<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2152 E. , 2023/1352 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/2152<br>Karar No : 2023/1352 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br> 2- … Enstitüsü <br>VEKİLİ : Av. … <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … Odaları Birliği<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVACI YANINDA MÜDAHİL : … Odası <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/02/2022 tarih ve E:2018/5260, K:2022/1617 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 02/05/2018 tarih ve 30409 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan TS 10970 Formlar-Yapı Kullanma İzin Belgesi Standardına ve TS 8737 "Yapı Ruhsatı" Standardına İlişkin Tebliğin 2. maddesi ile mecburi uygulamaya konulan Türk Standartları Enstitüsü Teknik Kurulunun 18/12/2017 tarihli toplantısında kabul edilen TS 8737 Yapı Ruhsatı Standardının iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/02/2022 tarih ve E:2018/5260, K:2022/1617 sayılı kararıyla;<br>TS 10970 Formlar-Yapı Kullanma İzin Belgesi Standardına ve TS 8737 “Yapı Ruhsatı” Standardına İlişkin Tebliğin 02/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanması üzerine 29/06/2018 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu,<br>3194 sayılı İmar Kanununun 28. maddesi, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (şşş) bendi, 55. maddesinin 11. fıkrası, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesine yer verilerek,<br>3194 sayılı Kanunun 28. maddesinin 5. fıkrası uyarınca fenni mesullerin uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetinde oldukları, <br>Öte yandan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesinde yapı ruhsatı eki yapı ruhsatı eki projeleri değiştirir nitelikteki ruhsat başvuruları hariç olmak üzere ruhsat süresi içerisinde; yapı sahibi, müteahhidi, şantiye şefi ve fenni mesul değişikliği başvurularında ruhsat eki projelerin yeniden onaylanması ile etüt ve proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının yeniden alınmasının gerekli olmadığının kurala bağlandığı, <br>Yukarıda yer verilen 28. maddede yapı kullanma izin belgelerinin imzalanması mecburiyeti kanun koyucu tarafından sarih şekilde düzenlenmekte iken, anılan belgenin düzenlenme sürecinin yapı ruhsatından da sonraki aşama olduğu dikkate alındığında, fenni mesullerin yapı ruhsatlarında evleviyetle bulunması gereken imzalarının formlardan kaldırılmasında mevzuata uyarlık bulunmadığı, <br>Yönetmelik ekinde yer alan yapı kullanma izni belgesi formlarında halen ilgili kişilerin imza hanelerinin bulunduğu görüldüğünden, yapı ruhsatı formunda belirtilen imzalarının kaldırılmasında, idareler tarafından bürokrasinin azaltılması amacı haricinde teknik veya hukuki bir gerekçe ileri sürülemediği, <br>Öte yandan yapı ruhsatında ve projelerde imzası bulunan kişilerin değişikliği durumunda projelerin yeniden onaylanmasının ve yapı ruhsatındaki imzaların yeniden alınmasının ise zorunlu olmadığının düzenlendiği yönetmelik hükmünün de yorumundan, yapı ruhsatının ilk düzenlendiği aşamada imzaların alınmasının zorunlu olduğunda kuşku bulunmadığı, <br>Kaldı ki davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının savunma dilekçesinde Yönetmeliğin bu hükmünün revize edileceği beyan edilmekle dava konusu edilen düzenlemelerin mevzuata aykırılığının davalı idarece de dile getirildiği,<br>Bu itibarla anılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, fenni mesullerin (veya müellif, yapı müteahhidi vb.) yapı ruhsatı alınması sürecinde sorumlulukları yalnızca projelerin hazırlanması veya taahhütname düzenlenmesi ile sınırlı olmayıp tüm o sürecin belgeye bağlandığı yapı ruhsatlarında imza atılması suretiyle yapıya ilişkin hususların hukuka ve fenne uygun olduklarının onaylanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, <br>Son olarak yapı kullanma izin belgesinin, yapının ruhsat eki projelerine uygun olarak tamamlandığını gösteren ve yapının kullanımına izin veren onaylı belgeyi ifade ettiği, fenni mesullerin ve proje müelliflerinin yapı ruhsatı formundan imzalarının kaldırılması neticesinde, yapıya ilişkin yapı ruhsatı formu anılan kişilerin imzasına sunulmayacağı, yapı kullanma izni belgelerinin bu kişiler tarafından imzalanmasına devam edilmesi sonucu ortaya çıkacağından, yapının inşa aşamasından kullanımına kadar olan zincirleme süreçte bir kopukluğun da meydana geleceği, <br>Zira Yönetmelik ekinde yer alan yapı kullanma izin belgelerinde halen bahse konu kişilerin imza hanelerinin yer aldığı kısımlar bulunduğundan, dava konusu düzenlemelerde bu açıdan da hukuka ve kamu yararına uyarlık görülmediği,<br>Öte yandan, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, yapı ruhsatı aşamasından önce düzenlenen taahhütnamelerde imzaları bulunan kişilerin sorumluluklarının buradan doğduğu ve yapı ruhsatlarında yeniden imzalarının alınmasının gerekli olmadığı savunulmuş ise de; davacı yanında müdahil olarak davaya katılan İnşaat Mühendisleri Odasınca sunulan belgelerin incelenmesinden, uygulamada idareye sunulan taahhütnamelerinde sahte olabilme ihtimalinin bulunduğu görüldüğünden, yapılaşmaya ilişkin sürecin can ve mal güvenliği açısından hayati olduğu dikkate alındığında, fenni mesuller, şantiye şefleri ve proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının bulunmasının son derece önem arz ettiği, gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, fenni mesullerin uzmanlık alanlarına göre yapı kullanma izin belgesini imzalamaları Kanunun emredici hükmü olmakla birlikte Kanunda yapı ruhsatının düzenlenmesinde alınacak imzalara ilişkin bir hükmün bulunmadığı, mevzuatta öngörülmeyen bir zorunluluğun kıyas ve yorum yoluyla ihdas edilemeyeceği, yapı ruhsatı formundaki yapı sahibi, yapı müteahhiti, şantiye şefi, proje müellifi ve fenni mesullere ait imza hanelerinin yapı ruhsatı formundan kaldırılmasının temel gerekçesinin bürokrasinin azaltılması olduğu, kaldı ki yapı ruhsatı düzenleme aşamasında ilgili kişilerden taahhütname alındığından sorumlulukların bu çerçevede devam ettiği, idarenin imar mevzuatı uyarınca yapı ruhsatı ve eklerinin İmar Kanunu, ilgili yönetmelikler ve yürürlükteki imar planına uygun olup olmadığını inceleme ve denetleme görev ve sorumluluğu dikkate alındığında söz konusu imzaların kaldırılmış olmasının can ve mal güvenliği bağlamında hukuka aykırı olduğu şeklindeki değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğu, idarenin yapılaşma sürecinin her aşamasındaki denetim görevi ve vize kontrolü aşamasında yapı yerinde ve ilgililer birlikteyken vizelerin konusuna ve uzmanlık alanına göre fenni mesullerin imzalarının alınacağı ve idarenin sorumluluğunda sürecin kontrol edildiği, dolayısıyla yapı ruhsatının düzenlenmesi ile yapı kullanma izin belgesinin düzenlenmesi aşamaları arasında bir kopukluktan ya da denetimsiz bir alanın söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.<br>Türk Standartları Enstitüsü tarafından, dava konusu TS 8737 ve TS 10970 standartlarında yer alan hükümler ve formların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkartılan uygulama yönetmelikleri ve diğer mevzuata uygun olarak vazedildiği, bu sebeple mezkur davada mevzuata uyumlu şekilde işlem yapan ve söz konusu mevzuatı yayınlamak ve yürütmek hususunda yetki ve sorumluluğu bulunmayan, bir başka deyişle dava açılmasına da bizzat sebep vermeyen Enstitüleri aleyhine hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, bunun yanı sıra 27/10/2018 tarih ve 30578 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ekinde yapı ruhsatları ve yapı kullanma izin belgelerine ilişkin olarak TS 8737 ve TS 10970 standartlarının bünyesinde bulunduğu Yapı Kullanma İzin Belgesi Formu ve Yapı Ruhsatı Formuna yer verildiği, buna istinaden 19/11/2018 tarihli TSE Teknik Kurulu toplantısında TS 8737 ve TS 10970 standartlarının iptal edilerek yürürlükten kaldırıldıkları, dolayısıyla bakılan davanın konusuz kaldığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,<br>2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/02/2022 tarih ve E:2018/5260, K:2022/1617 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3.Kesin olarak, 12/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.<br> <br>KARŞI OY <br>X- 3194 sayılı İmar Kanununun 22. maddesinde, "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik (....) bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.<br>Belediyeler veya valiliklerce (....) ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.<br>Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Aynı Kanunun 28. maddesinin 5. fıkrasında ise, "Fenni mesuller, uzmanlık alanlarına göre yapım işlerinin denetimine ilişkin ayrıntılı bütün belgeler ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri raporunu idareye vermek ve yapı kullanma izin belgesini imzalamak mecburiyetindedir. Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 3194 sayılı İmar Kanunu'nda, yapı ruhsatlarının yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetçileri ve proje müellifleri tarafından imzalanmasını öngören herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi, fenni mesullere yapı kullanma izin belgelerini imzalama zorunluluğu getirilmesinin amacı farklı olup, bu düzenlemelerin yapı ruhsatlarının söz konusu kişilerce imzalanması zorunluluğunu doğurduğunun kabulü mümkün görülmemektedir.<br>Kanunda yapı izin belgelerinde fenni mesulün imzasının aranmasına karşın; yapı ruhsatları için yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetçileri ve proje müelliflerinin imza sorumluluğunun aranmaması, Kanun koyucunun iradesinin de yapı ruhsatlarında imza aranmaması yönünde olduğunu göstermektedir.<br>Öte yandan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde, yapı ruhsatlarında yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetçileri ve proje müelliflerinin imzalarının olması gerektiği yönünde açık bir hüküm de bulunmamaktadır.<br> Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Yapı ruhsatı işlemleri" başlıklı 55. maddesinin 11. fıkrasında yer alan düzenleme, ruhsat eki projeleri değiştirir nitelikteki ruhsat başvuruları hariç, ruhsat süresi içerisinde; yapı sahibi, müteahhidi, şantiye şefi ve fenni mesul değişikliği başvurularında, ruhsat eki projelerin yeniden onaylanması durumunda etüt ve proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının yeniden aranmasını öngörmektedir. Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihteki uygulama, yapı ruhsatlarında ıslak imza alınması şeklinde olduğundan, bu düzenlemedeki ifadeler doğrudan doğruya yapı ruhsatında yapı sahibi, yapı müteahhidi, şantiye şefi, yapı denetçileri ve proje müelliflerinin imzalarının olmasının zorunlu kılındığı şeklinde yorumlanamayacağı değerlendirilmiştir.<br>Diğer taraftan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin yukarıda belirtilen 55. maddesinin 11. fıkrası, 25/7/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile değiştirilmiş olup, "etüt ve proje müelliflerinin yapı ruhsatlarında imzalarının yeniden alınması" ibaresi madde hükmünden çıkarılmıştır.<br>Bu itibarla yapı ruhsatlarında yapı sahibinin, müteahhidin, şantiye şefinin, proje müellifleri ve fenni mesullerin ıslak imzalarının bulunması yönünde hukuki ve teknik bir zorunluluk bulunmamaktadır. <br>Ayrıca, dava konusu standartla yeniden belirlenen yapı ruhsatının düzenlenmesinden ve ruhsat üzerindeki bilgilerin doğruluğundan tamamen davalı idareler sorumlu olduğundan ve ruhsat üzerinde, ilgili kişilerin kimler olduğunun açıkça belirtilmiş olmasından dolayı, davacı tarafça ileri sürülen denetimle ilgili iddialar dava konusu işlemi sakatlar nitelikte görülmemiştir.<br>Bu durumda, hizmetin hızlandırılması ve yapı ruhsatı düzenleme sürecindeki gecikmelerin önlenmesi ve bürokratik işlemlerin azaltılması amacıyla ruhsat formlarında yapı sahibinin, müteahhidin, şantiye şefinin, proje müellifleri ve fenni mesullerin imzalarının bulunduğu hanelerin kaldırılmasına yönelik dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Açıklanan nedenle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.</font></p></body></html>
resim