<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/7301 E.  ,  2025/5732 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/7301<br>Karar No : 2025/5732 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...<br> 2-...<br> 3- ...<br> 4- ...<br> 5-...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'ın, 03/05/2018 tarihinde kızı olan davacı ... ile birlikte, ...'nın eşi H.K. tarafından ikamet ettikleri Erzincan şehir merkezinden Sivas iline rızaları dışında götürülmek istenilmesi sırasında yol kontrolü yapan güvenlik kuvvetlerince, davacılar yakının bulunduğu araca dur ihtarına uyulmaması üzerine açılan ateş sonucunda, aracın arka koltuğunda oturmakta olan ...'ın vurularak hayatını kaybetmesinde hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 2.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 23.332,72 TL) maddi, 120.000,00 TL manevi, çocukları ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda yer alan ilgili kolluk personelinin adli ve idari soruşturmalar neticesinde ceza almaları, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacıların maddi ve manevi zararlarının hizmet kusuru kapsamında karşılanması gerekiği gerekçesiyle dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda ...'ın 23.332,72 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacılardan ... vekili tarafından verilen miktar artırım dilekçesi gözetilerek ...'ın 21.332,72 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle 2.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan 02/10/2019, 21.332,72 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 18/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, dava konusu olayın oluş şekli ve niteliği gözetilerek takdiren müteveffanın eşi ... için 20.000,00 TL, çocukları ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren<br><br> işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : <br> Davacılar tarafından, dava konusu olayın oluş şekli ve niteliği göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedeir.<br> Davalı idare tarafından, dava konusu olay nedeniyle davacıların zararlarının 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında karşılanması gerektiği, 2577 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasının hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br> Temyizen incelenen karar, hükmedilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br>Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir. <br> Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. <br> Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.<br> Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.<br> Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da idareye başvuru tarihi olan 02/10/2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, tarafların istinaf istemlerinin reddine," ibaresinin, "... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının tazminata ilişkin kısımının reddiyle hükmedilen 22.332,72 TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 02/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,<br>2. Davacıların temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>4. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,<br>5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br> <br>(X)-KARŞI OY : <br>Dava; davacıların yakınları ...'ın, 03/05/2018 tarihinde kızı olan davacılardan ... ile birlikte, ...'nın eşi H.K. tarafından ikamet ettikleri Erzincan şehir merkezinden Sivas iline rızaları dışında götürülmek istenilmesi üzerine olayın emniyet güçlerine ihbarı ile kolluk güçlerince rızaları dışında şüpheli araçla Sivas iline götürülmek istenilen kadınların kurtarılması için yapılan müdahale esnasında vurulması neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 2.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 23.332,72 TL) maddi, 120.000,00 TL manevi, çocukları ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. <br>Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdarenin tazmin sorumluluğundan söz edilebilmesi için, ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilecek bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle; zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir. <br>Bununla birlikte; zararın meydana gelmesinde birden çok sebep bulunması halinde sebeplerden birinin tek başına zarar sonucu doğurmaya elverişli olup olmadığı önem taşımaktadır. Zararı doğuran başka bir sebep nedeniyle idarenin işlem veya eylemiyle zarar arasındaki nedensellik bağının kesilmesi durumunda idarenin sorumluluğu ortadan kalkacaktır. <br>Öte yandan zararın oluşmasında, artmasında veya önlenmemesinde idareyle birlikte zarara uğrayanın ya da üçüncü kişinin kusuru varsa, kusurun ağırlığına göre, idarenin tazmin sorumluluğunun ortadan kalkacağı ya da üçüncü kişilerin kusuru ölçüsünde azalacağı açıktır. <br>Uyuşmazlıkta, müteveffanın damadı tarafından rızası dışında Sivas iline götürülmek istenmesi üzerine müteveffanın eşinin emniyet güçlerine yaptığı ihbar üzerine kolluk güçlerince yapılan müdahale esnasında hayatını kaybetmiş olmakla birlikte araç sürücüsü olan müteveffanın damadı H.K.'nin kontrol noktalarında durmaması son olarak jandarma aracının şüpheli aracın önünü kesmesi ve polis aracının aracın arka kısmına gelerek sıkıştırması, müteveffa ve kızını iradeleri dışında araçta bulunduran H.K.'nin ikna çalışmaları esnasında ani manevrayla yeniden kaçmaya çalışması esnasında aracın durdurulması amacıyla yapılan silahlı müdahale esnasında isabet eden bir kurşun nedeniyle hayatını kaybetmesinde kolluk güçlerine direnç gösteren ve olayların büyümesine neden olan şüpheli araç sürücüsü H.K.'nın da kusuru bulunduğu, üçüncü kişinin eyleminin idarenin hizmet kusurunu azalttığı hususu göz ardı edilerek verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan Dairemizin düzelterek onama şeklinde tezahür eden kararına katılmıyorum. <br><br></font></p></body></html>

personel