<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/5331 E.  ,  2023/3972 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> DÖRDÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2021/5331<br>Karar No : 2023/3972 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı <br> (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Otomotiv Mobilya Nakliye Danışmanlık ve Aracılık Hizmetleri İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait vergi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla adına tarh edilen vergi aslı ve cezaların kaldırılması ve tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, söz konusu ödeme emirleri içeriğindeki vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğramış olması nedeniyle takipten kaldırılması gerektiği talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; asıl borçlu şirkete ait amme alacakların tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla … tarih ve …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ile … tarih ve … sayılı numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği, … tarih ve … sayılı numaralı ödeme emri dışındaki ödeme emirleri bakımından; asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2005 ila 2011 yılları arasında asıl borçlu şirkete tebliğ edildiği, bazı borçlar için 2010 yılı ve öncesinde ödeme yapıldığı, bazı borçlar için ise zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2014 yılında ödeme yapıldığı görüldüğünden davacının idareye başvurduğu tarih itibarıyla söz konusu borçların zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı numaralı ödeme emri bakımından ise; ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirkete 2011 yılında tebliğ edildiği, 2015 yılında cüzi tutarlı ödemelerde bulunulduğu anlaşıldığından anılan ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu kararın, davanın kabulüne yönelik kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, karara yönelik davacı istinaf istemi yönünden ise, … tarih ve … sayılı numaralı ödeme emri içeriği borçlara ilişkin tarhiyatın asıl borçlu şirkete 2011 yılında tebliğ edildiği, 2011 yılını izleyen takvim yılı başından itibaren işlemeye başlayan tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2016 tarihinde dolduğu, davacının idareye başvurduğu tarih itibarıyla söz konusu borçların tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından … tarih ve … sayılı numaralı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. <br><br>TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>Davacı tarafından, asıl amme borçlusu ... Otomotiv Mobilya Nakliye Danışmanlık ve Aracılık Hizmetleri İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait vergi borçları nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla adına tarh edilen vergi aslı ve cezaların kaldırılması ve tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, söz konusu ödeme emirleri içeriğindeki vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğramış olması nedeniyle takipten kaldırılması gerektiği talebiyle yaptığı başvurunun, davacının ilgili dönemlerde anılan şirketin kanuni temsilcisi olduğu, söz konusu işlemlerin ilgili dönemler için tesis edildiğinden bahisle reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın kabulüne yönelik Vergi Dava Dairesi kararı temyiz edilmiştir.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde, vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu, 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı'na müracaat edebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.<br>Mezkur hükümlere göre, bir vergilendirmenin düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan bir başvuru suretiyle yargı önüne getirilebilmesi için düzeltme nedeni olarak ileri sürülen hususların, vergi hatası kapsamında mütalaa edilmesi, vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için de ileri sürülen hususun yasada hukuki yoruma yer vermeyecek şekilde açık olarak belirtilmesi gerektiği, düzeltme ve şikayet başvurusunun belirtilen niteliği gereği, ilgiliden istenen vergi, resim, harç ve bunlara ilişkin cezaların ancak, tarh ve tahakkuk aşaması ile ilgili taleplerin bu başvuru kapsamında incelenebileceği, Vergi Usul Kanunu'nun 126. maddesinde, 114. maddede yazılı zamanaşımı dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının düzeltilemeyeceği, şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresinin; (b) bendinde, ilan yoluyla tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; (c) bendinde, ihbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanun'a göre haczin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı belirtilmişse de, bu düzenlemenin ancak, ihbarname ve ödeme emrinin ilan yoluyla tebliğ edildiği durumlarla sınırlı olarak uygulanmasının mümkün olduğu belirtilerek, sözü edilen hususun dışında Vergi Usul Kanunu 120,122 ve 124. maddelerinde öngörülen ''düzeltme'' ve ''şikayet yolu ile müracaat'', kamu alacaklarının güvenceye bağlanması yahut tahsili amacıyla tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemleri kapsamadığı, dolayısıyla kamu alacağının cebren tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı düzeltme ve şikayet yolu izlenmesine olanak bulunmadığı görülmektedir.<br>Dosyanın münderecatından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 22/11/2010 ve 21/11/2011 tarihlerinde davacıya bilinen adresinde tebliğ edildiği, dava konusu yapılmaksızın kesinleştiği, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin kaldırılması iradesine havi davalı idare evrak kaydına giren … tarih ve … sayılı talep/müracaatın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, ödeme emri; kamu alacağı niteliğini kazanmış vergi ve cezaların tahsili amacıyla vergi dairelerinin tahsilat aşamasında yaptıkları işlemlerden olduğundan 6183 sayılı Kanun'a göre yapılan bu işlemlere karşı düzeltme ve şikayet yolunun kullanılmasına hukuki olanak bulunmadığı, davacı tarafından ileri sürülen iddialar, ancak ödeme emrine karşı süresi içerisinde açılan davalarda ileri sürüleceğinden bir başka deyişle işbu davaya konu işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve icrai nitelikte işlem olmadığı anlaşıldığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca karar verilmesi gerekirken temyize konu uyuşmazlığı karara bağlayan Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br>(X) KARŞI OY :<br>Temyiz istemine ilişkin dilekçe ile ileri sürülen iddialar temyize konu edilen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istemin reddi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.<br><br><br>(XX) KARŞI OY :<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda, tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren dava açma süresinin başlayacağı, 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden de inceleneceği, 6. bendinde, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddesinin 1/b bendinde de, süresinde açılmayan davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (06/01/1982 tarih ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13. maddesine göre Vergi İtiraz Komisyonu deyiminden Vergi Mahkemelerinin anlaşılması gerekir.) nezdinde itirazda bulunabileceği, itirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı belirtilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesinin 06/01/2011 tarih ve E:2008/96, K:2011/03 sayılı kararında da, ödeme emrinin özellik ve niteliği ile diğer idari işlemlerin özellik ve niteliklerindeki farklılıklar ve kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi, kamu alacaklarının sürüncemede bırakılmamasındaki kamu yararı ve yükümlünün ödeme emri tebliğ edilmeden önceki aşamalarda her zaman idari işlemlere karşı dava açma hakkı bulunduğu da dikkate alındığında ödeme emrine karşı açılacak davalarda bu sürenin yedi gün olarak öngörüldüğüne vurgu yapılmıştır.<br>Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un ''Üst Makamlara Başvurma'' başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, olay tarihinde yürürlükte olan 2. fıkrasında, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, 3. fıkrasında da, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı hükme bağlanmış ve maddenin gerekçesinde söz konusu düzenlemenin amacının, bir yönden, hukuka bağlı idare anlayışına uygun davranmak durumunda olan idareye, yapmış olduğu hukuka aykırı idari işlemini, dava yoluna gidilmesine gerek bırakmaksızın, düzeltme olanağı tanımak, diğer yönden de, idare edilenlerin, uzun ve masraflı yargı başvurusu yerine, daha kısa ve masrafsız olan idari başvuru ile hedeflerine ulaşabilmelerini sağlamak olduğu açıklanmıştır.<br>Yukarıda mezkur Kanun hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde, kişilerin daha önce haklarında tesis edilmiş bir işleme karşı idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle üst makama, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makama, idari dava açma süresi içinde başvurabileceklerine ilişkin ihtiyari bir yolun düzenlendiği, oysaki ödeme emrinin, vergi dairelerinin idari işlevleriyle ilgili olarak tesis ettikleri uygulanabilir nitelikte ve yükümlülerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde yenilik yaratan irade açıklaması suretiyle tesis edilen işlemlerden farklılık arz ettiği, ödeme emirlerine karşı dava açma süresinin, genel dava açma süresinin aksine yedi gün ile sınırlandırıldığı, buna göre, belirtilen özelliği gereği ödeme emrine karşı açılacak davalarda, dava açmadan evvel düzeltme talebi ile idareye başvurulmuş olmasının süreyi uzatmayacağı, dolayısıyla, sürenin durması ve kesilmesi gibi durumlar da özel kanunlarda düzenlenmediğinden, bu sürenin hak düşürücü süre olarak kabul edileceği açıktır.<br>Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emirleri içeriğindeki vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğramış olması nedeniyle takipten kaldırılması gerektiği talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen haller dışında, vergi dairelerince amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen ödeme emrinin tebliği üzerine ödeme emirleri içeriğindeki vergi borçlarının tahsil zamanaşımına uğramış olması nedeniyle takipten kaldırılması gerektiği talebiyle süresinden sonra yaptığı başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesin uyarınca uygulanma olanağı bulunmadığından, işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği, temyize konu kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.</font></p></body></html>

resim