:2021/3310 sayılı kararıyla onanması üzerine uyuşmazlığın esastan incelendiği, uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yapı ruhsatı harcına ilişkin kısmı yönünden, davalı idarece gönderilen belgelerden söz konusu harcın Bakanlar Kurulu kararına istinaden alındığı belirtilmiş olup, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 80/f. maddesinde de söz konusu harcın ilgilisinden alınacağı açıkça düzenlendiğinden, davacı kooperatife ait mesken inşaatları nedeniyle belediye meclis kararı ile belirlenen miktarlar üzerinden alınan yapı ruhsatı harcında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin yapı ruhsatı haricindeki kısımları yönünden, davalı idarece sunulan belgelerden, söz konusu tahsilat işlemlerinin 2464 sayılı Kanun'un 80. ve 97. maddesi uyarınca çıkarılan belediye meclis kararında yer alan tutarlar üzerinden tahsil edildiği belirtilmiş ise de, anılan ücretlerin 2464 sayılı Kanun'un 80. maddesinde sayılmadığı, anılan Kanun'un 97. maddesi uyarınca ilgili idarenin ücret talep edilebilmesi için ilgilisince bir talebin bulunması ve idarenin talep üzerine yürüttüğü hizmetin asli görevleri arasında bulunmayan tamamen kişisel nitelikte bir hizmet olması gerektiği, davacı kooperatifin talebinin ise imar durumlarına ilişkin genel düzenleyici işlemlerden olduğu, bu ücretlerin alınmasına ilişkin herhangi bir hizmet talebinde bulunulduğuna dair bir tespitin dava dosyasına ibraz edilmediği görüldüğünden, davacıdan söz konusu ücretlerin tahsil edilmesinde açık bir vergilendirme hatası olup, ödenen tutarların iadesi istemiyle yapılan şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin anılan ücretlere isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, haksız yere tahsil edilen verginin ödeme tarihinden itibaren, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faizle ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu işlemin yapı ruhsatı harcı haricindeki kısımlarının iptaline ve yapı ruhsatı harcı haricinde davacı tarafından ödenen tutarların tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>DAVACININ İDDİALARI: İzmir ili Karaburun ilçesinin, 5. grup belediye içerisinde yer aldığı, ancak Karaburun ilçesinin 4. grup belediyeler içinde yer aldığı farzedilerek yapı ruhsat harcının fazla hesaplandığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br>DAVALININ İDDİALARI: Davacı tarafından, yapı ruhsatı alma nedeniyle belediyelerine başvurulması sonucu alınan yapı ruhsatları nedeniyle 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 80. maddesi uyarınca alınan yapı ruhsatı harcında ve anılan Kanunun 9. maddesi uyarınca verilen hizmet nedeniyle tahsil edilmiş olan ücretlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ: Özel görevli olan vergi mahkemelerinin sadece Kanun'da sayılan uyuşmazlık türlerini çözmekle görevli olduğu, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesine dayanılarak belediye meclis kararı ile belirlenen tarife uyarınca talep ücretin, vergi mahkemelerinin görev alanına giren vergi, resim ve harç ile benzeri mali bir yükümlülük olmadığından, dava konusu işlemin, ücret iadesine ilişkin kısmının görüm ve çözüm yerinin idare mahkemesi olması sebebiyle, bu konuda değerlendirme yapılmadan verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>Duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi;<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: Davacı kooperatif tarafından, 2012 ila 2016 yılları arasında yapı ruhsatı harcı, başvuru harcı, diğer hizmet gelirleri, kod ve kitle, mahalen tetkik, irtifak hakkı,proje tetkik ücreti, yeşil alan katkı payı gibi isimler altında ödenen 2.159.840,50-TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birikte iadesi istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 73. maddesinin 3. fıkrasında, "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." 4. fıkrasında, "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir" hükmü bulunmaktadır.<br>2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un "İdare Mahkemelerinin görevleri" başlıklı 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki: İptal davalarını, tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği, "Vergi Mahkemelerinin görevleri" başlıklı 6. maddesinde; vergi mahkemelerinin genel bütçeye ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve bu konularda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasına ilişkin davaları, çözümleyeceği belirtilmiştir.<br>2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesinde, belediyelerin bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları, belediyeye tekel olarak verilmiş işlerin kendi özel hükümlerine tabi olduğu düzenlenmiştir.<br>5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 28. maddesinde, Belediye Kanunu ve diğer ilgili kanunların bu Kanun'a aykırı olmayan hükümlerinin büyükşehir belediyeleri hakkında da uygulanacağı ifade edilmiş, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Meclisin görev ve yetkileri" başlıklı 18. maddesinin f bendinde, kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı hizmetler için uygulanacak tarifeleri belirlemek belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2576 sayılı Kanunda yer alan idari yargı düzeni içindeki görev ayrımına ait düzenlemelere göre idare mahkemeleri idari yargı düzeninde genel görevli mahkemeler olarak kabul edilmiş, vergi mahkemeleri ise yalnızca, genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve bu konulardaki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları çözümlemekle görevli kılınmıştır. Dolayısıyla 2576 sayılı Kanun'un 6. maddesinde sınırları gösterilen ve vergi mahkemelerinin bu görev alanı dışında kalan idari davaların görüm ve çözümünde idare mahkemeleri görevlidir.<br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 73. maddesi ile verginin yasallığı ilkesi benimsenerek, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla koyulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı belirtilerek, verginin yasallığı ilkesi ile keyfi ve takdiri uygulamaları önleyecek ilkelerin kanunda yer alması zorunluluğu getirilmiş, bireylerin temel hak ve hürriyetleri devlete karşı korunmuştur. Bu kapsamda vergide yasallık ilkesi gereği vergiyi doğuran olayın, verginin konusunun, matrahının ve oranının kanun ile belirlenmesini gerektirmektedir. Ayrıca, verginin yasallığı ilkesi, verginin yanında, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükleri de kapsamaktadır.<br>Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca, özel görevli olan vergi mahkemeleri belediyelere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve bu konulardaki 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları çözümlemekle görevli olduğundan ve verginin yasallığı ilkesi uyarınca vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin sadece kanunla koyulabileceği, değiştirilebileceği veya kaldırılabileceği göz önüne alındığında, öncelikle, davalı belediye tarafından belediye meclisince çıkartılan tarife esas alınarak tahakkuk ettirilen ücretin hukuki niteliğinin değerlendirilmesi suretiyle davanın çözümünde görevli mahkeme belirlenmelidir.<br>Ücret, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesi ile belediyelere verilen yetkiye istinaden harç ve katılma payı yapılmayan konularda ilgililerin isteği üzerine belediyelerce sunulacak her türlü hizmetin karşılığı olup, belediye meclisince belirlenen tarife uyarınca alındığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, Anayasanın 73. maddesinde yer alan verginin yasallığı ilkesi uyarınca "ücret" in vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm olarak nitelendirilemeyeceği, aksi durumda, belediye meclislerine verilen yetkinin “ücret” adı altında vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm tarifesi belirleme yetkisi olacağı, Anayasa'nın 87. maddesi uyarınca, kanun koyma, değiştirme ve kaldırma görev ve yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu ve yasama yetkisinin devredilmeyeceği, ayrıca, bir verginin kanunla konulmuş sayılabilmesi için yalnızca konusunun kanunla belirlenmesinin yeterli olmadığı, verginin konusundan başka matrahı, oranı veya miktarı, indirimleri, istisna ve muafiyetleri, tarh, tahakkuk ve tahsil usulleri ile yaptırımları, zaman aşımı vb. konuların da kanunla düzenlenmesinin zorunlu olduğu dikkate alındığında, belediye meclisi kararları ile çıkarılan tarifeler ile ilgili kişilere sunulan hizmetler karşılığında alınan ücretlerin, vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Nitekim, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesinin, Anayasa'nın 73. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine verilen ve 14/05/2011 tarih ve 27934 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 26/01/2011 tarih ve E:2009/42, K:2011/26 sayılı kararında, itiraza konu kuralda, belediyelere, 2464 sayılı Kanun’da harç veya katılma payı konusu yapılmamış olan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edilecek olan hizmetler için, belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret alma yetkisi verildiği, kural uyarınca, belediyeler tarafından yapılacak bir hizmetin ücret konusu yapılabilmesi için, o hizmetin harç veya katılım payına konu edilmemiş olması ve hizmetten yararlanacak kişilerin bizzat belediyeden bu hizmetin yapılmasını talep etmiş olmaları gerektiği, kuralın verdiği yetki çerçevesinde belediye meclislerince ücret tarifesine konu edilebilecek hizmetlerin, kişilerin tamamen kendi isteklerine ve tercihlerine bağlı olarak yararlanacakları hizmetler olduğu, verginin kanuniliği ilkesinin, takdire dayalı keyfî uygulamaları önleyecek sınırlamaların yasada yer almasını gerektirdiği ve vergi yükümlülüğüne ilişkin düzenlemelerin konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının yasa ile yapılmasını zorunlu kıldığı, buna göre vergide, yükümlü, matrah, oran, tarh, tahakkuk, tahsil, uygulanacak yaptırımlar ve zamanaşımı gibi konuların yasayla düzenlenmesinin zorunlu olduğu belirtilerek, itiraz konusu kuralla belediye meclislerine verilenin, “ücret” adı altında vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm tarifesi belirleme yetkisi değil, ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri hizmetlerin karşılığı olarak ücret tarifesi belirleme yetkisi olduğu, belediyelere tekel olarak verilmemiş, kişilerin isteği üzerine sunulan hizmetler için bir tarifeye dayalı olarak istenilen “ücret”in vergi, resim, harç ve benzeri mali yüküm olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle 97. maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.<br>Yine, Anayasa Mahkemesi'nin 2015/10008 Başvuru Numaralı 04/04/2019 tarihli kararında, 26/01/2011 tarih ve E:2009/42, K:2011/26 sayılı karar alıntılanarak, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesi ile belediye meclislerine verilen ücret adı altında vergi, resim, harç veya benzeri mali yüküm tarifesi belirleme yetkisi değil ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri hizmetlerin karşılığı olarak ücret tarifesi belirleme yetkisi olduğu, belediyelere tekel olarak verilmemiş, kişilerin isteği üzerine sunulan hizmetler için bir tarifeye dayalı olarak istenilen ücretin vergi, resim, harç ve benzeri mali yüküm olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, ücret tarifesini düzenleme yetkisinin 5393 sayılı Kanun'un 18. maddesinin (f) bendine göre belediye meclislerine ait bulunduğu, 2464 sayılı Kanun'da harç ve harcamalara katılma payı dışında ilgililerin isteği üzerine ücret karşılığı olarak belediyeler tarafından yapılacak işlerin tek tek sayılmadığı, ücret karşılığı belediyelerce yapılacak işlerin belirlenmesi noktasında belediye meclislerine Anayasa ve kanunların çizdiği sınırlar içinde kalmak kaydıyla geniş takdir yetkisi tanındığı vurgulanmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı kooperatif tarafından, 2012 ila 2016 yılları arasında yapı ruhsatı harcı, başvuru harcı, diğer hizmet gelirleri, kod ve kitle, mahalen tetkik, irtifak hakkı,proje tetkik ücreti, yeşil alan katkı payı gibi isimler altında ödenen 2.159.840,50-TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair 02/11/2016 tarih ve 9226 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birikte iadesi istemiyle işbu davanın açıldığı ve Vergi Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır.<br> Daha önceki Dairemiz kararlarında, vergi mahkemelerinde açılan davalarda, ücretin vergi mahkemelerinin görev alanına girdiği kabul edilerek esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılmak suretiyle kararlar verilmiş ise de, Dairemizin tüm üyelerinin katılımıyla yapılan 02/12/2021 tarihli toplantıda bu konuda içtihat değişikliğine gidilmiş olup, özel görevli olan vergi mahkemelerinin sadece Kanun'da sayılan uyuşmazlık türlerini çözmekle görevli olduğu göz önüne alındığında, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesine dayanılarak davalı belediye meclis kararı ile belirlenen tarife uyarınca talep edilen ücretin, vergi mahkemelerinin görev alanına giren vergi, resim ve harç ile benzeri mali bir yükümlülük olmadığı, bu sebeple de dava konusu işlemin iadesi istenilen ücrete ilişkin kısmının genel görevli yargı merci olan idare mahkemesinin görev alanına girdiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Olayda, davacı tarafından ödenen ve iadesi istenilen toplam 2.159.840,50-TL tutarın, yapı ruhsatı harcı, başvuru harcı, diğer hizmet gelirleri, kod ve kitle, mahalen tetkik, irtifak hakkı, proje tetkik ücreti, yeşil alan katkı payı gibi isimler altında ödenen bedellere ilişkin olduğu, 2576 sayılı Kanun'un 5. ve 6. maddeleri gereğince dava konusu işlemin iadesi istenilen; harçlara ilişkin kısmının görüm ve çözüm yerinin vergi mahkemesi, ücretlere ilişkin kısmının ise görüm ve çözüm yerinin idare mahkemesi olması sebebiyle, bu konuda değerlendirme yapılmadan verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf istemlerinin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Tarafların temyiz isteminin kabulüne,<br> 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br> 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

resim