<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/1734 E.  ,  2023/3669 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2022/1734<br>Karar No : 2023/3669<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…<br>VEKİLİ : Av. …<br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacının, 2012 yılının Mart ila Eylül dönemlerine ait katma değer vergisi iadesi tasdik raporlarını düzenlediği … Dış Ticaret ve Danışmanlık Limited Şirketi'nin muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanarak ve yapmış olduğu ihracatlara ilişkin olarak muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyerek haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle sözü edilen eylemden kaynaklanan vergi kaybından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak adına tanzim edilen ve söz konusu dönemlere ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizini içeren … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Tasdik kapsamından kaynaklanan sorumluluğun mali müşavirlerin imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan bir sorumluluk olduğu dikkate alındığında davalı idarece bu kapsamla sınırlı olarak işlem yapılabileceği, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezanın, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından kaynaklanmayıp şirketin haksız yere aldığı iddia edilen katma değer vergisi iadelerine ilişkin inceleme raporundaki hususlara dayandığı yani işlem ile davacının eylemi arasında doğrudan bir bağ bulunmadığı, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca sorumluluğundan söz edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından davacı adına müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 07/03/2012 ila 01/01/2013 tarihleri arasında Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün, sonrasında ise Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olduğu, dava konusu ödeme emirlerinin davacının bağlı bulunduğu Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenmesi gerekirken bu konuda yetkili olmayan vergi dairesince düzenlendiği anlaşıldığından tanzim edilen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir<br>.<br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br>(X)-KARŞI OY : <br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Takibata Selahiyetli Tahsil Dairesi" başlıklı 5. maddesinde, ''Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır. Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya malların bulunduğu mahalde yapılacak takipleri, o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.'' denilmiş; 213 sayılı Kanunu'nun, "Vergi Uygulamasında Yetki" bölümünde, ''Vergi Dairesi'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, vergi dairesi, ''mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire'' şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında, mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı olduklarının vergi yasalarıyla belirleneceği kurala bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasının ikinci tümcesinde, Maliye Bakanlığı'na, vergi dairelerinin yetki alanları ile mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirleme konusunda yetki verilmiştir. Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, katma değer vergisinin, mükellefin işyerinin bulunduğu yer vergi dairesince tarh olunacağı belirtilmiştir.<br>Sözü edilen kurallar uyarınca, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların zam ve cezalarında vergi mükellefinin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tarh, tahakkuk, tebliğ ve tahsil işlemleri yapılmaktadır.<br>213 sayılı Kanun'un Ceza Kesme Yetkisi başlıklı 365. maddesinde, "Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir." denilmek suretiyle, mükelleflerin vergi ziyaını oluşturan kimi fiillerine iştirak edenlere Kanun'un 344. maddesi uyarınca kesilmesi gereken vergi ziyaı cezaları, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilmekte ve tahsil edilmektedir. Ayrıca, mirasçıların veya asıl borçlu tüzelkişiden tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklar, vergisel yükümlülüğünü yerine getirmeyen kanuni temsilcisi ve/veya ortakların takibi de yine asıl borçlu yükümlünün bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından yapılmaktadır.<br>Buna göre, ilgili yasa kurallarının, yetki konusunda adına işlem yapılacak mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesini değil, vergiyi doğuran olayların ilgili olduğu vergi dairesini esas aldığı ve işlemlerin bu vergi dairesince yürütülmesinin kabul edildiği sonucuna varılmaktadır. Diğer bir deyişle, yetki kuralı, takip edilmesi gereken kişiye değil, takibin konusu olan verginin mükellefine göre belirlenmiş; verginin mükellefi olmayan kişinin bağlı olduğu vergi idaresinin yetkisi ise, niyabeten yapabileceği işlerle sınırlı tutulmuştur.<br>Bakılmakta olan davada, ödeme emri ile istenen amme alacağının asıl borçlusu, LSB Dış Ticaret ve Danışmanlık Limited Şirketidir. Söz konusu amme alacağının asıl borçludan ya da müştereken ve müteselsilsen borçtan sorumlu sıfatıyla davacıdan takip ve tahsiline, şirketin bağlı olduğu Gediz Vergi Dairesi Müdürlüğü yetkili bulunduğu dolayısıyla davacı adına Kadıköy Vergi Dairesi tarafından düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği görüşüyle Daire kararına bu yönden katılmıyorum.</font></p></body></html>

resim