<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1539 E.  ,  2023/3352 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>DOKUZUNCU DAİRE<br> Esas No : 2021/1539<br> Karar No : 2023/3352<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yapı ve Proje Taahhüt Limited Şirketi <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br> <br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ihale edilen ve davacı şirketin uhdesinde kalan … ihale kayıt numaralı "Tunceli Üniversitesi Artuklu Yerleşkesi 2. Etap Kampüs Binalarının İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşi"ne ilişkin sözleşme nedeniyle 2019/Aralık dönemi için ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden yapılan damga vergisi tahakkukunun iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi istemine ilişkindir. <br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasının incelenmesinden, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ihalesi yapılan ve davacının uhdesinde kalan "Tunceli Üniversitesi Artuklu Yerleşkesi 2. Etap Kampüs Binalarının İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşi"ne ilişkin 2019/Aralık dönemi için ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden tahakkuk ettirilen 2.113.800,00 TL'lik damga vergisinin iptali ile söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı olayda, davacı şirket tarafından söz konusu iş için vergi resim ve harç istisnası belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun Ticaret Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedildiği, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın … Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddine karar verildiğinin görüldüğü bu durumda, davacı şirketin ihale konusu iş ile ilgili olarak döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında damga vergisi istisnası uygulanmasını gerektiren niteliklere haiz olmadığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ihalesi yapılan ve davacının uhdesinde kalan "Tunceli Üniversitesi Artuklu Yerleşkesi 2. Etap Kampüs Binalarının İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşi" nedeniyle 2019/Aralık dönemi için ihtirazi kayıtla verilen beyannameye dayanılarak tahakkuk ettirilen 2.113.800,00 TL'lik damga vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesi'nce, davacı şirket tarafından vergi, resim ve harç istisnası belgesi düzenlenmesi için yapılan başvurunun reddine dair Ticaret Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın ... Vergi Mahkemesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, ...Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusu sonucunda … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; "Davacı Şirketçe ikmali üstlenilen "Tunceli Üniversitesi Aktuluk Yerleşkesi 2. Etap Kampüs Binalarının İnşaatı İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi"ne ilişkin olarak, ilk aşamada işi üstlenen ortak girişimin başvurusu üzerine Vergi Resim ve Harç İstisnası Belgesi düzenlendiği, bu anlamda döviz kazandırıcı faaliyet niteliğinde olduğu ilgili idarelerce belgeye bağlanmak suretiyle kabul edilen işin 7161 sayılı Kanun'dan istifade edilerek tasfiye edilmiş olması, bu niteliğini ortadan kaldırmadığından dava konusu başvurunun reddine ilişkin işlemde ve Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle söz konusu Mahkeme kararı kaldırılarak, vergi, resim ve harç istisnası belgesi düzenlenmesi için yapılan başvurunun reddine dair Ticaret Bakanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptaline kesin olarak karar verildiği bu durumda, anılan karar uyarınca davacı şirkete vergi, resim ve harç istisna belgesi düzenleneceğinden, söz konusu belgeye bağlanan "Tunceli Üniversitesi Artuklu Yerleşkesi 2. Etap Kampüs Binalarının İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşi" için 2019/Aralık dönemi için ihtirazi kayıtla verilen beyannameye dayanılarak tahakkuk ettirilen damga vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının faiz istemine ilişkin olarak ise; devletin, mükellef tarafından dava konusu yapılan vergilerin ödeme yapılmamış kısmına, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, yargı organı kararının tebliğ tarihine kadar geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında gecikme faizi hesaplamak suretiyle uğradığı ekonomik kaybının telafi edilmesinin amaçlandığı, aynı ilişkinin diğer tarafı olan mükellefin davayı kazanması durumunda, aynı yasada herhangi bir düzenleme öngörülmemesi nedeniyle vergi hukukunun temel işlevi olan devletle mükellef arasında kurulmaya çalışılan çıkarlar dengesinin mükellef aleyhine bozulduğu, bu dengesizliğin mükellefe iade edilecek vergilere de, devletin kendi alacaklarına uyguladığı gecikme faizi oranının esas alınması suretiyle giderilmesi gerektiği, bu hususun hukuk devletinde adil dengenin sağlanması için zorunlu olduğu ve davalı idarece ödenecek faiz miktarının, tahsil tarihinden itibaren gecikme zammı oranında hesaplanacağı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu damga vergisi tahakkukunun iptaline ve davacıdan tahsil edilen tutarın, ödenme tarihinden itibaren işletilecek gecikme zammı oranında faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 488 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesi uyarınca döviz kazandırıcı faaliyet nedeniyle damga vergisi istisnası uygulanabilmesi için, söz konusu işin maddede sayılan işlem ve faaliyetlerden biri olması ve düzenlenen kağıdın vergi, resim ve harç istisnası belgesinin geçerlilik süresi içinde düzenlenmiş olması gerektiği, yapılan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY: <br> Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ihale edilen ve davacı şirketin uhdesinde kalan … ihale kayırt numaralı "Tunceli Üniversitesi Artuklu Yerleşkesi 2. Etap Kampüs Binalarının İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşi"ne ilişkin sözleşme nedeniyle 2019/Aralık dönemi için ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden yapılan damga vergisi tahakkukunun iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi istenilmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinin 2. fıkrasında, kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hakimin, örf ve adet hukuka göre, bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar vereceği öngörülmüş; 4. maddesinde de hakimin takdir yetkisi düzenlenmiştir. Buna göre, kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.<br>Anayasanın 148. maddesinin 1. fıkrasında, Anayasa Mahkemesinin, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımında uygunluğunu denetleyeceği ve bireysel başvuruları karara bağlayacağı düzenlenmiş; 152. maddesinde de bir davaya bakmakta olan mahkemenin, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakacağı öngörülmüştür.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında: "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesinin 10/2/2011 tarihli ve E:2008/58, K: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli, 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği, söz konusu 120. maddede ise; vergi hatalarının düzeltme fişine dayanılarak düzeltileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla verginin, aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunacağı, düzeltme fişinin bir nüshasının, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edileceği belirtilmiştir.<br>213 sayılı Kanun'un yine aynı Kanunla eklenen geçici 29. maddesinde ise bu Kanunun 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemesi kararlarının bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, ödenen damga vergisinin iadesine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının, faize ilişkin kısmına yönelik temyiz istemi yönünden;<br> Yukarıda yer verilen düzenlemelerde görüleceği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinde hakime hukuk yaratma yetkisi tanınmış ve bu yetkinin kullanılacağı koşullar ve sınırlar belirlenmiş bulunmaktadır. Buna göre, bu yetkinin kanunda ve örf ve adet hukukunda kural olmaması durumda kullanılması öngörülmüş ve hakimin kanun koyucu gibi hareket etmesi gereği vurgulanmıştır. Bu kapsamda, keyfilikten ve o anın koşullarının etkisinden uzak bir şekilde, eşitlik ve hukuk güvenliği çerçevesinde, hukuk devletinin gerekleri ile sonradan diğer olaylar için de temel olabilecek şekilde kullanılması gerekmektedir.<br>Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde ise, hakimin takdir yetkisi düzenlenmiştir. Hakimin takdir yetkisi, hukuk yaratma yetkisinden farklıdır. Burada, hakimin önündeki somut olaya uygulayacağı bir kural bulunmakta olup, olayın önceden bilinmeyen özellikleri dolayısıyla hakime bir değerlendirme, tercih yapma yetkisi tanınmış bulunmaktadır.<br>Hakimin takdir yetkisi de sınırsız değildir. Hakim bu yetkisini, ancak kendisine kanunen açık yahut zımni olarak bu hakkın tanınmış olduğu durumlarda, kanunun çizdiği sınırlar içerisinde, hakkaniyet ve nefaset kurallarına göre kullanması gerekmektedir.<br>Bu açıklamalar kapsamında, somut olaya ilişkin bir kanun hükmünün bulunması ve kanun hükmünde hakime açık ya da zımni olarak takdir yetkisi tanınmamış olduğu durumlarda, hakimin hukuk yaratma ya da takdir yetkisini kullanması mümkün değildir. Başka bir anlatımla, bu durumda hakimin, ilgili kanun hükmünü ihmal etme yetkisi bulunmamaktadır. Aksi bir tutum, keyfiliğe, ayrımcılığa, hukuk düzeninin bozulmasına yol açacaktır.<br> Ancak böyle bir durumda, söz konusu kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğu kanısına varılması halinde, hakime, Anayasanın 152. maddesinde, ilgili kanun hükmünün Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kanunların Anayasaya aykırılığını denetlemekle görevli Anayasa Mahkemesine itiraz yoluna başvurma imkanı tanınmıştır. <br>Mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte, 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı öngörülmüştür.<br>Diğer bir ifadeyle, vergi idaresince, mükelleflerden, 15/06/2012 tarihinden sonra fazla ve yersiz olarak tahsil edilen tutarların 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça hüküm altına alınmış bulunmaktadır. <br>Dosyanın incelenmesinden; Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca ihale edilen ve davacı şirketin uhdesinde kalan … ihale kayıt numaralı "Tunceli Üniversitesi Artuklu Yerleşkesi 2. Etap Kampüs Binalarının İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İkmal İşi"ne ilişkin sözleşme nedeniyle 2019/Aralık dönemi için ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden yapılan damga vergisi tahakkukunun iptali ile ödenen tutarın faiziyle iadesi istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda, dava konusu damga vergisinin tahsil tarihi itibarıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yürürlükte olmasına ve kanunun açık hükmü bulunmasına rağmen Bölge İdare Mahkemesince; hukuk devletinin adil dengesinin korunması gerektiğinden bahisle devlet tarafından kendi alacaklarına uygulanan faiz oranı olan 213 sayılı Kanunu'nun 112/3.maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin uygulanması gerektiği yolunda faiz istemi yönünden verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,<br> … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu damga vergisi tahakkuku işleminin iptali ve ödenen tutarın iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, faize ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,<br>Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

resim