<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/9304 E. , 2023/7119 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ALTINCI DAİRE <br>Esas No : 2020/9304<br>Karar No : 2023/7119 <br><br>TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> 2-((DAVALI)... Belediye Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF : 1-(DAVALI)... Belediye Başkanlığı<br> 2-(DAVACI) ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele yönelik yapı ruhsatının mahkeme kararı üzerine geç verilmesi nedeniyle yapının geç yapılmasına sebep olunduğundan bahisle mahrum kalındığı ileri sürülen kira gelirine karşılık olarak kanunî faizi ile birlikte (2005-2006 yılı için 78.000,00 TL, 2006-2007 yılı için 85.800,00 TL, 2007-2008 yılı için 94.380,00 TL olmak üzere) toplam 258.180,00 TL tutarında tazminat ödenmesine hükmedilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararında; dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden,idari işlemden kaynaklandığı ileri sürülen zararın tazminat davasına konu edilebilmesi usulünün 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlıkta 26.4.2005 tarihli ilk ruhsat başvurusunun reddedildiğinden bahisle açılmış bir idari dava bulunmadığı, davacının 23.01.2006 tarihli yapı ruhsatı başvurusunun reddine dair ... tarihli, ... sayılı işlemin iptalini istemiyle ... İdare Mahkemesinde açtığı E: ... sayılı dosyadaki dava sürecine istinaden bakılan davayı açtığı bu nedenle 26.04.2005 ila 23.01.2006 arasına tekabül eden dönem için tazmin isteminin 2577 sayılı Kanunun 12. maddesi kapsamında süre aşımı nedeniyle esastan incelenmesinin mümkün olmadığı, 23.01.2006 tarihinden sonraki kısım bakımından ise, 23.01.2006 tarihli yapı ruhsatı başvurusunun reddine dair işlem üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararına esas alınan 15.06.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre uyuşmazlık konusu parsel için sunulan mimari projede düzeltilmesi gereken kısımların taşıyıcı unsurları etkilemeyen, proje üzerinde düzeltilerek belediye ve proje müellifi tarafından onaylanarak ruhsatlandırılabilecek eksikler olduğu, evrakın yapı ruhsatı için gerekli evrak olduğu ve tamamlanması halinde yapı ruhsatı verilebileceğinin tespit edildiği somut olayda idarenin işlem sürecinde eksik evrak tespit ettiğinin yargı sürecinde de bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu, mahkeme kararının bu yönüyle giderilebilir eksikliğe atıf yaparak hüküm kurduğu; öte yandan, bir inşaat ruhsatının alınmasının inşaatın mutlak surette başlayacağı; planlanan sürede bitirileceği, en uygun şartlarda kiralanacağı gibi kesin, mutlak, hesaplanabilir bir olgusal durum yaratmadığı; çok çeşitli nedenlerle etkilenebilecek inşaat ve kiralama süreci açısından, tazmini istenen zararın kurgusal ve soyut kaldığı, muhtemel zararın tazmini borcunun doğmadığı gerekçesiyle davanın 26.04.2005 ila 23.01.2006 arasına tekabül eden döneme ilişkin maddi tazminat talebi kısmının süre aşımı nedeniyle reddine, 23.01.2006 ila 21.01.2008 arasına tekabül eden dönem için maddi tazminat talebi yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; İdare Mahkemesi kararının davanın 26.04.2005 ila 23.01.2006 arasına tekabül eden döneme ilişkin maddi tazminat isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının hukuka ve usûle uygun olduğu, ilk derece mahkemesi kararının bu kısım bakımından kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir hukukî sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle anılan kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>İdare Mahkemesi kararının 23.01.2006 ila 21.01.2008 arasına tekabül eden dönem için maddi tazminat talebi yönünden davanın esastan reddine ilişkin kısmı bakımından , İdari Dava Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, bakılan davanın işlemden kaynaklı tam yargı davası olduğu, davacının 23.01.2006 tarihli yapı ruhsatı talebinin reddine dair 13.02.2006 tarihli işlemin; hizmetin kuruluşundaki, hizmetin düzenlenişindeki, hizmetin işleyişindeki objektif nitelikli bozukluk ve mevzuata aykırılık neticesinde oluşan hizmetin kötü işlemesi kapsamında kaldığı, bu hususun ise hizmet kusuru ihtiva ettiği; hizmet kusuru sebebi ile davacının patrimuanında gelirden mahrum kalma şeklinde oluşan ve bilirkişi raporuyla tespit edilen zararın 65.216.69 TL olarak hesap edildiği, hesap edilen bu zararın tazmin edilmesinin gerektiği, bu miktarın üzerindeki tazminat talebi bakımından ise davanın reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin 65.216,69 TL'lik kısmı bakımından istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkmesi kararının anılan kısım yönünden kaldırılmasına 65.216.,69 TL'nin davacının zararın giderilmesi talebi ile idareye müracaat ettiği 15.09.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak kanunî faizi ile birlikte davacıya ödenmesine; maddi tazminat isteminin 107.813,31 TL'lik kısmı bakımından istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı vekili tarafından, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının kaldırılmasını, dava dilekçesinde talep edilen 89.000,00-TL üzerindeki miktarın ve 2008 yılından başlamak üzere işletilecek yasal faizin ödenmesi yönünde tazminata hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı vekili tarafından, Temyiz konu idari dava dairesi kararının tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>SAVUNMALARIN ÖZETİ : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY :<br>- Antalya İli, Serik İlçesi, ... Beldesi, ... Mevkiî, ... ada ... sayılı parsele bir iş merkezi yapmak maksadı ile davacı tarafından o tarihte belde belediyesi olarak faaliyet gösteren Boğazkent Belediye Başkanlığı'na 03.01.2005 tarihinde müracaat edilerek, yapı ruhsatı verilmesi talebinde bulunulduğu;<br>- Dilekçenin derkenarının (havalesinin) 27.01.2005 tarihinde yapıldığı;<br>- Dilekçe ekinde yer alan projelerin ve diğer evrakın idarece incelendiği, inceleme neticesinde 27 kalem eksikliğin tespit edilerek ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıya bildirildiği;<br>- Projelerdeki eksikliklerin tamamlandığından bahisle davacı tarafından 26.04.2005 tarihinde idareye yeniden müracaat edildiği, müracaatın ... tarih ve ... evrak kayıt numarası ile işleme alındığı;<br>- İkinci müracaat sonrasında davacıya hitaben ... tarih ve ... sayılı yazının yazıldığı; bu yazıda özetle "inşaat yapılması plânlanan ... ada ... sayılı parselin arz kullanım kararının "tercihli konut alanı" iken, 04.04.2005 tarihli meclis kararı ile onaylanan imar plânında bu bölgenin arz kullanım kararının değiştiği ve alanın arz kullanım kararının "ticarî alan" olarak belirlendiği, (ancak alanın özel çevre koruma alanı olması sebebiyle) plânın onay için Özel Çevre Koruma Kuruluna gönderildiği), davacının bu parseli sadece ticarî amaçla kullanacaksa durumu belediyeye bildirmesi, ticarî amacın yanında başka amaçlarla kullanılacaksa, 04.04.2005 onay tarihli imar plânı tadilatının Özel Çevre Koruma Kurulu tarafından onaylanana kadar ruhsat talebinin bekletileceği"nin davacıya bildirildiği;<br>-11.05.2005 tarihli yazının davacıya tebliğini müteakiben, davacı tarafından 26.05.2005 tarihinde Serik Kaymakamlığı'na müracaat edilerek ruhsat verilmemesinin şikayete konu edildiği, Kaymakamlık tarafından 4483 sayılı Kanun kapsamında inceleme başlatıldığı;<br>-Kaymakamlığa yapılan şikayet sonrasında, Boğazkent Belde Belediyesi tarafından, davacının 27.04.2005 kayıt tarihli başvurusunun incelendiği ve 06.06.2005 tarihinde davacıya bir yazı yazılarak, ruhsat müracaatı ekindeki projede eksikliklerin tespit edildiği, 11 madde halinde yazılan eksikliklerin tamamlanmasının davacıdan istenildiği;<br>- 06.06.2005 tarihli yazı sonrasında davacı tarafından 15.06.2005 tarihinde Serik Kaymakamlığı'na müracaat edilerek, ruhsat talebinin Kaymakamlık tarafından incelenmesinin talep edildiği, <br>- 26.05.2005 tarihli ve 15.06.2005 tarihli başvurular sonrasında Kaymakamlığın, 16.08.2005 tarihli bir yazı ile Bayındırlık İl Müdürlüğünden, komşu bir belde belediyesinden ve ... Odası Antalya Şubesinden davacının ruhsat başvurusunun incelenmesini talep edildiği<br>- Davacının ruhsat başvurularının incelendiği ve bu inceleme sonrasında;<br>=> ... Odaları Birliği ...Şubesi'nin özetle "26.05.2005 tarihli başvuruya ilişkin eksikliklerin, ilk başvuru sonrasında eksikliklerin bildirildiği 16.02.2005 tarihli yazıda bildirilmesinin mümkün olduğu; eksikliklerin ayrı ayrı bildirilmesinin işi yavaşlattığı; her bir yazı da ayrı ayrı eksiklik bildirilmesinin uygun olmadığı" yönünde görüş verildiği;<br>=> Komşu belde belediyesinin özetle "Bu şekildeki eksikliklerin dosyanın iade edilmesini gerektirmediği, kendi belediyelerinde bu tür eksikliklerde proje müellifinin belediyeye çağrılarak düzeltmelerin belediyede yaptırıldığı" yönünde açıklamada bulunulduğu;<br>=> Bayındırlık İl Müdürlüğü tarafından ise özetle "mevcut duruma göre ruhsat düzenlenmesine engel bir durumun bulunmadığı" yönünde görüş verildiği;<br>- Her üç görüşün Kaymakamlığa ulaşması sonrasında Kaymakamlık tarafından Valiliğe bir yazı yazılarak özetle "gelen görüşlerin Boğazkent Belde Belediyesine iletildiği, belediyenin de cevap verdiği, fakat konunun teknik bir konu olması nedeniyle 4483 sayılı Kanuna göre izin verilip verilemeyeceği noktasında bir kanaat oluşturulamadığından, konunun incelenmesi maksadıyla bir teknik personel görevlendirilmesi"nin Valilikten talep edildiği;<br>- Antalya Valiliği tarafından 4483 sayılı Kanun kapsamında incelemeci olarak bir harita-kadastro mühendisinin görevlendirildiği, incelemeci tarafından hazırlanan fezlekede soruşturma izni verilmesi yönünde kanaat belirtildiği ve Kaymakamlık tarafından ilgililer hakkında 02.01.2006 tarihinde soruşturma izni verildiği;<br>- Davacının 23.01.2006 tarihinde parsele yapılacak iş merkezi binasına yapı ruhsatı verilmesi talebi ile Boğazkent Belde Belediyesine yeni bir başvuru yaptığı;<br>- Davacının üçüncü başvurusunun ... tarih ve ... sayılı işlem ile reddini müteakiben, ruhsat talebinin reddine vakî 13.02.2006 tarihli işlemin iptaline karar verilmesi talebi ile .... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden 20.03.2006 tarihinde dava açıldığı;<br>- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararı ile davacının ruhsat talebinin reddine vakî 13.02.2006 tarihli işlemin iptaline karar verildiği;<br>-Mahkeme kararının uygulanması kapsamında, idare tarafından 21.01.2008 tarihinde davacıya yapı ruhsatının verildiği;<br>- Anılan kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı Dairesinin 23.02.2010 tarih ve E:2008/268, K:2010/1671 sayılı kararı ile özetle "davacının başvurusu ekinde yer alan belgelerin bilirkişilere inceletilerek, projelerin imar plânına ve mevzuata uygun olup olmadığı konusunda bilirkişilerden görüş alınması ve ardından dava hakkında bir karar verilmesi" gerektiği gerekçesi ile kararın bozulduğu;<br>- İlk derece mahkemesince bozma kararına uyularak bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; bilirkişi heyeti tarafından özetle "projedeki eksikliklerin proje üzerinden müellife düzelttirilebilir nitelikte olduğu; diğer belgeler yönünden herhangi bir eksikliğin bulunmadığı; davacıya ruhsat verilmesine engel bir durumun bulunmadığı" yönünde görüş verildiği;<br>- ... İdare Mahkemesince bilirkişi raporu hükme esas alınarak ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı karar ile davacının ruhsat talebinin reddine vakî 13.02.2006 tarihli işlemin iptaline karar verildiği;<br>-Söz konusu ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesinde Danıştay Altıncı Dairesinin 27.11.2013 tarih ve E: 2012/1223, K: 2013/7455 sayılı kararı ile özetle "Dava devam ederken 21.01.2008 tarihinde davacıya ruhsat verildiği ve inşaatın tamamlandığı, davanın konusunun kalmadığı, idare mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile kararın bozulduğu; bu karara yönelik karar düzeltme talebinin Danıştay Altıncı Dairesinin 13.02.2017 tarih ve E: 2014/6570, K: 2017/928 sayılı kararı ile reddedildiği;<br>- ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile bozma kararına uyarak dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurduğu; bu kararın davacıya 17.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği;<br>-Davacı tarafından 15.09.2017 tarihinde idareye müracaat edilerek, ruhsatın (mahkeme kararı sonrasında) geç verilmesi nedeniyle binanın geç inşa edildiği ve bu nedenle kira geliri kaybı oluştuğundan bahisle 2005, 2006 ve 2007 yılları için kira bedeli ödenmesinin talep edildiği;<br>- Talebin reddi üzerine; <br>=> 2005 - 2006 yılı 1 yıllık süreç için 78.000,00 TL,<br>=> 2006 - 2007 yılı 1 yıllık süreç için 85.800,00 TL,<br>=> 2007 yılı sonrası süreç için 94.380,00 TL olmak üzere, kira gelirine karşılık olarak kanunî faizi ile birlikte toplam 258.180,00 TL tutarında tazminat ödenmesine hükmedilmesi talebi ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> 3194 sayılı İmar Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26. maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. ..." hükmüne, 22. maddesinde, "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.<br> Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.<br> Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir." hükmüne yer verilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Davanın 26.04.2005 ila 23.01.2006 arasına tekabül eden döneme ilişkin maddi tazminat isteminin süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmı bakımından;<br>Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. <br> Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın 26.04.2005 ila 23.01.2006 arasına tekabül eden döneme ilişkin maddi tazminat isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki kısmı bakımından istinaf talebinin reddine dair kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.<br> Uyuşmazlık 23.01.2006 ila 21.01.2008 arasına tekabül eden dönem için maddi tazminat talebi yönünden incelendiğinde;<br> İdarenin kamu hizmetinin kurulması veya yürütülmesinden doğan zararlardan sorumlu tutulmasını gerektiren ilkelerden biri "hizmet kusuru" ilkesidir. Genel olarak hizmet kusuru, bir kamu hizmetinin kuruluş ve işleyişindeki aksaklık ve bozukluğu ifade etmektedir.<br>İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edilebilmesi için, ortada bir zararın bulunmasının yanında, bunun idareye yüklenebilecek bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. Zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunmaması, zararın idari faaliyetten doğmadığını gösterir. Maddi zararın, kişilerin mal varlığında iradeleri dışında ortaya çıkan kayıp ve eksilmeyi ifade edeceği açıktır.<br> Öte yandan, idarenin zarardan sorumlu tutulabilmesi için idari işlem nedeniyle meydana gelen zararın gerçekleşmiş olması ya da gerçekleşeceğinin kesin olması gerekmektedir. Bu nedenle gerçekleşmesi olası bulunan zararların idarenin tazmin sorumluluğunu doğurmayacağı açıktır.<br>Davalı idarenin tazmin sorumluluğunun oluşup oluşmadığı hususu yukarıda aktarılan ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirildiğinde:<br>Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmaz için 03.01.2005 tarihli yapı ruhsatı başvurusunun bazı evrak eksiği nedeniyle geri çevrildiği; 26.05.2005 ve 23.01.2006 tarihlerinde tekrarlanan başvuruların aynı gerekçeyle reddi üzerine son ret işlemine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince ... tarihli E:..., K:... sayılı karar ile işlemin iptaline karar verildiği;ancak, bu kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 23.2.2010 tarihli, E:2008/268, K:2010/1671 sayılı kararıyla bozulduğu; bozma kararı üzerine ... mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak verilen .. tarihli, E:... , K:... sayılı kararla, dosyaya sunulan mimari projede düzeltilmesi gereken kısımların taşıyıcı unsurları etkilemeyen, proje üzerinde düzeltilerek belediye ve proje müellifi tarafından onaylanarak ruhsatlandırılabilecek eksikler olduğu, evrakın ruhsat için gerekli evrak olduğu ve tamamlanması halinde ruhsat verilebileceği anlaşıldığından, bu hususlar değerlendirilmeden inşaat ruhsatı verilmesi talebinin reddine dair tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesi sonucu, Danıştay Altıncı Dairesinin 27/11/2013 tarihli, E:2012/1223, K:2013/7455 sayılı kararıyla "...kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesi'nin 27/11/2013 gün ve E:2012/1223, K:2013/7455 sayılı bozma kararına uyulduktan sonra dava dosyasının yeniden incelenmesinden; davalı idarece, uyuşmazlığa konu ... sayılı parsele inşaat ruhsatı verildiği, inşaatın tamamlandığı ve halen kullanıldığı, davanın reddine ya da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken iptal kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek idare mahkemesi kararının temyiz edildiği, öte yandan temyize cevap dilekçesinde de davacı tarafından, 21.1.2008 tarihinde anılan taşınmaza inşaat ruhsatı verildiği ifade edildiğinden, bu aşamada uyuşmazlığın ortadan kalkması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer yoktur." gerekçesiyle kararın tekrar bozulmasına karar verildiği ve ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla bozmaya uyularak karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği anlaşılmaktadır. <br> Somut olayda idarenin işlem sürecinde eksik evrak tespit ettiğinin yargı sürecinde de bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu; dolayısıyla davacının ruhsat başvurusunun söz konusu eksiklikler nedeniyle reddedildiği .... İdare Mahkemesinin yapı ruhsatının iptaline ilişkin kararının bu yönüyle giderilebilir eksikliğe atıf yaparak hüküm kurması öte yandan davacı tarafından talep edilen kira geliri mahrumiyetinin gerçekleşmemiş ve varsayıma dayalı muhtemel zarar olması karşısında idarenin zarardan sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. <br>Bu durumda 23.01.2006 ila 21.01.2008 arasına tekabül eden döneme yönelik maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>Bu itibarla 23.01.2006 ila 21.01.2008 arasına tekabül eden döneme yönelik idari dava dairesi kararında isabet görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine, <br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının idare mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin ... TL'lik kısmı bakımından istinaf başvurusunun kabulü ile kararın anılan kısım yönünden kaldırılmasına ... TL'nin 15.09.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak kanunî faizi ile birlikte davacıya ödenmesine; maddi tazminat isteminin ... TL'lik kısmı bakımından istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair bölümünün BOZULMASINA, süre aşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kısmı bakımından istinaf başvurusunun reddine dair bölümünün ONANMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. <br> </font></p></body></html>
resim