<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/3377 E. , 2023/4412 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2020/3377<br>Karar No : 2023/4412 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ... Sosyal Hizmetler Nakliye İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi <br> VEKİLİ : Av. ... <br> 2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : Davacı adına, vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen 1,5 kat vergi ziyaı cezalı 2016/1-3 ila 10-12 dönemleri geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu cezalı tarhiyat dört ayrı nedenden kaynaklandığından, her bir nedenin ayrı ayrı ele alınarak, yapılan cezalı tarhiyatın hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği; tarhiyat nedenlerinin ilkinin, kasa hesabında yüksek miktarda para tutulduğu, temsilcinin beyanı ve şirketin genel iş hacmine göre 100.000,00 TL tutarında nakit paranın kasada tutulmasının uygun olduğu, 100.000,00 TL'yi aşan tutarlar için Merkez Bankasınca uygulanan reeskont faizi oranında faiz hesaplanması ve bu şekilde hesaplanan faizden gerçek kişi ortağın hissesine isabet eden 12.067,29 TL'nin 2016/10-12 dönemi kurum geçici vergisi matrahına eklenmesi gerektiği yönündeki tespit olduğu, örtülü kazanç dağıtımı nedeniyle şirketler aleyhine tarhiyat yapılabilmesi için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesindeki koşulların gerçekleştiğinin ve örtülü kazanç dağıtımı yapıldığının somut bir şekilde ortaya konulması, örtülü kazanç dağıtan şirketin bu kazancı elde eden gerçek veya tüzel kişiyle bir ilişkisinin bulunması, bu ilişkiye ilişkin işlemlerin alım, satım, imalat, inşaat, hizmet, kiralama, kiraya verme, ödünç para alma veya verme işlemleri olması ve işlemin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak düşük veya yüksek bedelli veya bedelsiz yapıldığının tespitinin gerekli olduğu, Mahkemelerinin E:... sayılı dosyasında bulunan ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu ile aynı tarihli ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporunun incelenmesinden, davacı şirketin 100-Kasa Hesabında tuttuğu yüksek tutarlı paralar için faiz geliri hesaplamadığı, konuya ilişkin ifadesine başvurulan kurum temsilcisinin, firmanın günlük ihtiyaçlarını gidermek ve beklenmeyen ödemeleri yapmak amacıyla ihtiyatlılık gereği şirket merkezi ve şantiyelerde kasada günlük olarak nakit 100.000,00 TL para bulundurduklarını, bu tutarın yaptıkları iş nazara alındığında normal olduğunu, dönemsel olarak bu tutarın üzerine çıkılan zamanlar olduğunu, bu sapmanın nedeninin çoğunlukla firmanın ortağından alınan borçlardan kaynaklandığını ve bu tutarlar için adat faizi hesaplanmadığını beyan ettiği, inceleme elemanınca bu beyan ve şirketin iştigal konusu göz önüne alınarak günlük ortalama 100.000,00 TL'nin kasada tutulmasının uygun olduğu, bu tutarı aşan kısımların transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 100.000,00 TL'yi aşan tutarlara Merkez Bankasınca uygulanan reeskont faizi oranında faiz hesaplanması yapılarak 24.627,13 TL tutarındaki faiz gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakıldığının hesaplandığı, davacı şirketin %51 hissesinin sahibi şirket yönünden hazine zararının tespit edilemediği, ancak %49 oranındaki hisse sahibi ...'in hissesine isabet eden 12.067,29 TL faiz gelirinin 2016/10-12 dönemi kurum geçici vergisi matrahına eklendiğinin anlaşıldığı, kendisini oluşturan ortakların kişiliğinden ayrı ve bağımsız bir kişiliğe sahip olan ve temel amacı kar elde etmek olması gereken davacı ticaret şirketinin, kaynaklarından biri olan parayı belli bir süre başkasının kullanımına bırakması halinde faiz istemesi ve alması gerektiği, olayda, günlük 100.000,00 TL'nin üzerindeki paraların kasada tutulması ve bunlar için faiz hesaplanmaması, normal ve mutad olmayan, iktisadi ve ticari icaplara uymayan bir durum olup söz konusu kaynakların faizsiz kredi olarak ortaklara kullandırıldığını gösterdiğinden davacı şirketin bu şekilde kullandırılan paralar nedeniyle yoksun kaldığı 12.067,29 TL faiz gelirinin kurum geçici vergisi matrahına dahil edilerek bu tutar üzerinden kurum geçici vergisi hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirket hakkında yapılan tarhiyatın ikinci nedeni, pasif nitelikli olan ve alacaklı çalışan 331-Ortaklara Borçlar Hesabının borç bakiyesi verdiği, bakiye tutarların tamamının gerçek kişi ortağa ilişkin olduğu, bu tutarlar için faiz işletilmediği, söz konusu hesabın borç bakiyesine Merkez Bankasınca uygulanan reeskont faizi oranında hesaplanan 61.281,71 TL faiz gelirinin 2016 yılı kurumlar vergisi matrahına eklenmesi gerektiği yönündeki tespit olduğu, 1 Seri No'lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'nde, 331-Ortaklara Borçlar Hesabının, işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla ortaklara borçlu bulunduğu tutarların izlendiği hesap olduğu, borcun doğması halinde hesaba alacak, ödenmesi halinde ise borç kaydedileceği düzenlemesine yer verildiği, vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporunun incelenmesinden, 2016 yılı içinde 331-Ortaklara Borçlar Hesabının, tek düzen muhasebe standartlarına aykırı şekilde borç bakiyesi verdiği, konuya ilişkin ifadesine başvurulan kurum temsilcisinin, ortakların firmadan olan alacak ve borçlarını tek bir hesap üzerinden takip etmek amacıyla anılan hesabı borçlandırdıkları, hesabı sıklıkla kullanmalarının nedeninin şirket sermayesinin düşük olmasından dolayı sürekli finansman gereksinimi duymaları olduğu, şirketin finansman ihtiyacının ortaklardan alınan borçlarla karşılandığı, firmanın ortaktan aldığı para karşılığında faiz vermediği gibi ortağına vermiş olduğu para karşılığında da faiz almadığı şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyan ve defter kayıtları uyarınca faiz hesaplanmadığı görülen ve tamamı ortaklardan ...'e ilişkin borçlanmalardan kaynaklanan anılan hesaptaki bakiye tutarlarına, Merkez Bankasınca uygulanan reeskont faizi oranında hesaplanan 61.281,71 TL faiz gelirinin 2016/10-12 dönemi kurum geçici vergisi matrahına eklendiğinin anlaşıldığı, kendisini oluşturan ortakların kişiliğinden ayrı ve bağımsız bir kişiliğe sahip olan ve temel amacı kar elde etmek olması gereken davacı ticaret şirketinin, kaynaklarından biri olan parayı belli bir süre başkasının kullanımına bırakması halinde faiz istemesi ve alması gerekmekte olup tek düzen muhasebe standartlarına aykırı şekilde 331-Ortaklara Borçlar Hesabında borç bakiyesi olarak kaydettiği ve ortaklarından ...'e kullandırdığı paralar nedeniyle davacı şirketin yoksun kaldığı 61.281,71 TL faiz gelirinin kurum geçici vergisi matrahına dahil edilerek bu tutar üzerinden kurum geçici vergisi hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirket hakkında yapılan tarhiyatın üçüncü nedeni, şirketin aktifine kayıtlı olmayan taşıtlara ait akaryakıt harcamalarının gider olarak dikkate alındığı, KDV hariç 12.921,93 TL tutarındaki bu akaryakıt giderlerine ilişkin harcamaların 2016/1-3 (7.689,61 TL) ve 2016/4-6 (5.232,32 TL) dönemleri kurum geçici vergisi maliyet hesapları arasından çıkarılması gerektiği yönündeki tespit olduğu, dosyanın incelenmesinden, başka kişi ve şirketlere ait muhtelif taşıtlara ilişkin akaryakıt giderlerinin indirim konusu yapıldığı, konuya ilişkin ifadesine başvurulan kurum temsilcisinin, söz konusu taşıtların ortağı oldukları firmaya ait oldukları ve şirketin işleri için kullanıldığından kendileri tarafından giderleştirildiği yönünde beyanda bulunduğu, olayda, akaryakıt giderleri indirim konusu yapılan taşıtların davacı şirketin işletmesine dahil olmadığında uyuşmazlık bulunmadığı, söz konusu araçların davacı tarafından kiralandığına ilişkin defter ve belgelerde bir kayıt da yer almadığı, bu durumda, kiralama yoluyla edinilmeyen ve işletmeye de dahil olmayan taşıtlara ilişkin olduğu halde indirim konusu edilen akaryakıt giderlerine ilişkin harcamaların kurum geçici vergisi maliyet hesaplarından çıkarılması suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirket hakkında yapılan tarhiyatın dördüncü nedeni, ... Med. Ltd. Şti.'nden alınan ve defter ve beyanlara yansıtılan mal alışına ilişkin faturanın yasal belgeler arasında yer almadığı, ilgili dönem maliyetleri arasından çıkarılmayan bu tutarın maliyet hesaplarından çıkarılması gerektiği yönündeki tespit olduğu, dosyanın incelenmesinden, ... Med. Ltd. Şti.'nden alınan ... tarih ve ... yevmiye numaralı 1.585.000,00 TL tutarındaki mal alışına ait faturanın incelemeye ibraz edilmediği, bu alıma ilişkin Ba bildiriminde bulunulmadığı, konuya ilişkin ifadesine başvurulan kurum temsilcisinin, anılan faturanın iade edildiği, ancak kayıtlardan çıkarılmasının unutulduğu yönünde beyanda bulunduğu, olayda, faturanın iade edilmiş olması ve kurum temsilcisince iade edilen faturanın kayıtlardan çıkarılmasının unutulduğunun beyan edilmiş olması karşısında tarhiyatın bu kısmında yasal isabetsizlik görülmediği, uyuşmazlığın vergi ziyaı cezalarının tekerrür uygulanmasından kaynaklanan kısmına gelince, olayda, davacıya tebliğ edilen ihbarnamede vergi ziyaı cezasının %50 oranında artırılarak uygulandığı görülmekle birlikte söz konusu artırımın yasal dayanağı hakkında açıklama yapılmaması, bir başka deyişle hangi kanunun hangi maddesine dayanılarak işlem tesis edildiği hususunda bir kayda yer verilmemesi karşısında davacının savunma hakkının kısıtlandığı, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanarak artırılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu vergi ziyaı cezalarının üzerinden kesildiği geçici vergi matrahının hesaplanmasında dikkate alınan unsurlardan, kasa hesabında tutulan 100.000,00 TL'yi aşan tutarlar için Merkez Bankasınca uygulanan reeskont faizi oranında faiz hesaplanması ve bu şekilde hesaplanan faizden gerçek kişi ortağın hissesine isabet eden 12.067,29 TL'nin 2016/10-12 dönemi kurum geçici vergisi matrahına eklenmesine ilişkin kısım, şirketin aktifine kayıtlı olmayan taşıtlara ait akaryakıt harcamalarının 2016/1-3 (7.689,61 TL) ve 2016/4-6 (5.232,32 TL) dönemleri kurum geçici vergisi maliyet hesapları arasından çıkarılması sonucu hesaplanan kısım ile ... Med. Ltd. Şti.'nden alınan ve defter ve beyanlara yansıtılan mal alışına ilişkin faturanın yasal belgeler arasında yer almaması nedeniyle bu faturadaki tutarın maliyet hesaplarından çıkarılması sonucu 2016/7-9 dönemi için hesaplanan kısım hakkında ileri sürdüğü iddialar, mahkeme kararının bu kısımlarına ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, 331-Ortaklara Borçlar Hesabında bulunan bakiye tutarlarına ilişkin vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemine gelince, davaya konu olan vergi ziyaı cezasının üzerinden kesildiği geçici verginin matrahı yönünden bağlı bulunduğu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin iptali istemiyle açılan davayı kısmen reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, 331-Ortaklara Borçlar Hesabında bulunan bakiye tutarlara ilişkin hüküm fıkrasının, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırıldıktan sonra, cezalı tarhiyatın anılan kısmının iptaline karar verildiğinden, bu dosyada istinaf başvurusuna konu edilen vergi mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasının bu kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasının da kaldırılması gerektiği, davalı idare tarafından, mahkeme kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür uygulanmasından kaynaklanan kısmı bakımından davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemine gelince, Vergi Usul Kanunu'nun 366. maddesinin ikinci fıkrasının 9. bendinde, tekerrüre ilişkin her türlü bilginin ceza ihbarnamesinde açıkça yer alması gerektiğinin kurala bağlanması karşısında, vergi mahkemesince, olayda, davacıya tebliğ edilen ihbarnamede vergi ziyaı cezasının %50 oranında artırılmasının yasal dayanağı hakkında açıklama yapılmaması, bir başka deyişle hangi kanunun hangi maddesine dayanılarak işlem tesis edildiği hususunda bir kayda yer verilmemesi nedeniyle davacının savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanarak artırılan kısmı bakımından davanın kabulünde sonucu itibarıyla sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine; Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Şirketin muhasebe kayıtlarını Vergi Usul Kanunu'na uygun olduğu ancak gerçek durumu gösteren ticari faaliyetler ve buna dayalı kasadaki nakit akışları değerlendirmede, sadece Kasa Hesabının göz önüne alındığı, Kasa Hesabı olarak gözüken durumun gerçekte banka ve benzeri kuruluşlar aracı kılınarak gerçekleştirildiği, ancak bankadan yapılan bu ödemeler, muhasebe kayıtlarına sehven kasadan yapılmış gibi göründüğü, söz konusu raporda Kasa Hesabında bulunan 100.000,00 TL üzerindeki parayı ortağın kullandığını varsayması ve bunun üzerinden örtülü kazanç dağıtımına konu ederek faiz geliri edildiğini iddia etmesinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığı, ... Proje İnş. Ltd. Şti. ve ... İnşaat Dek. Eml. Turz. San. Tic. Ltd. Şti’den alınan malzemelerin kurumlar vergisi yönünden maliyet olarak kabul edildiği, ayrıca bu firmalardan satın alınan malzemelere ilişkin ödemelerin tamamı banka kanalıyla ve çekle yapılan ödemelerle gerçekleştirildiği ve bu malzemelere ilişkin nakliye faturası ile makine ve malzeme teslimine ilişkin teslim tutanakları da ibraz edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mükellef kurumun tespit edilen dava konusu fiilleri, 2016 yılı defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikalarının, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan usülsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmadığını gösterdiği ve tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil teşkil ettiği, ayrıca tekerrüre neden olan vergi/ceza ihbarnamesinin davacı tarafından sistem üzerinden verilen “kanuni süresinden sonra düzeltme beyannamesi”ne ilişkin olduğu ve sistem tarafından otomatik olarak düzenlendiği, tebliğin de mükellefe sistem üzerinden otomatik yapıldığı ileri sürülmektedir.<br><br>DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.<br><br>TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> Davacının ileri sürdüğü iddialar ile davalı idarenin kararın, 331-Ortaklara Borçlar Hesabında bulunan bakiye tutarlarına ilişkin cezalı tarhiyattan kaynaklanan kısmına ilişkin ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Davalı idarenin, kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrürden kaynaklanan kısmına yönelik temyiz istemine gelince; <br>2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ''Vergi Ödevi'' başlıklı 73. maddesinde; ''Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Yine 141. maddesinin 4. fıkrasında, ''Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir'' düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7338 sayılı Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe giren 38. maddesiyle değişen 339. maddesinde; “Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz. Birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihi dikkate alınır.” hükmü yer almaktadır.<br> 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmüne yer verilmiştir. <br> 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un "Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında ise; ''lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.'' düzenlemesi yer almıştır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay'ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. <br> Dosyanın incelenmesinden; 2016 yılına ilişkin uyuşmazlıkta, davacı adına 2013 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin düzeltilerek internet ortamında verilmesi üzerine kesilen ve tebliğ edilerek 2014 yılında kesinleşen 2.500,00 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası esas alınarak, dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak %50 oranında artırıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu olayda vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanması yerinde olmakla birlikte, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinin 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değişen hâlinin, düzenlemenin önceki hâline göre davacının lehine olduğu ve davacı lehine ortaya çıkan bu yeni hukuki durum karşısında, bir ceza kanunu müessesesi olan "lehe olan kanun hükmünün uygulanması" ilkesinin vergi hukukunun niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanabileceği hususu göz önüne alındığında, uyuşmazlıkta vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle artırılan kısımların tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezası tutarını her bir dönem için (2.500,00 TL) aşmaması gerektiği sonucuna varılmıştır. <br> Bu husus yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik kapsamında görüldüğünden, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalarının tekerrür uygulanarak artırılmasına ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmı ile 331-Ortaklara Borçlar Hesabında bulunan bakiye tutarlarına ilişkin cezalı tarhiyattan kaynaklanan kısmı yönünden davanın kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, <br>5. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> </font></p></body></html>
resim