<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3519 E. , 2023/787 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/3519<br>Karar No : 2023/787 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br> <br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Noter olarak görev yapan davacının, noter işlemleri sebebiyle tahsil ettiği noter beyiyesinin (noter hissesinin) iade edilmesi gerektiğine ilişkin Beyazıt Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla;<br>1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 118. maddesinde belirtildiği üzere, noterlerin yaptıkları işlemler dolayısıyla tahsil ettikleri vergi, resim ve harç tutarları üzerinden kanunla belirtilen oran üzerinden noter hissesi aldıkları, yapılan bu ödemenin bir hizmet karşılığı olduğu, noter hissesinin kamu alacağı niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle yersiz alınan noter hissesinin (beyyiye aidatı) 6183 sayılı Kanun uyarınca geri istenilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br>Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 04/11/2021 tarih ve E:2019/101, K:2021/5096 sayılı kararıyla;<br>Uyuşmazlığın, taraflarca akdedilen ticari işletme rehni sözleşmesinden doğan damga vergisinin Mahkeme kararı ile iadesine karar verilmesi nedeniyle noter olan davacının aldığı noter hissesinin de iade edilip edilmemesinden kaynaklandığı,<br>1512 sayılı Noterlik Kanunun 118. maddesine göre, noterlik hissesinin; vergi, resim, harç benzeri mali yükümler arasında yer almayıp, noterler tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemler üzerinden tahsil edilen ücret niteliğini taşıdığı, tahsil edilmiş olan vergi, resim ve harçların yersiz ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğinin tespit edilmesi durumunda ise, söz konusu noterlik hissesinin de hukuki dayanağının kalmayacağının açık olduğu, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen harç ve vergilerin vergi dairelerince iadesi üzerine buna bağlı olarak noter hissesinin de iade edilmesi gerektiği, İstanbul 13. Noteri olarak görev yapan davacının, düzenlediği ticari işletme rehni sözleşmesi nedeniyle ödenen damga vergisinin, mahkeme kararı ile hukuka aykırılığı ortaya konularak iadesine karar verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda damga vergisi üzerinden yüzde üç oranında kesilen noter hissesinin hukuki dayanağı kalmadığından verginin kesilip ödenmesi bakımından vergi idaresine karşı sorumlu olan ve noter hissesine konu işlemleri tesis eden davacı noterden istenilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği,<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; <br>6183 sayılı Kanun uyarınca kamu gücü kullanılarak tahsili sağlanmak istenen alacağın tahsiline yönelik işbu uyuşmazlıkta, ilk olarak değerledirilmesi gereken esas unsurun alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında kamu gücü kullanılarak tahsilinin sağlanıp sağlanamayacağına ilişkin olduğu, istinaf başvurusu reddedilen İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında olmadığına ilişkin olduğu, alacağın (noter hissesinin) varlığına yönelik hususun bu aşamada değerlendirilmediği, bu hususun genel hükümlere göre yapılacak takipte adli yargı merciince yapılacak bir değerlendirme olduğu, nitekim Danıştay kararında da noterlik hissesinin 6183 sayılı Kanun kapsamında bir alacak olduğu yönünde karar verilmediği, dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilip edilemeyeceği yönündeki uyuşmazlıkta alacağın 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilemeyeceği yönündeki iptal gerekçesinin, hukuka uygun olduğu gerekçesi eklenmek suretiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, her ne kadar ısrar kararında, noter beyiyesinin (noter hissesinin) 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilemeyeceği belirtilmekte ise de, uyuşmazlıkta, noter beyiyesinin damga vergisine bağlı alacak olduğunun açık olduğu, dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, noter hissesi olarak bilinen beyiye alacağının bir hizmet karşılığı olduğu, noterlik işleminin tamamlanmasıyla hizmetin ifa edildiği, dolayısıyla 1512 sayılı Kanun hükümleri uyarınca paylaştırılan beyiye hissesinin kamu alacağı niteliğinde olmadığı ve 6183 sayılı Kanun kapsamına sayılan kamu alacağı arasında yer almadığı, öte yandan, somut olayda noter hissesinin yersiz ödendiği kanıtlanmadığı gibi, görevini yapan noterin kusurlu hareket ettiğini gösteren hiçbir olgu ve delil bulunmadığı halde noter hissesinin iadesi sonucuna varılmasının hukuka aykırı olduğu, ayrıca noterlik işlemi nedeniyle tahsil edilip ortak hesaba alınarak o yerdeki bütün birinci sınıf noterlere dağıtılan noterlik hissesinin (beyiye payının) tamamı tarafına ödenmediği halde, noter hissesinin tamamının kendisince ödenmesinin talep edilmesinin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gibi, beyiyenin temelini teşkil eden damga vergisinin iadesi hakkındaki davada taraf gösterildiği halde, tarafı olmadığı bir dava nedeniyle yükümlülük altına sokulmasının adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : 1512 sayılı Kanun'un 119. maddesinde, noterlerin tahsil ettikleri vergi, resim ve harçlar ile değerli kağıt bedellerini beyanname ile vergi dairesine bildirmeleri ve yatırmaları gerektiği düzenlenmiştir. Maddede yer alan bu yükümlülük "şekli bir vergi ödevi veya hizmeti" olup, Kanun'un 118. maddesinde yer alan noterlik hissesine hak kazanılması belirtilen ödevin zamanında ve mevzuata uygun olarak yerine getirilmesine bağlıdır. Noter hissesinin yersiz ödendiğinden hareketle geri alınabilmesi için, ancak bu ödevin kusurlu olarak yerine getirildiği ve bunun sonunda noter hissesinin sebepsiz olarak edinildiğinin ortaya konulması gerekir. Bu nedenle; noterin kusurlu olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY :<br>Davacının İstanbul 13. Noterliğinde noter olarak görev yaptığı dönemde, iki şirket tarafından aralarında ticari işletme rehni sözleşmesi düzenlenmesi amacıyla İstanbul 13. Noterliğine başvuruda bulunulmuş, davacı tarafından düzenlenen sözleşme için 120.000,00-TL damga vergisi ilgili şirketten makbuz karşılığı tahsil edilmiş, ayrıca Noterlik Kanunu'nun 118. maddesinde yer alan, "noterler tahsil ettikleri vergi, resim ve harç tutarları üzerinden yüzde üç oranında noter hissesi alırlar." hükmüne istinaden ödenen damga vergisi üzerinden davacı tarafından noter hissesi alınmıştır.<br>Sonrasında, tarafların sözleşmeyi İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne tescil ettirmek üzere yaptıkları başvuru Sicil Müdürlüğü tarafından reddedilmiş, söz konusu işleme karşı açılan dava ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, ilgili şirket tarafından ticari işletme rehni sözleşmesine istinaden kendisinden tahsil edilen 120.000,00-TL damga vergisinin iade edilmesi istemiyle Gelir İdaresi Başkanlığına karşı dava açılmış, söz konusu davada, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla davanın kabulüne ve davacıdan tahsil edilen damga vergisinin davacıya iadesine karar verilmiştir.<br>Devam eden süreçte, tahsil edilen 120.000,00-TL damga vergisi davalı idarece ilgili şirkete ödenmiş, akabinde söz konusu vergiyi tahsil eden davacının, anılan vergi üzerinden almış olduğu noter hissesinin bir ay içerisinde ödenmesi gerektiğine ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine davacı tarafından temyizen incelenen dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun 1. maddesinde; "Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur." hükmüne, 37. maddesinde; "Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür.Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödeyebilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun "Noterlik mesleği" başlıklı 1. maddesinde; "Noterlik bir kamu hizmetidir. Noterler, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemek için işlemleri belgelendirir ve kanunlarla verilen başka görevleri yaparlar." kuralı, "Makbuz karşılığında tahsil ve noter hissesi" başlıklı 118. maddesinde; "Noterliklerde yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar dolayısıyle özel kanunları uyarınca ödenmesi gereken vergi, resim ve harçlar ile değerli kağıt bedelleri makbuz karşılığında tahsil olunur.<br>Şu kadar ki, noterler tahsil ettikleri vergi, resim ve harç tutarları üzerinden yüzde üç oranında noter hissesi alırlar. <br>Bu hissenin noterlere ödenmesi, beyiye aidatlarının ödenmesine ilişkin hükümler dairesinde yapılır." kuralı, "Harç, vergi ve resim bedellerinin yatırılması" başlıklı 119. maddesinde ise; "Noterler 118 inci madde uyarınca tahsil ettikleri vergi, resim ve harçlar ile değerli kağıt bedellerini aşağıda yazılı süre içinde ilgili vergi dairesine bir beyanname ile bildirmek ve aynı süre içinde yatırmakla yükümlüdürler.<br>Beyannameler her ayın 1 ile 15 inci ve 16 ile sonuncu günlerine ait iki devre için hazırlanır ve her ayın 15 inci ve son gününü takibeden 7 iş günü içinde ilgili dairelere verilir.<br>Beyannamelerin, ait oldukları döneme ilişkin vergi, resim ve harçlar ile değerli kağıt bedelleri tahsilatının ayrı ayrı toplamları ile bu dönemde yapılan işlemlerin birinci ve sonuncusunun yevmiye numarası da yazılmak suretiyle toplam sayısını gösterecek şekilde ve üç nüsha olarak düzenlenmesi zorunludur.<br>Noter, yatırmakla yükümlü olduğu parayı, ikinci fıkradaki süreler içinde posta veya banka havalesi ile ilgili daireye gönderebilir. Bu halde, havale makbuzu da beyanname nüshaları ile birlikte ilgili daireye ibraz edilir.<br>Noterlerin ilgili dairelere vereceği iki nüsha beyannameden bir nüshası ve eki makbuz nüshaları o dairede kalır. Diğer nüshaya (Kapsadığı para vezneye yatırılmıştır) veya (Kapsadığı paranın posta veya banka havalesi ile gönderildiğine dair makbuz ibraz edilmiştir) şerhleri verilerek, resmi mühür ve imza ile onaylandıktan sonra, notere geri verilir. Noter bu nüshayı 71 inci madde uyarınca vereceği aylık cetvel ile birlikte Türkiye Noterler Birliğine gönderir. Yatırdığı para için ilgili daireden alacağı makbuz noterlikte saklanır..." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlık, taraflarca akdedilen ticari işletme rehni sözleşmesinden doğan damga vergisinin Mahkeme kararı ile iadesine karar verilmesi nedeniyle noter olan davacının söz konusu damga vergisi üzerinden aldığı noter hissesinin (beyiyesinin) iadesinin davacıdan istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir.<br>1512 sayılı Noterlik Kanunun 118. maddesine göre noterlik hissesi; vergi, resim, harç benzeri mali yükümler arasında yer almayıp, noterler tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harca ilişkin iş ve işlemlere bağlı ücret niteliğini taşıdığı gibi bu ücret bir kamu hizmetinin uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Tahsil edilmiş olan vergi, resim ve harçların yersiz ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiğinin tespit edilmesi durumunda, söz konusu noterlik hissesinin de hukuki dayanağının kalmayacağı ve fazla ve yersiz olarak tahsil edilen harç ve vergilerin vergi dairelerince iadesi üzerine buna bağlı olarak noter hissesinin de iade edilmesi gerektiği açıktır.<br>Bakılan uyuşmazlıkta; İstanbul 13. Noteri olarak görev yapan davacının, düzenlediği ticari işletme rehni sözleşmesi nedeniyle ödenen damga vergisinin mahkeme kararı ile hukuka aykırılığı ortaya konularak iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda damga vergisi üzerinden yüzde üç oranında kesilen noter hissesinin hukuki dayanağı kalmadığından verginin kesilip ödenmesi bakımından vergi idaresine karşı sorumlu olan ve noter hissesine konu işlemleri tesis eden davacı noterden istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Öte yandan, davacı tarafından, noterlik hissesinin (beyiye payının) tamamının tarafına ödenmediği, söz konusu hissenin ortak hesaba alınarak o yerdeki bütün birinci sınıf noterlere dağıtıldığı, dolayısıyla noter hissesinin tamamının kendisince ödenmesinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu savunulmuş ise de, bu durumun davacı noter ile İstanbul Noter Odası arasındaki iç işleyişe ilişkin bir durum olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>
resim